|
 |

|
|
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Sayın Adnan Oktar'ın röportajlarından bölümler:
BAŞKENT TV 13.01.2009
MUHABİR: Harun Yahya ile beraber sizin diğer bazı kitaplarınızla ilgili ve çalışmalarınızla ilgili de yine kamuoyunda bazı yakıştırmalar yapıldı. İşte Adnan Hoca yakında kendini Mehdi ilan edecek gibi. Bunlara da birinci ağızdan cevap verin.
ADNAN OKTAR: Bir Müslüman oturur da çıkar ortaya ben Mehdi’yim derse zaten o hem dinsiz olmuş olur, hem de Mehdi olmadığını anlamış oluruz. Böyle birşey yani Kur’an’a göre mümkün değil. Ne demek o? Ben cennetliğim, benim imtihan olmama gerek yok, ben masum bir insanım, yani melek gibiyim anlamına gelir, bu da haramdır. Böyle birşey diyemez Müslüman. Biz buraya imtihana geliyoruz, cennete de gidebiliriz, cehenneme de gidebiliriz. Hiç kimse böyle bir iddiada bulunamaz ve bulunması da mümkün değildir. Çünkü Peygamberlerin masumluğu açıklanıyor ama bu ayet ve Kitap ile sabit oluyor. Yeni bir kitap gelmeyeceğine göre, bir insan nasıl Mehdi’yim diye ortaya çıksın. Her Mehdi’yim diyen şu ana kadar, hepsi yalan söylemiştir ve Mehdi olmadıklarının kesin kanıtıdır ve yeniden dine girmek için Kelime-i Şehadet getirmeleri gerekir.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Celal Şengör, 26 Haziran 2009 tarihinde Cumhuriyet Bilim Teknik dergisindeki köşesinde, “İnsan Olmanın Zorluğu” başlıklı bir yazı yayınladı. Bu yazıda Şengör, yeryüzündeki pek çok keşif ve icadın başlangıç noktasının “yalan” olduğunu iddia ediyor ve sarf edilen bu yalan neticesinde önemli bilimsel buluşların ortaya çıktığını belirtiyordu. Buradan yola çıkarak Şengör, “doğru olmayan bir şeyi doğru farz edip dile getirmeden insan olunmayacağı” gibi son derece mantık dışı bir sonuca ulaşıyordu.
Buraya kadar, oldukça yanlış bir mantığın altını çizen ve “yalan olmadıkça insan olunmaz” gibi yanıltıcı bir sonuca varan Şengör’ün bu aşamada haklı olduğu bir nokta vardı: Şengör, söz konusu iddiasına Darwinizm’i delil olarak göstermişti. Darwin’in bir yalan ile ortaya çıktığını belirtmişti. 19. Yüzyılın cahil ortamında, yalnızca bir macera adına ortaya çıkmış olan Darwin’in teorisini bir aldatmaca üzerine kurduğunu kabul ediyordu. Ve bu gerçekten de doğru bir tespitti.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Sayın Adnan Oktar yaptığı açıklamalarda tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin asıl olarak 2007 yılında başladığını ve 7 yıl süreceğini, 2014 yılı itibariyle de krizin son bulacağını ifade etmiştir. Sayın Adnan Oktar'ın bu açıklamalarının ardından, başta IMF olmak üzere dünyanın önde gelen ekonomi kuruluşları ve ekonomistleri de benzer açıklamalarda bulunmuştur. Örneğin, IMF tarafından hazırlanan raporda, ABD, İngiltere, İrlanda gibi ülkeler de dahil olmak üzere pek çok ülkenin milli gelirinin ancak 2014 yılı itibariyle artış göstermeye başlayacağı bildirilmektedir. Japonya Maliye Bakanı Yardımcısı da, bu süreç içinde ekonomide bazı düzelmeler olabileceğini, ancak bunların geçici olacağını, krizin 2014 yılına kadar devam edeceğini söylemiştir. Sayın Adnan Oktar ise 2008 yılının Kasım ayından itibaren bu gerçeği farklı televizyon kanallarında ve açıklamalarında dile getirmektedir. Sayın Oktar'ın tespitlerinin ve açıklamalarının son derece doğru olduğu bir kez daha teyit edilmiştir.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Yüce Allah’ın muazzam özelliklerle yarattığı arıların en hayret verici özelliklerinden biri de, yaptıkları düzgün altıgen peteklerdir. Arılar sadece kovanda ihtiyaç olduğu zamanlarda petek örerler. Bu petekleri barınmak, yiyecek stoklamak ve yumurtalarını büyütmek için inşa ederler. Bu nedenle peteklerin arıların yaşamında çok önemli bir payı vardır. Arıların petek üretimi ise, balmumunun varlığına bağlıdır. Balmumu gibi petek yapımı için son derece uygun olan bir maddenin arılar tarafından üretiliyor olması, başlı başına bir yaratılış delilidir.
