Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7086 tanesi Türkçe, toplam 8304 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Nehirlerin vahşi canlılarından olan timsahın yavrusuna gösterdiği özen oldukça şaşırtıcıdır. Timsah, yumurtalarının gelişimi için önce bir çukur kazar. Ancak bu çukurda ısı hiçbir zaman 300C'yi geçmemelidir. Çünkü bu sıcaklığın biraz artması, yumurta içindeki yavruların hayatını tehdit edecektir. Timsah, bu iş için önceden bir tedbir almış ve yumurtalarını yerleştirdiği çukurların yerini fazla güneş ışığı almayacak şekilde ayarlamıştır. Ancak bu tek başına yeterli bir önlem olmayabilir. Anne timsah bu ihtimalden haberdarmış gibi yumurtalarını sabit sıcaklıkta tutabilmek için olağanüstü bir çaba harcar.
Bazı timsah türleri ise çukur kazmak yerine, serin suyun üzerine ottan bir yuva inşa ederler. Buna önleme rağmen eğer yuvadaki ısı yükselirse, bu defa üzerine üre serperek ortamı serinletirler. Yumurtaların kırılma aşamasında yuvadan oldukça kuvvetli sesler gelmeye başlar. Bu sesler anne için kritik anın geldiğini bildiren uyarıdır. Anne timsah hemen yumurtaları açığa çıkartır. Yavruların dışarı çıkma çabasına dişlerini adeta bir cımbız gibi kullanarak yardım eder. Doğan yavrular için en güvenli yer, annelerinin ağzında bulunan ve özel olarak bu iş için yaratılmış olan, yaklaşık yarım düzine yavruyu barındırabilecek kapasitedeki koruyucu kesedir.
Bilinçli bir insan için doğada görülen mükemmel uyum, üstün bir Yaratıcı'nın varlığının delillerini açıkça ortaya koyar. Yani göklerdeki ve yerdeki herşeyin Yaratıcısı olan Allah'ın apaçık varlığının delillerini...
Allah'ın Rızasının En Fazlasını Seçmek Ne Demektir?
Bulunduğunuz yer dev bir sel felaketiyle karşı karşıya kalınca ne yaparsınız? En üst kata çıkarak kurtulmayı mı beklersiniz, yoksa sular yükseldikçe katları birer birer mi çıkarsınız? En üst kata çıkarken merdivenleri koşarak mı yoksa yavaş bir şekilde yürüyerek mi çıkarsınız? Böyle bir anda kişiyi kurtaracak alternatiflerden en süratli sonuca ulaştıracak olanı tercih etmek hiç kuşkusuz ki en akılcı tavırdır. Bunun aksi bir alternatif düşünülemez. Mümin de elindeki her türlü maddi ve manevi imkanını, yaşamının her saatini hatta her saniyesini Allah'ın rızasına uygun olduğunu düşündüğü bir şekilde değerlendirir. Bunu yaparken karşısına çıkan alternatifler arasında bir seçim yapmak durumunda kalırsa, akıl ve vicdan kullanarak hareket eder yani Allah'ın en hoşnut olacağını umduğu şekilde davranır. Allah'ın rızasını gözeterek bir iş yapmak, Allah'ın rızasının en fazlasına uygun davranmaktır. Allah Kuran'da şöyle bildirmiştir:
Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlar ise; Biz gerçekten en güzel davranışta bulunanın ecrini kayba uğratmayız. (Kehf Suresi, 30)
Ren geyikleri sürekli hareket halinde olan canlılardır. Onları bu derece hareketli kılan neden, besin aramalarıdır. Temel besin kaynakları, kolay sindirilebilen likenlerdir. Fakat likenler yavaş büyürler. Geyiklerin kışlık alanları genellikle likenlerin çok bol olduğu ve karın az bulunup besine kolay ulaşılan yerlerdir. Kışın bu özellikteki alanlara gidilir. Yazın ise yeni doğmuş yavruların sütle beslenebilmeleri için, Ren geyiğinin protein ve minerallerle beslenip süt üretmesi gerekir. Likenlerde bu protein yoktur. Besinlerin özellikleri; bulundukları enleme, yüksekliğe ve toprağın özelliklerine göre değişir. Yüksek enlemdeki bitkiler hem protein ve mineral bakımından zengin hem de kolay sindirilebilir özelliktedir. Ancak bu, her mevsim için geçerli değildir; sadece yaz sezonunun başında bitkiler bu özellikleri taşırlar. Ren geyikleri bundan haberdar gibi davranarak, yazın başlamasıyla beraber bu alanlara giderler.
