 |
Kavimlerin helakı yazı dizimizin üçüncü ve son bölümünü yayınladığımız bu sayımızda, Nuh, Tubba ve Ress kavimlerinin helak olayları incelenmektedir. Bu vesile ile tüm iman sahipleri, geçmiş kavimlerin helak olaylarını birer ibret vesilesi olarak değerlendirmeye ve insanın Allah karşısında ne denli aciz ve zayıf olduğunu düşünmeye davet edilmektedir.
Tarihte Nuh Kavmi
"Bundan önce Nuh kavmini de (ykıma uğrattık). Çünkü onlar da fasık bir kavim idi." (Zariyat Suresi, 46)
Nuh Tufanı Nerede Olmuştur?
Allah Kuran'da detaylı olarak açıklanan Nuh kavmini, iman etmemelerinin sonucunda yaptıklarının karşılığı olarak dünya hayatında büyük bir tufan ile cezalandırmıştır.
Nuh Tufanı'nın gerçekleştiği yer olarak Mezopotamya Ovası gösterilir. Bu bölgede tarihte bilinen en eski ve en gelişmiş uygarlıklar kurulmuştur. Ayrıca bu bölge, Dicle ve Fırat Nehirlerinin ortasında yer alması sebebiyle, coğrafi olarak büyük bir su baskınına uygun bir zemin teşkil etmektedir. Tufan'ın etkisini artıran sebeplerden biri, büyük bir ihtimalle, bu iki nehrin yataklarından taşıp bölgeyi etkisi altına almış olmasıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)
Nuh Tufanı Tarihi Kaynaklarda Nasıl Geçmektedir?
Mezopotamya Ovası'nın Tufan'ın gerçekleştiği yer olarak kabul edilmesinin ikinci bir sebebi de tarihseldir. Bölgedeki birçok medeniyetin kayıtlarında, aynı dönemde yaşanmış bir Tufan'ı anlatan çok sayıda belge ortaya çıkarılmıştır. Nuh Kavmi'nin helak edilmesine tanık olan bu medeniyetler, bu felaketin oluş biçimini ve sonuçlarını tarihsel kayıtlara işleme ihtiyacı hissetmiş olmalıdırlar. MÖ 3000 yılları civarında gerçekleştiği düşünülen Tufan'ın yer aldığı kaynakların çoğunluğunun Mezopotamya kökenli olduğu da bilinmektedir. En önemlisi de arkeolojik bulgulardır. Bunlar, bu bölgede gerçekten de büyük bir su baskınının meydana geldiğini göstermektedir. Bu su baskını, bölgede bulunan uygarlığın bir süre için duraklamasına neden olmuştur. Yapılan kazılarda böylesine büyük bir felaketin açık izleri toprağın altından çıkartılmıştır.
Nuh Kavmi Neden Helak Oldu?
Hz. Nuh, Allah'ın ayetlerinden uzaklaşarak O'na ortaklar koşan kavmini, sadece Allah'a kulluk etmeleri ve sapkınlıklarından vazgeçmeleri konusunda uyaran ve bu konuda büyük bir sabır gösteren kutlu bir peygamberdir. Ancak kavmine din ahlakına uymaları konusunda defalarca öğüt verdiği ve onları Allah'ın azabına karşı birçok kez uyardığı halde, onlar Hz. Nuh'u yalanlamışlar ve şirk koşmaya devam etmişlerdir. Nuh kavminin kendilerine yapılan tebliğ süresince gösterdikleri ve Allah'ın kendilerine azap göndermesine neden olan çirkin tavırlar ayetlerde şöyle bildirilmiştir:
Allah'a Ortak Koşmaları
"Ve dediler ki: Kendi ilahlarınızı bırakmayın; bırakmayın ne Vedd'i, ne Suva'ı, ne Yeğus'u, ne Ye'uk'u ve ne de Nesr'i." (Nuh Suresi, 23)
Tebliğe Rağmen İnkarda Diretmeleri
"Andolsun, Biz Nuh'u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi. Böylece Biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk." (Ankebut Suresi, 14-15)
Peygamberlere Karşı Gelmeleri
"Gemiyi yapıyordu. Kavminin ileri gelenleri kendisine her uğradığında onunla alay ediyordu. O: "Eğer bizimle alay ederseniz, alay ettiğiniz gibi biz de sizlerle alay edeceğiz" dedi." (Hud Suresi, 38)
Peygamberle Mücadele Etmeleri
"Bunun üzerine, kavminden inkâra sapmış önde gelenler dediler ki: "Bu, sizin benzeriniz olan bir beşerden başkası değildir. Size karşı üstünlük elde etmek istiyor. Eğer Allah (öne sürdüklerini) dilemiş olsaydı, muhakkak melekler indirirdi. Hem biz geçmiş atalarımızdan da bunu işitmiş değiliz." (Mü'minun Suresi, 24)
Büyüklenmeleri
"Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip-direttiler." (Nuh Suresi, 7)
Nuh Kavmi Nasıl Helak Oldu?
