Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7969 tanesi Türkçe, toplam 9386 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Haberler /  Sayın Adnan Oktar'ın Gareth Jenkins ile Röportajı
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (184)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (164)
Makaleler (6775)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 356 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 167 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 159 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 113 download
İlmi Mercek Sayı 54 - Dergi - 73 download
Haber : Sayın Adnan Oktar'ın Gareth Jenkins ile Röportajı
Temmuz 2008


Sayın Adnan Oktar'ın Gareth Jenkins ile RöportajıGARETH JENKINS: İlk olarak kendinizle ilgili biraz bahsedebilir misiniz? Yani araştırdığımız zaman siz Ankara’da doğmuşsunuz falan. Ondan sonra İstanbul’a geldiniz, okumak için.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: O zaman o günlerden beri nasıl geldiniz? Yani şimdi bir yazar oldunuz?

ADNAN OKTAR: Evet anlatayım. 2 Şubat’ta 1956 yılında Ankara’da doğdum. Ankara’ya ailem çok eski yıllarda Kafkasya’dan gelmişler. Ankara’nın Bala ilçesine. Kafkasya’ya da Suudi Arabistan tarafından gelmişler. Mekke Medine bölgesinden. Ben peygamberimizin soyundanım Seyidim. Onlar o zamanlar katliama uğradıkları için, baskıya uğradıkları için, şiddete uğradıkları için yüksek yaylalara kaçmışlar. Bir kısmı güney doğu Anadolu’ya Türkiye’nin bir kısmı da Kafkasya bölgesine kaçmışlar. Bizim ailemiz o tarafa göç etmişler, kendilerini korumak için Kafkasya tarafına. Sonra da o Rusya’daki ihtilal dönemlerinde, o baskı dönemlerinde yine Seyyidlere karşı böyle bir baskı uygulanmış. Peygamber Efendimizin soyundan insanlara karşı katliam tarzında onlarda canlarını kurtarmak için Osmanlı’ya sığınmışlar. Osmanlı da onlara sağ olsunlar yer yurt vermiş. Ankara’nın Bala ilçesine gelmişler oradan. Arslaniko tabir edilen bir şahıs o ilk gelen onun çevresi. Yani Aslan soyadlı. Hz. Ali’nin lakabı aslan biliyorsunuz. Oradan geliyor aslan lakabı.

Ben de Hz. Ali’nin soyundanım Hz. Hasan’dan gelen bir silsileye sahibim. Sonra da Bala’da yerleşip yurt yapmışlar, güzel. Babam da oradan Ankara’ya gelmiş sonra. Ankara’da evlenmiş. Biz 2 kardeşiz. Bir abim var, bir de ben varım. Abim tıp doktoru. Ben de yazarım. İlk, orta ve lise eğitimimi Ankara’da yaptım. Sonra Fındıklı Güzel Sanatlar Akademisine müracaat ettim. Orayı üçüncülükle kazandım. Ora tam aradığım bir ortamdı. Hem sanatın, hem felsefenin çok yoğun yaşandığı bir yerdi. İlk fikri çalışmalarımı orada yaptım. Sonra da İstanbul Üniversitesi Felsefe ana bilim dalı bölümüne kayıt yaptırdım. Üniversite imtihanına girip ilk tercihim oraydı, oraya girdim. Sonra da orda faaliyetlerde bulundum. Ama baktım öyle sadece anlatmayla olmuyor. Kitap yazmak gerekiyor. Ben de hem kitap, hem CD, hem dergi tarzında fikirlerimi anlatıp yaymaya başladım.

GARETH JENKINS: Ama ondan sonra şeyde nasıl çünkü şimdi sizin çok hayranlarınız var. Sizin çok okurlarınız var. Nasıl oldu? Yani şey bir kitap basıp o zaman herkes onu okudu mu? Ve nasıl oldu?

ADNAN OKTAR: Yok birçok kitapçık bastım. Birçok kitaplar bastım. Ama asıl büyük etki bu Yaratılış Atlası’ndan sonra oldu, Avrupa’da yani asıl sarsıcı etkiyi Yaratılış Atlası isimli kitabım meydan getirdi. Gerçekten Fransa’da, Almanya’da, İtalya’da çok büyük ses getirdi. Çok büyük yankı uyandırdı. Entelektüel kesimde özellikle çok olumlu etkisi oldu. Dine dönüş hareketini çok hızlandırdı. Hıristiyan olan, kökeni Hıristiyan olan insanlar gerçek anlamda dindar olmaya doğru yöneldiler. Bunlar çok iyi, bu gelişmeler. Mesela Tony Blair’e gönderdim. Atlas’ımdan. Diyor ki: Blair inancın daha büyük bir rol almasını teşvik ediyor. Eski başbakan Tony Blair dünya problemlerini çözümüne çalışırken inanca merkezi bir rol verilmesi için çağrıda bulundu. Yani inanca. Allah inancına. Yine Tony Blair hayatını dine adıyor.

