Harun Yahya, harun yahya
email :
Password :
Remember Me
 
This site is here for you to present all works of Harun Yahya for free. There are 13213 work in total, 1149 of them in English. All downloads are free. You can copy, distribute and print these works freely by referring to our web site.
 OTHER LANGUAGES :
Works by Topics:
 Home  / Articles /  Yeryüzündeki Canlıları Allah Yaratmıştır
EN Search: 
 WORKS & STUDIES
Books (197)
Pocket Books (1)
Booklets (1)
Journals (2)
Documentaries (104)
Audio Books (23)
CD's (2)
Web Sites (105)
Articles (647)
Posters (29)
Poster Exhibition (29)
List of All Works of Harun Yahya's
OTHER LINKS
About This Site
About Harun Yahya
(17)
Special Editorials
News Archive
Harun Yahya's Influences
(37)
Help Page
Contact Us
Advanced Search
Buy Online
How Can You Help
Online Quran
harunyahya.net
harunyahya.net
evrimaldatmacasi.com
Article : Yeryüzündeki Canlıları Allah Yaratmıştır - TURKISH
October 2003
Yeryüzündeki Canlıları Allah YaratmıştırTüm araştırmalar, hayatın tesadüflerle ortaya çıkmasının imkansızlığını ortaya koymakta ve canlıları Allah'ın yarattığını göstermektedir.

Canlılığın tesadüfen ortaya çıktığını iddia edenler dayanak noktası olarak, 1950'lerde Stanley Miller ve Harold Urey tarafından yapılan deneyleri alırlar. Onlara göre bu deneyler hayatın tamamen tesadüf eseri olarak hayatsızlıktan çıktığına delildir. Bu iki bilim adamı, ilkel atmosfer olarak düşündükleri metan, amonyak, hidrojen ve su içeren bir karışımı elektrik kıvılcımları ile harekete geçirmiş, böylece aminoasit ve diğer organik maddeleri üretmişlerdi. (Harun Yahya, Evrenin Yaratılışı)

Urey ve Miller'in metan, amonyak, hidrojen ve su ile elektrik deşarjları kullanarak bazı organik bileşimler oluşturdukları doğrudur. Doğru olmayan, deneylerinde oluşturdukları ortamın hayatın ortaya çıktığı ortamla aynı olup olmadığı ve elde ettikleri organik bileşimlerin canlıları oluşturan bileşimlerle aynı olmamasıdır.

Jeremy Rifkin, Türkçeye "Darwin'in Çöküşü" (Algeny: A New World, A New World) adıyla çevrilen kitabında bu deneyi şöyle değerlendirir: "Eğer bilim adamları azıcık şüphe duyma zahmetine katlanmış olsalardı, bu deneyin, tıpkı daha önceki yıllarda çöplerden çıkan sinek kurtlarını gözleyerek hayatın cansız maddeden çıktığını iddia eden bilim adamlarının yaptıkları gibi, kurgusal bir hikayeden ibaret olduğunu hemencecik görebilirlerdi."

Jeremy Rifkin'in deney hakkında neden böyle bir değerlendirme yaptığı, kitabının ilerleyen sayfalarında deneyin detaylarına yer vermesi ile daha iyi anlaşılır. Şimdi bunlardan bazılarına bakalım: "Herşeyden önce, hayatın ilk ortaya çıktığı zamanki kimyasal şartların ne olduğunu bilmek neredeyse imkansızdır."

Biyoloji profesörü John Keosian'ın itiraf ettiği gibi "İlkel dünyanın şartlarının ne olduğu üzerinde bir fikir birliği yoktur." Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI)'de uzman biyokimyacı olan Peter Mora ise bu konuda şunları söylemektedir: "Görüş ayrılıkları o kadar derindir ki, ilkel ortamın benzer şartlarını oluşturmaya yönelik her deney, son tahlilde organik kimyanın sıradan bir egzersizi olmaktan öteye geçememektedir."

Miller ve Urey deneylerini ilk açıkladıklarında, deney yeryüzünde ilk canlının oluşumu (Biyogenesis) konusunda ikna edici görünüyordu. Ancak daha sonra yapılan dikkatli incelemeler, bu deneyin iddia edildiğinin aksine hayatın kökenini açıklama konusunda hiçbir değerinin olmadığını ortaya çıkardı.

Evrimcilerin "İlkel Atmosfer" ile İlgili Yanılgıları

Deneyde dikkat çeken ilk nokta, Miller ve Urey'in yeryüzünde hayatın başladığı zamanki kimyasal şartların benzerini oluşturmak için seçtikleri kimyasal maddelerdi.

