Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7813 tanesi Türkçe, toplam 9213 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  James Watson'ın Bilginin Kaynağı Hakkındaki Yanılgıları
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (180)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6634)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 284 download
Kuran Mucizeleri 4 - Belgesel - 229 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 122 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 97 download
Makale : James Watson'ın Bilginin Kaynağı Hakkındaki Yanılgıları - TÜRKÇE
Mayıs 2003
James Watson'ın Bilginin Kaynağı Hakkındaki YanılgılarıBilim ve Ütopya dergisinin Mayıs 2003 sayısında "Yaşamın Ruhsal Değil Moleküler Bir Temeli Vardır" başlıklı bir yazı yayınlandı. Nature dergisinde DNA'nın sarmal yapısını keşfeden James Watson ile yapılan bir röportajdı bu. James Watson'un içine düştüğü yanılgıları cevaplamaktayız.

Nature dergisinde yer alan röportajda, James Watson DNA'da depolanmış bulunan bilginin kaynağını materyalist bir bakış açısıyla cevaplamaya çalıştı. DNA'nın tesadüflerin eseri evrimsel bir süreç ile ortaya çıktığını iddia eden Watson, DNA ile birlikte, diğer sayısız biyolojik tasarım örneklerini de görmezden geldi.

Beyindeki Organizasyon Tesadüflerle Açıklanamaz

Watson, evrimci iddialarını beyin üzerine bina etmiştir. Bu arada gerçekler karşısında kendi içinde yaşadığı çelişkileri de itiraf etmek zorunda kalmıştır. Watson beynin işleyişi hakkında önemli bir gerçeğe işaret etmiştir:

"Bilginin nasıl depolanıp, geri çağırıldığına ve beyinde kullanıldığına dair çözmemiz gereken belli başlı sorunlar var. Bu DNA'dan daha önemli bir problem ve daha zor. Sorun şu: Beyin nasıl çalışıyor?"

Gerçekten de beynin sahip olduğu üstün tasarım ve işleyiş insanoğlunun kavrayışının çok üzerinde bir aklın ürünüdür.

Beyin 10 milyar kadar nöron hücresinden oluşur. Ama beynin fonksiyonlarını yerine getirmesini sağlayan özellik, bu kalabalık hücre topluluğu içindeki kusursuz organizasyondur. Her bir nöron ilgili diğer nöronlarla devamlı bağlantı halindedir. Sinaps olarak adlandırılan bu bağlantılar sayesinde vücudun bir noktasından alınan bir ileti, ilgili diğer nöronlar tarafından da değerlendirilerek uygun tepki hazırlanır. Kısacası sinir sistemimizin mükemmel işleyişi bu bağlantıların doğru çalışması ile mümkün hale gelmektedir.

10 milyar nöron arasındaki bağlantıların sayısı ise matematiksel sınırları zorlamaktadır. Ünlü biyokimyacı Michael Denton, Evolution: A Theory in Crisis (Evrim: Kriz İçinde Bir Teori) adlı eserinde nöronların arasındaki bağlantı sayısının yaklaşık 1 katrilyon (10 üzeri 15= 1.000.000.000.000.000) olduğunu belirtip sözlerine şöyle devam eder:

10 üzeri 15 sayısı elbette algılarımızın üzerinde bir sayıdır. ABD'nin yarı büyüklüğündeki bir arazi düşünün (1 milyon mil kare). Bu bölgede 1 mil kareye 10.000 ağaç düşmektedir. Eğer her ağacın 100.000 tane yaprağı olduğunu kabul edersek, bu bölgedeki yaprak sayısı beynimizdeki bağlantıların sayısına eşit, yani 10 üzeri 15 olacaktır. (Michael Denton, Evolution: A Theory In Crisis, London: Burnett Books, 1985, s. 330)

Kafatasınızın içindeki bu inanılmaz sayıdaki bağlantılar sayesinde birbirinden bağımsız işleri birbirine karıştırmadan aynı anda gerçekleştirebilirsiniz. Bir yandan müzik dinlerken, bir yandan da kahvenizi yudumlayabilirsiniz. Kalp atışlarınız, kandaki oksijen miktarınız, vücut ısınız, kaslarınızın kasılma şiddeti hassas bir şekilde düzenlenirken siz farkında bile olmazsınız. Böylesine işlevsel bir organizasyonun tesadüfler silsilesiyle meydana gelmiş olması düşünülemez. Beyin, üstün akıl sahibi Yüce Allah'ın kusursuz yaratışına bir örnektir.

Bilginin Kaynağını Maddede Arama Yanılgısı

Dogmatik evrimci mantığa göre, cansız madde "evrim" geçirdiğinde kendi kendine anlamlı cümleler kurabilir, akıllı tasarımlar ve detaylı tarifler yapabilir. Watson, DNA'daki dizilim ve beyindeki organizasyonun da kendi kendine şekillenmiş olduğunu iddia etmektedir. Her iki örnekte de hakim olan bilgi ise yine tesadüfün eseridir. Bilgi kavramını evrim ve tesadüfle açıklamaya çalışan Watson, bilginin kaynağının yine madde olduğunu öne sürmüştür.

Materyalist bakış açısı ile bakıldığında her kavramın maddesel bir karşılığı olmalıdır. Oysa beyin çalışan bir makinedir, onu çalıştıran mekanizma ise görünmemektedir. Nörofizyoloji bilim dalında, bilginin beyinde depolanması, nöronlar veya aralarındaki etkileşime indirgenememektedir. Beyinde gözlenen fonksiyon yalnızca nöronlar arasındaki elektriksel iletilerden ibarettir. Bilginin depolandığı bir yer gösterilememekte, bilginin maddesel kaynağı sorusu cevapsız kalmaktadır.

