 |
Beğenilmeyen Bir Şeyi İnfak Etmemek
İnfak, Allah rızasını kazanmak için yapılan harcamadır. Müminler için manevi bir arınma ve temizlenme vesilesidir. İnsan sevdiği, değer verdiği şeyleri yalnızca Allah dilediği için, O'nun hoşnutluğunu kazanmak için seve seve gözden çıkarıyor, feda ediyorsa ancak o zaman yaptığı infakın Allah Katında bir anlam ve değer kazanmasını umut edebilir. Mümin bu şekilde Allah'ın rahmet ve hoşnutluğunu dünyadaki hiçbir şeye değişmeyeceğini kanıtlamış olur. Bu davranışıyla, Allah'ın rızasını ve rahmetini kazanmaya muhtaç olduğunu, sonsuz rahmet sahibi Yüce Allah herşeyden münezzeh olduğunu ifade etmiş olur. Bir ayette şöyle buyrulur:
Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır. (Bakara Suresi, 267)
Allah infak olarak, hoşlanmadığı, zaten başından savmak istediği hatta hakir gördüğü şeyleri vermeye kalkışmayı ayetlerde menetmiştir. Görünürde infak etmiş olmak maksadıyla böyle bir hareket yapmak kişiye Allah Katında bir şey kazandırmayabilir. (En doğrusunu Allah bilir) Bu yüzden mümin yukarıdaki ayette bildirilen ve Kuran ahlakına aykırı olan bu tür bir davranıştan titizlikle sakınmalıdır.
Hastalık ve Zorluk Anında Müminin Tavrı Nasıl Olur?
Müminler, dünyada Allah'ın insanları zorluklarla ve hastalıklarla denediğini bilirler. Bu nedenle en şiddetli hastalıkla veya zorlukla karşılaşsalar bile, daima tevekküllü ve sabırlı davranırlar, hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmazlar. Hastalığı ve zorluğu yalnızca Allah'ın giderebileceğini bilerek Allah'a yönelirler. Gösterdikleri bu güzel tavırların karşılığına dünyada ve ahirette kavuşmayı Allah'tan umarlar. Allah, Bakara Suresi'nde müminlerin başlarına gelen zorluklara karşı gösterdikleri güzel tavrı şöyle bildirir:
Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz." Rablerinden bağışlanma (salat) ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır. (Bakara Suresi, 155-157)
Müminler Nelere Dua Ederler?
Allah’tan tertemiz ve hayırlı bir soy için:
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Rabbim, bana Katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin" dedi. (Al-i İmran Suresi, 38)
Allah’ın merhameti için:
Ve de ki: "Rabbim bağışla ve merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın." (Müminun Suresi, 118)
“Vakar” Ne Demektir?
Vakar, ağırbaşlı, olgun olma ve ölçülü davranma anlamlarına gelmektedir.
Müslüman Nasıl Konuşmalıdır?
İşlerin Allah'ın Dilemesi ile Olacağını Bilerek Konuşmak
Müminlerin konuşma üslubunda dikkat çeken özelliklerden biri yapacakları bir işten bahsederken 'Allah dilerse' ya da 'İnşaAllah' diyerek konuşmalarıdır. Bir işi yapmaya karar verdiklerinde bu yönde gerekli olan tüm teknik tedbirleri alırlar. Ama bu olayın ancak Allah'ın dilemesiyle gerçekleşebileceğini de unutmazlar. İnsan bir şeyi ne kadar çok yapmak istese de, bunun için gereken herşeyi yapsa da Allah dilemedikçe o olay gerçekleşmez. Allah Kuran'da müminlere bu konuyu şöyle hatırlatır:
Hiçbir şey hakkında: "Bunu yarın mutlaka yapacağım" deme. Ancak: "Allah dilerse" (inşaAllah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir." (Kehf Suresi, 23-24)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 25. sayı (Temmuz 2006) 58. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 622 kez incelendi.
|
 |
|