Eski başbakan Tony Blair dinler arası diyalogun artması için hayatımın geri kalanındaki işim diyor. Bu Atlas’tan sonraki ifadeler bunlar. Yine Tony Blair inanç liderlerini dünyanın vicdanını canlandırmaya çağırıyor. Onun ifadesi. Dini koruyun ve onun iyilik için bir güç olmasına yardım edin. Hep Blair’in sözleri. Çok çok olumlu etkisi oldu Atlas’ın. Bir tek onda değil. Mesela Fransa cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy de öyle. Dünyanın gördüğü en büyük en güzel medeniyetlerden birinin doğuşuna vesile olacak bu büyük dindarlık, coşku ve iman hamlesi 14. yüzyıl önce buradan çıkmıştır, diyor. İslamiyet için. Her insanın düşüncesinde ve kalbinde var olan yüce Allah’tır. İnsanı esir kılmayan, onu özgür kılan Allah’tır. İnsanların ölçüsüz kibrine ve deliliğine karşı bir sur olan Allah’tır. Tüm farklılıkların ötesinde sürekli olarak insanlara bir alçak gönüllülük ve sevgi mesajı, barış ve kardeşlik mesajı, hoşgörü ve saygı mesajı veren Allah’tır. Çoğu zaman bu mesajın niteliği değiştirilmiştir. Çoğu zaman saptırılmıştır. Tarihte din adına birçok suç işlenmiştir. Oysa gerçekte bunların dinle hiçbir alakası yoktur. Aksine bunlar dinin inkarıdır. Dine ihanettir. Sarkozy’nin daha önceki dine bakış açısını biliyorsunuz.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Çok köklü bir değişiklik oldu. Atlas çıktıktan sonra. Atlası okuduktan sonra. Fransa gençliğinde Fransız entelektüellerinde çok çok güçlü güzel etkisi oldu, maşaAllah. Yani bir tek o değil, birçok Fransız aydınında bunu gördük. Jacques Chirac teşekkür mektubu gönderdi. MaşaAllah o da dinle ilgili bir vakıf kuruyormuş herhalde. Dini savunan çok güzel ifadeleri var. Çok güzel köklü değişiklikler var.

GARETH JENKINS: Siz aynı zamanda şeyde Türkiye’de sizin kitaplarınız yani Türkiye’de yayınlanıyor.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: Türkiye’de sizin faaliyetiniz nasıl? Sadece kitap mı yazıyor musunuz ve gidip konuşuyor musunuz? Ne yapıyorsunuz Türkiye’de?

ADNAN OKTAR: Konuşmadan ziyade tabi kitap ve dergi ve CD’ler. Fakat en önemlisi benim internet sitemden kitaplar ücretsiz indirilebiliyor. Sırf bu yıl 10 milyon kitabım indirildi. İnternetten. Bu çok yüksek bir miktar 10 milyon yani dünya çapında 10 milyon kitap indirilmiş oldu ücretsiz olarak.

GARETH JENKINS: Siz yani şey sizin misyonunuz falan var mı? Böyle mi görüyorsunuz, yani şeyde insanlar yani şey dine geri çağırmaya ve gerçek dini gösterme gibi bir şey görüyor musunuz?

ADNAN OKTAR: Evet. Tabi insanların iyi olması güzel olması, mesela Musevilerin daha dindar olması, Hıristiyanların daha dindar olması, daha güzel huylu olması. Müslümanların daha dindar daha güzel huylu olması. Böyle radikalliğin, şiddetin, hoşgörüsüzlüğün, sevgisizliğin ortadan kalkması. Bunun yerini sevgi, barış ve kardeşliğin alması. Demokratik düşünceye, özgürlüklere yol verilmesi. Bunları savunuyorum.

GARETH JENKINS: Türkiye’de yani şeyde bazı hukuki problemleriniz var.

ADNAN OKTAR: Evet var.

GARETH JENKINS: Ne zaman başladı? Niye başladı?

ADNAN OKTAR: Hukuki problemler çok eski. Ben bu faaliyetlere başladıktan sonra Marksist, Leninist hatta Stalinist özellikler gösteren gizli bir derin devlet yapılanması var. Bunun adı Ergenekon olarak belirtiliyor. Marksist Ergenekon örgütü. Bu örgüt başından beri benim bu faaliyetlerimi engellemek için barışçı anti Darwinist, Darwinizm’i eleştiren faaliyetlerimi engellemek ve Marksizm’e kapı açmak için üzerimde çok şiddetli bir baskı uygulamaya başladı. Bunlardan bir tanesinden kokain komplosu yapıldı. Evime kokain kondu. Ve gözaltındayken emniyette yiyeceğimin içine kokain konarak, benim sanki kokain kullanan böyle kendinde olmayan bir insanmışım imajı verilmek istendi. Fakat mahkeme bunun bir oyun olduğunu tespit etti. Ben gözaltındayken yiyeceğime, içeceğime konarak kokainin bana verildiği adli tıp tarafından tespit edildi. Ve adli tıp raporuna göre de mahkeme bana beraat verdi. Ve bu oyun da düşmüş oldu. Çünkü bir insanın kanında 72 saat kokain kalmıyor. Kokain en fazla 24 saatte vücuttan atılır. Beni 72 saat gözaltında tuttular emniyette. Yiyeceğime, içeceğime karıştırarak kokain verdiler. Sonra da muayeneye gönderdiler.

