 |
Türk-İslam Birliği, bir gönül-sevgi birliği, muhabbet birliğidir. Birliğin hedefi sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmaktır. Kur'an-ı Kerim'in birçok ayetinde de Müslümanların kardeş oldukları, birlik ve beraberlik ruhu içinde hareket etmeleri gerektiği, dayanışma halinde olmaları gerektiği bildirilmiştir.
Bir de onlardan sonra gelenler, derler ki: 'Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, çok şefkatlisin, çok esirgeyicisin. (Haşr Suresi, 10)
Türk-İslam Birliğinin kurulmasıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.
Bu güzel birlikle ilgili Sayın Adnan Oktar'ın verdiği müjdeler röportajlarında şöyle yer almaktadır:
Azerbaycan TV Röportajından:
''Bu Bir Sevgi Birliği, Muhabbet Birliği… Burada Şiddetli Aşk Gerekir…''
Gazeteci: Şimdi bu sizin istediğiniz Türk-İslam Birliği mesela Türkiye'nin öncülüğünde kurulmasını istiyorsunuz bununla ilgili mesela çalışmalar var. Hatta konferanslar düzenlendi. Şimdi bu kuruluş aynı zamanda bir eski SSCB dönemi gibi, Yugoslavya dönemi gibi böyle bir yapılanma mı olacak yoksa nasıl olacak hocam? Nasıl düşünüyorsunuz?
Adnan Oktar: Hayır hayır, bu bir gönül birliği. Benim düşündüğüm Türk-İslam Birliğinde bütün devletler milli devlet olarak kalıyor hepsi. Bu bir gönül birliği yani bir sevgi birliği, muhabbet birliği ve ortak akıl birliği mesela bir yerde bir terör olduğunda ortak karar alıp ortadan kaldırmak. Mesela ekonomik bir çıkmaz olduğunda ortak karar alıp bunu çözmek. Mesela bir ülkenin ekonomik çöküntü içinde olması durumunda, ortak karar alıp onu kurtarmak.
Gazeteci: Ama şu anda mevcut olan bir İslam Konferansı Örgütü vardır hocam. Peki bunların yaptıkları aynı şey değil mi sizce?
Adnan Oktar:Ama burada bir şiddetli aşk gerekir. Şiddetli bir coşku gerekir. Yani öyle resmiyetle olmaz bunlar. Bunlar coşkuyla heyecanla olur. Yani bir ülkeyi kurtarmaya kalkmak. Bir yerde terör olduğunda topluca karar vermek bunlar aşk gerektirir. Yani resmi kararlarla gidecek şeyler değil bunlar.
''Azerbaycan Ve Türkiye Arasında Suni Bir Ayrım Var''
Adnan Oktar: Bu, bende bir saplantıdır. Yıllardan beri o beni çok rahatsız eden bir konudur. Onun mutlaka bir an önce açılması gerekiyor. İki devlet tek millet, biz bir kere iki taraf da Türk, iki taraf da Müslüman. Tamamen suni bir ayırım var. Yani Ankara'yla, Konya'yı ayırmış gibi bir şey oldu. Yani bu ne kadar mantıklı olursa, bu da o kadar mantıklı yani şu an iki ülkenin ayrı olması. O Karabağ sorununun Ermenistan'la akılcı görüşmelerle mutlaka bir an önce çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu onların da lehine yani Türkiye'yi karşısına almak, Azerbaycan'ı karşısına almak, Ermenistan için en son düşünülmesi gereken şeydir. En hatalı hareketidir. Türkiye'yi de Azerbaycan'ı da kendine dost bilip, yakın bilip onların desteğini araması gerekir. Onun için bu Karabağ sorununun bir an önce hallolması o yolun açılması, koridorun açılması çok hayati. Türkiye'nin bağı sağlayan yoldur o çok hayati. Bu olmayacak şey değil bu çok kolay yapılır. Yani diplomatik bir düzenlemeyle çok kolay yapılır ama buna bastırmak lazım.
Al Bağdadi Röportajından:
Musul Ve Kerkük'te Türk-İslam Birliği
Gazeteci: Bilmiyorum ben acaba Irak'taki Türkmenlerin durumlarını biliyor musunuz? Onların çok kötü halde olduklarını... Acaba herhangi bir manevi fikri, desteği, yardımı var mı veyahut da düşünüyor mu şey için çünkü onlar böyle bir desteğe edebi, manevi ve fikri bir desteğe, çok muhtaçtırlar. Ne diyorsunuz?
