 |
Eller
Elin en önemli özelliği, tamamen standart bir yapısı olmasına rağmen birbirinden çok farklı kullanım alanlarında büyük bir verimle işlemesidir. Çok sayıda kas ve sinire sahip olan kollarımız, şartlara göre elimizin kuvvetli veya yumuşak kavramasında yardımcı olurlar. Mesela; insan eli, yumruk sıkılmamış haldeyken bile herhangi bir nesnenin üzerine 45 kilo ağırlığında bir güçle darbe indirebilir; diğer taraftan da başparmak ve işaret parmağı arasına aldığı, milimetrenin onda biri inceliğindeki bir kağıt parçasını da hissedebilir. Bu iki işlemden biri çok ince bir ayar gerektirirken, diğeri tam tersine büyük bir güç gerektirmektedir. Ama biz, kağıdı alırken de, yumruk atarken de 1 saniye bile nasıl yapmamız gerektiğini düşünmeyiz, ikisi arasındaki güç farkını ayarlamayı da düşünmeyiz. Çünkü insan eli bütün bu işlemleri aynı anda yapabilecek şekilde tasarlanmıştır. El, bütün özellikleriyle birlikte, kendisine bağlı bütün yapılarla birlikte aynı anda yaratılmıştır.
Papağan Balığının Uyku Tulumu
Papağan balıkları özellikle geceleri kendi ürettikleri jelatinimsi bir madde ile tüm vücutlarını kaplarlar. Bunu kendilerini dış etkenlerden korumak için üretirler. Bu madde balığı geceleri aktif olan ve ciddi bir tehlike oluşturan düşmanlarından korurken bir yandan da balığın kamuflaj yöntemiyle gizlenmesini sağlar.
Bu jelatinimsi kılıf, solungaç boşluğundaki salgı bezinden nefes alıp verirken salgılanır. Bir süre sonra bu kılıf balığın tüm vücudunu sarar. Pagağan balıklarının en büyük düşmanı mürenler olağanüstü hassas bir koku alma yeteneğine sahiptirler ve avlarını bu yetenekleri sayesinde bulurlar. Fakat bu koruyucu kılıf sayesinde müren, papağan balığının kokusunu alamadığı gibi, yanından geçerken avına çarpsa bile onu fark edemez. Pagağan balıklarının ihtiyacı olan bu mükemmel sistemi var edip düzenleyen Yüce Allah'tır.
Geçmiş ve Gelecek Aslında "Şu An" Yaşanmaktadır
Allah Katında zaman olmadığı için, bütün olaylar tek bir anda gerçekleşmektedir ve o "şu an"dır. "Şu anda" bizim için geçmiş ve gelecek olan tüm olaylar Allah Katında, bizim olayları gördüğümüz netlikten çok daha net ve canlı olarak yaşanmaktadır. Örneğin, Hz. Yunus şu anda gemideki kura sonucunda denize atılmaktadır, Hz. Yusuf şu anda kardeşleri tarafından kuyuya atılmaktadır, Hz. Meryem şu anda Cebrail ile konuşmakta, Hz. İsa şu anda doğmaktadır.
Allah bu görüntülerin tamamını, "şu anda", bizim bilemeyeceğimiz daha keskin bir netlikte görmekte ve duymaktadır. Bizim şahit olduğumuz ve olmadığımız tüm olaylar ve tüm sesler Allah Katında her an hazırdır ve tüm canlılığı ile her an yaşanmaktadır. Bunların hiçbiri hiçbir zaman kaybolmaz, her zaman Allah'ın hafızasında tüm detayları ile yaşanır.
Uzaydaki Büyüklük Kavramı
Allah insanların Kendi sınırsız gücünü kavrayabilmeleri için evrendeki düzeni sayısız detayla birlikte yaratmıştır. Allah Kuran'da insanlara evrendeki düzenin yaratılış sebebini "... sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz ve öğrenmeniz için" (Talak Suresi, 12) şeklinde bildirmektedir.