- Arılar kendileri için son derece hayati öneme sahip olan balmumunu nasıl üretirler?
- Balmumunun salgılanması için en önemli unsur nedir?
- İlk yaratıldıklarında arıların sözde balmumu üretemediklerini iddia eden evrimciler tarafından açıklanmayı bekleyen sorular nelerdir?
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Adnan Oktar’ın Kaçkar Tv’deki Canlı Röportajı
(8 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Mehdi’nin geleceğini Said Nursi açık açık söylüyor, zat olarak söylüyor fakat kendi talebelerinden bile, Bediüzzaman’ın halıhazırdaki talebelerinden bile birçok kişi bir Mehdi beklentisi içerisinde olmuyor, açıkça gelecek dediği halde onları ilgilendirmiyor. Mesela Hz. İsa’nın inişinden bahsediyor, buna rağmen ilgilendirmiyor, ikisine de şahsı manevidir, böyle bir şeyin aslı yoktur yani şahıs olarak inmeyeceklerdir, şahsı manevi olarak ineceklerdir diyor. Hâlbuki Hz. İsa Aleyhisselam bedenen göğe alındığı ve bedeniyle geri indirileceği hem hadislerde, hem Said Nursi’nin açıklamalarında, hem Kuran’da açık açık belirtiliyor, çok sarih bir ifade. Buna rağmen birçok insan bunu anlamazdan geliyor. Bir kısmı içinde Said Nursi şöyle diyor. Enesi kavi diyor, enaniyet yani kendini beğenmişliği kavi, imanı zayif diyor kendi ifadesi ile zayif diyor, bir kısım diyor kişiler red cihetine gitmişlerdir diyor. Yani tamamen reddetmişlerdir çünkü ağırına gidiyor Mehdi gelirse onun emrinde olmak, ona itaat etmek, Hz. İsa gelirse ona itaat etmek ağırına gidiyor, bunlar çünkü kendilerini Mehdi’den de, Hz. İsa’dan da haşa hatta Allah’tan da daha büyük görüyorlar bir kısım insanlar kendilerini.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
Adnan Oktar’ın Kon Tv’deki Canlı Röportajı (8 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Ahiret cennet ehli için çok şahane, bayağı güzel sevgi yurdu. Doya doya sevgiyi yaşayacağımız, muhabbeti yaşayacağımız bir yer. Mesela burada yemek yiyoruz, hemen doyuyoruz iki tabakla falan orada öyle yok, istediğin kadar yersin, etleri sıyıra sıyıra yersin böyle güzel. Yine yersin, yine yersin, meyveleri istediği kadar yersin. Burada 2-3 meyve yersen doyuyorsun. Orada öyle yok, kilo da almazsın. Kolestrol konusu da yok. Hiçbir şey yok, uykun gelmez, yorulmazsın.
...........
Cennette keyif için oturursun. Yani keyif için yersin, zevkine yersin. Bir acıdan kurtulmak içindir dünyada; hatta insanlar bir acıdan kurtulmak için su içerler. Orada keyfe içersin, zevk için içersin.
|
 |
|
|
|
 |
 |
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
1 Temmuz 2009 tarihinde Birmingham Post gazetesi, yakın zamanda gerçekleştirilen bir anket sonucuna sayfalarında yer verdi. Bu sonuca göre, İngiltere’nin başkenti Londra’da Yaratılış’a inananların sayısının oldukça artmış olduğu görülüyordu. Evrime karşı oy veren bu kişiler, tüm canlılığı Allah’ın şu anki görünümü ile yoktan var ettiğine inanıyorlardı.
Bu sonuç, kendi ülkesinde ve tüm dünyada ateizmi ve Darwinizm’i yaymaya çalışan ve bu amaçla oldukça kapsamlı bir faaliyet yürüten Richard Dawkins’i şoka uğratmış olmalı! Dawkins için belki de ikinci önemli şok, evrim sahtekarlığının sahibi Darwin’in ülkesinde, hatta onun kendi memleketi olan Londra’da evrimin bu derece güçlü şekilde reddedilmesidir. İngiltere halkı, kendi ülkelerinde evrim adına söylenen yalanların farkına varmış olacak ki, gitgide büyük güruhlar halinde bu aldatmacadan kurtulmaya başlamışlardır.
|
 |
|
|
|
|
 |
|