Adnan Oktar: Bizim daha önce bu konuda konferanslarımız da oldu. Ben eserlerimde bu konuyu çok işledim ve işliyorum da. Zaten Türk-İslam birliğini savunduğum için ben orayı bir ilimiz olarak görüyorum. Yani Konya gibi Tokat gibi bir ilimiz olarak görüyorum. Ayrı olarak görmüyorum. Eninde sonunda mutlaka Türk-İslam birliği içerisinde Musul da Kerkük de yerini alacaktır. Bir de oranın Türkleri çok aslan yüreklidir ve çok cesur insanlardır. Zaten sırf onlar bile orayı vermezler. Yani sırf onlar bile yeter. Ama tabii ki biz bütün gücümüzle bütün ruhumuzla ve bütün Türkiye olarak ve bütün Türk alemi olarak ve bütün İslam alemi olarak yanlarındayız tabii ki inşa-Allah.. Hiç bir şey olmaz ve olmayacak da inşaAllah. Bir karış bile bir toprak kaybı olmaz. Masonların oyunlarını inşaAllah başlarına geçireceğiz.
Asia RFA Röportajından:
''Bir Tane Birlik Vardir.Türk-İslam Birliği'dir''
Adnan Oktar: Bir tane birlik vardır. Türk-İslam Birliği'dir. En mükemmel, en muhteşem, en güçlü, en inandırıcı, zemini oturmuş, herkesin kabul edeceği ve her yeri herkesi kapsayan, adil olan birlik budur. Türk-İslam Birliği içerisinde Ermenileri de savunacaktır. İsrail'li Musevileri de savunacaktır. Budistleri de savunacaktır. Ateistleri de savunacaktır. Hepsini koruyup, kollayacaktır. Ama öbür türlü işte sadece, şu tarz Türkler, bu tarz Türkler, bunlar fitnedir. Öyle şey olmaz. Türk'ün çeşidi olmaz. Türk Türk'tür. Dünyanın neresinde olursa olsun bunlar kardeştir. Müslümanın da çeşidi olmaz. İster Azerbaycan'da olduğu gibi Şiilerden oluşsun. Efendim Sünnilerden oluşsun. Vehabi olsun, Alevi olsun. Her ne olursa olsun. Bunların hepsi bizim kardeşimizdir. Bölücü izahların hiçbirini kabul etmemek lazım. Hepsini birleştireceğiz inşaAllah.
Avrupa Birliği'nde Türk-İslam Birliği Lideri…
Gazeteci: ...Türkiye'nin ta Tanzimattan beri devam eden Batılılaşma, Avrupa Birliğine girme projesi nasıl olacak?
Adnan Oktar: Avrupa Birliğine Türk-İslam Birliğinin lideri olarak girerse, Avrupa şahlanır. Avrupa 1’se 100 olur o zaman. Dünyanın en büyük devleti haline gelir Avrupa. Ama Türk-İslam birliği de, hepsinin üstünde birinci devlet olur. Yani bütün dünyayı servete, mala, bolluğa boğar bu. Yani yiyecek içecek artık zibil gibi, artık sokaklara dökülecek hale gelir. Yani mal o kadar bollaşır ki, insanlar ne yapacaklarını şaşırır. Zenginlik öyle bir bollaşır ki insanlar şaşırır. Bu yoğun israf, savaş dağa taşa bomba atma, bundan kaynaklanıyor. Filistin de, mesela İsrail biraz para kazanıyor. Kazandığı parayı olduğu gibi askeri harcamaya yatırıyor. Kardeşim ne gerek, gel Türk-İslam Birliğinin yapılanması içerisinde yerini al. Kendi devletin müstakil olsun. Üniter devletini kur. Kimse senin devletine birşey demiyor. Askeri yapın da olsun ama bu sistemi destekle sen ve askeri harcama yapmana da gerek kalmasın. Dağı taşı bombalamana gerek kalmasın. Bir sürü milyonlarca insanı öldürmene gerek kalmasın. Yani zulüm yapma bırak bunları, rahat et, bu mantık.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 53. sayı (Kasım 2008) 42. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.268 kez incelendi.
|
 |
|