 |
Allah'ın nimetlerini, Allah'ın rızasını kazanmak için kullanan kişilere en güzel örnek, Hz. Süleyman'dır. Bilim ve teknolojinin, O'nun devrinde en üst düzeye çıkmasının esas nedeni, Hz. Süleyman'ın amacının Allah'ın Şanını yüceltmek olmasıdır.
Allah, bilim ve teknolojinin ortaya çıkardığı nimetlerin kullanma imkanını insanlara vermiş ve bu nimetler karşısında şükretmelerini bildirmiştir:
"Öyleyse Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal (ve) temiz olanlarını yiyin; eğer O'na kulluk ediyorsanız Allah'ın nimetine şükredin." (Nahl Suresi, 114)
"Kendinden (bir nimet olarak) göklerde ve yerde olanların tümüne sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır." (Casiye Suresi, 13)
Allah'ın nimetlerini, Allah'ın rızasını kazanmak için kullanan kişilere en güzel örnek, Hz. Süleyman'dır. Bilim ve teknolojinin, O'nun devrinde en üst düzeye çıkmasının esas nedeni, Hz. Süleyman'ın amacının Allah'ın Şanını yüceltmek olmasıdır.
Hz. Süleyman, Allah'ın dünya hayatında güç ve iktidar verdiği peygamberlerden biridir:
"… Bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz." (En'am Suresi, 84)
Tarihi kaynakları inceleyen bilim adamlarına göre, M.Ö. 1000 yıllarında yaşamış olan Hz. Süleyman'ın devrinde, bilim ve teknoloji çok ileri bir aşamadaydı. Kuran-ı Kerim'de, Hz. Süleyman'a verilen bilgi ve nimetin üstünlüğü ile bolluğu açıkça ifade edilmektedir:
"Andolsun, Biz Davud'a ve Süleyman'a bir ilim verdik: "Bizi inanmış kullarından birçoğuna göre üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler. Süleyman, Davud'a mirasçı oldu..." (Neml Suresi, 15-16)
"Biz bunu (hükmü) Süleyman'a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik…" (Enbiya Suresi, 79)
"(Süleyman dedi ki:) Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." (Sad Suresi, 35)
Hz. Süleyman'ın bilim ve teknolojiden yararlandığı birçok alan bulunmaktadır. Bunların arasında, Hz. Süleyman'ın karıncayla ve kuşlarla konuşması da bulunmaktadır:
"Nihayet karınca vadisine geldiklerinde, bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın sizi kırıp-geçmesin. (Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi, 18-19)
"Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür." (Neml Suresi, 16)
Günümüzde bilim adamları, yunusların çıkardığı sesler üzerinde çalışmalar yaparak yunusların dilini çözmeye çalışmaktadırlar; fakat, henüz başarıya ulaşamamışlardır. Buna rağmen Hz. Süleyman ve Hz. Davud, kuşlarla ve diğer hayvanlarla Allah'ın lütfuyla iletişim kurabilmekteydiler.
Bir başka örnek de, rüzgarın Hz. Süleyman'ın emrine verilmiş olmasıdır. Bu sayede, çok uzak mesafeler, hemen kat edilebilecek duruma gelmiştir. Günümüzde, jet uçakları havayı kullanarak çok uzak mesafelere çok kısa sürede ulaşabilmektedirler. Ancak jet motorunun keşfi, Hz. Süleyman devrinden yaklaşık 3 bin yıl sonra, 19. yüzyıl ortalarında gerçekleşebilmiştir.
"Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)…" (Sebe Suresi, 12)
Bilindiği gibi bakır, günümüzün tüm iletişim araçlarında, özellikle de bilgisayar sistemlerinde en çok kullanılan madendir. Günümüz bilim ve teknolojisinin temel taşı olan bakır, Hz. Süleyman devrinde de fazlasıyla kullanılmaktaydı. Kuran'da, Hz. Süleyman'ın bakırı kullanmasıyla ilgili ayet şöyledir:
"...Erimiş bakır madenini ona sel gibi akıttık..." (Sebe Suresi, 12)
Hz. Süleyman, Allah'ın verdiği bu bilgi ve nimetleri, O'nu daha çok anmak ve halis bir kul olarak O'na yakınlaşmak için bir vesile saymıştır. Ayrıca, Allah'ın kendisine lütfettiği tüm gücü ve mülkü, Allah'ın dinini en güzel şekilde temsil ve tebliğ etmek; O'nun eşsiz ve görkemli saltanatının herkesçe fark edilmesine vesile olmak ve bu yolla din ahlakını yaymak için kullanmıştır. Hz. Süleyman'ın bu akıl, ilim ve sanat gücü karşısında insanlar, Allah'a iman etmeleri için yapılan davete gönülden teslim olmuşlardır.
Hz. Süleyman, Allah'a olan bağlılığının karşılığını en güzel şekilde almış ve çok büyük bir hakimiyet elde etmiştir. Hz. Süleyman, Allah'ı hakkıyla takdir etmiştir; bu yüzden Allah, kendisine ve kavmine nimetlerini arttırdıkça arttırmıştır:
"...O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim." Sonunda bu atlar (koştular ve toz) perdesinin arkasına saklandılar." (Sad Suresi, 31-32)
"Andolsun, Biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü. "Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." (Sad Suresi, 34-35)
"...Bu Rabbimin fazlındandır, O'na şükredecek miyim, yoksa nankörlük edecek miyim diye beni denemekte olduğu için (bu olağanüstü olay gerçekleşti). Kim şükrederse, artık o kendisi için şükretmiştir, kim nankörlük ederse, gerçekten benim Rabbim Gani (hiçbir şeye ve kimseye ihtiyacı olmayan)dır, Kerim olandır." (Neml Suresi, 40)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 02. sayı (Ağustos 2004) 20. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.469 kez incelendi.
|
 |
|