Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7084 tanesi Türkçe, toplam 8281 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bu kitapta anlatılan, bugüne kadar pek çok insanı olağanüstü derecede şaşırtan, hayata bakış açılarının tamamen değişmesine sebep olan, son derece önemli ve büyük bir gerçektir. Bu gerçeğin ne olduğunu şöyle özetleyebiliriz: "Dünyada yaşadığımız hayatın birer parçası olan tüm olaylar, insanlar, binalar, şehirler, arabalar, kısacası hayatımız boyunca gördüğümüz, tuttuğumuz, dokunduğumuz, kokladığımız, tattığımız, dinlediğimiz herşey, gerçekte beynimizde oluşan görüntü ve hislerdir."
Biz, bize verilen telkinle bunların, beynimizin dışındaki bir dünyada sabit olduklarını, her birinin maddesel varlıklar olduklarını ve bizim bu nedenle bunların asıllarını gördüğümüzü, hissettiğimizi zannederiz. Oysa, biz hiçbir varlığın aslını asla göremeyiz ve bu varlıkların asıllarına asla dokunamayız. Kısacası bizim hayatımız boyunca madde sandığımız herşey aslında bir hayal olarak beynimizde meydana gelen görüntülerden oluşmaktadır.
MUHABİR: O zamanlar Aliye İzzet Begoviç beyefendi ile ilgili soru sormuştunuz bana ve kendisini İslam dünyasının lideri olarak gördüğünüzü söylemiştiniz ve ayrıca kendisine selam söylememi ve elinden öpmemi söylemiştiniz.
ADNAN OKTAR: Evet doğru.
MUHABİR: Sizlerin selamını ilettik, görüştük kendisiyle konuştuk. Bu görüşmemizle alakalı bir girişti şimdi sizlere bir soru iletmek istiyorum. Esasında bu soruyu sizlere sormak istiyorum. Bosna Hersek’teki seyircilerimize Sn. Aliye İzzet Begoviç ile ilgili düşünceleriniz nelerdir.
Kutsal kitabımız Kuran ve Peygamberimiz (sav)’in hadisleri insanlara "bilmediklerini öğreten" ve onları "kurtuluşa ulaştıran" yol göstericilerimizdir. Dünya hayatının ve ahiretin tüm sırları, insanlara Kuran-ı Kerim vasıtasıyla bildirilmiştir. İnsanın Kuran'dan öğrenebileceği sırlardan biri de "sabır"dır. Sabretmek, sadece güzel ahlakın bir parçası değil, aynı zamanda müminleri Allah'ın rahmetine ulaştıran önemli bir yoldur.
Sabrın gerçek anlamını bilen ve bu ahlak özelliğini Allah'ın beğeneceği umulan şekilde yaşayan tek topluluk müminlerdir. Çünkü onlar, Kuran'ı rehber edinmişlerdir. Kuran ise sabrın gerçek manasını, Allah Katında nasıl bir sabrın makbul olduğunu açıklayan bir kaynaktır. İşte bu nedenle de Yüce Rabbimiz Allah'ın "Şu halde, güzel bir sabır (göstererek) sabret." (Mearic Suresi, 5) ayetinde emrettiği gibi, "güzel bir sabırla sabreden"ler sadece Kuran ahlakına tabi olan müminlerdir.
Kuran'da sabretmek konusunda bildirilen önemli gerçeklerden biri, sabretmenin insanları karanlıklardan nura çıkaracak yollardan biri olduğudur. Sabır dünyada ve ahirette tüm samimi iman sahiplerini -Allah'ın izniyle- karanlıklardan nura çıkaracaktır. Bu güzelliklerin ve üstünlüklerin bazılarını şöyle sıralamak mümkündür:
Doğadaki milyonlarca canlı, tıpkı insanlar gibi uyumak, beslenmek ve yavrularını korumak gibi ihtiçları için bir korunağa ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçlarını dar çok sayıda mimari detaya sahip yuvalar inşa ederek giderirler.
Çoğu zaman bir mimar gibi plan yapan canlılar, çok farklı teknikler kullanarak gerçek bir duvar ustası gibi çalışır, bir mühendis gibi teknik çözümler getirir, bazen de bir dekoratör gibi yuvalarını dekore eder, süslerler.
Canlılar için yavrularının yaşamı çok önemlidir. Bu nedenle canlıların her biri yavruları yeterli olgunluğa erişene kadar onların her türlü sorumluluğunu üstlenir, her türlü ihtiyaçlarını eksiksiz olarak karşılarlar. Doğadaki tüm canlılarda bu korumanın ve fedakarca davranışların örneklerini görmek mümkündür. Her canlı türünün büyük bir titizlikle, yaşadıkları ortama uygun güvenli yuvalar inşa etmesi bu örneklerden biridir.