Muayenede de vücudumda çok yüksek miktarda kokain bulundu. Fakat adli tıp kokainin 24 saatte vücuttan atılacağını böyle bir şeyin mümkün olmadığını bulunan oranın çok çok yüksek dozda olduğunu bunun ancak emniyette yiyeceğime katılarak verilmiş olmasıyla mümkün olduğunu tespit etti. Ve bundan beraat ettim. Yine öyle tek bir cümle yüzünden “Türk kavmindenim, İslam milletindenim” diye bir cümle kullandım. Sırf bu cümle yüzünden 9 ay hapiste tutuldum. Hücre hapsinde. Sonra da ben suçtan yine beraat ettim. Suç değil ama savcılıkta suç olarak görmedi sonra. Yine aynı iddianameyi yazan savcı 9 ay sonra bunda suç unsuru yoktur dedi ve mahkemeye çıktım ve mahkemede beraat ettim. Ama bir cümle yüzünden. Bunun arkasından akıl hastanesine kondum. 300’e yakın akıl hastasının bulunduğu bir eski binanın içerisine, eski bir koğuşun içerisine beni koydular. Bu 300 akıl hastasıyla 10 ay beraber tutuldum. Bu akıl hastaları genellikle adam öldürmüş insanlardan oluşuyor. Yani akıl hastası olup böyle adam öldürenleri bir yıl kadar hastanede tutuyorlardı. Kanunlarımıza göre öyle. Bir yıl akıl hastası tedavi görüyorlar. Ben onların içinde tutuldum. Sonra akıl hastası olmadığıma dair rapor verildi. 10 ay sonra ve çıkarıldım. Yani bunların hepsinin bir baskı olduğu ve beni yıldırmaya yönelik olduğu çok açık görülüyor. Sonra yine buna benzer olaylar oldu. Şimdi de çete lideri olduğum ve çete kurduğum iddiası ile yargılandım. Ve mahkeme benim çete lideri olduğuma hükmetti. Yani dünya tarihinde ilk defa 300 tane kitabı olan 60 yabancı dile çevrilmiş bir yazar çete lideri olarak tanımlanmış oldu, ilk defa. Yani dünya da ilkim o konuda. Gerçi daha Yargıtay aşamasında ama mahkemenin koyduğu teşhis bu şu an.

GARETH JENKINS: Son durum nasıl da? Yani şeyde.

ADNAN OKTAR: İşte Yargıtay safhasını bekliyoruz.

GARETH JENKINS: Yoksa siz hapse gireceksiniz?

ADNAN OKTAR: Evet. Yargıtay onarsa hapse gireceğim.

GARETH JENKINS: Ne kadar yatacaksınız?

ADNAN OKTAR: 3 yıl.

GARETH JENKINS: 3 yıl mı?

ADNAN OKTAR: Evet. Kız arkadaşlarım da var. Onlara da 3’er yıl hapis verdiler. Onların da çete ekibi olduğuna inanıyorlar. Çete lideri olduğuna inanıyorlar. Yani çete lideri olmaktan zaten onlar da çete lideri olarak, ben de çete lideri olarak yargılandım ve hüküm aldık.

GARETH JENKINS: Yani nasıl oluyor? Çünkü söylediğiniz gibi genellikle bir yazar, yani sizin çeteniz varsa, herhalde en iyi okumuş çete olacak. Ama nasıl oluyor? Niye sizin peşine düşüyorlar?

ADNAN OKTAR: Biz de çözmeye çalışıyoruz. Ama çözemiyoruz, anlayamıyoruz. Açıklama da bulamıyoruz. Yani ben adam öldürmedim, banka soymadım, gasp yapmadım. Yani kimseyi dolandırmadım. Hiçbir şey yapmadım. Yani neden dolayı, suçumun ne olduğunu bilmiyorum.

GARETH JENKINS: Siz şimdi iyimser misiniz? Yani şey Yargıtay, biliyor musunuz, ne zaman Yargıtay.

ADNAN OKTAR: Bence Yargıtay da onanır gibi geliyor bana. Yani evet.

GARETH JENKINS: Bir tarih falan var mı? Ne zaman gideceksiniz?

ADNAN OKTAR: Yani herhalde birkaç aya falan.

GARETH JENKINS: Bir bağlantı kuruyor musunuz? Şimdi biliyoruz yani şeyde AK Parti baskı gördü, yani şimdi herkes çok şeriat falan istiyorlar, çok dinci bir parti. Ona şey adalet sisteminden baskı geldi. Size de baskı geliyor. Sizce aynı kişi bunu yapıyor mu veya farklı kişi?

ADNAN OKTAR: Vallahi hiç çıkaramıyorum. Yani ben bu olayı düşünüyorum, etrafa da soruyorum nedir bu diyorum. Kimse buna bir mantık bulamıyor.

GARETH JENKINS: Türk kanununda sadece çete kurmak mı suç? Ve bir çete bazı amaçları olması lazım yani.

ADNAN OKTAR: Yani daha önce benim arkadaşlarım bundan beraat etti. Mahkemenin kararı var. Yani hiçbir suç unsuru yoktur diye beraat etti. Sonra Yargıtay olur mu öyle şey, bunlar çete diye bir yazı gönderdi. Yani ona benzer. Bu şekilde yargılanıyor. Bu sefer mahkemenin kanaati tamamen değişti. Bu sefer bunlar çetedir dedi. Yani daha önce çete değillerdi dedi. Şimdi çetedir dedi. Şimdi de Yargıtay’a gidecek. Zaten gönderen yer Yargıtay zaten çetedir diyen yer. Yani adeta öyle dedi yani. Şöyle yani iddianameyi o şekilde yazmışlar. Ama tabi hüküm vermemiş Yargıtay ama iddianamede sanki öyleymiş gibi bir imaj aldı herhalde mahkeme anladığım kadarıyla. Bilemiyorum yani nasıl düşündüklerini. Ve dolayısıyla böyle bir durum oluştu.

