 |
Doğadaki canlılar, son derece kompleks vücut sistemlerine sahiptir. Bir kuşun tüylerini, bir yarasanın sonar sistemini ya da bir sineğin kanat yapısını incelediğimizde, karşımıza olağanüstü derecede detaylı tasarımlar çıkar. Ve bu tasarımlar, bizlere açık bir gerçeği gösterir: Tüm canlıları Allah yaratmıştır.
Bir tasarımcı, aklındaki modelleri boş bir kağıda çizerek tasarlar. Tasarımcının o ana kadar gördüğü her şey, tasarımını şekillendireceği örnekleri oluşturur. Çünkü doğadaki her form, her şekil bir tasarımdır. Hiçbir tasarımcı daha önce hiç görmediği, hiçbir şekilde bilgi sahibi olmadığı bir şeyi tasarlayamaz.
İsterseniz öncelikle bir tasarımcının yeni bir tasarım meydana getirirken izlediği yolu aşama aşama inceleyelim: Tasarımcı öncelikle, tasarlayacağı materyalin kullanım amacını, işlevini belirler. Daha sonra tasarımın kullanıcısını ve onun ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, tasarımın sınırlarını tespit eder.
Dünyadaki meslek grupları arasında belki de en sakin ve rahat şartlarda çalışanlar endüstri ürünleri tasarımcılarıdır. Bunun nedeni iyi bir tasarımın, çok çalışıp gayret göstermenin yanında, o an insan aklına iyi bir fikir veya detayın gelmesi ile alakalı oluşudur. Bu aşamada tasarımcının elinin altında bulunan, boş bir kağıt ve kalemden başka bir şey değildir. Bu arada tasarlayacağı materyalle ilgili olarak daha önce dizayn edilmiş örnekleri de araştırdığını ve incelediğini unutmamak gerekir.
Aylarca süren eskiz çizimlerinde tasarımcı belki de yüzlerce dizayn çizer. Daha sonra bunlar incelenir ve içlerinden işlev/estetik oranı en elverişli ve üretime en uygun olan bir veya daha fazla çalışma seçilir. Bundan sonra üretim sürecinde çıkması muhtemel detaylar üzerinde çalışılır.
Önce tasarımın ufak ölçekli bir modeli yapılır. Böylece çizimler ilk defa üç boyuta çıkmış olur. Daha sonra tasarımın bitmiş şeklinin görülebilmesi amacıyla birebir boyutlardaki bir modeli de yapılabilir. Bütün bu işlemler zannedildiği kadar kısa sürmez, bilakis senelerce vakit alabilir. Daha sonra, oluşturulan heykel model üzerinde bazı deney ve testler yapılır. Kullanıcıya olan uygunluğu araştırılır.
Piyasaya yeni çıkan bir tasarım, ilk başta doğal olarak görünüşü ile ilgi çeker. Müşterilerinin beğenisini kazanır. Genelde bir malın satışındaki ilk faktör şekil, renk gibi öğeleri içeren dış görünüşüdür, daha sonraki faktör ise fonksiyonudur.
Görüldüğü gibi bir ürünün tasarımı için, ilk adımdan üretim aşamasına kadar oldukça zahmetli bir süreç gerekir. Oysa tüm tasarımların gerçekte tek bir sahibi vardır ve O'nun için yaptığı işlerde hiçbir zahmet yoktur. Allah tüm canlıları kusursuzca ve tek bir "ol" emriyle yaratmaktadır. Bir ayette bu gerçek şöyle bildirilir:
"Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca ol der, o da hemen oluverir." (Bakara Suresi, 117)
Örneksiz yaratma ve yoktan var etme gücü yalnız Allah'a mahsustur. İnsan ise sadece olanları kopya eder. İşin daha derinine inilecek olursa, tasarımı yapan insanın zaten en güzel surette tasarlandığı gerçeği ile karşılaşırız. Allah canlıları ve insanı yoktan var etmiş ve insana da bir tasarlama yeteneği vermiştir.
Sadece insan becerisiyle yapıldığını sandığımız birçok şeyin tasarımı ise, gerçekte doğada mevcuttur. Büyük bir bilgi birikimi ve insanların yıllar süren araştırmaları sonucu ortaya çıkan yapılar veya teknolojik ürünler, doğada zaten milyonlarca yıldır durmaktadır. Bunun farkında olan tasarımcılar, mimarlar ve bilim adamları canlıların yaratılış özelliklerini kendilerine örnek alarak, yeni modeller üretme yoluna gitmişlerdir.
