Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7608 tanesi Türkçe, toplam 8942 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bunları Biliyor musunuz? İlmi Araştırma Sayı 23 - TÜRKÇE
Mayıs 2006
Bitkilerin Sudan Korunmaları Gerektiğini Biliyor musunuz?
Yaprakların dış yüzeyleri cilalı ve ince bir tabakayla kaplıdır, bu sayede bitkiler sudan korunur. Bu korunma zorunludur; çünkü havadan emilen ve bitkinin yaşaması için gerekli olan karbondioksit, yaprak hücrelerinin aralarında bulunur. Eğer bu hücrelerin arası suyla dolu olsaydı o zaman karbondioksit oranı azalacak ve bitkilerin yaşaması için gerekli olan fotosentez işlemi yavaşlayacaktı. Ama yaprak yüzeylerindeki ince tabaka sayesinde bu tehlike önlenir ve bitkiler rahatlıkla fotosentez yapabilir.
Rahman olan Allah'ın yarattığı herşey mükemmel yapılara sahiptir. Bu gerçeğin en büyük delillerinden biri de yaprakların korunma sisteminde olduğu gibi yeryüzünde bulunan herşeyin ince detaylarla yaratılmasıdır.
Hadis
Dünyanızı ıslah ediniz. Yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışınız. Hz. Muhammed (sav)
Yavru Geyiklerin Düşmanlarından Nasıl Korunduklarını Biliyor musunuz?
Geyik yavruları diğer birçok canlının yavrularına oranla daha güçsüzdürler. Doğumdan sonra hemen ayağa kalkmalarına rağmen yürüyemezler. Peki bu canlılar düşmanlarından nasıl korunurlar?
Gizlenme, annesi gibi hızlı koşabilene kadar yavru geyiklerin en iyi savunmasıdır. Vücutlarının rengi ve desenleri sayesinde bulundukları ortamda adeta görünmez hale gelirler. Anne geyik, ormanlık bölgenin çalılıkları içinde benekli yavru geyiği gizler. Yavru geyiğin kırmızımsı kahverengi postunun üzerindeki beyaz benekler güneş ışığıyla karışır; ayrıca annesi uzakta olduğunda yavru geyik hareketsiz uzanarak bekler. Anne geyik de genel olarak yavrunun yakınlarında bir yerlerdedir fakat dikkati yavrunun üzerine çekmemek için kısa ziyaretler dışında yanına çok fazla yaklaşmaz. (Russell Freedman, How Animals Defend Their Young, s.47-48)
Anne geyik yavrusunu gizleyerek koruması gerektiğini nereden bilmektedir? Yavru geyik ise derisinin renklerinin, bulunduğu ortama uyum sağladığını ve hareketsiz kaldığında düşmanlarının kendisini göremeyeceğini nasıl öğrenmiştir? Elbette ki bunları bu canlılara, her canlıyı koruyan, hepsinin ihtiyaçlarını bilen Yüce Allah ilham etmektedir.
Mutasyonlar canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan DNA molekülünde, radyasyon veya kimyasal etkiler sonucunda meydana gelen kopmalar ve yer değiştirmelerdir. Aynı zamanda mutasyonlar DNA'yı oluşturan nükleotidleri (A, T, G ve C harfleri ile ifade edilen molekülleri) tahrip eder.
Mutasyonların bu olumsuz etkisi, çoğu zaman hücrenin tamir edemeyeceği boyutlarda olur. Dolayısıyla mutasyon, evrimcilerin iddia ettiği gibi canlıları daha gelişmişe ve mükemmele götürmez. Mutasyonların net etkisi zararlıdır. Mutasyonların sebep olacağı değişiklikler ancak Hiroşima, Nagazaki veya Çernobil'deki insanların uğradığı türden değişiklikler (yani ölümler ve sakat insanlar) olabilir.
Beynimizin Suyun İçinde Yüzdüğünü Biliyor musunuz?
Hem hassas bir yapısı hem de çok önemli görevleri olan beyin, vücut içinde çok yönlü bir korumaya alınmıştır. Bunlardan en dikkat çekici olanı, beynimizin bir sıvı içinde yüzüyor olmasıdır. Beyin yaklaşık 1,5 kg'lık bir ağırlığa sahiptir. Eğer beyin bir sıvının içinde bulunmasaydı ve direkt olarak kafatasına temas etseydi kendi ağırlığının altında ezilirdi. Bu da beyindeki hayati merkezlerde bir baskı oluşmasına, dolayısıyla ölüme sebebiyet verebilirdi. Ancak böyle bir sorunla -hastalık halleri dışında- karşılaşılmaz. Çünkü beynimizin kendi ağırlığı -yüzdüğü sıvının içinde iken- 1400 gr'dan 50 gr'a kadar düşer. Yani beyinde ağırlığı otuzda bire kadar düşüren olağanüstü bir sistem vardır. Bu sistem sonsuz güç sahibi olan Rabbimiz'in yaratılış delillerinden sadece bir tanesidir.
Nefsinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz?
Yüce Allah'ın Kuran'da, haber verdiği önemli bilgilerden biri her insanın "nefis sahibi" olduğudur. Arapçada "insanın kendisi" anlamına gelen nefis, benlik kelimesiyle de tanımlanabilir.
Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene', sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun). Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. (Şems Suresi, 7-10)
Ayette de bildirildiği gibi kötülük her insanın nefsinde vardır. Bu kötülükten ancak nefsinin temizlenip arınması için çaba harcayanlar kurtulacaktır. Müminler nefislerindeki kötülüklere teslim olmaz, Allah'ın ilham ettiği şekilde ondan sakınırlar. Nefis sürekli olarak insan'a Allah rızasının dışına çıkmasını emreder ve dünya hayatını süslü ve çekici göstermeye çalışır. Fakat iman sahipleri üstün güç sahibi olan Rahman'dan korkup sakındıkları için nefislerinin bu "şaşırtıp-saptırıcı" özelliğine aldanmazlar. Karşılaştıkları her durumda vicdanlarına uyar, Kuran ahlakına uygun davranışlar sergilerler. Bu da zamanla imani olgunluklarının artmasına ve Allah'ın izniyle nefislerinin kötülüklerinden kolaylıkla sakınmalarına vesile olur.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi23. sayı (Mayıs 2006) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 956 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;