 |
Müminler Nelere Dua Ederler?
Yapılan işlerin ve ibadetlerin Allah Katında kabul edilmesi için:
İbrahim, İsmail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz, Sen işiten ve bilensin"; (Bakara Suresi, 127)
Allah'a tam teslim olabilmek için:
"Rabbimiz, ikimizi Sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan Sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin." (Bakara Suresi, 128)
"Basiret" Ne Demektir?
Kişinin bir konunun özünü kavrama gücü, gerçeği tüm detaylarıyla görebilme kabiliyeti ve ileri görüşlülüğüdür.
Müslüman Nasıl Konuşmalıdır?
Her an Allah ile Beraber Olduğunu Bilerek Konuşur
İnsan Allah'ın dilemesiyle var olmuştur; yaptığı her iş gibi, söylediği her söz de ancak Allah'ın izniyle ve kudretiyle oluşmaktadır. Öyleyse insan, yaptığı her davranışta olduğu gibi, konuştuğu her an da kendisini yaratan Yüce Rabbimiz'in huzurunda olduğunun şuurunda olmalıdır. Müslüman konuşurken de bu şuuru kaybetmez, sözlerine her an Allah'ın şahit olduğunu bilir ve O'nun razı olmayacağı şekilde konuşmaktan sakınır.
Bilgi Sahibi Olunmayan Konuda Tartışmamak
Kuran'da, "... İnsan, herşeyden çok tartışmacıdır" (Kehf Suresi, 54) ayetiyle nefsin önemli bir özelliği haber verilir. Başka ayetlerde ise bu özelliğin inkar edenler üzerindeki tecellisi şöyle anlatılır:
Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. Dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma-konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. (Zuhruf Suresi, 57-58)
İnkarcıların bu tartışma eğilimi, ilk başta göründüğü gibi farklı fikirlerin değerlendirilerek doğrunun bulunması amacından değil, sadece ve sadece nefsani bir karşı çıkma hırsından kaynaklanır. Kuran ahlakından uzak kişilerin tartışmalarında, kimse karşı tarafın fikrini değerlendirip doğruyu bulmaya çalışmaz. Yalnızca kendi fikrini galip getirmeye ve karşı tarafı ezmeye çalışır. Düzenledikleri hemen her tartışmanın yüksek bir ses tonunda, gerilmiş yüz ifadeleriyle geçmesi ve hatta kimi zaman kavgaya dönüşmesinin nedeni budur.
En hatalı olanı ise, hakkında hiçbir bilgileri olmayan konularda tartışmalarıdır. Örneğin son derece bilgisiz oldukları din konusunda sürekli müminlerle tartışmak istemeleri bunun en çarpıcı örneğidir. Bir ayette, konuya şöyle dikkat çekilir:
İşte sizler böylesiniz; hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp-duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz. (Al-i İmran Suresi, 66)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 20. sayı (Şubat 2006) 41. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.006 kez incelendi.
|
 |
|