Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10643 tanesi Türkçe, toplam 13224 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Firavun’un Tehditlerine Rağmen İman Edenler
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (274)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (215)
Belgeseller (288)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (403)
Makaleler (8074)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (707)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (140)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
harunyahya.org
harunyahya.net
online-arama.com
Makale : Firavun’un Tehditlerine Rağmen İman Edenler - TÜRKÇE
Aralık 2004
Firavun’un Tehditlerine Rağmen İman EdenlerHz. Musa Kuran’da hakkında en çok ayet bulunan ve dolayısıyla yaşamı ve mücadelesi ile ilgili en ayrıntılı bilgi verilen peygamberlerden biridir. Allah onu, kardeşi Hz. Harun ile birlikte, zorba bir hükümdar olan Firavun’u ve kavmini doğru yola davet etmekle görevlendirmiştir. Firavun ve dönemin önde gelen kişileri, Hz. Musa’nın çağrısına uymayarak iman etmedikleri gibi, diğer insanları da iman etmeleri durumunda şiddetle cezalandırmakla tehdit etmişlerdir. Ancak tüm bu tehditlere rağmen Hz. Musa’ya, kavminden bir grup genç ile daha önce Firavun’un yanında olan bazı kişiler iman etmiştir.

Eski Mısır medeniyeti, tarihin en eski uygarlıklarından biridir. Ayrıca, döneminin en gelişmiş, sosyal ve siyasi düzene sahip devleti olarak bilinmektedir. M.Ö. 3000’leri anlatan yazıtlara göre, Nil Nehri’nden faydalanmaları, ülkenin çevresinin çöllerle kaplı olması ve doğal yapısı sayesinde dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı korunmuş olması, Mısırlıların sahip oldukları medeniyetin ilerlemesine büyük katkıda bulunmuştur.

Bununla birlikte o zamanki Mısır, Kuran’da putperest olarak bildirilen sistemin açık ve net tarif edildiği “Firavun yönetiminin” geçerli olduğu bir toplumdur. Hz. Musa işte böyle bir topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Atalarından kalan putperest bir dine mensup olan Mısır halkının büyük çoğunluğu başlangıçta, Hz. Musa’nın çağrısına uymayıp, büyüklük taslayan Firavun ve yakın çevresinin telkinlerine uymuştur. Bunun karşılığında birçok musibete uğratılan Firavun’u ve ona tabi olan topluluğu ne sahip oldukları ileri medeniyet, ne askeri güçleri helak olmaktan kurtarmıştır.

Hz. Musa’nın Firavun’a Tebliği

Hz. Musa’nın tebliğ yaptığı dönemde Mısır, tarihi kaynaklara göre, Firavun II. Ramses’in hakimiyetindeydi. Firavun; İsrailoğulları’nı köle olarak çalıştırıyor, dayanılmaz işkencelere uğratıyor, nesillerinin devam etmemesi için erkek çocuklarını doğar doğmaz öldürtüyordu.

Hz. Musa doğduğunda, Allah onu bir mucize olarak öldürülmekten kurtarmış, üstelik Firavun’un sarayında yetişmesini sağlamıştı. Erginlik çağına ulaşan Hz. Musa, buradaki zulüm sisteminden kurtulmak için Mısır’ı terk ederek Medyen’e gitmiştir. Yüce Allah uzun yıllar burada kalan Hz. Musa’yı seçmiş ve ona peygamberlik görevi vermiştir. Kardeşi Hz. Harun’u peygamber ve ona bir yardımcı kılmıştır. (Meryem Suresi, 53) Daha sonra Yüce Allah her ikisini, Firavun’u uyarmakla görevlendirmiştir:

“Seni Kendim için seçtim. Sen ve kardeşin ayetlerimle gidin ve Beni zikretmede gevşek davranmayın. İkiniz Firavun’a gidin, çünkü o, azmış bulunuyor.” (Taha Suresi, 41-43)

