Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7783 tanesi Türkçe, toplam 9181 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Yarından Sonrası İçin Endişelenenler Düşünmelidir
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (180)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6609)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 258 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 131 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 127 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 84 download
Hazreti İsa Gelecek - Belgesel - 69 download
Makale : Yarından Sonrası İçin Endişelenenler Düşünmelidir - TÜRKÇE
Haziran 2004
Yarından Sonrası İçin Endişelenenler DüşünmelidirBugünlerde sinemalarımız tüm dünyanın ilgiyle izlediği bir filme ev sahipliği yapıyor: "Yarından Sonra" ya da orijinal adıyla "The Day After Tomorrow".

Yarından Sonra, sıkça konuşulan ve üzerine senaryolar üretilen "küresel felaket"i, gerçek verilerden hareket ederek beyaz perdeye taşıyan bir film.

Kısaca filmin konusuna değinmek gerekirse:

Filmin başrol oyuncusu iklimbilimci Jack Hall'un (Dennis Quaid) global ısınma konusundaki araştırmaları, dünyanın çok yakında farklı bir iklime ulaşacağını işaret etmektedir. Hall, Rhode Island büyüklüğünde bir buz kütlesinin Antartik buzullarından kopuşuna şahit olur. Bu olayın ardından dünyanın her yerinden iklimle ilgili garip haberler gelmeye başlar. Tokyo'da greyfurt büyüklüğünde dolu yağar, Hawaii'de rekor sayılabilecek hızda bir fırtına esmeye başlar, Yeni Delhi'de kar yağmaya başlar, Los Angeles'ta kasırgalar çıkar. İskoçya'dan Hall'un meslekdaşı olan Profesör Rapson (Ian Holm), Jack'in en büyük korkularının gerçek olduğunu onaylayan bir telefon açar. Son günlerde yaşanan iklimsel değişikliğin aslında global bir değişim olduğunu söyler. Eriyen buzlar okyanuslarda olması gerekenden fazla su biriktirmekte ve Dünyanın yerleşik iklimini değiştirmektedir. Global ısınma gezegenimizi yeni bir Buz Devri'ne sürüklemektedir. Ve tüm bu değişiklik tek bir büyük fırtına sonunda gerçekleşecektir. New York'taki oğluna ulaşmaya çalışan Jack Hall dışında herkes, iklimin getirdiği soğuk ölümden güneye doğru kaçmaya başlamıştır...

Küresel ısınma üzerine araştırma yapan bir iklimbilimcinin öngörülerinin bir anda gerçeğe dönüşmesini konu alan film, bir sinema hikayesinden daha çok, olması kuvvetle muhtemel bir çevre felaketini anlatıyor. Buzullardaki çözülme; normalden büyük dolu tanelerinin yağışı, iklim dengesinde 'normal'in ötesinde görülen değişiklikler, aşırı kuraklık, bol yağış veya beklenilenin üzerinde soğuklar, Dünya'da gözlemlenen değişik doğa olayları... "Yarından Sonra" filminde doğadaki muhteşem dengenin bozuluşunu ve bunun insan yaşamı üzerindeki etkilerini çarpıcı görüntüler eşliğinde izlemek mümkün.

İşte filmi izleyen akıl ve vicdan sahibi bir insanın "doğadaki bu muhteşem denge" hakkında detaylı olarak düşünmesi beklenir.

Allah, üzerinde yaşadığımız dünyayı ve bütün evreni tam da yaşamımıza elverişli olacak şekilde yaratmıştır. Mucizevi değerlerle korunan bu denge bozulduğu anda yeryüzündeki hayat, tıpkı filmde anlatıldığı gibi bir felakete sürüklenecektir. Şimdi bu muhteşem dengeyi bazı örneklerle hatırlayalım.

