Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10633 tanesi Türkçe, toplam 13214 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Kuran'ın Bilimsel Mucizelerinden Örnekler
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (274)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (215)
Belgeseller (288)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (403)
Makaleler (8074)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (697)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (140)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
evrimaldatmacasi.com
online-arama.com
divxvar.com
Makale : Kuran'ın Bilimsel Mucizelerinden Örnekler - TÜRKÇE
Şubat 2010
Kuran'ın Bilimsel Mucizelerinden ÖrneklerKuran’ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah’ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanı sıra, Kuran’ın Allah Katından indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran’da bildirilmiş olmasıdır.

Allah, bundan 14 asır önce, insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim’i indirmiş ve tüm insanlığı Kuran ahlakına uyarak kurtuluşa ermeye davet etmiştir. Ayette de bildirildiği gibi Kuran “Alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir.” (Kalem Suresi, 52) Kuran indirildiği günden kıyamet gününe kadar da, insanlığın yegane yol göstericisi olan sonİİlahi kitap olacaktır.

Kuran’ın mucizelerinden biri içerdiği bilimsel işaretlerdir. Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat Kuran’ın çeşitli ayetlerinde son derece özlü ve hikmetli bir biçimde aktarılan bazı mucizeler, bilimsel keşiflere ipuçları sunmaktadır. Kuran’ın indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, insanlara Kuran’ın Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.

İnsanların astronomi, fizik ya da biyoloji hakkında çok az şey bildikleri bir dönemde indirilen Kuran-ı Kerim, evrenin yaratılışından insanın oluşumuna, atmosferin yapısından, yeryüzündeki dengelere kadar pek çok konuda kilit bilgiler içermektedir. Şimdi, Kuran’da yer alan bu mucizelerden bir bölümünü birlikte görelim.

EVRENİN VAROLUŞU

Kuran-ı Kerim’de evrenin ortaya çıkışı şöyle bildirilir:

“O gökleri ve yeri yoktan var edendir.” (En’am Suresi, 101)

Kuran’da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Bugün astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. “Büyük Patlama”, orijinal adıyla “Big Bang“ teorisi, tüm evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır. Büyük Patlama teorisi bugün evrenin varoluşu ve başlangıcı konusunda bütün bilim çevreleri tarafından ortak kabul gören yegane bilimsel açıklamadır.

Big Bang’den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tamamen metafizik olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortamında madde, enerji ve zaman yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu bu büyük gerçek, Kuran’da bize 1400 yıl önceden haber verilmektedir.

GÜNEŞ’İN GİDİŞ İSTİKAMETİ

Kuran’da Güneş ve Ay’dan bahsedilirken her birinin belli bir yörüngesinin olduğu vurgulanır:

“Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.” (Enbiya Suresi, 33)

Yukarıdaki ayette geçen “yüzme” kelimesi Arapçada “sabaha” olarak ifade edilir ve Güneş’in uzaydaki hareketini anlatmak üzere kullanılmaktadır. Bu kelime, Güneş’in uzayda hareket ederken kontrolsüz olmadığı, ekseni üzerinde döndüğü ve dönerken bir rota izlediği manasındadır. Güneş’in sabit olmadığı belli bir yörüngede yol almakta olduğu, bir başka ayette de şöyle bildirilmektedir:

“Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan, bilenin takdiridir.” (Yasin Suresi, 38)

Kuran’da bildirilen bu gerçekler, ancak çağımızdaki astronomik gözlemlerle anlaşılmıştır. Astronomi uzmanlarının hesaplarına göre Güneş, Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı doğrultusunda saatte 720.000 km’lik muazzam bir hızla hareket etmektedir. Bu, kabaca bir hesapla, Güneş’in günde 17 milyon 280 bin km yol kat ettiğini gösterir. Güneş’le birlikte onun çekim sistemi içindeki tüm gezegenler ve uyduları da aynı mesafeyi kat ederler.

DÜNYANIN GEOİT ŞEKLİ

“Bundan sonra yeryüzünü serip döşedi.”
(Naziat Suresi, 30)

Yukarıdaki ayette “serip döşedi” olarak çevrilen “deha” kelimesi, yaymak anlamına gelen “dahv” kelime kökündendir. Dahv kelimesi, döşemek, düzeltmek anlamlarına gelse de, taşıdığı anlam bakımından basit bir döşeme fiili değildir. Çünkü bu kelimede, yuvarlak olarak düzeltmek, döşemek fiillerini tarif etmek için kullanılmaktadır.