Yüce Allah’ın emri üzerine Firavun’u din ahlakına davet etmeye giden Hz. Musa ve Hz. Harun’un bu çağrısına şüpheyle yaklaşan Firavun, onlardan söylediklerini doğrulayacak bir delil getirmelerini istemiştir:

(Firavun) Dedi ki: “Eğer gerçekten bir ayet getirmişsen ve doğru sözlülerden isen, bu durumda onu getir (bakalım).” (Araf Suresi, 106)

Tarihi kaynaklara göre; Firavun’un döneminde Mısır’da sapkın bir gelenek olan büyücülük son derece yaygındı. Göz boyamadan ibaret olan sihirbazlık gösterileri aynı zamanda Firavun tarafından da destekleniyor ve zaman zaman “Firavun’un gücünü göstermek için” yapılıyordu. Halkın bu şekilde etki altına girerek itaat etmesi sağlanıyor, böylece Firavun’un zulüm ve korku sistemi ayakta tutuluyordu. Firavun’un bu sihirbazlık oyunlarına karşılık, Yüce Allah Hz. Musa’yı apaçık mucizelerle göndermişti. Bu gerçek Kuran’da şöyle bildirilmektedir:

Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi. (Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi). Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: “Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür.”;”Sizi topraklarınızdan sürüp-çıkarmak istiyor. Bu durumda ne buyuruyorsunuz? “Dediler ki: “Onu ve kardeşini şimdilik bekletiver (vereceğin cezayı ertele), şehirlere de toplayıcılar yolla”; “Bütün bilgin büyücüleri sana getirsinler.” (Araf Suresi, 107-112)

Hz. Musa’nın Büyücüleri Bozguna Uğratması

Kuran’da bildirildiği üzere, Hz. Musa ve Hz. Harun’a karşı, sözde hünerlerini ortaya koymaları için Mısır’ın dört bir yanından sihirbazlar toplanıp getirilmişti. Firavun ve çevresindekiler böyle bir mücadeleden galip çıkacaklarını ve hakimiyetlerini koruyup pekiştireceklerini düşünüyorlardı. Buna karşılık sihirbazlara da galip gelmeleri durumunda, iktidara yakınlık, mevki ve makam verileceğini vaat etmişlerdi:

Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki: “Eğer biz galip olursak, herhalde bize bir karşılık (armağan) var, değil mi?”, “Evet” dedi. “(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.” (Araf Suresi, 113-114)

Hz. Musa’ya karşı mutlaka üstün geleceklerini düşünen büyücülerin Hz. Musa ile karşılaştıklarında sergiledikleri tavır Kuran’da şöyle bildirilmiştir:

“Ey Musa” dediler. Ya sen (asanı) at veya önce biz atalım.” Dedi ki: “Hayır, siz atın.” Sonra hemen (ne görsün), sihirlerinden dolayı, onların ipleri ve asaları kendisine gerçekten koşuyormuş gibi göründü. (Taha Suresi, 65-66)

Ayette geçen “koşuyormuş gibi göründü” ifadesi, gerçekte bir koşma olayının olmadığını, sadece bakan insanlara öyle göründüğünü açıklamaktadır. Başka bir ayette de büyücülerin yaptıklarının yalnızca göz aldanması olduğunu ve bu şekilde insanların etkilendiğini Yüce Allah şöyle bildirmektedir:

(Musa:) “Siz atın” dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular. (Araf Suresi, 116)

Yüce Allah gördüğü büyü karşısında etkilenmemesi için Hz. Musa’ya şöyle buyurmuştur:

Musa, bu yüzden kendi içinde bir tür korku duymaya başladı. “Korkma” dedik. “Muhakkak sen üstün geleceksin.” “Sağ elindekini atıver, onların yaptıklarını yutacaktır; çünkü onların yaptıkları yalnızca bir büyücü hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtulamaz.” (Taha Suresi, 67-69)

Hz. Musa’nın, Rabbimiz’in bu emri üzerine hemen büyücülere dönerek onların yaptıklarının bir büyü olduğunu söylediği ve Allah’ın onu geçersiz kılacağını haber verdiği ise şöyle bildirilmiştir:

