Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7086 tanesi Türkçe, toplam 8304 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bediüzzaman Said Nursi'nin Talebelerinden Salih Özcan Hocaefendi ile Sohbet... - TÜRKÇE
Mayıs 2006
Bediüzzaman'ın Talebesine Müjdesi: "Ben Mehdi'yi görmeyeceğim ama sen göreceksin"
Dergimizin geçen ayki sayısında Bediüzzaman Said Nursi'nin günümüzde yaşayan talebelerinden Mehmet Kırkıncı Hocaefendi'yi sizlere tanıtmış ve kendisinin Hz. Mehdi ile ilgili izahlarına yer vermiştik. Bu ay ise Bediüzzaman'ın halen yaşamakta olan az sayıdaki talebelerinden bir diğeri olan Salih Özcan Hocaefendi ile gerçekleştirdiğimiz sohbetin bir bölümünü yayınlıyoruz. Kavacık'taki evinde kendisini ziyaret ettiğimiz Salih Özcan Hocaefendi'den Üstad Hazretleri'nin hayatı, mücadelesi ve ahir zamana dair müjdeleriyle ilgili şevk ve heyecan verici birçok bilgiyi öğrenme imkanı bulduk. Bediüzzaman ile bizzat tanışma ve sohbetlerine katılmış olma şerefine mazhar olmuş, tüm hayatını Kuran ahlakını yaşama ve Risaleleri yayma amacıyla geçirmiş Seyyid Salih Özcan Hocaefendi'nin dilinden Bediüzzaman'ı dinlemek, özel sohbetlerinde kendisine bahsettiği müjdeli olayları öğrenmek istiyorsanız, işte Salih Özcan ile sohbetimizden bir bölüm...
Siz onunla beraber birçok zamanlar geçirmiştiniz, çok anılarınız vardır; bize anlatır mısınız? Üstad Hazretleri nasıl bir insandı?
Üstad çok zeki bir insandı, çok alim bir insandı. Bana dedi ki; "Ben yetmiş kitabı ezbere biliyorum, unutmamak için de her sene onları kafamdan tekrarlıyorum." Ben dedim "nasıl tekrarlıyorsunuz?" O da dedi ki; " mesela Buhari kitabı 4 cilttir, ben onu bir kitap olarak sayıyorum; mesela Müslim kitabı 2 cilttir, ben onu bir kitap sayıyorum, bunun gibi ciltler olan kitapların hepsini birer kitap sayıyorum." dedi. Tabii böyle olunca hafızasındaki kitapların sayısı 70 değil belki de 700 oluyor. MaşaAllah bu derece büyük bir hafızaya sahipti. Hatta bir gün birisi sohbet için gelmişti, Üstad ona, "nerelisin sen" diye sordu. O da "efendim, ben felanca yerdenim, ismim de şudur…" dedi. Üstad hemen onu hatırladı ve " Hatırladım tamam" dedi, "sen, birinci Cihan Harbinde, bana bir mektup getirmiştin değil mi?" diye sordu. O da "evet efendim" dedi. Aradan yaklaşık 50 sene geçmesine rağmen Üstad hazretleri onu tanımıştı. Unutmamıştı.
Ahir zamanı yaşadığımız bu günlerle ilgili olarak Üstad Hazretlerinin müjdeleri var mıydı?
Tabii ki, 'ihtiyar kadınların dinlerine bağlanması gibi siz de dininize bağlanın' hadisini hatırlatırdı hep, çünkü ihtiyar kadınlar dinlerine çok bağlıdırlar ve çok dindar olurlar. Bu zamanda bizim de bu şekilde olmamız gerektiğini söylemişti, bu zamanlara işaret ederek...
Ayrıca bu konuda hiç unutmayacağım bir hatıram da vardır. Üstad Hazretlerini bir ziyaretimde, o dönemin muhterem bir zatının Hz. Mehdi ile ilgili soruların olduğu bir mektup okuyordu, ben de "Hz. Mehdi hakkında çeşitli sorular sordum, Üstad hazretleri bana "Keçeli ben Mehdi'yi görmeyeceğim ama sen göreceksin" dedi. Hatta bu esnada ben Üstad Hazretlerinin dizinin dibinde oturuyordum, tam "sen göreceksin" derken kafama dokunarak bu konunun önemini ve unutmamamı tembihledi. "Onun vazifesi ne olacak" diye
sordum, Risale-i Nur onun (Mehdi'nin) programı olacak diye cevap verdi.
(Bu sohbet, Üstad Hazretleri tarafından "Seyyid Salih" olarak adlandırılan Salih Özcan Hocaefendi'nin İstanbul Kavacık'taki evinde 13 Nisan 2006 tarihinde gerçekleştirilmiştir.)
Bediüzzaman Said Nursi'nin Seyyid Salih Özcan Hakkında Yazdıkları…
"Çok muhterem kardeşimiz Sâlih, Üstadımız sana ve iki dindar ve hakiki milletvekillerine çok selâm ve dua eder, sana ve onlara "Bin bârekâllah" der. Üstadımız diyor ki: "Ben çok zaman evvel bekliyordum ki, Urfa tarafında Nurlara karşı kuvvetli eller sahib olmağa çıksın. Çünki orası hem Anadolu'nun, hem Arabistan'ın, bir nevi merkezi hükmündedir. Nurlar orada yerleşse, o üç memlekette intişarına (yayılmasına) vesile olur. Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükrediyorum ki, Seyyid Sâlih gibi gençliğin bir kahramanı ve o havalinin (çevrenin) çok kıymetdar ve hamiyetkâr (onurlu) ve dindar iki milletvekili Nurlara sahib çıkmağa başladılar."www.nurpenceresi.com
"Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükrediyorum ki, Seyyid Sâlih gibi gençliğin bir kahramanı... Nurlara sahip çıkmaya başladılar." (Bediüzzaman Said Nursi)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi23. sayı (Mayıs 2006) 30. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 2.024 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;