 |
Fosillerin Darwinizm’e Büyük Darbesi
Fosil kayıtları, bilinen tüm temel canlı gruplarının, dünya üzerinde aynı jeolojik devirde aniden ortaya çıktıklarını göstermektedir. Bilim adamlarının "filum" adını verdikleri bu temel canlı grupları, "Kambriyen devir" adı verilen ve yaşı 530-520 milyon yıl olarak hesaplanan devirde, aniden ortaya çıkmaktadırlar.
Kambriyen devir öncesinde sadece bir kaç basit ve benzer canlı grubu yaşarken, Kambriyen devrinde, yumuşakçalar, solucanlar, kafadanbacaklılar, eklembacaklılar, omurgalılar gibi yaklaşık 100 farklı temel canlı sınıfı bir anda ortaya çıkmıştır.
Canlıların kademe kademe birbirlerinden evrimleştiklerini iddia eden Darwinizm, Kambriyen devirde yaşanan bu olağanüstü olay karşısında çaresizdir. Bu denli farklı canlıların aniden ortaya çıkmalarının çok açık bir yaratılış delili olduğu ortadadır. Bu nedenle evrimci fosil bilimci Jeffrey S. Levinton dahi "Kambriyen devrinde çok özel ve gizemli bir Yaratıcı gücün varlığını görüyoruz" diyerek bu konuda itirafta bulunmaktadır. (Scientific American, Kasım 1992)
Kabuğu Olmayan Salyangoz
Nudibranch kabuğu olmayan bir salyangoz türüdür. Bu salyangoz çok parlak renklere sahiptir ve son derece göz alıcıdır. Bu özellikler hayvanlar için çok cazip olmasına rağmen çok az hayvan Nudibranchlarla beslenir. Bunun sebebi Nudibranchın ısırgan hücreleridir. Bu hücreler hayvana iyi bir koruma sağlar. Nudibranch bu ısırgan hücreleri kendisi üretmez. Hyroid denen zehirli canlıları yer ve onları sindirim sisteminde öğütmez. Bu hayvanlar Nudibranchın sindirim sistemi içinde koruyucu mukusla kaplanır ve ısırgan hücre olarak ona bir koruma sağlarlar. (The Ocean World of Jacques Cousteau, s.28)
Tek Damladan Yaratılış
Anne rahmindeki büyüme süreci 9 ay boyunca kusursuzca devam eder. İlk başta tek bir su damlası olarak buraya girmiş olan cenin, giderek tam bir insana dönüşür. Eğer bu dönüşüm içinde en ufak bir uyumsuzluk olsa, cenin kaçınılmaz şekilde can verebilir. Örneğin eğer beyin, kafatası kemiklerinden daha hızlı büyüse, ceninin beyni sıkışacak ve zarar görecektir. Aynı durum kemik-doku uyumu, gözler, akciğerler, kalp gibi diğer pek çok organ ve bunları çevreleyen kemikler için de geçerlidir. Organların uyumlu gelişimi de çok önemlidir. Eğer dolaşım sistemi oluşurken böbrekler geç kalsa, kan temizlenemeyecek ve vücut zehirlenecektir.
Ancak bunların hiçbiri gerçekleşmez ve dünyaya gözlerini açacak olan genç insan, bir aşamadan bir başka aşamaya kusursuzca geçirilerek yaratılır. Önce sadece tek bir damla su iken onu yaratıp düzgün bir insan kılan tek kudret ise, alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.
İnsanların Allah'tan Razı Olmaları Ne Demektir
Bir insanın Allah'tan razı olması, Allah'ın kendisi için belirlediği kaderden ve kendisine verdiklerinden kayıtsız şartsız, içinde hiçbir sıkıntı duymadan hoşnut olması demektir. İnsan karşılaştığı herhangi bir olaydaki hayrı ve güzelliği o an için göremeyebilir. Ancak iman eden bir kimse bu hayrı görsün ya da görmesin, Allah'ın her olayda muhakkak iyilik ve güzellik dilediğini bilir. Her zaman için, karşılaştığı her olayda Allah’a sonsuz bir güveni vardır. Hiçbir zaman kendi içinde, "Bu olay bana iyilik mi getirecek, yoksa bir kötülük mü" gibi bir şüpheye kapılıp tereddüt yaşamaz. Her zaman Allah'a güvenerek düşünür.
Bu kişinin başına ölümcül bir hastalık gelebilir, kaza geçirip sakat kalabilir, bütün malını mülkünü kaybedip fakir duruma düşebilir, insanlar tarafından haksızlığa uğratılabilir ya da hiç beklemediği bambaşka bir olayla karşılaşabilir. Ne olursa olsun bütün bunların Allah'ın kontrolünde gerçekleştiğini bildiği için, içi çok rahattır. Her ne koşul altında olursa olsun Allah’a şükreder. İşte bu, Allah'tan razı olan müminlerin tavrıdır. Allah Kendisi'nden razı olan kullarından Kuran'da şu şekilde bahsetmektedir:
"Allah dedi ki: "Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Maide Suresi, 119)
www.insanmucizesi.com
Sitede insan vücudundaki sistemlerin nasıl çalıştığı anlatılmakta, bu sistemlerin parçalarından örnekler verilmektedir. Burada bilgiler detaya inilerek incelenmekte, insan bedeninin her milimetrekaresindeki ince tasarıma dikkat çekilmekte, bedenin derinliklerinde mucizevi işlemler ön plana çıkarılmaktadır. Ayrıca zaman zaman konularla ilgili teknik bilgilere de yer verilmektedir. Bundaki amaç insanın kendi bedenindeki karmaşık yapıyı daha iyi anlamasını ve olaylara ülfetsiz bakmasını sağlamak, okuyucuyu derin düşünmeye teşvik etmektir.
Dökülen Yaprakların Sırrı
Sonbaharın gelmesiyle birlikte yeşil renk kaybolmaya ve yapraklar dökülmeye başlar. Bu dönemde, yaprağın bağı genişler ve şişe mantarına benzer bir şekil alır. Bu nedenle ağaçta bulunan su ve besleyici maddeler yaprağa kadar ulaşamaz hale gelir. Yaprakta bulunan klorofil ışık yüzünden çürür. Katkı olmadan yaprak kendisini yenileyemediği için de yeşil pigmentler yok olur. Sonbaharda yapraklarda görülen diğer pigmentler (kırmızı, kahverengi ve sarı) yaprak yeşilken de yaprakta bulunmaktadır. Fakat o zamana kadar yeşil pigmentler tarafından gizlenmişlerdir. Yeşil pigmentlerin yok olmasıyla ortaya çıkarlar ve böylelikle yaprak sonbahar rengini almış olur. Yeşil rengini kaybeden yapraklar susuz kaldıkları için zamanla sertleşirler. Bu değişiklik yaprağın bağını, kırılmaya hazır hale getirir. İlk rüzgarda ise kuruyan yapraklar, ağaç dalında bir yara izi bırakarak düşerler. İlkbaharda tekrar çıkacak olan yaprakların bu izlerinin üzeri ince bir mantar tabakasıyla kaplanır. Bu, herşeyi kusursuzca yaratan Yüce Allah'ın sonsuz delillerinden sadece bir tanesidir:
“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)
Bu makale, Mercek Dergisi 33. sayı (Mart 2004) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.203 kez incelendi.
|
 |
|