...Musa dedi ki: “Sizlerin (ortaya) getirdiğiniz büyüdür. Doğrusu Allah onu geçersiz kılacaktır. Şüphesiz Allah, bozgunculuk çıkaranların işini düzeltmez.” (Yunus Suresi, 81)

Ardından Yüce Allah Hz. Musa’ya asasını fırlatmasını vahyetmiş, asa büyük bir yılana dönüşerek büyücülerin attıklarını toplayıp yutmaya başlamıştır. Allah’ın bir mucize olarak yarattığı bu olay sonucunda, gerçek ile sahte olan apaçık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Öteden beri sürdürdükleri bu hile ile Hz. Musa’ya da tuzak kurmak isteyen Firavun ve yakınları, kendi halklarının önünde yenilip küçük düşmüşlerdir.

Biz de Musa’ya: “Asanı fırlatıver” diye vahyettik. (O da fırlatıverince) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını derleyip-toparlayıp yutuyor. Böylece hak yerini buldu, onların bütün yapmakta oldukları geçersiz kaldı. Orada yenilmiş oldular ve küçük düşmüşler olarak tersyüz çevrildiler. (Araf Suresi, 117-119)

Yanındaki Kişilerin İman Etmesi Üzerine Firavun’un Gösterdiği Tepki

Hilenin, büyünün ne olduğunu çok iyi bilen sihirbazlar, Hz. Musa’nın ortaya koyduğunun böyle bir şey olmadığını, yani bir mucize olduğunu hemen fark etmişlerdir. Bir insanın bunu gerçekleştirebilmesinin mümkün olmadığını bilen bu kişiler, bunun Allah’ın olağanüstü bir mucizesi olduğunu anlayıp hemen secdeye kapanmışlardır. Bu olay Kuran’da şöyle bildirilmektedir:

Ve sihirbazlar secdeye kapandılar. “Alemlerin Rabbine iman ettik” dediler. “Musa’nın ve Harun’un Rabbine...” (Araf Suresi, 120-122)

Kısa bir süre öncesine kadar çok güvendiği ve kendilerine bel bağladığı kişilerin yenilmeleri ve ardından Hz. Musa’ya iman etmeleri Firavun’u kızdırmıştır. Ülkesinde bulunan insanlar dahil herşeyin sahibi olduğunu zanneden ve insanların neye inanıp inanmayacaklarına dahi kendisinin karar vereceğini düşünen Firavun’un tepkisi Kuran’da şöyle bildirilmektedir (Allah’ı tenzih ederiz):

Firavun: “Ben size izin vermeden önce O’na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı buradan sürüp-çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz.” (Araf Suresi, 123)

Hz. Musa, Allah’ın izniyle çok büyük bir mucize göstermiş olmasına rağmen, insanların samimi olarak iman edebileceklerini kabul etmek istemeyen Firavun, iman etmeyerek, Hz. Musa ile birlikte iman eden kişilere iftira atmayı tercih etmiştir. Gerçekle hiçbir alakası olmadığını kesin olarak bildiği halde, Hz. Musa ile daha önce kendi yanında olan kişilerin ortak hareket ettiklerini iddia etmiş, ardından da bunu halkı ülkeden sürmek için planladıklarını söylemiştir. Böylece halkın kendi tarafında olmasını, suçlu olarak ilan ettiği Hz. Musa ve yanındaki kişilere karşı kendisini desteklemelerini sağlamaya çalışmıştır.

Firavun’un Tehdidi Karşısında, İman Eden Kişilerin Örnek Tavrı

Büyüklük taslayıp Allah’ın elçilerine inanmayan bütün kişiler gibi Firavun da, apaçık olan bir mucize görmesine rağmen direnip karşı koymuştur. Firavun’un büyüklenmesi, akılsızca davranarak inatçı tavır göstermesi; Allah’ın varlığını, birliğini, elçilerin davet ettiği yolun en doğru yol olduğunu kabul etmek istemeyen insanların ortak özelliğidir. Böyle insanlar her devirde ve her toplumda görülebilmektedir.