GARETH JENKINS: Dediniz birkaç arkadaşlarınız da şey.

ADNAN OKTAR: Evet. Kız arkadaşlarım da var. Onlar da mesela onlar hayatında trafik suçu bile işlememiş adamlar. Yani vergi cezaları bile yok. Tertemiz sicilleri. Üniversite mezunu bu arkadaşlar. Kolej mezunu. Yani hapishane karakol falan hiç bilmezler. Benim arkadaşlarım. Arkadaş çevrem. Yani onlar da benim kitap işlerimde yardımcı olan yazı yazmamda yardımcı olan kişiler. Onlar da çete lideri olarak onlar da aynı şekilde ceza aldılar.

GARETH JENKINS: Kaç kişi?

ADNAN OKTAR: 3 kız arkadaşım.

GARETH JENKINS: O zaman şimdi ne yapıyorsunuz? Şeyde hala yazma yazabilir misiniz?

ADNAN OKTAR: Tabi tabi yazıyoruz.

GARETH JENKINS: Yani sürekli düşünmüyorsunuz, yani her an polis gelip beni alabilir.

ADNAN OKTAR: Yok. O kadar beni ilgilendirmiyor. Daha önce de çok girip çıktım hapishaneye. Yani akıl hastanesinde de kaldım. Akıl hastanesinde 10 ay kaldım. Yani hapishaneden çok kötüydü şartları. Benim bulunduğum dönemde akıl hastanesinde 7 kişiyi öldürdü hastalar. Onlara çelik tepsi veriyorlardı. O çelik tepsilerle birbirlerine saldırıyorlardı. Benim bulunduğum dönemde 7 kişiyi öldürdüler. Benim dışarıya çıkmam da yasaktı. Sadece annemle ve avukatımla görüşmem serbestti. Annem, avukatım ve abimle. Arkadaşlarımla görüşmem de yasaklanmıştı. Halbuki normal bütün akıl hastaları bahçede geziyorlardı. Hatta evlerine gidebiliyorlardı. Evlerine cumartesi Pazar günleri evlerinde kalıyorlardı. Yine dönüyorlardı. Ben evime gönderilmediğim gibi bahçeye de çıkarılmadığım gibi sadece o taş binanın içinde kalma mecburiyeti getirilmişti bana.

GARETH JENKINS: Sizi tedavi filan gibi bir şey yapmaya çalıştılar mı yani?

ADNAN OKTAR: Evet. “haldol” vermek istiyorlardı. “haldol, akineton, haldol” şeklinde ilaçlar.

GARETH JENKINS: Sizin yani nasıl bir etki oldu siz? Yani şey depresyona girdi mi, mutsuz mu oldunuz?

ADNAN OKTAR: Yo ben orda 2 tane kitap yazdım. İnşaAllah.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Ben öyle şeylere dayanıklıyım. Yani dava insanı olduğum için, inanç insanı olduğum için, Allah’a inandığım için, her şeyi Allah’ın yarattığını bildiğim için. Çünkü oraya beni getiren de Allah, oradan çıkaracak olan da Allah. Hepsinde hayır görüyordum, bir güzellik görüyordum. Nasıl Hz. İsa’nın havarileri zorluklarla karşılaştılar değil mi. Çileler çektiler, hapislere düştüler. Hatta diyor benim adımdan dolayı sizi hapsedecekler diyor Hz. İsa. Size eziyet edecekler diyor. Orada siz kendinizi savunurken telaş etmeyin diyor. Allah sizi konuşturacak diyor, o mahkemelerde. İsa söylüyor talebelerine. Bizi de konuşturan Allah, hakimleri konuşturan da Allah. Onun için olaylar hep Allah’ın istediği gibi gelişir. Başka bir şey olmaz.

GARETH JENKINS: Hı hı. Şimdi yani, şey, başka bir kitap yazıyor musunuz şimdi?

ADNAN OKTAR: Evet var. 3 kitap daha yazıyorum.

GARETH JENKINS: Aynı anda.

ADNAN OKTAR: Yani biraz ona bakıyorum, biraz ona. Yavaş yavaş. Mesela bir saat ona vakit ayırıyorum, bir saat ona vakit ayırıyorum, bir saat ona vakit ayırıyorum.

GARETH JENKINS: Siz yani şey o kadar çok kitap yazmak için bayağı bir araştırma olması lazım.

ADNAN OKTAR: Benim arkadaş çevrem var. 30 tane. Asistan gibi arkadaşım var. Onlar bana hazır olarak bilgileri getiriyorlar. Benim istediğim bilgiler şu şu şu bilgilere ihtiyacım var diyorum. Onlar getiriyorlar. Ben onların yorumlarını yapıyorum, bağlantılarını kuruyorum. Resimleri seçiyorum. Kitapta kullanılacak resimleri ve böylece hallediyoruz.

GARETH JENKINS: Son seneler şey özellikle evrime karşı birkaç şey yazdınız.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: Hem de özellikle yurt dışında. Niye bu zaman şey evrime karşı daha çok odaklamaya karar verdiniz?

ADNAN OKTAR: Evrim dünyadaki bütün şiddet olaylarının, bütün kan dökme olaylarının kaynağıdır. Marksist- Leninist- Stalinist felsefenin Rusya’da işlenen cinayetlerin kökeninde Darwinizm vardır. Mussolini Hitler’in çılgınlıklarının ve kitle katliamlarının yaptıkları rezaletlerinin kökeninde yine Darwinizm vardır. Bütün faşist liderler ve bütün komünist liderler Darwinisttir. Ve her iki felsefe de kökenini Darwinist felsefeden alırlar. Dünyadaki bugün terörün kaynağı da yine Darwinizmdir.