Bu soruna felsefede "bilgi teorisi" başlığı altında cevap aranmaktadır. Bilgi teorisyenlerinin uzun araştırmaları sayesinde varılan sonuç şudur: "Bilgi, maddeden ayrı bir şeydir. Maddeye asla indirgenemez. Bilginin ve maddenin kaynağı ayrı ayrı araştırılmalıdır."

Örneğin bir kitap kağıttan, mürekkepten ve içinde anlatılan bilgiden oluşur. Kağıt ve mürekkep bilgiyi anlatmada kullanılan maddesel birer unsurdur. Ama kitaptaki bilgi, maddesel bir şey değildir ve maddesel bir kaynağı da olamaz. Buradaki bilginin kaynağı, o kitabı yazmış olan yazarın zihnidir.

Buradan da şu genel sonuca varabiliriz: "Eğer bir madde bilgi içeriyorsa, o zaman o madde, söz konusu bilgiye sahip olan bir akıl tarafından düzenlenmiştir. Önce bir akıl vardır. O akıl, sahip olduğu bilgiyi maddeye dökmüş ve ortaya bir tasarım çıkarmıştır."

Doğrunun Kaynağı Tesadüfler Değildir

Watson'a göre doğru ya da bilgi öğretilmez ama tesadüfen ortaya çıkabilir. Bu çarpık mantık yeryüzünde bilimin gözlemlediği akıl ürünü tüm tasarımları kapsamaktadır. Watson'a göre, aynı şekilde DNA'nın kusursuz tasarımı ve en ileri teknoloji ürünü bilgisayarların bile yaklaşamadığı bilgi depolama tekniği milyonlarca yıl boyunca tesadüfler sonucu oluşmuştur.

Bu çok saçma bir varsayımdır. Çünkü DNA'da yazılı bilgilerin oluşumunda tesadüfe yer olmadığı matematiksel olarak kanıtlamıştır. Milyarlarca basamaktan oluşan DNA molekülünün, tesadüfen oluşabilme ihtimali imkansız tanımının dahi zayıf kaldığı bir durumdur. Evrimci bir biyolog olan Frank B. Salisbury bu imkansızlıkla ilgili olarak şunları söylemiştir:

"Orta büyüklükteki bir protein molekülü, yaklaşık 300 amino asit içerir. Bunu kontrol eden DNA zincirinde ise, yaklaşık 1000 nükleotid bulunacaktır. Bir DNA zincirinde dört çeşit nükleotid bulunduğu hatırlanırsa, 1000 nükleotidlik bir dizi, 4 üzeri 1000 farklı şekilde olabilecektir. Küçük bir logaritma hesabıyla bulunan bu rakam ise, aklın kavrama sınırının çok ötesindedir." (Frank B. Salisbury, "Doubts About The Modern Synthetic Theory of Evolution", s. 336)

Ortamda bütün gerekli nükleotidlerin bulunduğunu, bunların aralarında bağlanabilmesi için gerekli kompleks moleküllerin ve bağlayıcı enzimlerin hepsinin hazır olduğunu farzetsek bile, bu nükleotidlerin istenen sırada dizilmesi ihtimali 4 üzeri 1000'de 1, diğer bir ifadeyle, 10 üzeri 600'de 1 ihtimal demektir. Kısacası, insan vücudunda ortalama büyüklükteki bir proteine ait DNA şifresinin, kendi kendine oluşma ihtimali, 1'in yanında 600 tane sıfır olan sayıda bir ihtimaldir. Bu küçüklükteki bir ihtimal, pratik olarak "0" anlamına gelir. Demek ki böyle bir moleküler dizilim tesadüfen değil, ancak akıllı ve şuurlu bir gücün bilgi ve kontrolü altında gerçekleşmiş yani yaratılmıştır.

20. yüzyılda yapılan bütün bilimsel araştırmalar, bütün deney sonuçları ve bütün gözlemler, DNA'daki bilginin, materyalistlerin iddia ettiği gibi, maddeye indirgenemeyeceğini ortaya çıkarmıştır. Bir başka deyişle, DNA'nın sadece bir madde yığını olduğu ve içerdiği bilginin de maddenin rastgele etkileşimleri ile ortaya çıktığı kesinlikle reddedilmektedir.

Alman Federal Fizik ve Teknoloji Enstitüsü'nün yöneticisi Prof. Dr. Werner Gitt, bu konuda şunları söyler:

"Bir kodlama sistemi, her zaman için zihinsel bir sürecin ürünüdür. Bir noktaya dikkat edilmelidir; madde bir bilgi kodu üretemez. Bütün deneyimler, bilginin ortaya çıkması için, özgür iradesini, yargısını ve yaratıcılığını kullanan bir aklın var olduğunu göstermektedir... Maddenin bilgi ortaya çıkarabilmesini sağlayacak hiçbir bilinen doğa kanunu, fiziksel süreç ya da maddesel olay yoktur... Bilginin madde içinde kendi kendine ortaya çıkmasını sağlayacak hiçbir doğa kanunu ve fiziksel süreç yoktur." (Werner Gitt In The Beginning Was Information, CLV, Bielefeld)

Doğadaki Bilginin Kaynağı

Doğa, DNA örneğinde olduğu gibi, muazzam bir bilgiyle doludur ve bu bilgi maddeye indirgenemeyeceğine göre, madde-ötesi bir kaynaktan gelmektedir. Bilginin kaynağı madde değil, madde-ötesi üstün bir Akıl'dır. Bu Akıl, maddeden önce vardır. Madde O'nunla var olmuş, O'nunla şekil bulmuş ve düzenlenmiştir. Herşeyi yaratan üstün güç sahibi, tüm alemlerin Rabbi olan Allah'tır.

Bu eser 1.290 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3067 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2342 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1938 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1630 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1385 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.