Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7181 tanesi Türkçe, toplam 8408 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Hz. Şuayb ve Medyen Halkı
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (176)
Belgeseller (203)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (94)
Makaleler (6131)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 246 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 156 download
Kıyamet Günü - Belgesel - 138 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 117 download
Kıyamet Alametleri - Belgesel - 103 download
Makale : Hz. Şuayb ve Medyen Halkı - TÜRKÇE
Haziran 2005
Hz. Şuayb ve Medyen HalkıHz. Şuayb diğer tüm peygamberler gibi, insanları, Allah’a iman etmeye ve güzel ahlaka çağırmak üzere Medyen halkına gönderilmiştir. Kuran’da, Medyen halkının, kendileri iman etmedikleri gibi iman edenleri de tehdit ettikleri, bozgunculuk çıkardıkları ve ticarette hile yaptıkları bildirilmektedir. Hz. Şuayb da, Medyen halkını, bunları terk ederek din ahlakını yaşamaya davet etmiş ve onları Allah’ın azabına karşı uyarmıştır.

“Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka İlahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir ‘bolluk ve refah (hayır)’ içinde görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.” (Hud Suresi, 84)

Allah gönderdiği elçiler vesilesiyle insanlara sonsuz kudretini, makamının yüceliğini ve üstünlüğünü, Kendisi'ne karşı gelenler için hazırladığı azabın şiddetini ve büyüklüğünü detaylı olarak bildirmiştir. Elçilerin bu tebliğinden sonra insanların yapması gereken, bu gerçekleri samimi olarak derin bir şekilde tefekkür etmek, niyetinde ve yaptığı işlerde hep bu gerçeklerin bilincinde bir tavır göstermektir.

Geçmişte yaşamış ve helak edilmiş olan tüm kavimler incelendiğinde, bunların kendilerine yapılan tebliğe rağmen Allah’tan korkmayan, çirkin sapıklıklar yapan, başkalarının haklarına tecavüz eden, utanma duygularını kaybetmiş, yalnızca kendi menfaatlerini ve dünyevi çıkarlarını düşünen insanlar oldukları görülmektedir.

Bu şekilde helaka uğrayan kavimlerden bir tanesi de Medyen kavmidir. Bu kavmin de en önemli özelliklerinden biri, pek çok farklı yöntem kullanarak ticarette hile yapmalarıdır. Hz. Şuayb’ın kavmini bu konuda uyardığı ve bunu terk etmemeleri durumunda helak ile karşılacaklarını hatırlattığı Kuran’da detaylı olarak yer almaktadır.

Hz. Şuayb Kavmini Doğruluğa Davet Etmiştir

İnsan, Allah’ın haram kıldığı yollardan dünyada bir zenginlik elde edebilir. Ancak bu şekilde kazanılan para ve mal, sahibine hiçbir zaman fayda getirmez. Bu kişi kazandıkları ile hiçbir zaman tatmin olamaz, istediği gibi bir fayda sağlayamaz. Daha da önemlisi, Allah’ın rızasını gözardı ederek sınırlarını çiğneyen ve bu şekilde haksız kazanç elde eden kişi, tövbe etmemesi durumunda ahirette de sonsuza kadar cehennem azabı ile karşılık görebilecektir. Kuran’da, bu gerçeklerin bilincinde olan Hz. Şuayb’ın, hileli düzenlerle kazanç elde eden kavmini hileden sakınmaları gerektiği konusunda şöyle uyardığı bildirilmiştir:

“Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı -adaleti gözeterek- tam tutun ve insanların eşyasını değerden düşürüp-eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.” “Eğer mü’minseniz, Allah’ın bıraktığı (helal işlerden olan kazanç) sizin için daha hayırlıdır. Ben, sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim.” (Hud Suresi, 85-86)

Allah’ın sınırlarını titizlikle koruyarak elde edilen kazanç ise her zaman bolluk ve hayır getirir. Çünkü Rabbimiz’in insanlara, Kuran’da bildirdiği yol, en doğru ve en rahmani yoldur. Bu nedenle, Kuran ahlakına uygun yaşam sürenler ve kazançlarını Allah’ın sınırlarını koruyarak elde edenler, hem dünyada hem ahirette bunun karşılığını fazlasıyla alır, onun bereketi ve huzuru ile yaşarlar. Yüce Rabbimiz, dünyada ve ahirette iman edenlere, haram şeylerden sakınmalarının karşılığında, nimetlerini fazlası ile vereceğini vaad etmiştir. Bu durum bir ayette şu şekilde bildirilir.

“İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah Katında artmaz. Ama Allah’ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat artıranlar onlardır.” (Rum Suresi, 39)

Medyen kavmi, güzel ahlakını ve üstün kişiliğini bildikleri halde kendilerini iman etmeye ve doğruluğa çağıran Hz. Şuayb’ın çağrısını kabul etmemiş, inkar eden diğer kavimler gibi kendilerince çeşitli gerekçeler göstererek karşı çıkmışlardır:

“Dediler ki: “Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin namazın mı emrediyor? Çünkü sen, gerçekte yumuşak huylu, aklı başında (reşid bir adam)sın.” (Hud Suresi, 87)

Elçilerin görevi, insanları Allah’a iman etmeye çağırmak, bunun için yol göstermek ve ıslah etmektir. Bundan sonra hidayeti verecek olan Allah’tır. Medyen halkına gönderilen Hz. Şuayb da Allah’ın elçisi olduğunu hatırlatmış ve bildirdiği din ahlakının Allah’ın emirleri olduğuna dikkat çekerek, tek amacının onları doğru yola çağırmak olduğunu söylemiştir. Nitekim Hz. Şuayb kendi görevini hakkıyla yerine getiren bir elçi olarak başarının da yalnızca Allah’ın dilemesiyle gerçekleşeceğini bildirmiştir:

De ki: “Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni Kendisi'nden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir; O’na tevekkül ettim ve O’na içten yönelip- dönerim.” (Hud Suresi, 88)

Hz. Şuayb da Kavmini Azaba Karşı Uyarmıştır

Hz. Şuayb kavmine, Allah’ın verdiği nimetleri hatırlatmış ve bunlar için şükretmeleri gerektiğini bildirmiştir. Ayrıca, Allah’ın emirlerine karşı gelip bozgunculuk yapmaya ve haksız kazanç sağlamaya devam ederlerse azabla karşılaşacaklarını bildirmiştir. Hz. Şuayb’ın bu hikmetli tebliği bir ayette şöyle haber verilmektedir:

“Medyen (halkına da) kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin, O’ndan başka İlahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayın; gerçekten sizi bir ‘bolluk ve refah (hayır)’ içinde görüyorum. Doğrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum.” (Hud Suresi, 84)

Ayrıca Hz. Şuayb bu insanlara geçmişteki kavimlerin inkarları sonucu nasıl bir ceza gördüklerini de hatırlatmıştır. O kavimlerin de elçilerine karşı geldikleri için Allah’ın azabıyla karşılaştıklarına dikkat çekerek, kavmini böyle bir hataya düşmemeleri için uyarmıştır:

“Ey kavmim, bana karşı gelişiniz, sakın Nuh kavminin ya da Hud kavminin veya Salih kavminin başlarına gelenlerin bir benzerini size de isabet ettirmesin. Üstelik Lut kavmi size pek uzak değil.” “Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tevbe edin. Gerçekten benim Rabbim, esirgeyendir, sevendir.” (Hud Suresi, 89-90)

Hz. Şuayb’a Yapılan Tehditler

Din ahlakını yaşamamakta direnen Medyen halkı, yaptıkları zulümlerin yanı sıra çirkin bir cesaretle Hz Şuayb’ı yaptığı tebliğden vazgeçmesi için tehdit de etmişlerdir:

“Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: “Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz.” (Şuayb:) “Biz istemesek de mi?” dedi.” (Araf Suresi, 88)

Peygamberler tarih boyunca, inkarcı kavimler tarafından benzer saldırılara ve tehditlere uğramışlardır. Bu kavimler, elçileri ve yanlarındaki müminleri din ahlakına uydukları için kınamış, onların, kendi batıl inançlarına dönmeleri için çaba harcamış, hatta çoğu zaman bunu zor kullanarak uygulatmaya çalışmışlardır. Medyen halkının önde gelen inkarcıları da, Hz. Şuayb’ı ve onunla birlikte iman edenleri, din ahlakını yaşamaktan geri çevirmek istemiş, kendilerine uymadıkları takdirde onları yurtlarından çıkarmakla ve öldürmekle tehdit etmişlerdir:

“Allah bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah’a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah’ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Allah’a tevekkül ettik. ‘Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında ‘Sen hak ile hüküm ver,’ Sen ‘hüküm verenlerin’ en hayırlısısın.” (Araf Suresi, 89)

Allah’ın resulünün bu ayette bildirilen sözleri kesin kararlılığının açık bir göstergesidir. Bu örnek kararlılık, tüm müminlerin de sahip olması gereken bir özelliktir.

Çünkü Allah’a iman eden insan, Hz. Şuayb’ın Allah'ın ilhamı ile söylediği gibi, “Allah’ın ilim bakımından her şeyi kuşattığı” nı bilir. O’nun dilemesi olmaksızın hiç kimsenin kendisine bir zarar veremeyeceğine veya hiç kimseden Allah’ın bilgisi dışında bir fayda sağlayamayacağına da kesin olarak inanır. Bu yüzden kendisine yöneltilen her tehdide, saldırıya karşı son derece tevekküllü bir tutum izler. En önemlisi de, Allah’ın emrettiklerini yerine getirmede hiçbir taviz vermez.