GARETH JENKINS: Sizin şu anda 3 tane yazdığınız kitapta şeyde onlarda evrimle ilgili mi? Şeyde yani.

ADNAN OKTAR: Bir tanesi evrimle ilgili. Kafataslarıyla ilgili bir kitap.

GARETH JENKINS: Öbürleri neydi? Öbür 2 kitap.

ADNAN OKTAR: Öbürü “Adamlık Dini”. Yani insanların böyle yapmacık hareketleri, böyle insanlara kendilerini göstermedeki sahte davranışları üzerine bir insan psikolojisini irdeleyen bir kitap. Ama onu tabi kuralla açıklayan bir kitap. Bir de peygamberlerin hayatını anlattığım bir kitap hazırlıyorum. Bütün peygamberlerin hayatını anlatan.

GARETH JENKINS: Siz yani bir kitap yazdığınız zaman şeyde Türk halkı için mi yazıyorsunuz? Veya herkes yani.

ADNAN OKTAR: Bütün dünya.

GARETH JENKINS: Bütün dünya için.

ADNAN OKTAR: Bütün dünya.

GARETH JENKINS: Aynı zaman siz yani bazen siyasal konuyla ilgili kitap yazıyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Evet var. Felsefeyle ilgili, sosyal konularla ilgili kitaplarım var.

GARETH JENKINS: En çok yani mesela size, aynı zamanda sizin düşmanınız var. Bu belli yani ki bu kadar çok mahkemeye gittiğiniz için. Onları en çok kızdıran konu neydi sizde yani şeyde?

ADNAN OKTAR: Benim gördüğüm Darwinizm. Asıl mesele Darwinizm. Çünkü onlarda yayınlarında sürekli konuyu hep oraya getiriyorlar. Önce bana atılan iftiralardan bahsediyorlar. Fakat en sonu Darwinizm ile bitiyor. Anlaşılıyor ki saplantıları Darwinizm.

GARETH JENKINS: Siz yani daha önce sordum ama siz yani bir şey çıkaramıyorum, dediniz. Ama sizce niye o kadar korkuyorlar? Yani sizin kitaplarınızdan.

ADNAN OKTAR: Dünyada iki görüş çarpışır, Hz. Adem’den itibaren. Mesela İsa’nın karşısında bir güç vardı, Musa’nın karşısında bir güç vardı, İbrahim’in karşısında bir güç vardı. Ben de peygamberimizin yolunda olduğum için, o peygamberlerin yolunda olduğum için, aynı şekilde benim de karşımda bir güç var. Yani bu güç olmasa da zaten Allah yaratır bunu. Negatifin karşısında mutlaka pozitif, pozitifin karşısında da daima negatif beyazın karşısında da siyah, siyahın karşısında beyaz Allah böyle yaratır. Zıtlıklarla yaratır insanı.

GARETH JENKINS: Ama bu negatif olan şey de Allah’tan geliyor mu, şeytandan geliyor mu?

ADNAN OKTAR: Şeytandan gelen bir şey. Yani şeytanın bir saldırısı. Yani şeytan taraftarlarının bir oyunu olmuş oluyor.

GARETH JENKINS: Ama hala iyimsersiniz yani. Sonunda kazanacaksınız.

ADNAN OKTAR: Tabi. Hak galip gelir daima Allah taraftarları galip gelir. Mesela Hz. İsa’yı da hiçbir şey yapamadılar ve Allah onu göğe aldı. Yanına aldı. Allah onların oyunlarını bozdu. Ve geri gelecek şimdi İsa. Yani yaklaşık 20- 25 yıl içersinde geri gelecek dünyaya ve bu 21. yüzyıl insanlığına çok büyük bir heyecan ve çok büyük bir şok olacak İsa’nın gelişi. Ve çok hayret içinde kalacaklar İsa’nın gelmesinden.

GARETH JENKINS: Siz mesela şimdi hapse girerseniz, orda tekrar yani kitap yazacaksınız.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: Hapiste kitap yazmak kolay çünkü orda 30 tane asistanınız olmayacak. Yani şey nasıl araştırma.

ADNAN OKTAR: Orada fikir yazıları yazıyorum. Yani böyle kendi düşüncelerime ait yazılar yazıyorum.

GARETH JENKINS: Sizin gibi herhalde benim son sorum yani şeyde bu çok hassas bir konu. Ama zaten sizin yeterli davanız oldu. Ama şey hala sormamız lazım. Sormam lazım. Şu anda Türkiye’nin siyasal durumunu nasıl görüyorsunuz? Çok…

ADNAN OKTAR: Bayağı güzel gidiyor. Türkiye yani 90 derece dik olarak çok güzel gelişiyor.
Çok güzel şeyler olacak. Yakın bir zamanda Hz. İsa inecek. İnşaAllah. Hz. Mehdi çıkacak. Bütün dünya böyle bayram yerine dönecek. Herkes Hz. İsa’yı kucaklayacak. Çok heyecanlı ve güzel günlerin arifesindeyiz. Bu yüzyıl harikalar yüzyılı. Türkiye’nin de bu konuda çok büyük görevleri olacak.