Yeryüzünün ilk dönemindeki kimyasal bileşimin ne olduğu henüz "tam olarak" bilinmemektedir. Bu bakımdan halihazırda "hayat şu veya bu şartlar altında oluştu" demek tamamen bilimsel bir gerçeği değil şüpheli bir durumu dile getirmek olur.

Çoğu bilim adamı, hayatın oksijenli bir ortamda başlamış olamayacağında hem fikirdir. Hayatın cansız kimyasal maddelerden tesadüfen çıktığını varsayabilmek için indirgen (oksijensiz) bir atmosfer olduğuna hükmetmek gerekir; çünkü öyle olmasaydı, oksijenli atmosfer, kimyasal hayat maddeleri organik bileşimlere dönüşmeden önce onları oksitlendirerek veya tekrar karbondioksit, su, nitrojen ve oksijene ayrıştırarak imha ederdi.

Aslında, dünya atmosferinin bugüne kadar geçen zamanda değişmemiş olması ihtimal dahilindedir. Nitekim ilk kaya oluşumlarında oksitlenmiş demir bulunması oksijenin baştan beri atmosferde var olduğunu düşündürür. Aslında Stanley Miller da "oluşumu esnasında dünyanın indirgen bir atmosfere sahip olup olmadığını bilmiyoruz" diyerek deneyi üzerindeki şüpheleri kendi ağzıyla dile getirmiştir.

Miller ve Urey deneylerini indirgen atmosfer şartlarında yaparak oksijen engelini aşmaya çalışmışlardır. Ama bu aşılması mümkün olmayan yeni bir engelin habercisidir. Eğer Urey ve Miller'in iddia ettiği gibi ilkel atmosferde oksijen olmasaydı, Dünyayı morötesi ışınlardan koruyan ozon tabakası da olmazdı. Dünya morötesi ışınlardan korunmayınca da, hayat en ilkel seviyede bile ortaya çıkamazdı. R. L. Wysong bu konuda şöyle der: "İlkel atmosferde oksijen olsaydı, hayat ortaya çıkmazdı. Çünkü oksitlenme nedeniyle kimyasal öncüler imha olurdu; eğer ilkel atmosferde oksijen olmasaydı, o zaman da ozon olmazdı ve kimyasal öncüleri morötesi ışınlardan koruyacak olan ozon olmayınca da hayat ortaya çıkmazdı."

Evrimciler bu açmazdan kurtulmak için hayatın su altında geliştiği, böylece de yeryüzüne düşen öldürücü morötesi ışınların bertaraf edildiği fikrini ortaya atmışlardır. Ama bu iddia da daha zorlu üçüncü bir engelin karşılarına çıkmalarına engel olamamıştır. Miller ve Urey, kimyasal maddeleri harekete geçirmek için elektrik deşarjları kullanmış gerçek dünyada da bu işi şimşeğin bu işlevi gördüğünü iddia etmişlerdi. Buradaki problem şimşeğin dünyayı kaplayan ve içinde amonyak ve metan bulunan suya nüfuz edemeyecek olmasıdır.

Hayatın başlayabilmesi için su buharı, amonyak, karbondioksit, nitrojen ve metanın aminoaside dönüşmesi ve sonra da polipeptitleri üretmek için otomatikman birleşmesi gerekir (polipeptitler, proteinlerin birincil yapısını oluşturan peptit bağlarıyla bağlanmış çok fazla sayıda aminoasidin oluşturduğu bir molekül zinciridir). İşte evrimcilerin problemini çözümsüz kılan esas nokta burasıdır. "Çünkü aminoasitlerden oluşan polipeptitler fazla su olduğu zaman sentez oluşturamazlar."

Organik kimya uzmanı A. E. Wilder-Smith'in de ifade ettiği gibi, fazla su, polipeptitlerin tekrar aminoaside dönüşebilme özelliğini ortadan kaldırır. Böylece su, proteinlerin oluşumunu engellemiş olur.