Peygamber Efendimiz (sav) Allah'ın en son hak kitabı Kuran-ı Kerim’i vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı mübarek bir insandır. Peygamberimiz (sav), kendisine verilen büyük sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirmiş, insanları Allah'ın yoluna davet etmiş ve tüm inananların yol göstericisi olmuştur.
Bilindiği gibi, Yüce Allah, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'i Kendi Katından birçok mucizeyle desteklemiştir. Bizim bu kitaptaki amacımız da Allah'ın, üstün ahlakı, derin imanı, her tavrı ve sözüyle insanlara örnek kıldığı mübarek Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in mucizelerinden bazılarını insanlara hatırlatmaktır. Peygamberimiz (sav), Allah'ın izniyle, hayatı boyunca insanlara birçok mucize göstermiştir. Bu mucizelerden bazılarına sadece sahabeler şahit olurlarken, bir kısmı ise inkar edenlerin çok büyük bir bölümü tarafından görülmüştür. Peygamberimiz (sav)'in mucizelerinin bir kısmı Kuran ayetlerinde bir bölümü de Peygamber (sav)'in hadislerinde ve İslam alimlerinin çeşitli açıklamalarında aktarılmaktadır. Amacımız, alemlere rahmet olarak gönderilen bu mübarek insanın mucizevi yönlerini insanlara göstermek ve onları Kuran-ı Kerim'i ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetini kendilerine rehber edinmeye davet etmektir.
Orman denildiğinde çoğu zaman akla yalnızca ağaç toplulukları gelir. Ancak orman ekosistemi, yalnızca ağaç toplulukarından ibaret değilirdir. Bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmalar gibi diğer canlı varlıklar da ekosistemin birer parçasıdırlar. Yeryüzündeki bu ekosistemlerin önemli örneklerinden biri, denizin içine yerleşmiş olan "mangrov ormanları"dır. Bu ormanlar, yüksek tuzluluk oranına rağmen ayakta kalabilen ağaçları, ağır çevre koşullarında yaşamlarını sürdürebilen canlı çeşitliliği ile dünyada nadir olarak rastlanan orman türlerinden biridir.
Yüce Allah, yeryüzünde muazzam bir canlı çeşitliliği yaratmıştır. Genelde Güneydoğu Asya’da yetişen mangrov ormanları da gerek barındırdığı ağaç türleri gerekse içindeki türlü canlılar ile Rabbimiz’in yarattığı bu çeşitlilikten bir bölümünü gözler önüne sererler.
Mangrov, gelgit olaylarının sık yaşandığı okyanus kıyılarında yetişen, ağaç ve bitki topluluklarına verilen isimdir. Bu aynı zamanda orman oluşumu ile tam uyumlu mikroorganizmalara (bakteriler, mantarlar, algler) ve faunaya (yengeçler, karidesler, balıklar) da verilen genel bir isimdir.
"Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir."(Zümer Suresi, 18)
Ayette müminlerin sözün en güzeline uydukları, her öğüdü dinleyip uyguladıkları bildirilmiştir. Allah güzel söze uyan kullarını hidayete erdireceğini müjdelemiştir. Ayetin sonunda ise bu kişilerin temiz akıl sahipleri olduğu haber verilmiştir. Temiz akıl sahibi olmak; derin düşünebilmeyi, incelikleri kavrayabilmeyi, hikmetli konuşabilmeyi, doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilmeyi ve hayırları görebilmeyi ifade eder. Vicdanının sesini dinleyerek Allah'a yönelen her insan, kısa sürede temiz bir akla sahip olabilir. Bunun için yapılması gereken, Allah'a samimiyetle iman etmek, O'ndan gereği gibi korkmak ve Rabbimiz'in istediği gibi bir yaşam sürmektir. Bu samimi iman, insana akıl kazandırır.
MUHABİR: Darwin’in teorisine karşı görüşlerinizi, yaratılış teorisine karşı söylediklerinizi geniş kitlelere yayma gereğini neden duyuyorsunuz?
ADNAN OKTAR: Dinsizlik insanların mutluluğunu elinden alan bir şey. Acı çekiyor insanlar dinsizlikten Marksist, Faşist rejimlerin kökeninde Darwinizm var. Vahşi Kapitalizmin kökeninde de yine Darwinizm var. Bunlar insanlığa acı çektiren, kan döktüren, zulme sebep olan bir yapı. Darwinizm bunu ciddi şekilde körüklüyor.
MUHABİR: Darwinizm’i şu anda insanlığa zarar veren bir yapı olarak gördüğünüzü söylediniz fakat bir o kadar da fazla sayıda insan hala Darwinizm’e inanıyor. Peki, bu durumda bunu ne şekilde insanlığa yaymayı düşünüyorsunuz. Ve bunun için yaptıklarınız nedir.
ADNAN OKTAR: Darwinizm benim açıkladığım izahlarla, kitabımdan sonra zaten çok ciddi şekilde geri çekildi, etkisini ciddi şekilde kaybetti. Bunu dünya çapında görmek mümkün.