GARETH JENKINS: Sizce nasıl bir görev görüyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Türkiye Türk İslam Aleminin lideri olacak inşaAllah. Barışa, sevgiye ve kardeşliğe onları çağıracak. Terörün ortadan kalkmasını sağlayacak. Amerika’nın, Avrupa’nın, Rusya’nın ve Çin’in ekonomik yönden müthiş kalkınmasına vesile olacak bir hamle olacak bu. Yani bütün dünyanın kalkınmasına vesile olacak. Yani zenginlik çok abartılı şekilde artacak. Terör duracağı için güvenlik ortamı olacak. Teröre harcanan askeri harcamalara yapılan paralar zaruri ihtiyaçlara verilecek. Gerekli olan yerlere verilecek. Ve böylece müthiş bir zenginlik oluşacak. Zaten bu İncil’de de geçiyor. Hz. İsa’nın ani geleceğini belirtiyor. Ve son günlerde müthiş bir güzellik olacak ve bolluk olacak. Hatta kurtla kuzu aynı yerde yaşayacak. Yani yılanın deliğine çocuklar parmağını sokar diyor, yılan onlara zarar vermez diyor, hadiste. Ve aynı şekilde bu Tevrat’ta da geçer bu izah.

GARETH JENKINS: Siz yani şey 20–25 sene sonra.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: Olacak. Ondan önce bazı sinyal filan gelecek mi? Bu…

ADNAN OKTAR: İşte bu acılar, bu savaşlar bunun alameti mesela Irak’ın işgali, Afganistan’ın işgali. Bunlar peygamberimizin bildirdiği ve olacağını söylediği şeyler. Bunların hepsi oldu. Mesela Fırat’ın suyunun kesilmesi. Hakikaten oldu. Fırat’ın suyu barajla kesildi ve kurudu Fırat’ın havzası.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: 15 gün arayla Ramazan ayında ay ve güneş tutulmaları bu da oldu. Güneşte bir alamet belirecek deniyor bu da oldu. Kabe’ye baskın yapılacak deniyor, hadiste peygamberin sözlerinde bu da oldu. Peygamberimiz Hz. İsa gelmeden önce 300’e yakın alamet sayıyor. Bunların hemen hemen tamamı oldu. Hz. İsa’nın geliş alametleri ve Mehdi’nin çıkış alametlerinin hemen hemen tamamı oldu. Ve bir matematik düzgünlükle oldu bunlar. Yani 25–30 yıl içersinde tamamı oluştu. Yani hiç bir yüzyılda, tarihin hiçbir döneminde bu kadar alamet bir arada topluca olmamıştı. İlk defa oldu.

GARETH JENKINS: Biz yani şey başka sinyal filan bekleyebilir miyiz? Yani şimdi bundan sonra.

ADNAN OKTAR: Var tabi. Daha var inşaAllah. Daha çıkacak alametler var tabi. Hz. İsa’nın inişinden sonra da Ye’cüc Me’cüc’ün zuhuru var. Yani bir anarşist ve terörist ruhlu insan güruhu, insanlığa saldıracak. Ve Hz. İsa ve Mehdi birleşerek onları durduracaklar. Bu da hem İncil’de geçen, hem Tevrat’ta geçen, hem de hadislerde, peygamberimizin hadislerinde geçen bilgiler. Tevrat’ta bunun doğru olduğuna dair çok fazla delil buluyoruz. Tevrat’taki alametlerde aynısıyla çıktı. İncil’deki alametler de aynısıyla çıktı. Kur’an’daki izahlar da aynısıyla çıkıyor. Ve peygamberimizin hadislerindeki izahlar da aynısıyla çıkıyor. Ben onları kitap haline getirdim. www.harunyahya.net, www.harunyahya.org diye sitelerim var biliyorsunuz. Oralardan buna ulaşmak mümkün. www.hazretiisagelecek.com herhalde sitemiz var. Mesela oraya giren bunları çok rahat görebilir. www.hazretiisagelecek.com evet.

GARETH JENKINS: Siz yani son sorum dedim, ama bir şey daha soracam. Eğer hapse gitmezseniz. Siz genellikle Türkiye’de kalıyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet.

GARETH JENKINS: Bildiğim kadarıyla. Şey hiç düşünmediniz mi, mesela şey başka ülkeye gidip orda insanlarla konuşmak ve siz burada oturup kitap yazmayı mı tercih ediyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Ben 53 yaşındayım. Hiç aklımdan geçmedi Türkiye’den çıkmak yani. Hiç pasaportum olmadı. Şimdiye kadar hiç pasaport almadım. Hiç müracaatta bulunmadım. Buna rağmen yurt dışı yasağı koydular bana biliyorsunuz.

GARETH JENKINS: Öyle mi?

ADNAN OKTAR: Hiç yani hayatımda dışarı çıkmamış durumdayım. Çıkmıyorum da yani çıkmayacağım da. Evet.

GARETH JENKINS: Söylediler mi şey ne bekliyorlar siz yani yurt dışına çıkarsanız?

ADNAN OKTAR: Onu da bilmiyorum. Nereye, yani niye gideyim? Neden gideyim ve nereye gideyim? Onu bilmiyorum. Yani niye ihtiyaç duyayım böyle bir şeye. Çünkü ben daha önce de yargılandım. 20–25 yıl hapisle yargılandım. Hiç birinde böyle bir konu olmadı. Yani kimsenin aklına da gelmedi bana yurt dışına yasak koymak. Yıllardan beri 8 yıldan beri yargılanıyorum. 9 yıldan beri hatta yargılanıyorum, yine bana yurt dışı yasağı konmamıştı. Ani bir kararla yurt dışı yasağı koydular. Onda da bir hayır vardır. Herhalde beni çok seviyorlar bırakmak istemiyorlar dedim. Çünkü insan misafirini bırakmak istemez. Aman gitme otur der.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Onlar da çok seviyor olabilir beni.