Urey-Miller Deneyindeki Öldüren Aminoasitler

Wilder-Smith, Urey ve Miller'in deneylerinin bir başka kusurunu daha dile getirir:

Deneyde elde edilen aminoasitler hayatın oluşumu için hiç de uygun değildir. Kimyacılar aminoasidi levoratary ve dextrorotary diye iki gruba ayırırlar. Dextrorotary grubundakilerin hayatı destekleme kabiliyeti yoktur. Aksine genelde öldürücü özellikleri vardır. Canlı aminoasitler hep birinci grupta yer alırlar. Bu bilgilerden sonra Wilder-Smith şu tespitte bulunur:

"Hayatın oluşması için canlı protoplazmanın (ilk biçim) tüm yapı kütlelerinin (aminoasitler) levorotary olması gerekir… Eğer az bir miktar bile dextrorotaryli aminoasit molekülü bulunursa, farklı bir üç boyutlu protein yapısı oluşur ki, bu da hayat metabolizması için uygun değildir."

Bunun anlamı şudur: Levoratary ve dextrorotary asitlerinin bileşimi -ki kimyacılar buna racemate ismini verir- bile hayatın oluşmasını sağlayamaz. Miller ve Urey deneylerinde sadece racemate oluşturabilmişlerdir. Aslında benzer tüm deneylerde sadece racemate elde edilmiştir. Wilder-Smith'in söylediği gibi "Bir racemate de hiçbir şartta canlı protein veya hayatı destekleyen protoplazma oluşturamaz."

Harold Urey bir konferansta "tüm canlılar saf levorotary aminoasit gerektirirken, kendilerininki de dahil olmak üzere laboratuvar deneylerinde otomatik süreçlerle sadece racemate üretilebilirken, hayatın kimyasal maddelerin rastgele bileşimiyle oluştuğu nasıl açıklanabilir ki?" sorusuna muhatap olmuş ve aynen şu cevabı vermiştir: "Ben de bunun hakkında epey düşündüm; gerçekten bu önemli bir soru… Cevabı ben de bilmiyorum."

İngiltere Southhampton Üniversitesi'nde fizyoloji ve kimya profesörlüğü yapmış olan G. A. Kerkut ise, bilimin Biyogenesis yani ilk canlının oluşumu ilgili teoriler karşısında içine düştüğü durumu şöyle özetler:

"Biyogenesis üzerine çok az kanıt vardır ve onun gerçekleştirilebileceğine dair herhangi bir işaret yoktur. Bu sebeple biyologlar açısından Biyogenesis'in gerçekten olup olmadığı, hangi Biyogenesis metodunu tercih edecekleri bir kabul meselesidir. Kısacası, ne olup bittiği konusunda geçerli bir delil yoktur."

Görüldüğü gibi evrimcilerin her fırsatta ileri sürdükleri Urey-Miller deneyinin hayatın kökenini açıklayıcı hiçbir bilimsel değeri yoktur. Urey-Miller deneyi bir gerçeği ortaya çıkarmıştır: Her adımda açmaza giren bir teoriyi destekleme girişimleri yeni açmazlar doğurmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Bilimsel kanıtlar yeryüzündeki hayatın bir anda ortaya çıktığını yani canlıların yaratıldığını göstermektedir: Yüce Allah bütün canlıları eksiksiz bir şekilde yaratmıştır.

Bu makale, Mercek Dergisi 28. issue (October 2003) 22. sayfada yayınlanmıştır.

This work has been viewed 2.400 times.

Post To MySpace!
Please send us an e-mail for broken links, errors, or corrupted files.
See our help page for technical support
 
Add a Comment
To place a comment you must log in. If nonmember please click here.
Your Comment   :  
 
See Also
The following works are also related to the topic of this Article;
Rabbimiz'in Benzersiz Yaratma Şekilleri de Evrim Olmadığının Delillerindendir - Article
Evrenin Yaratılışı - Book
Allah Hepimizin Yaratıcısıdır - Article
Sudan Yaratılma Evrime Delil Değildir, Canlıları Allah Yaratmıştır - Article
6 Günde Yaratılış - Article
See all related works to the the topic of this work.
MOST VISITED ARTICLES
Hurriyet Bilim's Vestigial Darwinism
The Myth of Horse Evolution
Where Is the Ark of the Covenant Hidden?
Discovery Channel Continues With Its Evolution Deception In The Face Of Scientific Discoveries
Homo floresiensis and The Facts Emerging About The Evolution Myth
MOST DOWNLOADED ARTICLES
The Islamic Origins of Modern Science - 937 download
The Islamic Origins of Modern Science - 899 download
The Case Against Islamic Evolutionism - 732 download
The Case Against Islamic Evolutionism - 719 download
Everyone Must be in Unity Against Terror - 642 download
Our materials may be copied, printed and distributed, by referring to www.harunyahya.NET.
Harun Yahya International © 2003.