Gerçek anlamda uzayın nasıl bir büyüklük olduğu üzerinde düşünmeye başladığımızda tahmin edebileceğimizden çok daha farklı kavramlarla karşılaşırız. Güneş'in çapı, Dünya'nın çapının 103 katı kadardır. Güneş Sistemi ise içinde bulunduğu Samanyolu Galaksisine oranla oldukça mütevazı bir büyüklüğe sahiptir. Çünkü Samanyolu Galaksisinin içinde, Güneş gibi ve çoğu ondan daha büyük olmak üzere yaklaşık 250 milyar tane yıldız vardır. Samanyolu Galaksisi de uzayın geneli düşünüldüğünde çok "küçük" bir yer kaplar. Çünkü uzayda başka galaksiler de vardır, hem de tahminlere göre, yaklaşık 300 milyar kadar…
Sekreter Kuşları
Sekreter kuşları sadece Afrika'da yaşarlar. Ağaçlarda ve çok yükseklerde yaptıkları yuvalarını yaprak, ot ve tüylerle döşerler ve bu malzemeleri her yıl yenilerler. Sekreter kuşları daha çok yılanla beslenirler ve çok ilgi çekici bir yöntemle yılan avlarlar. Bir yılanla karşılaşan sekreter kuşu gagasını kullanmadan pençeleriyle saldırır ve avını pençe vuruşlarıyla öldürmeye çalışır. Karşılaştığı yılan zehirli bir tür ise, sekreter kuşu, kanatları aracığılıyla onu kendisinden uzak tutar ve yılanın zehrini boşaltması için birkaç tüyünü yılana yutturmaya çalışır. Bunu başarırsa, yılan zehrini kuşu etkilemeyecek bir yere boşaltmış olur. Sekreter kuşu, zehrinin büyük bölümünü boşalttığı için artık eskisi kadar tehlikeli olmayan yılana pençeleriyle saldırır.
Sekreter kuşunun pençelerinin yüzeyi çok az damarlı olduğu için yılan ısırsa bile, kuş zarar görmez. Son derece ilginç bir beslenme şekline sahip olan ve çok isabetli bir yöntemle yılanı alt eden sekreter kuşlarına bütün bunları, yarattığı tüm canlıları en iyi bilen, Allah ilham etmektedir.
Dünya Hayatının Bir Sonu Olduğu Gerçeğini Anlamazlıktan Gelmeyin
Dünya üzerinde şu an güzel olan, sağlam olan ne varsa bir süre sonra bozulacak veya eskiyecektir. Bu, insan hayatı için de geçerlidir ve bu durumdan kesinlikle kaçış mümkün değildir. Her insan doğduğu andan itibaren geri dönüşü mümkün olmayan bir sona doğru ilerler… Gün geçtikçe daha da yaşlanır ve ölüme daha da yaklaşır. Bu apaçık gerçeği birçok insan bildiği halde kendilerini gündelik yaşamın akışına kaptırmaktan alıkoyamazlar. Dünyanın geçici süslerine hak ettiğinden fazla değer verir, çok kısa bir süre sonra anlamını kaybedecek şeylere hırs ve tutkuyla bağlanırlar. Bu tutkular anlamını kaybeder çünkü dünyadaki her yaşamın bir sonu vardır. Sonu olmayan tek yaşam ise ahiret hayatıdır. Sonsuz bir hayata karşılık dünyanın tükenecek yararının peşinde koşmanın akılcı bir tavır olmadığı da kesindir. İnsanın tüm bunları anlamazlığa gelerek, dünya hayatını amaç edinerek yapacağı her hareket, onu ahirette telafisi mümkün olmayan bir pişmanlığın içine sokabilir.
Bu sonsuz pişmanlığı yaşamaktan şiddetle kaçının ve dünyadaki hayatınızın bir gün mutlaka son bulacağı apaçık bir gerçekken bunu anlamazliktan gelmeyin.
"Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız..." (Nahl Suresi, 18)
"Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah'ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz." (Hz. Muhammed (sav))
Bu makale, Mercek Dergisi 32. sayı (Şubat 2004) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.306 kez incelendi.
|
 |
|