Firavun yine bu tür kişilerin ortak özelliklerinden birini daha göstererek, kendisi için bir tehdit olarak gördüğü iman eden kişileri etkisiz hale getirmek, sarsılmış olan otoritesini düzelterek toplum üzerindeki baskısını devam ettirmek için işkence ve ölumle tehdit etmiştir. Fakat söz konusu kişiler Hz. Musa’nın ortaya koyduğunun bir mucize olduğunu ve ancak Allah’ın dilemesiyle böyle birşeyin gerçekleşebileceğini çok iyi bildikleri için, hemen Hz. Musa’ya tabi olmuşlar ve Allah’a iman etmişlerdir. Daha önce Firavun’un yanında olup da, sonradan iman eden kişilerin bu örnek tavrı ayetlerde şöyle bildirilmektedir:

...O halde ben de sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim ve sizi hurma dallarında sallandıracağım. Siz de elbette, hangimizin azabı daha şiddetliymiş ve daha sürekliymiş öğrenmiş olacaksınız.” Dediler ki: “Bize gelen apaçık delillere ve bizi Yaratan’a seni asla tercih edip-seçmeyiz. Neyde hükmünü yürütebileceksen, durmaksızın hükmünü yürüt; sen, yalnızca bu dünya hayatında hükmünü yürütebilirsin.” (Taha Suresi, 71-72)

“Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim.” (Onlar da:) “Biz de şüphesiz Rabbimiz’e döneceğiz” dediler. Oysa sen, yalnızca, bize geldiğinde Rabbimiz’in ayetlerine inanmamızdan başka bir nedenle bizden intikam almıyorsun. “Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür.”(Araf Suresi, 124-126)

Ayetlerde bildirildiği üzere iman eden bu kişiler, Firavun’un tehditlerine karşı kararlılık göstermiş, hiçbir şekilde ona boyun eğmemişlerdir. Öldürülseler bile herşeyin Rabbi Yüce Allah’a döneceklerini ve bağışlanacaklarını ummuşlardır.

Firavun, Hz. Musa’nın gösterdiği mucize ile yenik duruma düşmesi ve yanındaki kişilerin iman etmesi üzerine topluma yaptığı baskıyı artırmıştır. Firavun’un bu baskısı nedeniyle Hz. Musa’ya kendi kavminden bir grup genç dışında Mısır halkından iman eden olmamıştır. Bu durum Kuran’da şöyle bildirilmektedir:

Sonunda Musa’ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden)başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı. (Yunus Suresi, 83)

Gerek Hz. Musa’nın kavminden bir grup gencin iman etmesi, gerekse Firavun tarafından işkence edilerek öldürülmeyi göze alan kişilerin Allah’ın apaçık ayetine tanık olarak iman etmeleri, tüm insanlara güzel birer örnektir. Bu salih müminler, dünyaya yönelik tüm hırsların boş, gerçek yaşamın ahiret hayatı olduğunu anlamışlardır. Kısa dünya menfaatlerini -ne kadar süslü görünseler de- sonsuz cennet nimetlerine tercih etmemişlerdir. Yüce Allah samimi iman eden, takva sahibi müminlerin sonuçta üstün geleceğini Kuran’da şöyle bildirmektedir:

“Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır” (Zümer Suresi, 61)

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 06. sayı (Aralık 2004) 22. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.616 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Hazreti Musa'nın Kızıldeniz'i Geçmesinin Sırrı - Makale
Tabut-u Sekine Hz. Musa'nın Ahit Sandığı Nerede Saklanıyor? - Makale
Yeni Bir Kuran Mucizesi: Hz. Musa Döneminde Bir Firavun Yaşadı - Makale
Hazreti Musa - Kitap
Hazreti Musa ve Ahit Sandığı - Belgesel
Hazreti Musa - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.