Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7608 tanesi Türkçe, toplam 8942 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
İlmi Mercek ve İlmi Araştırma Dergilerinizin Mayıs Sayısı Çıktı
Mayıs 2005
Son günlerde sık sık duyduğunuz: "Hz. Mehdi gelmeyecekmiş, Hz. Mehdi yokmuş" sözleri Hz. Mehdi'nin çıkış alametleridir.
"İnsanların ümitsiz olduğu ve "HİÇ MEHDİ FALAN YOKMUŞ" dediği bir sırada Allah Mehdi'yi gönderir..." (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
"...Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına BELA ÜZERİNE BELA YAĞDIĞI ve ÇIKIŞINDAN ÜMİT KESİLDİĞİ BİR SIRADA ÇIKAR..." (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
Hz. Mehdi'nin, Peygamberimiz (sav) tarafından bildirilen pek çok fiziksel özelliğini ve günümüzün önemli mütefekkir ve yazarlarından Hekimoğlu İsmail'in: "1980'de Hicri 15. asra girilmişti. Asrın başında idik. Bu asrın mühim şahısları çocukluk veya gençlik çağlarında..." benzeri önemli tesbitlerini İlmi Araştırma'da bulabilirsiniz....
Sayın Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Hz. Mehdi konusundaki görüşlerini ise İlmi Mercek'te okuyabilirsiniz....
Ehli sünnet inancında (Hanefi, Hanbeli, Şafi ve Maliki mezheplerinde) Hz. Mehdi'nin geleceği, Hz. İsa'nın gökten ineceği ve namazda Hz. Mehdi'yi imamlığa geçireceği Ehl-i sünnet itikadı olarak sabittir. Ehl-i sünnet inancı olmayan, hadisleri kabul etmeyen kimselerin ise Mehdi inancını kabul etmemeleri normaldir.
Bu nedenle Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı konularında fikir beyan eden kişilerin öncelikle hangi inanca sahip olduklarını belirtmeleri gerekir. Farklı inançlara sahip kişilerin diyaloglarının netice çıkmayan, uzayan tartışmalardan başka bir sonucu olamayacağı ortadadır.
Oysa yüzlerce yıldır aynı sağlam itikadı benimsemiş olan Ehl-i sünnet ulemasından Hz. İsa'nın ineceğini ve Hz. Mehdi'nin gelişini reddeden olmamış, alimlerimiz "tam bir uyum içinde" Müslümanları bu konularla müjdelemişlerdir. Örneğin mezhep imamız İmam-ı Azam Ebu Hanife, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi konularının "inkarı mümkün olmayan konular" olduğunu şöyle bildirmektedir:
Deccal'in ve Yecüc'ün çıkması, Güneşin batıdan doğması, İsa (as)'ın gökten inmesi ve sahih haberlerin getirdiği diğer kıyamet alametleri haktır ve olacaklardır . Kıyametin büyük alametlerinden daha başkaları da vardır. Örneğin Mehdi (as)'ın gelmesi gibi . Bütün bu olaylar sahih haberlerin getirip söylediği gibi haktırlar ve gerçekleşeceklerdir. (Fıkhı Ekber Tercümesi, İmamı Azam Ebu Hanife, Hazırlayan Ali Rıza Kaşeli, s. 99)
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi yayınlarında ise, bu konunun Ehl-i sünnet inancında bir itikad konusu olduğu şöyle açıklanmaktadır:
Ehli sünnet mezhepleri Hz. İsa'nın yeryüzüne kıyamete yakın bir dönemde geri geleceğine, Deccal'in çıkışından sonra yeryüzüne ineceğine, Deccal'i öldüreceğine, domuzları öldüreceğine, namaz kılarken Kabe'ye yöneleceğine ittifak etmişlerdir. Bu konudaki muhalefeti sapıklık sayarlar. (Mezhepler Arasındaki Farklar, El Fark Beynel Fırak, El İmam Ebu Mansur Abdulkadır b. Tahir b. Muhammed el Bağdadi, Önsöz ve Notlarıyla Çeviren Prof. Dr. Ethem Ruhi Fığlalı, Türk Diyanet Vakfı Yayınları, s. 253, 270)
Ehl-i sünnet inancına göre İslam akaidinde on büyük kıyamet alameti sabittir. Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi de bu alametlerdendir. Bu alametleri herkes bilir ve bunların inkarı mümkün değildir.
Hatırlatmak gerekir ki Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelmesi konusu Osmanlı zamanında da büyük önem arz etmiştir. Genel olarak Ehl-i sünnet inancının hakim olduğu Osmanlı'da Osman Gazi, Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi tüm büyük devlet adamları Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin geleceğine inanmışlardır. Osmanlı'nın bir cihan devleti kurması ve dünyanın süper gücü haline gelmesinden bu inanca sahip olunmasının büyük etkisi olmuştur.
Ayrıca Kuran'da Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'i, Hz. İsa'yı, Hz. Musa'yı, Hz. İbrahim'i, Hz. Yakup'u, Hz. İsmail'i, Hz. Nuh'u ve diğer peygamberleri öven yüzlerce ayet vardır. Hz. İsa'yı övmek, O'na olan sevgimizi anlatmak, yeniden geleceğini söyleyerek Müslümanları müjdelemek Hıristiyanlık propagandası değildir. Aynı şekilde Hz. İbrahim'i, Hz. Musa'yı övmek, sevdiğimizi söylemek de Yahudilik propagandası olmaz. Bilakis bunların her biri, İslamiyet'in esaslarındandır. Ve bir ibadettir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'i de bütün peygamberlerimizden daha çok severiz. Bu da bir ibadettir. Bu mübarek peygamberlerin övülmesinin ve sevilmesinin karşısında olan Deccali sapkın inançlara karşı uyanık olunması ehemmiyetlidir.