|
 |

 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
"Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır..." (Nahl Suresi, 68-69)
Arıların ürettiği bal dediğimiz maddenin insan vücudu için ne denli önemli bir besin maddesi olduğunu artık hemen herkes bilmektedir. Fakat bu değerli besin maddesini üreten arının olağanüstü özellikleri çok az kişi tarafından bilinir.
Arıların besin kaynağı bilindiği gibi çiçek özleridir. Ancak kış aylarında çiçek özü bulmaları mümkün değildir. Bu sebeple, topladıkları çiçek özlerini vücutlarındaki özel salgılarla birleştirerek, yeni bir besin maddesini yani balı üretir ve bunu kış için depolarlar.
Burada dikkat çeken nokta, arıların, ihtiyaçlarının çok üzerinde bal depolamalarıdır. Tabii akla gelen ilk soru, arı için gereksiz zaman ve enerji kaybı gibi gözüken bu "aşırı üretim"den niçin vazgeçilmediğidir. Sorunun cevabı ise arının aldığı, ayette bahsedilen "vahiy"de gizlidir.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Bilindiği gibi hücreler bölünerek çoğalırlar. Bu bölünme sırasında, hücrenin çekirdeğinde bulunan DNA'nın da yeni hücre için bir kopyasının alınması gerekir. Bu kopyalanma sırasında, üzerinde düşünülmesi gereken son derece çarpıcı bir olay gerçekleşir.
DNA, 3 milyar harften oluşan, canlı ile ilgili tüm bilgileri saklayan muazzam büyüklükte bir bilgi bankasıdır. DNA'daki bilgileri yazılı hale getirirsek, toplam 1 milyon sayfadan oluşan yaklaşık 1000 ciltlik bir ansiklopedi serisi elde ederiz. Öyle ise DNA'nın kopyalanması, 1 milyon sayfalık yazının veya diğer bir ifadeyle 1000 cilt ansiklopedinin kopyalanması ile aynı şeydir. Peki bu kopyalama işlemi ne kadar sürer biliyor musunuz?
20 ile 80 dakika arasında.
Dikkat edin, bu, 1 milyon sayfa dolusu yazının 20 ila 80 dakika arasındaki bir sürede, hiçbir hata ve eksiklik olmadan kopyasının alınması demektir. Bugün bilinen hiçbir fotokopi makinası veya teknolojik ürün, bu kadar kısa sürede bu kadar hatasız ve eksiksiz bir kopyalama işlemi gerçekleştirememektedir.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Hz. Mehdi’nin Bitkileri ve Hayvanları Sevmesi
Hz. Mehdi, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)
Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve dal yapraklanıp yeşillenir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 67)
Bu hadis-i şeriflerde, Hz. Mehdi'nin bitkileri seveceği ve onlarla bizzat ilgileneceğine işaret edilmektedir. (Allahualem) Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle bildirilmektedir:
Hz. Mehdi uçan bir kuşa işaret ettiğinde, kuş hemen bu emirle yere düşecek. Kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)
Bu hadisle de Hz. Mehdi'nin hayvanlarla ilgileneceği, hayvanların da kendisini seveceğine işaret ediliyor olabilir. (Allahualem) Nitekim bir diğer hadiste, "yer ve gök ehlinin Hz. Mehdi'yi sevdiği", "kuşların ve denizlerdeki balıkların dahi ondan razı oldukları" bildirilmektedir:
Onun hilafetinden yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile razı olacaktı. (El-Kavl u'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Ey insanlar, siz Allah'a muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır. (Fatır Suresi, 15)
İman hakikatleri üzerinde derin düşünmek ve Allah'ın bunlarda yansıyan sıfatlarını görmek Allah'ı çok daha iyi ve yakından tanımayı sağlayacaktır. Allah'ı daha iyi tanımaya, her an her yerde O'nun tecellilerini görmeye başlayan insan da kazandığı bu meziyet sayesinde Allah'ın kudretini hakkıyla takdir eder duruma gelecektir.
İman hakikatleri üzerinde edinilen derin bir bilgi ve tefekkür sonucunda kişi şu gerçeği çok daha iyi kavrar: Dünya üzerinde yaşayan milyarlarca insan ve yaşadıkları her an Allah'ın bilgisi ve kontrolündedir. Bir vücuttaki trilyonlarca hücre, dünyadaki milyarlarca insanın bedenleri ve evrendeki bütün canlılar, Allah'ın dilemesiyle var olabilmekte ve varlıklarını sürdürebilmektedir.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Meleklerin Hz. Mehdi’ye Yardımcı Olmaları
Onun kumandanları insanların en hayırlılarıdır. Onun yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın rahatlıkla hacca gideceklerdir.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47)
Allah onu 3 bin melekle destekleyecektir.(El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, sf.41)
Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi'nin yardımcıları arasında Cebrail ve Mikail Aleyhisselam'ın oldukları haber verilmektedir. Hz. Mehdi'ye, Allah'ın izniyle, melekler yardımcı olacaktır.