GARETH JENKINS: Siz yani günlük hayatınızda baskı filan görüyor musunuz yani?

ADNAN OKTAR: Yok. Eskiden 8–9 kere suikast yapıldı bana. Ama şu an öyle bir saldırgan bir şey olmuyor.

GARETH JENKINS: Kim sizi öldürmeye çalıştı?

ADNAN OKTAR: Bilmiyorum ki. Ben şikayetçi olmamıştım. O zamanlar beni sürekli gözaltına alıyorlardı. Sürekli polise götürüyorlardı. Karakola gidiyordum. Bu çalışmalarım sırasında. Onun için ben polise de şikayette de bulunamıyordum. Yani polise şikayet etsem yine polise gideceğim çünkü.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Zaten kokaini orada verdiler bana.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Oraya da gidemiyorum. Onun için şikayet edemiyordum ben. Suikast yapanları. Bir kere bıçaklı saldırı yapılmıştı. Böyle büyük uzun bir bıçakla saldırı. Fakat komşunun evine girdiler. Yanlışlıkla bizim eve zannetmişler. Halbuki kapıda ismim yazıyor. Oktar diye yazıyor. Onu görmemiş. Komşu kapıya girmiş. Orda çok büyük olay çıktı. Ben bağırtılara kapıyı açtım. Yani müthiş insan bağırtıları oldu. Adamlar, kaçma sesleri duydum. Komşu da böyle biraz kabadayı mizaçlı birisiydi böyle. Onlar da herhalde bıçakla saldırmışlar onlara karşı. Adam bana ne oldu falan dedi. Benden çok şikayetçi bir üslupla niye böyle yapıyorsunuz falan dedi. Nedir olay dedim. Seni arıyorlardı, dedi. Adnan Oktar burada mı oturuyor diye geldiler dedi. Sonra bıçakla saldırdılar dedi. Onlar da onları kovalamışlar. Ama burada oturmuyor demiş, adamlar. Burada oturmuyor deyince onlar da vazgeçmişler tabi.

Fakat sinirlenmiş komşuda onu öyle bıçakla geldikleri için. Onları kovalamıştı. Ama ben şikayetçi olmadım. Mesela evin önünde beni bekliyorlardı. Silahlı bir şahıs. Sonradan öğrendik ama. Arabada birisi bekliyordu. Benim dışarı çıkmamı bekliyordu. Ben de dışarı çıkmadım. Pencereden bakıyordum. Polise bildirdik. Bir süre sonra bir polis arabası geldi. Sonra bir süre sonra iki tane daha polis arabası geldi. Arabanın etrafını sardı polis. Adamı aşağı indirdi. Birkaç yıl sonra öğrendim ki, adam bana suikast için bekliyormuş. Ben orda onu soruşturmadım yani ne olduğunu. Yine çekindim polisten. O zamanlar öyleydi. Ama şu an iyi inşaAllah. İyi görünüyor. Yine bilemiyorum tabi Allah bilir.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Esrar içmiş adam ve silahlıymış. Yani arabanın torpido gözünde silah dolu silahla bekliyormuş benim çıkışımı. Allah korudu. Yani çıksam demek ki bir şeyler olacaktı. Ondan da öyle kurtulmuştum. Yani buna benzer suikastlar olmuştu.

GARETH JENKINS: Ama son olarak bu ne zaman.

ADNAN OKTAR: Ama şu an öyle bir şey görmüyorum, hissetmiyorum.

GARETH JENKINS: Siz yani o kadar çok problem gördünüz devletten yani şeyden adalet sisteminden, yani hapis karakola gittiğiniz zaman şeyde kokain falan koydular. Bu değişim oldu mu? Siz bir yere mesela son mahkeme tekrar gittiniz size karşı bir değişim falan var mı hep aynı mı?

ADNAN OKTAR: Polisten bir baskı görmedim yani işin doğrusu. Son yıllarda, son üç yıldan beri falan üç yıl diyebilirim... Üç dört yıldan beri. Eskiden sürekli baskın yapardı polis bulunduğum eve. Sürekli gözaltına alınırdık. Sürekli de bırakırlardı. Yani bazen de mesela bir tatil yerine giderdim. Oradan sebepsiz gözaltına alıp götürürlerdi. Mesela herhangi bir kişi şikayet ediyordu. Eskiden çok kötüydü sistem. Yani mesela savcılık talimatı olmadan, savcıdan yazı olmadan gözaltına alabiliyorlardı. “Neye göre?” diyorduk. “Neye göre gözaltına aldınız?”. Mesela küçük bir kağıda kendileri yazı yazmışlar. Şurada şu var, şu adam şunu yapıyor diye yazı yazmışlar. Bak burada bu kağıt var bunun için geldik diyorlardı. Şu kadar, yırtmış kötü bir kağıt yani ufak. Öyle bir sistem vardı. Yani sayısını hatırlayamayacağım derecede çok gözaltına alınmıştım daha önce. Ama şu an mesela savcının talimatı olmadan böyle bir şey olmuyor. Yani daha oturdu sistem. Bu televizyonların çoğalması, basının gücü de etki etmiş olabilir. Yani böyle demokraside daha bir iyiye gidiş var şeklinde görüyorum. Yani eskisine hiç kıyaslanmaz şu an.

