 |
Dünya Tarihinde Bir Dönüm Noktası: Ateizmin Çöküşü
"O, Allah’tır, Kendisi’nden başka İlah yoktur. İlkte de, sonda da hamd O’nundur. Hüküm O’nundur ve O’na döndürüleceksiniz." (Kasas Suresi, 70)
Son dönemde bilim ve felsefe alanında yaşanan gelişmeler, ateizmin önlenemez çöküşünün sebeplerindendir. Kuşkusuz ateist dünya görüşünün sarsılması, yerine başka bir dünya görüşünün egemen olması anlamına gelecektir ki, bu Kuran ahlakıdır.
Doğa Bilimleri: Darwinizm’in Çöküşü ve Yaratılış Gerçeği
19. yüzyılda zirveye tırmanan ateizmin en önemli dayanağı, Darwin'in evrim teorisidir. Darwinizm, insanın ve tüm diğer canlıların kökeninin bilinçsiz doğa mekanizmaları olduğunu ileri sürmekle, ateistlere asırlardır aradıkları bir fırsatı sağlamıştır.
Fosil bilimi, biyokimya, anatomi, genetik gibi farklı bilim dallarının ortaya koyduğu bulgular, evrim teorisini çok farklı yönlerden çürütmüştür.
Tüm bu gerçekler, 20. yüzyılın sonunda Darwinizm'i köşeye sıkıştırmıştır. Bugün başta ABD olmak üzere pek çok Batılı ülkede bilim adamları arasında Yaratılış Gerçeğini kabul edenlerin sayısı artmıştır. Bilimsel bulgular canlılarda çok açık bir düzen bulunduğunu göstermektedir ki bu da yaratılış gerçeğini kanıtlayan delillerden biridir. Bütün bunlar bilimin, tüm canlıları Allah'ın yarattığı gerçeğini bir kez daha tasdik ettiğini göstermektedir.
Allah’ın Varlığının Apaçık Delilleri: Dünya’nın Merkezinde Isı
Dünya'nın merkezine doğru inildikçe ısı, her kilometrede 30oC artar. Ve çekirdekte bu ısı 4500oC gibi muazzam bir sıcaklığa erişir. Yerin sadece 1 km. aşağısındaki sıcaklığın 60oC'ye yakın olduğu düşünüldüğünde bunun ne kadar büyük bir tehlike olduğu açıkça görülür. Hâlbuki tüm canlılar büyük bir güvenlik içinde, altlarında kaynayan magmadan habersizce yaşamlarını sürdürmektedirler. Açıkça görüldüğü gibi Allah, içinde bir ateş topu barındıran Dünya'nın yüzeyinde canlılık için elverişli, mükemmel bir düzen yaratmıştır.
Darwinistlere Sorun
Kayıp halka olarak öne sürülen Archaeopteryx'in tüm özellikleriyle tam bir uçucu kuş olduğu doğru mu?
Evet. Ağzında dişleri, kanatlarında pençe benzeri tırnakları ve uzun bir kuyruğu olmasından ötürü, evrimci iddialara malzeme olan bu soyu tükenmiş kuşun, günümüz kuşları gibi tam olarak uçtuğu anlaşılmıştır.
Tıp: Kalplerin Nasıl Mutmain Olduğunun Keşfi
Amerikan Sağlık Araştırmaları Ulusal Merkezi’nden David B. Larson tarafından derlenen araştırma sonuçlarına göre, dindarların, dini yönü zayıf veya hiç olmayan kişilere göre kalp hastalıklarına %60 daha az yakalandıkları, intihar oranlarının %100 daha düşük olduğu, tansiyon bozukluğuna çok daha düşük oranlarda yakalandıkları, sigara içenler arasında bu oranın 7'ye 1 olduğu gibi dikkat çeken sonuçlar ortaya çıkmıştır. Bu, şunu gösterir: Allah'a olan inanç, başka herhangi bir moral etkiden çok daha güçlüdür. Benson, bu araştırmanın ardından diğer hiçbir inancın, Allah'a olan inanç gibi zihne huzur vermediği sonucuna vardığını açıklamaktadır. Peki neden iman ile insan ruh ve bedeni arasında böyle özel bir ilişki vardır? Seküler bir araştırmacı olan Benson'ın vardığı sonuç, kendi ifadesiyle, insan bedeninin ve zihninin Allah'a göre ayarlı olduğudur.
Modern tıp, yukarıda kısaca belirttiğimiz bulgular ışığında bu gerçeğin farkına varma yolundadır. Glynn'in ifadesiyle, çağdaş tıp, tedavinin salt maddesel yöntemler dışında da boyutları olduğu gerçeğini kabul etme yolunda ilerlemektedir.
Evrimcilerin İtirafları
Dr. Robert Milikan (Nobel Ödüllü, Ünlü Bir Evrimci):
"Şu çok acıklı: Biz bilim adamları şu ana kadar hiçbir bilim adamının kanıtlayamadığı evrimi kanıtlamaya çalışıyoruz."(SBS Vital Topics, David B. Loughran, Nisan 1996, Stewarton Bible School, Stewarton, Scotland, URL:Evolution: Fact or Fallacy?)
Robert Wright (The Moral Animal isimli kitabın yazarı):
"Evrim teorisi, insan ilişkilerine karşı uzun ve oldukça kirli bir tarihe sahiptir. Yüzyılın sonlarına doğru politik felsefeye de karıştırılan teori, "Sosyal Darwinizm" adlı bir ideolojiye dönüştürülmüş ve ırkçıların, faşistlerin ve en acımasız kapitalistlerin elinde koz olmuştur."(Robert Wright, The Moral Animal, Vintage Books, New York, 1994, s. 7)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 50. sayı (Ağustos 2008) 48. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 116 kez incelendi.
|
 |
|