Dahv kelimesinden türeyen diğer kelimelerde de yuvarlaklık anlamı mevcuttur. Örneğin çocukların topu yerdeki bir çukura düşürmeleri, taş atıp çukura düşürme yarışları, cevizle oynanan oyunların hepsi dahv kelimesiyle ifade edilmektedir. Devekuşunun yuva yapması, yatacağı yerdeki taşları temizlemesi, yumurtladığı yer ve yumurtası için de, bu köklerden türemiş kelimeler kullanılır.

Nitekim Dünya’nın şekli de bir yumurtayı andırır şekilde yuvarlaktır. Dünya’nın kutuplardan basık küresel şekli, geoit olarak ifade edilmektedir. Bu bakımdan ayette “deha” kelimesinin kullanılması, Allah’ın Dünya hakkında verdiği önemli bir bilgiyi içermektedir. İnsanların yüzlerce sene Dünya’nın şeklinin düz olduğunu düşünmeleri ve gerçek şeklinin ancak teknolojik imkanlar neticesinde anlaşılması, Kuran’ın Allah’ın vahyi olduğunun önemli delillerinden biridir.

AY’A GİDİŞ

“Ondördüne girdiği zaman Ay’a; siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz. Şu halde onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?” (İnşikak Suresi, 18-20)

Yukarıdaki ayetlerde Ay’a dikkat çekildikten sonra tabakadan tabakaya binip geçileceği söylenmiştir. “Terkebu” ifadesi, (vasıtaya) binmek, bir yol üzerinde yürümek, peşine düşmek, takip etmek, girişmek, kalkışmak, katılmak, hakim olmak anlamlarına gelen “rakibe” fiilinden türemiştir. Bu anlamlar göz önünde bulundurulduğunda, “tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz” ifadesinde, binilecek bir araca işaret ediliyor olması muhtemeldir.

Nitekim Ay’a gidiş için binilen uzay araçları, atmosfer tabakalarını bir bir geçtikten sonra uzay boşluğuna ve oradan da Ay’ın çekim sahasına girerler. Böylece birbirinden ayrı birçok tabaka ardı ardına geçilerek Ay’a gidilebilir. Bunların yanı sıra İnşikak Suresi’nin 18. ayetinde Ay üzerine yemin edilmesi de vurguyu ayrıca güçlendirmektedir. Dolayısıyla yukarıdaki ayetle, Ay’a gidişin gerçekleşeceğine işaret ediliyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.)

ELEKTRİK KULLANIMI

“...Erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık...”
(Sebe Suresi, 12)

Allah’ın Hz. Süleyman (a.s.)’ın emrine verdiği büyük nimetlerden biri “erimiş bakır madeni”dir. Bu ayeti, farklı şekillerde yorumlamak mümkündür.
Erimiş bakırın kullanılması ile, Hz. Süleyman (a.s.) döneminde elektrik kullanılan yüksek bir teknolojinin varlığına da işaret ediliyor olabilir. Bilindiği gibi bakır, elektriği ve ısıyı en iyi ileten metallerden biridir ve bu yönüyle elektrik sanayinin temelini oluşturmaktadır. Dünyada üretilen bakırın önemli bir bölümü elektrik sanayinde kullanılmaktadır.

Ayette geçen “sel gibi akıttık” ifadesi de elektriğin çok geniş alanlarda kullanılabileceğine işaret ediyor olabilir. (Doğrusunu Allah bilir.)

Sonuç:

“Gerçekten o (Kur’an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir.
(Şuara Suresi, 192)

Yukarıda incelediğimiz bilgiler bize apaçık bir gerçeği göstermektir: Kuran içinde verilen haberlerin tamamının doğru olduğu tek hak Kitap’tır. Bilimsel konularda, geçmişten ve gelecekten verilen haberlerde ya da matematiksel şifrelemelerde o dönemde hiçbir insan tarafından bilinemeyecek gerçekler ayetlerle haber verilmiştir. Bu bilgilerin o dönemin bilgi düzeyiyle ve teknolojisiyle edinilmesi mümkün değildir. Elbette ki bu durum, Kuran’ın insan sözü olamayacağının apaçık bir ispatıdır.