Allah'a ve gönderdiği kutlu peygambere karşı gösterdikleri çirkin cesaret nedeniyle Rabbimiz, Hz. Nuh'a, bir gemi inşa etmesini, çünkü inkar edip zulmedenlerin suda boğularak azaplandırılacaklarını ve yalnızca iman edenlerin kurtarılacağını haber vermiştir. (Hud Suresi, 37) Nuh kavminin inkarda diretmesi sonucu Allah Katından gönderilen tufan ayetlerde şöyle haber verilmiştir:
"Biz, bardaktan boşanırcasına akan bir su ile göğün kapılarını açtık. Yeri de coşkun kaynaklar halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı birleşti. Ve onu da tahtalar, çiviler (ile inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık." (Kamer Suresi, 11-13)
"Sonunda emrimiz geldiğinde ve tandır feveran ettiği zaman, dedik ki: 'Her birinden ikişer çift (hayvan) ile aleyhlerinde söz geçmiş olanlar dışında, aileni ve iman edenleri ona yükle.' Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti." (Hud Suresi, 40)
Ress Halkı
"Biz zulmedenlere acıklı bir azab hazırladık. Ad'ı ,Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri(yok ettik). Biz(onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik". (Furkan Suresi, 37-39)
Ress halkı, Kuran'da "Kuyu halkı, kuyu etrafında yaşayan halk" anlamında kullanılan bir tabirdir. Kur'an-ı Kerim'de "Ve Add, Semûd ve Ress halkı ve bunların dışında kalan bir çok kavimleri (helâk ettik)" (Furkan Suresi, 38) şeklinde geçen Ress halkı, Allah'ın varlığını tasdik etmeye davet edildikleri halde bu mesaja kulak vermediklerinden dolayı helâk edilen topluluklar arasında sayılmaktadır. "Onlardan başka Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi peygamberlerini) yalanlamıştı." (Kaf Suresi, 12) diye Kur'an'da anlatılan, peygamberlerini yalanlayan bu zalim kavimlerden biri olan Ress halkı, örülmemiş kuyu halkı anlamına gelmektedir. Kesin olmasa da bu halkın Antakya'da yaşadığı bilinmektedir.
Tubba Kavmi
Tubba Kavmi Ne Zaman Yaşamıştır?
"Tubba" Yemen (Himyer) hükümdarları için kullanılan bir sıfattır. Onlar, Sebe kavminin bir boyu idiler. Ad kavminden farklı bir kavim olan Tubba kavmi (İzzet, Derveze, Tefsir, c.1, s.335) , M.Ö. 115'te Sebe ülkesinde iktidara gelmiş ve M.S. 300'e kadar da iktidarı elinde tutmuştur.
Peygamberi Yalanlamaları
Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud (kavmi) de yalanladı. Ad, Firavun ve Lut'un kardeşleri, Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Hepsi elçileri yalanladı; böylece Benim tehdidim (onların üzerine) hak oldu. (Kaf Suresi, 12-14)
Günahkar Bir Kavim Olmaları
"Onlar mı hayırlı, yoksa Tubba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları yıkıma uğrattık. Çünkü onlar, suçlu-günahkardı." (Duhan Suresi, 37)
Helakı 'Sadece Geçmiş Kavimlerin Başına Gelmiş Olaylar' Olarak Görmek Büyük Yanılgıdır
Dünya hayatının sonu olan helak olayları, aynı zamanda ahiretteki sonsuz hayatın da başlangıcıdır. Helaktan sonra tevbe etme imkanı ve kurtuluş yoktur. Sadece azap üzerine azap vardır. Yani dünyevi bir ceza olan helak olayının ardından bu kişiler için ahirette ebedi cehennem azabı başlar.
Günümüzde de geçmiş kavimlerin düştükleri duruma düşmemek için, yaşadıkları helak olaylarından ders çıkarılması gereken birçok hikmet bulunmaktadır.
Bu hikmetleri ve elçilerin yaptığı tebliğleri görmezden gelen kişilerin ahiret günü düştükleri durum bir ayette şöyle bildirilmiştir:
"Onlar, onun tevilinden başkasına bakmazlar mı? Onun tevilinin geleceği gün, daha önce onu unutanlar, diyecekler ki: "Gerçekten Rabbimiz'in elçileri bize hakkı getirmişlerdi. Şimdi bize şefaat edecek şefaatçiler var mıdır? Veya geri çevrilsek de işlediklerimizden başkasını yapsak." Gerçek şu ki onlar, kendilerini hüsrana uğratmışlardır, uydurmakta oldukları şeyler de kendilerinden uzaklaşıp kaybolmuşlardır." (Araf Suresi, 53)
Ahiret günü helak edilenlerin durumuna düşmemek için yapılması gereken, bu kıssalar üzerinde samimi bir şekilde düşünmek, içerdikleri derin hikmetleri anlamaya çalışmak olmalıdır. Allah'a inanan herkes, geçmiş kavimlerin Kuran'da bildirilen bu hatalarından ibret alıp, Kuran ahlakına uygun bir şekilde yaşamalı; bunun sonucunda Allah'ın hem dünyada hem de ahirette kendilerine rahmet etmesi için dua etmelidirler. Bununla ilgili olarak bir Kuran ayetinde şöyle buyrulmuştur:
"Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır..." (Yusuf Suresi, 111)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 20. sayı (Şubat 2006) 28. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.660 kez incelendi.
|
 |
|