Yaz ilerledikçe bu bitkilerin besin değerleri de gittikçe azalır. Isı düşüp yerler karla kaplanmaya başladığında en uygun besin yine likenlerdir ve bu nedenle kışlık alanlara doğru geri göç başlar. Bu canlıların bir botanikçi, bir coğrafyacı gibi düşünüp, hangi enlemde hangi bitki ne zaman yetişiyor, bu bitkinin içeriğini ne oluşturuyor, kendisinin hangi besin kaynağına ihtiyacı var ve o bölgeye ulaşmak için hangi yöne doğru gitmesi gerekiyor gibi soruların cevaplarını bilmeleri imkansızdır. Fakat bu canlıların tamamı yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli olan davranışları eksiksiz yerine getirmektedirler. Bu durum davranışlarının kendilerine sürekli olarak ilham edildiğini açıkça göstermektedir.
Yüce Allah yarattığı varlıkları sonsuz merhametiyle koruyandır. Bedenlerinin eksiksizce yaşam koşullarına uygun yaratılmasının yanında, geyiklerin hareketlerini de Allah kesintisizce an an ilham etmektedir. Bu canlılar Allah'ın ilhamıyla yaşamlarını sürdürürler ve her biri Allah'ın sonsuz kudretinin birer delilidir.
Elinizde Tuttuğunuz Derginin Her Bir Sayfası Milyarlarca Atomdan Oluşur
Hava, su, dağlar, hayvanlar, bitkiler, vücudunuz, oturduğunuz koltuk, kısacası en ağırından en hafifine kadar gördüğünüz, dokunduğunuz, hissettiğiniz her şey atomlardan meydana gelmiştir. Elinizde tuttuğunuz derginin her bir sayfası milyarlarca atomdan oluşur. Atomlar öyle küçük parçacıklardır ki, en güçlü mikroskoplarla dahi bir tanesini görmek mümkün değildir. Bir atomun çapı ancak milimetrenin milyonda biri kadardır. Bu küçüklüğü bir insanın gözünde canlandırması pek mümkün değildir. O yüzden bunu bir örnekle açıklayalım: Elinizde bir anahtar olduğunu düşünün. Kuşkusuz bu anahtarın içindeki atomları görebilmeniz mümkün değildir. Atomları mutlaka görmek istiyorum diyorsanız, elinizdeki anahtarı dünyanın boyutlarına getirmeniz gerekecektir. Elinizdeki anahtar dünya boyutunda büyürse, işte o zaman anahtarın içindeki her bir atom bir kiraz büyüklüğüne ulaşır ve siz de onları görebilirsiniz. Yine bu küçüklüğü kavrayabilmek ve her yerin nasıl atomlarla dolu olduğunu görebilmek için bir örnek daha verelim:
Tek bir tuz tanesinin tüm atomlarını saymak istediğimizi düşünelim. Saniyede bir milyar (1.000.000.000) tane sayacak kadar hızlı olduğumuzu da varsayalım. Bu olağanüstü beceriye karşın, bu ufacık tuz tanesi içindeki atom sayısını tam olarak tespit edebilmek için beşyüz yıldan fazla bir zamana ihtiyacımız olacaktır. Bu derece küçük olmasına rağmen atomun içinde evrende gördüğümüz sistemle kıyaslanabilecek kadar kusursuz, eşsiz ve kompleks bir sistem bulunmaktadır.
Atomdaki bu muhteşem yapı, üstün güç sahibi olan Rabbimiz'in mükemmel yaratmasıdır. (Jean Guitton, Tanrı ve Bilim, Simavi Yayınları, 1993, s. 62)
Hadis
"... Bir şey isteyince Allah'tan iste. Yardım talep edeceksen Allah'tan yardım dile. Zira kullar, Allah'ın yazmadığı bir hususta sana faydalı olmak için biraraya gelseler, bu faydayı yapmaya muktedir olamazlar. Allah'ın yazmadığı bir zararı sana vermek için biraraya gelseler, buna da muktedir olamazlar." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 314)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi20. sayı (Şubat 2006) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.318 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;