GARETH JENKINS: O zaman sizin için de. Yani çalışmak için daha kolay olması lazım son.

ADNAN OKTAR: Evet şu an daha rahat. Mesela dışarı çıkabiliyorum şu an. Eskiden çıkamıyordum dışarıya. Yani son yıllarda dışarı çıkmaya başladım. Normalde ben yaklaşık 25 yıldan beri falan evden çıkmıyordum. Son iki yıldan beri dışarıya çıkıyorum. İki üç yıldan beri... İki yıl diyebilirim.

GARETH JENKINS: Hala İstanbul’da kalıyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Evet İstanbul’dayım.

GARETH JENKINS: Ve Türkiye dışına gitmiyorsunuz?

ADNAN OKTAR: Yok ben Türkiye’yi seviyorum. Bir de öyle şey olmaz. Yani Hz. İsa vatanını bırakıp gitmedi. Orada faaliyetlerini devam ettirdi. İbrahim bırakıp gitmedi. Gitse bile geri döndüler. Mesela hicret ettiler ama geri dönüp gene faaliyetlerini devam ettirdiler. Onun için çok çok zaruri olmadıktan sonra bırakılmaz. Yani zorluk var bana baskı yapıyorlar diye ben gitmem.

GARETH JENKINS: Siz o zaman genellikle her gün belli bir saatte kalkıp çalışmaya başlıyor musunuz? Ve değişiyor mu?

ADNAN OKTAR: Yok sabah namazında mutlaka kalkarım ben. Yani erken kalkarım. Yani hava karanlıkla aydınlık gibiyken hafif. O şeyde kalkarım yıllardan beri öyleyim.

GARETH JENKINS: O zaman yazmaya başlıyorsunuz.

ADNAN OKTAR: Evet günde 3–4 saat uyuyorum, O beni daha dinç yapıyor. Daha iyi oluyorum. Yani uzun uyuduğumda rahatsız oluyorum. İnşaAllah. İşte biraz hafif geziyorum bazen. Bahçede kedilerim var onlarla ilgileniyorum. Kedi ordusu var. Burada da var inşaAllah. Kuşlarım var. Çeşitli muhabbet kuşları, küçük kuşlar var. Onlara bakıyorum İki tane kuzum var yeni. Onlarla ilgileniyorum. İnşaAllah. Süt kuzusu, bayağı sevimli şeyler. Dün hatta onları yıkattım ikisini de. Kirliydiler biraz. Temizlendiler bayağı pırıl pırıl oldular çok iyi oldular.

GARETH JENKINS: O zaman genellikle şey... Günde 20 saat ayaktasınız.

ADNAN OKTAR: Olabilir evet. Mesela sizden önce de röportaj vardı. Şimdi buradan gene bir yere gideceğim. Yani sürekli hareketliyim. Sonra kitap çalışmalarına başlayacağız.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: Enerjim bol.

GARETH JENKINS: Evet.

ADNAN OKTAR: MaşaAllah Allah veriyor enerjiyi.

GARETH JENKINS: Sorularım o kadar. O zaman çok çok teşekkür ederim.

ADNAN OKTAR: Ben de çok teşekkür ederim.

GARETH JENKINS: İyi şanslar yani Yargıtay için. Yani şeyde. İnşaAllah güzel bir şey çıkar.

ADNAN OKTAR: İnşaAllah İnşaAllah umarız. Yani normalde mantıken pek beklemiyoruz. Yani cezanın onanması yönünde bekliyoruz normalde. Ama belki bir ihtimal, olur olur. Yani aksi. Yani imkansız demiyorum.

GARETH JENKINS: Evet ama Türkiye’de üç sene bir cezanız var değil mi? Üç sene kadar...

ADNAN OKTAR: Evet üç yıl.

GARETH JENKINS: O zaman üç yıl şey olsa. Yani en fazla herhalde bir bir buçuk yıl sonra falan çıkabilirsiniz. O zaman fazla olmayacak.

ADNAN OKTAR: Evet evet bir buçuk yıl sonra gene görüşeceğiz inşaAllah. Allah sağlık verirse İnşaAllah teşekkür ederim ben de. Lütfettiniz, şeref verdiniz. Çok memnun oldum. İnşaAllah yine görüşürüz.

Bu eser 220 kez incelendi.
Flv Dosyası (.zip) - 26 download
199.61 MB
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Haber ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Sayın Adnan Oktar'ın TimeTurk Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Bosna TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın El Siglo TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Arnavutluk Vision Plus TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Islam Channel ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Azerbaycan TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Suud 1 TV ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Le Monde ile Röportajı - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Asia RFA Radyosu ile Röportajı - Haber
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN HABERLER
Belgeseller 212 Televizyon Kanalında!
Ücretsiz 75 Adet MP3
Bedava mp3ler
Harun Yahya Eserleri Ramazan Ayı Boyunca Okuyucuları İle Buluşacak
Mevlid Kandili
ÇOK İNDİRİLEN HABERLER
Mercek Dergisi Artık İlmi Mercek Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1042 download
Araştırma Dergisi Artık İlmi Araştırma Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1008 download
Dinler Terörü Lanetler - 919 download
Dinler Terörü Lanetler - 868 download
Balkanlar Osmanlı'yı Arıyor - 840 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.