Kuran, herşeyi yoktan var eden ve ilmiyle tüm varlıkları kuşatan Yüce Allah’ın sözüdür. Allah bir ayetinde, Kuran’la ilgili olarak, “... Eğer o, Allah’tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok çelişkiler bulacaklardı” (Nisa Suresi, 82) buyurmaktadır. Kuran’ın içinde yer alan her bilgi, buİilahi kitabın bilinmeyen gizli mucizelerini ortaya koymaktadır. İnsana düşen ise, Allah’ın indirdiği bu İlahi Kitaba sımsıkı sarılmak ve onu kendisine yol gösterici olarak kabul etmektir. Allah, Kuran’da bizlere şöyle bildirir:

“Bu Kur’an, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve Kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbidendir. Yoksa: “Bunu kendisi yalan olarak uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Bunun benzeri olan bir sure getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.” (Yunus Suresi, 37-38)

“Bu indirdiğimiz mübarek bir Kitap’tır. Şu halde O’na uyun ve korkup-sakının. Umulur ki esirgenirsiniz.” (Enam Suresi, 155)

Tüm Batıl İnanışlar Kuran’la Geçersiz Kılındı

Kuran’ın indirildiği 7. yüzyılda, Arap toplumu bilimsel konular hakkında sayısız hurafeye ve batıl inanca sahipti. Evreni ve doğayı inceleyecek teknolojiye sahip olmayan Araplar, nesilden nesile aktarılan efsanelere inanıyorlardı. Örneğin, gökyüzünün dağlar sayesinde tepede durduğu sanılıyordu. Bu inanışa göre Dünya düzdü ve iki uçtaki yüksek dağlar birer direk gibi gök kubbeyi ayakta tutmaktaydı.

Ancak Arap toplumunun tüm bu batıl inanışları Kuran’la birlikte ortadan kaldırıldı. Örneğin “Allah O’dur ki, gökleri dayanak olmaksızın yükseltti...” (Ra’d Suresi, 2) ayeti göğün dağlar sayesinde tepede durduğu inancını geçersiz kıldı.

Kuran’da Demir Mucizesi

Demir, Kuran’da dikkat çekilen elementlerden biridir. Kuran’ın “Hadid”, yani “Demir” adlı suresinde şöyle buyrulur:

“... Ve kendisinde çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik.” (Hadid Suresi, 25)

Ayette, demir için özel olarak kullanılan “indirme” kelimesi, mecazi olarak insanların hizmetine verilme anlamında düşünülebilir. Fakat kelimenin, “gökten fiziksel olarak indirme” şeklindeki gerçek anlamı dikkate alındığında, ayetin çok önemli bir bilimsel mucize içerdiği görülmektedir.

Çünkü modern astronomik bulgular, Dünyamızdaki demir madeninin dış uzaydaki dev yıldızlardan geldiğini ortaya koymuştur.

Evrende ağır metaller, büyük yıldızların çekirdeklerinde üretilir. Güneş Sistemimiz ise demir elementini kendi bünyesinde üretebilecek bir yapıya sahip değildir. Demir ancak Güneş’ten çok daha büyük yıldızlarda birkaç yüz milyon dereceye varan sıcaklıklarda oluşabilmektedir. Nova veya süpernova olarak adlandırılan bu yıldızlardaki demir miktarı belli bir oranı geçince, artık yıldız bunu taşıyamaz ve patlar. Bu patlama sonucu, içinde demir bulunan gök taşları uzaya dağılır ve bir gök cisminin çekimine yakalanıp çarpana kadar boşlukta dolaşır.

Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi demir madeni Dünya’da oluşmamış, gök taşları vasıtasıyla süpernovalardan taşınarak, aynen ayette bildirildiği şekilde “Dünyaya indirilmiştir”. Bilginin Kuran’ın indirilmiş olduğu 7. yüzyılda bilimsel olarak tespit edilemeyeceği ise açıktır. Ancak bu gerçek, herşeyi sonsuz bilgisiyle kuşatan Allah’ın sözü olan Kuran’da yer almaktadır.

Bunun yanı sıra içinde demirden bahsedilen Hadid Suresi’nin 25. ayeti oldukça ilginç iki matematiksel şifre içermektedir.

“El-Hadid” Kuran’ın 57. suresidir. “El hadid” kelimesinin Arapça’daki sayısal değeri, yani ebcedi hesaplandığında karşımıza çıkan rakam da aynıdır: “57”
Sadece “hadid” kelimesinin sayısal değeri 26’dır. 26 sayısı ise demirin atom numarasıdır.

AllahVar.com

Kurandayaratilis.com

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 67. sayı (Ocak 2010) 16. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 183 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Kuran'da Karadeliklere Dikkat Çekilen Ayetler - Makale
Kuran Mucizeleri - Kitap
Hareket Etmenin, Yıkanmanın ve Su İçmenin Sağlığa Faydaları - Makale
Kuran Bilimi Teşvik Eder - Makale
İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi? - Makale
Rakamlarla Yaratılış Mucizeleri: İlmi Araştırma Sayı 45 - Makale
Kuran Mucizeleri - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.