Muhteşem Gezegen Dünya

Dünya, Güneş Sistemi'ndeki tüm komşularının aksine, yaşam dolu bir gezegendir. Gökyüzünde, karada ve denizlerde son derecede uyumlu bir yaşam dengesi vardır. Birbirlerinden çok farklı yapılara, renklere ve özelliklere sahip milyonlarca hayvan, bitki, böcek veya deniz canlısı, bu özel gezegen üzerinde hep birlikte yaşam sürerler. Dünya üzerindeki canlılığın yaratılışı kadar devamlılığının sağlanması da büyük bir mucizedir. Bu devamlılık, yaşam için ayarlanmış çok özel koşullarla sağlanmıştır. Bu özel koşullardaki çok küçük değişiklikler bile Dünya'da büyük felaketlere yol açabilir. Fakat dışarıdan bir müdahale olmadığı takdirde, böyle bir felaket hiç yaşanmaz. Mavi Gezegen mucizevi bir biçimde, üzerinde var olan tüm canlılığı koruyup gözetecek hassaslıkta, sayılamayacak kadar çok özellikle yaratılmıştır.

Dünya'nın Güneş'e Uzaklığı

Dünya Güneş'e Venüs kadar yakın ya da Satürn kadar uzak olsaydı, yaşama imkan verecek bir ısı değerine sahip olamazdı. Evrendeki dev ısı yelpazesi içinde canlı yaşamına izin veren ısı aralığı, çok dar bir aralıktır. İşte Dünyamız, tam olarak bu ısı aralığının içinde yer alır.

Dünya'daki Isının Özel Dağılımı

Dünya'nın ideal olan ısısının, gezegen içinde dengeli olarak dağılması da hayati önem taşır. Bu dengenin sağlanması için çok özel bazı tedbirler alınmıştır. Dünya'nın ekseninin 23° 27´lık eğimi, kutuplarla ekvator arasında oluşabilecek yüksek ısı farklarını önler. Eğer bu eğim olmasaydı, kutup bölgeleriyle ekvator arasındaki sıcaklık farkı çok daha artacak ve yaşanabilir bir atmosferin varlığı imkansızlaşacaktı. Yeryüzü şekilleri de ısının dengeli dağılımına yardımcı olur. Dünya'nın ekvatoru ile kutupları arasında yaklaşık 1000C'lik bir ısı farkı vardır. Eğer böyle bir ısı farkı fazla engebesi olmayan bir yüzeyde gerçekleşmiş olsaydı, hızı saatte 1.000 km'ye varan fırtınalar Dünya'yı allak bullak ederdi. Oysaki yeryüzü, ısı farklarından dolayı ortaya çıkabilecek şiddetli hava akımlarını durduran engebelerle donatılmıştır.

Özel Olarak Korunan Dünya

Dünya'yı çepeçevre kuşatan atmosfer, canlılığın devamı için son derece hayati işlevleri yerine getirir. Dünya'ya doğru yaklaşan irili ufaklı pek çok gök taşını eriterek yok eder ve bunların yeryüzüne düşerek canlılara büyük zararlar vermesini engeller.

Atmosfer, bunun yanı sıra, uzaydan gelen ve canlılar için zararlı olan ışınları da filtre eder. Atmosferin bu özelliğinin en çarpıcı yönü, atmosferin sadece zararsız orandaki ışınları, yani görünür ışık, kızıl ötesi ışınlar ve radyo dalgalarını geçirmesidir. Bunların tümü yaşam için gerekli ışınlardır. Örneğin atmosfer tarafından belirli oranda geçmesine izin verilen ultraviyole ışınları, bitkilerin fotosentez yapmaları ve dolayısıyla tüm canlıların hayatta kalmaları açısından büyük önem taşır. Atmosferin koruyucu özelliği bunlarla da kalmaz. Dünya, uzayın ortalama eksi 270 derecelik dondurucu soğuğundan yine atmosfer sayesinde korunur.

