Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7085 tanesi Türkçe, toplam 8290 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Canlıların milyonlarca yıl önceki hallerinin, bilim adamlarının karşısına günümüzdeki halleriyle tıpa tıp aynı çıkması, evrimcilerin ürettiği tüm masalları altüst etmektedir. "Yaşayan fosiller", yeryüzündeki canlıların yoktan yaratıldıklarının birer delilidir. Milyonlarca yıllık fosillerin hiçbir değişim geçirmemiş olmalarının anlamı şudur: Evrimcilerin iddia ettikleri hayali gelişim süreci yaşanmamıştır ve her biri Allah'ın eşsiz birer mucizesi olarak kompleks özellikleriyle yaratılmıştır.
VISION PLUS: Vision Plus kanalından, Arnavutluk televizyonundan geliyorum. Sizden kısa bir konuşma istiyorum.
ADNAN OKTAR: Tabii ki, şeref duyarım.
VISION PLUS: Adnan Hoca, sizin internet sitesini okumuştum. Birkaç tane belge var. Araştırma, soruşturma. Benim ilk soru burada başlayacak. Şununla ilgili ne diyebilirsiniz? Bununla ilgili ne diyebilirsiniz?
Günümüzde insanlar, özellikle de gençler, birçok insanı kendilerine örnek almakta, onların tavır ve konuşmalarına, üsluplarına, giyim tarzlarına özenmekte, onlar gibi olmaya çalışmaktadırlar. Ancak bu insanların büyük bir çoğunluğu doğru yolda olmadığı gibi, tavır ve ahlak güzelliğine de sahip değildirler.
Bir Müslümanın, tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi ise, insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah'ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı Hz. Muhammed (sav)'dir. Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirmektedir:
"Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resulü'nde güzel bir örnek vardır." (Ahzab Suresi, 21)
Dünya hayatındaki tüm güzelliklere dair bilinmesi gereken çok önemli bir gerçek vardır; Rabbimiz'in bildirdiği gibi, "... Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir." (Al-i imran Suresi, 185)
Dolayısıyla insanın çok kısa olan dünya hayatını kendisine amaç edinip geçici dünya nimetlerinin hırsıyla hareket etmesi büyük bir aldanıştır. Allah dünya hayatında elde edilen yararların geçici ve değersiz olduğunu ayetlerde hatırlatmaktadır. Ayrıca Allah, gerçek hayatın yaşanacağı sonsuz ahiret için çaba harcayanlara hem dünyada hem de ahirette "güzel bir hayat" vereceğini vaat etmiştir. (Nahl Suresi, 97) Aksinde ise, insanlar için dünya hayatında "sıkıntılı bir geçim" vardır.
Müminler Kuran'da bildirilen bu gerçeklerin farkındadırlar. Yaşadıkları her anın, dünya hayatında karşılarına çıkan herşeyin imtihanlarının bir parçası olduğunu bilirler. Bu nedenle dünya nimetlerine karşı tutkulu bir sevgi duymaz, bütün hayatlarını kendilerine vaat edilen ahireti kazanabilecekleri şekilde geçirirler.
Kambriyen dönemi, en erken hayvanların dahi son derece kompleks yapılarla aniden ortaya çıkmış olduklarını göstermektedir, ki bu durum tam yaratılışın bir delilidir. Canlıların sahip olduğu mükemmel yapılar, evrim teorisinin gerektirdiği gibi eksik, yarım ve işlevsiz aşamalar sergilemeksizin, kusursuzca fosil kayıtlarında belirmişlerdir. Günümüzden yaklaşık 530 milyon yıl önce, tüm yeryüzünde büyük bir ihtişam içinde sergilenen canlı çeşitliliği ve kompleksliği evrim teorisinin çıkmazlarından biridir.
Kuzey kutbu, Dünyamız'ın buz makinesidir. Burada -50 dereceye varan soğuk ve dondurucu rüzgarlar hüküm sürer. Dünyanın bu bölgesinde yaşam oldukça zordur. Bu ortamda hayvanların sığınacakları bir barınakları da bulunmaz. Her saniye yeni bir buzdağı oluşur. Bu buzdağları ortalama 30 katlı bir apartman yüksekliğindedir. Bu zorlu şartlara rağmen kutupta çok zengin bir canlılık vardır.
Bu filmde, hayatın imkansız gibi göründüğü kutup koşullarında rahatça yaşam süren canlıları tanıyacak, her biri yaratılış mucizesi olan özelliklerini izleyeceksiniz.
İftira, çıkarları zedelenen, birine karşı düşmanlık ve kin besleyen, rekabet içinde olan, yalancı ve vicdansız insanların, karşılarındaki kişiye veya kişilere zarar vermek amacıyla başvurdukları çirkin yöntemlerden biridir. Din ahlakından uzak, Allah'ın emrettiği güzel ahlakı yaşamayan toplumlarda, insanların yaygın olarak başvurdukları karalama yöntemlerindendir.
Bu kitapta iftiranın, çok farklı bir amaçla kullanılan ve tarih boyunca belli çevrelerce miras gibi aktarılarak günümüze kadar ulaşan bir şekli konu edilmektedir. Burada üzerinde durulacak olan iftira, tarih boyunca dini inkar edenlerin iman edenlere maddi veya manevi zarar verebilmek amacıyla yönelttikleri iftiralardır.
Kuran'da, geçmişte, Allah'ın elçilerinin ve onlar gibi din ahlakına uymaya davet eden salih kişilerin tümüne menfaatperestlik, delilik, kendini beğenmişlik, hırsızlık, zina gibi iftiralar atıldığı açıklanmıştır. Allah'ın izniyle müminlere atılan her iftira boşa çıkmış, onlara zarar verememiştir. Bu mübarek insanlar da kendilerine yöneltilen iftiraları her zaman örnek bir sabır ve tevekkülle karşılamış, bu baskılara aldırış etmemiş, Allah'ın emrettiği ahlakı yaşamaya ve insanları da doğru yola davet etmeye devam etmişlerdir.
Allah'ın en takva kullarından biri olan Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), çok büyük zorluklarla ve şedid olaylarla denenmiştir.
Herşeyden önce tebliğ yaptığı kavimde her türlü zorluğu çıkarmaya hazır olan insanlar bulunmaktadır: İki yüzlü davranarak Peygamberimiz (sav)'e tuzak kurmaya çalışanlar, atalarının dinini değiştirmeyi kabul etmeyen müşrikler, ondan nefislerine uygun ayet getirmesini isteyenler, Peygamberimiz (sav)'i öldürmek, sürmek veya tutuklamak isteyenler ve daha birçokları sürekli olarak Peygamberimiz (sav)'e zorluk çıkarmaya çalışmışlardır.