Müşrik kavimlerin en belirgin özelliklerinden biri, başka insanlardan veya varlıklardan, Allah’tan korktuklarından daha çok korkmaları, bunları Allah’tan daha çok sevmeleri, bu varlıkların rızasını Allah’ın rızasına tercih etmeleridir. (Allah’ı tenzih ederiz). Ayette bildirildiği üzere, Hz. Şuayb’ın kavminin çoğunluğu da Allah’ın büyüklüğünü gerektiği gibi takdir edememiş insanlardan oluşuyordu. Bu insanlar kendilerince, Allah’tan korkmuyor fakat insanlardan çekiniyorlardı. Nitekim Hz. Şuayb’ı öldürmek istedikleri, ancak onun yakın çevresinden çekindikleri ayette şu şekilde bildirilmiştir:

”Ey Şuayb” dediler. “Senin söylediklerinin çoğunu biz ‘kavrayıp anlamıyoruz’. Doğrusu biz seni içimizde zayıf biri görüyoruz. Eğer yakın-çevren olmasaydı, gerçekten seni taşa tutar-öldürürdük. Sen bize karşı güçlü ve üstün değilsin.” (Hud Suresi, 91)

Oysa mutlak güç sahibi olan da, Kendisi'nden korkulacak tek varlık da Yüce Rabbimiz Allah’tır. Her varlık ve her olay Allah’ın bilgisi ve kontrolü altındadır. Hz. Şuayb’ın da kavminin bu tehdidine karşı cevabı kesin ve açık olmuştur:

Dedi ki: “Ey kavmim, sizce benim yakın-çevrem, Allah’tan daha mı üstündür ki, O’nu arkanızda-unutuluvermiş (önemsiz) bir şey edindiniz. Şüphesiz benim Rabbim, yapmakta olduklarınızı sarıp-kuşatandır.” “Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz, ben de yapacağım. Kime aşağılatıcı azab gelecek ve yalancı kimdir, yakında bileceksiniz. Siz gözetleyip durun, ben de sizinle birlikte gözetleyeceğim.” (Hud Suresi, 92-93)

Sonuç

Hz. Şuayb’ın Allah’tan gelecek azapla uyarmasına rağmen sapkın yollarını terk etmeyen Medyen kavmi de, tarih boyunca Allah’ın elçisini ve ayetlerini inkarda direnen tüm kavimler gibi daha dünyada iken Allah Katından gönderilen azapla karşılık bulmuştur. Ayetlerde Medyen kavminin uğradığı son şöyle haber verilmiştir:

“Emrimiz geldiği zaman, tarafımızdan bir rahmetle Şuayb’ı ve O’nunla birlikte iman edenleri kurtardık; o zulmedenleri dayanılmaz bir ses sarıverdi de kendi yurtlarında dizüstü çökmüş olarak sabahladılar. Sanki orada hiç refah içinde yaşamamışlar gibi. Haberiniz olsun; Semud’a nasıl bir uzaklık verildiyse Medyen (halkına da Allah’ın rahmetinden öyle) bir uzaklık (verildi).” (Hud Suresi, 94-95)

Medyen halkının taşıdığı kötü özellikler bugün din ahlakından uzak yaşayan toplumlarda sık görülen ve yaygın olarak yaşanan, hatta kimi zaman doğal karşılanan özelliklerdir. Bu nedenle Hz. Şuayb’ın kavmine yaptığı çağrıların her biri bugün ve bundan sonra yaşayacak insanlar için de geçerlidir. Bu hatırlatmalardan bugün de tüm insanların öğüt almaları gerekir.

Bugün de insanlar Allah korkusu ve din ahlakının sonucu olarak gerek günlük yaşamlarında gerekse ticaret yaparken, dürüst bir tutum sergilemeli, yeryüzünde düzeni korumalı, bozgunculuktan uzak durmalıdırlar. Aksi takdirde geçmişteki kavimlerin başlarına gelenlerin bir benzeriyle karşılaşabilirler. (En doğrusunu Allah bilir)

Burada iman edenlerin yapması gereken önemli görevlerden birisi de, çevresine örnek olacak güzel ahlakı göstererek insanları bu konularda uyarmak ve Kuran ahlakını yaşamaya davet etmektir. Yüce Allah Kuran’da, samimi Müslümanların zulmün ve haksızlıkların sona ermesi, güzel ahlakın insanlar üzerinde hakim olması ve din ahlakının aslına uygun olarak yaşanması için ciddi çaba göstermeleri gerektiğini şöyle bildirmiştir:

“Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” (Al-i İmran Suresi, 104)

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 12. sayı (Haziran 2005) 28. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.655 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
kavimlerinhelaki.com - Web Sitesi
Hazreti Musa - Belgesel
Hazreti Süleyman - Belgesel
Hazreti İbrahim ve Hazreti Lut - Belgesel
Kavimlerin Helakı 1 - Belgesel
Kavimlerin Helakı Semud Kavmi - Makale
Kavimlerin Helakı - Kitap
Kavimlerin Helakı 2 - Belgesel
Hazreti Süleyman - Kitap
Hazreti Musa - Kitap
Resullerin Mücadelesi - Kitap
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3011 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2282 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1885 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1584 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1341 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.