 |
Misk Öküzlerinin Savunma Stratejilerini...
Her biri 350-400 kg ağırlığındaki yetişkin misk öküzleri bir saldırıyla karşılaştıklarında kaçmak yerine, omuz omuza vererek kendilerine ve yavrularına bir güvenlik çemberi oluştururlar. Tüm grup üyeleri arkalarını dönmeden geri geri giderek bir daire haline gelirler. Yavruları bu dairenin merkezindedirler ve annelerinin uzun tüylerinin altında saklanırlar. Yetişkinler yavruların çevresini kuşatarak onları tam bir koruma altına alırlar. Saldırıya cevap vermek üzere güvenlik çemberinden ayrılan bir misk sığırı saldırıdan sonra yavruları koruyan dairenin dağılmaması için yerine geri döner. Elbette ki, onlara bu savunma stratejisini ilham eden ve öğreten Yüce Allah’tır.
Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek Yücesin, bizi ateşin azabından koru." (A-li İmran Suresi, 191)
Sinir Hücrelerimizde Yalıtım Sistemi Bulunduğunu...
Sinir liflerinin görevi, beyinden kaslara ve diğer organlara mesajlar göndermek ve bu mesajları beyne geri iletmektir. Sinir liflerinin dışı "miyelin" adı verilen yağlı özel bir madde ile kaplanmıştır. Eğer miyelin maddesi olmasaydı ya elektrik sinyalleri çevredeki dokulara sızarak mesajı bozacak ya da vücuda zarar verecekti. Miyelin tıpkı elektrik kablolarının etrafındaki plastik yalıtım malzemesi gibi görev görür. Bilindiği gibi elektrik kabloları hem dokunanların zarar görmemesi, hem de elektrik kaçağı yapıp güç kaybına sebep olmamaları için yalıtılırlar.
İstiridye Kabuklarının Mimari Tasarımlara Model Oluşturduğunu…
Midye ve istiridye kabuklarının görünümü, zıt yönlerdeki eğrilikleri nedeniyle "dalgalı saç"lara benzer. Bu şekil kabuklara, ince olmalarına karşın çok büyük basınçlara dayanabilme özelliği kazandırmaktadır. Onların bu formları, mimarların çeşitli çatı ve tavan tasarımları için model olmuştur. Örneğin Kanada'daki Royan Çarşısı'nın çatısı istiridye kabuğunun bu özelliği örnek alınarak tasarlanmıştır. Görüldüğü gibi istiridye kabuğu son derece özel bir tasarıma sahiptir. Bu özel tasarım, herşeyi kusursuzca var eden, benzersiz yaratan Yüce Allah’ın üstün yaratışının delillerinden sadece bir tanesidir. Allah, kusursuz yaratmasını bir Kuran ayetinde şöyle bildirir:
“O Allah ki, Yaratan'dır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” (Haşr Suresi, 24)
Kurtların Birbirlerine Bağlılıklarını...
Memeli hayvanların birçoğunda yakın aile bağları vardır. Örneğin tipik bir kurt sürüsü bir erkek ve bir dişiyi, yeni doğan yavruları ve bazen de önceki doğumdan olan bir veya iki genç kurdu içerir. Bütün yetişkinler yavruları savunmada yardımcı olurlar. Bazen sürüdeki dişilerden biri "bebek-bakıcılığı" için gece boyunca yuvada kalır. Böylelikle yavruların annesine, sürünün geri kalanı ile beraber ava gitmesi için fırsat tanır.
Çakalların Birbirlerine Nasıl Yardım Ettiklerini...
Çakallar genellikle sütten kesildikten sonra da anneleriyle kalırlar ve annelerinin kendilerinden sonra doğurduğu yavrulara bakarlar. Yardımcı çakal, yavrulara yiyecek getirerek ve vahşi hayvanları yuvadan uzak tutarak yavrulardan birçoğunun hayatta kalmasına yardımcı olur. Herşeyin yaratıcısı olan Rabbimiz bu örneklerle bize Kendi’ni tanıtmakta, canlılar üzerindeki hakimiyetini, kudretini, şefkatini ve koruyuculuğunu bizlere göstermektedir. Allah yarattıklarını koruyan ve onlara rızık verendir.
Bitkilerde Işık Sensörleri Bulunduğunu…
Bazı bitkiler ışık yoğunluğuna karşı duyarlıdır. Gece olunca yapraklarını toplayıp kapatırlar. Hatta bu işi, hava bulutlanıp ışık azaldığında yapan çiçekli bitkiler bile vardır. Bilim adamları bunun, çiçeklerdeki polenlerin geceleri oluşan çiğden ve yağmurdan korunması amacıyla yapıldığını düşünüyorlar. Bitkilerin bu özelliğinden örnek alınarak, ışığın yoğunluğunu algılayan sensörler tasarlanmıştır. Bu sensörler gece olup hava karardığında yanan, gün ışıyınca sönen lambalarda kullanılır.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 09. sayı (Mart 2005) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 539 kez incelendi.
|
 |
|