Yarasa Sonarı Teknolojinin İlerisinde
Araştırmacılar yarasa sonarının sınırlarını keşfettiler. Yarasanın sahip olduğu sonar sisteminin, insan yapımı sonar teknolojisinden kat kat üstün olduğu ortaya çıktı.
Yarasa, saniyenin 2 milyonda biri gibi çok kısa aralıklarla, 0.3 milimetre çözünürlükte, insan kulağıyla duyulmayan sesler gönderiyor. Sonra bunları özel sistemi ile toplayarak cisimlerin yerini belirliyor ve bulunduğu yerin haritasını çıkarıyor.
Bilim adamları teknolojik sınırları aşmış olan bu özellikleriyle, yarasa sonarının şu anda gemilerde kullanılan sonar teknolojisinden kat kat ileri olduğunu ifade ediyorlar.
Bilindiği gibi sonar sistemi, denizaltıları tespit için vazgeçilmez bir yöntemdir. Bu yüzden ABD Savunma Bakanlığı, yarasa sonarındaki çalışma prensiplerini kendi sonarlarında uygulamak için harekete geçti. Ünlü Amerikan bilim dergisi Science'ın verdiği habere göre, Bakanlık bu proje için özel bir ödenek tahsis etti.
Bilimsel araştırmalar, yarasalardaki yaratılış mucizelerinin yeni örneklerini ortaya çıkarıyor. Araştırmacılar ise, yarasa sonarı ile aynı derecede bir teknolojiye ulaşmalarının imkansız olduğunu itiraf ediyorlar.
Her haliyle çok üstün bir yaratılışın delili olan yarasa sonarı, şu anki teknolojiyle taklit edilmesi imkansız gibi görünen bir sisteme sahip. (www.hayvanlaralemi.net)
Kaslarımızdaki Tasarım Köprülerde Kullanılıyor
Kaslarımızdaki tendonlar çok özel bir yöntemle inşa edilmiştir. Bu tasarım sayesinde son derece hafif, esnek ama oldukça güçlü bir yapıya sahiptirler.
ABD Rutgers Üniversitesi'nden doğa bilimci Janine Benyus, tendon için "her seviyesinde inanılmaz eksiksiz bir yapı", "Kolunuzdaki tendon, asma bir köprüyü taşıyan halatlarda olduğu gibi, birbirine dolanmış kablo demetlerinden oluşuyor. Her bir kablo demeti, kendi içinde daha ince kabloların birbirine dolanmasından oluşuyor. Bu daha ince kablolar da, birbirine dolanmış molekül demetlerinden oluşuyor ki, atomlar sarmal bir yapı halinde durmaktalar. Her defasında matematiksel bir güzellik açığa çıkıyor. " (Biyomimikri: Doğadan Esinlenen İcatlar, Morrow, William& Co.)
Günümüz asma köprülerinde kullanılan çelik halat teknolojisi, insan vücudundaki kasları ve kemikleri birbirlerine bağlayan tendonlardan alınmıştır. Bu tasarım canlıları üstün bir bilgi ile Allah'ın yarattığının kesin bir kanıtıdır.
Uçak Teknolojisinin Hedefi: Baykuşun Sessiz Uçuşu
Baykuşların gecenin sessizliğinde avlarına fark edilmeden nasıl yaklaşabildikleri anlaşıldı. Amerikan Hava Kuvvetleri'nin Hayalet Uçak Projesi için yapmakta olduğu araştırmalar, baykuşlardaki benzersiz kanat tasarımını ortaya çıkardı.
Diğer kuş türlerinin kanatlarındaki tüy yapısı keskin kenarlıdır. Baykuş tüyleri ise bunun tam tersine ince ama keskin olmayan bir tasarıma sahiptir. Bu özel tasarım, gece avlanan bu hayvana mükemmel bir sessizlik sağlıyor.
NASA Langley Araştırma Merkezi'ndeki bilim adamlarının yaptıkları açıklamalara göre, baykuşun yumuşak kenarlı tüylere sahip kanatları, hava türbülansını yani gürültüyü engelliyor. Askeri tasarımcılar, baykuş kanatlarını taklit ederek, hayalet uçakları gökyüzünde daha gizli uçurabilmenin yollarını arıyorlar.
Baykuşun sahip olduğu bu mükemmel kanat yapısını ve sessiz uçuş tekniğini, onun, benzersiz yaratma özelliğine sahip olan Allah'ın yarattığını gözler önüne seriyor. (www.gercekler.net)
Bu makale, Mercek Dergisi 01. sayı (Kasım 2004) 16. sayfada yayınlanmıştır.
Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur; Fransızca.
Bu eser 5.466 kez incelendi.
|
 |
|