Meleklerin salih müminlere yardımcı olmaları Kuran'ın çeşitli ayetlerinde haber verilen bir durumdur. Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabeyi de meleklerle desteklemiştir. Konuyla ilgili bazı ayetler şu şekildedir:
"Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın..." (Enfal Suresi, 12)
"Sen müminlere: "Rabbiniz'in size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun." (Al-i İmran Suresi, 124)
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Biz ayetlerimizi hem afakta (ufuklarda), hem kendi nefislerinde onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz onun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şahid olması yetmez mi? (Fussilet Suresi, 53)
Kuran'da, insanı Allah'ın yarattığı, varoluş gayesinin O'na ibadet ve kulluk etmek olduğu, ölümden sonra kendisini sonsuza kadar sürecek bir ahiret hayatının beklediği açıkça bildirilir. Ayrıca insan, bu gerçeklere şahitlik eden "deliller" üzerinde de derin düşünmeye çağrılır. Kuran'da Allah'ın varlığının, birliğinin ve sıfatlarının kesin delilleri olan olaylar ve varlıklar ise, "ayet" olarak tanımlanırlar. Allah'ın ayetleri Kuran'da yazılı olduğu gibi dış dünyada ve insanın kendi nefsinde de vardır. Kuran'da bu gerçek, "Yeryüzünde kesin bir bilgiyle inanacak olanlar için ayetler (deliller) vardır. Ve kendi nefislerinizde de. Yine de görmüyor musunuz?" (Zariyat Suresi, 20-21) ifadesiyle vurgulanmaktadır. Aynı gerçek başka ayetlerde de şöyle ifade edilmektedir:
Şüphesiz, mü'minler için göklerde ve yerde ayetler vardır. (Casiye Suresi, 3)
Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O'nun ayetlerindendir... (Şura Suresi, 29)
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
...Kulları içinde ise Allah'tan ancak alim olanlar 'içleri titreyerek-korkar'. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlü olandır, bağışlayandır. (Fatır Suresi, 28)
İman hakikatleri üzerinde araştırma yapıp bilgi edinmek, bunlar üzerinde düşünmek zamanla yoğun bir bilgi birikimi sağlar. Bu bilgi birikimine sahip olan insanlar, daha önce de bahsettiğimiz gibi, Kuran'ın tarifiyle "ilimde derinleşen" veya "ilim sahibi" olan kişilerdir. İlim sahipleri derin tefekkür ettikleri iman hakikatleriyle Allah'ın her yeri sarıp-kuşattığına, O'dan başka ilah olmadığına kesin olarak şahitlik ederler:
Allah, gerçekten kendisinden başka ilah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O'ndan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O'ndan başka ilah yoktur. (Al-i İmran Suresi, 18)
İlim sahibi olan insanlar Allah'ın kendi üzerlerindeki ve etraflarındaki tecellilerini her an gözlemlerler. Örneğin; küçük bir karıncanın, karınca kolonisinde kendisine verilen görevi şaşılacak bir itaat ve maharetle yerine getirdiğini, yuvasına yiyecek taşımak için mükemmel ve planlı bir çalışma sistemine sahip olduğunu bilen ilim sahibi bir kişi rastladığı her karıncada Allah'ın üstün aklının ve kudretinin tecellisini görür.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Ergenekon yapılanmasıyla ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olan bu kitap, örgütün iç yüzünü ortaya koyuyor. İki cilt olarak hazırlanan eser yakında tüm kitapçılarda...
Birinci ciltten konu başlıkları:
- Masonluk, şamanist ve marksist bir örgütlenme olan Ergenekon'u nasıl kurdu? Bu derin çete nerelerde kullanıldı?
- Ergenekon'un gerçek kimliği nedir? Perde arkasındaki asıl yöneticileri hakkında kilit bilgiler.
- Ergenekon yapılanması içinde yer alan paravan isimler ve örgütün tepesindeki gerçek yöneticiler.
- Ergenekon'un komplolar, şantajlar ve tehditlerle dolu kirli tarihinden çarpıcı notlar.
- Masonların "kılıncımız" dediği Ergenekon ile masonluk arasında hiyerarşi nasıl işlemektedir?
- İtalyan P2 Mason Locası Skandalı ve Ergenekon arasındaki benzerlikler nelerdir?
- Ergenekon'un kökleri nereye dayanıyor?
- Türk bürokrasisinde mason yapılanması.
- Türk mason localarında yapılan şaman ayinlerine ait fotoğraflar.
- Masonların, ülkemizi Batı ve Doğu Komünist Türkiye olarak ikiye bölme planında Ergenekon ve onun uzantısı PKK'nın rolü.
- Masonluğun, Türk İslam Birliği'ni savunan Atatürkçü, milliyetçi, mukaddesatçı gençliği sindirme ve intikam planları, komploların, oyunların perde arkası.
|
 |
|
|
|
|
 |
|