Dünya'yı zararlı etkilerden koruyan, yalnızca atmosfer değildir. Atmosferin yanı sıra "Van Allen Kuşakları" denilen ve Dünya'nın manyetik alanından kaynaklanan bir tabaka da, gezegenimize gelen zararlı ışınlara karşı bir kalkan görevi görür. Güneş'ten ve diğer yıldızlardan sürekli olarak yayılan bu ışınlar, insanlar için öldürücü etkiye sahiptir. Özellikle Güneş'te sık sık meydana gelen ve "parlama" adı verilen enerji patlamaları, Van Allen Kuşakları olmasa, Dünya'daki tüm yaşamı yok edebilecek güçtedir. Kuran'da Allah, gökyüzünün bu koruyucu özelliğine şöyle dikkat çeker: "Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar." (Enbiya Suresi, 32)

Yağmurdaki Ölçü

Dünyadaki mükemmel dengeye bir başka örnek ise "yağmurdaki ölçü"dür. Ölçümlere göre, yeryüzünden bir saniyede 16 milyon ton su buharlaşmaktadır. Bir yılda bu miktar 505 trilyon tona ulaşır. Bu, aynı zamanda bir yılda Dünya'ya yağan yağmur miktarıdır. Yani su, sürekli bir denge içinde, "bir ölçüye göre" dönüp durmaktadır. Yeryüzündeki hayatın devamı da, bu su döngüsü sayesinde sağlanır. İnsan sahip olduğu tüm teknolojik imkanları kullansa dahi bu döngüyü asla yapay olarak gerçekleştiremez.

Eğer bu miktarda en küçük bir değişiklik bile olsa, kısa bir zaman sonra büyük bir ekolojik dengesizlik ortaya çıkacak ve bu da hayatın sonunu getirecektir. Fakat hiçbir zaman böyle olmaz; yağmur, Kuran'da bildirildiği gibi, yeryüzüne her sene aynı miktarda inmeye devam eder:

"Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi 'diriltti (ve her yanına hayat) yaydı'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız." (Zuhruf Suresi, 11)

Ünlü Amerikalı astronom Hugh Ross, Yaratıcı ve Evren adlı kitabında, Dünya'daki diğer bazı dengeleri şöyle sıralamaktadır:

Yerçekimi;

-Eğer daha güçlü olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla amonyak ve metan biriktirir, bu da yaşam için çok olumsuz olurdu.

-Eğer daha zayıf olsaydı: Dünya atmosferi çok fazla su kaybeder, canlılık mümkün olmazdı.

Yer kabuğunun kalınlığı;

-Eğer daha kalın olsaydı: Atmosferden yerkabuğuna çok fazla miktarda oksijen transfer edilirdi.

-Eğer daha ince olsaydı: Hayatı imkansız kılacak kadar fazla sayıda volkanik hareket olurdu.

Dünya'nın Kendi Çevresindeki Dönme Hızı;

-Eğer daha yavaş olsaydı: Gece gündüz arası ısı farkları çok yüksek olurdu.

-Eğer daha hızlı olsaydı: Atmosfer rüzgarları çok çok büyük hızlara ulaşır, kasırgalar ve tufanlar hayatı imkansızlaştırırdı.

Ozon Tabakasının Kalınlığı;

-Eğer daha fazla olsaydı:Yeryüzü ısısı çok düşerdi.

-Eğer daha az olsaydı: Yeryüzü aşırı ısınır, Güneş'ten gelen zararlı ultraviole ışınlarına karşı bir koruma kalmazdı.

Sismik Hareketler;

-Eğer daha fazla olsaydı: Canlılar için sürekli bir yıkım olurdu.

-Eğer daha az olsaydı: Okyanus zeminindeki besinler suya karışmaz, okyanus ve deniz yaşamı dolayısıyla bütün Dünya canlıları olumsuz etkilenirdi.

Yeryüzündeki bu büyük denge ve yeryüzü üzerindeki tüm canlılar, Allah'ın varlığının ve yaratma sanatının kanıtlarındandır. Bu dengedeki çok ufak bozulmalar filmlere konu olan felaketler zincirinin başlangıcı olacaktır. "Yarından sonra"sı için gerçekten endişelenen mantıklı her insan bu muhteşem denge hakkında düşünmelidir.

Bir Kuran ayetinde, insan bu gerçek üzerinde düşünmeye şöyle davet edilir: "O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik. Bu, Allah'ın yaratmasıdır..." (Lokman Suresi, 10-11)

Bu eser 1.534 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Dünyadaki Dengeler - Makale
Mucize Gezegen Dünya 1 - Belgesel
Mucize Gezegen Dünya 2 - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3063 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2334 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1937 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1627 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1382 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.