 |
Yüce Allah, tüm olayları en hayırlı ve müminlerin ahiretine faydalı olacak şekilde planlamıştır. Bu gerçeğin farkında olan müminler, olaylar karşısında her zaman teslimiyetli bir tavır gösterirler. Her durumun bir kader üzerine ve Allah'ın emriyle en hayırlı şekliyle yaratıldığının bilincindedirler. Ancak bu gerçeği unutan ya da göz ardı eden bazı kimseler, kendilerine yapabilecekleri en büyük zulümlerden birini yaparlar; çünkü insan bunu unutmanın sonucunda amansız bir sıkıntı içine girer. Ayrıca kişinin bu gerçeği kabul etmemesi, olacak olanı kesinlikle değiştirmeyecektir. İster iman edip teslim olsun, isterse teslim olmasın, her iş Yüce Rabbimiz'in herkes için tek tek belirlediği kader dahilinde işlemektedir. Allah bu gerçeği bir Kuran ayetinde şu şekilde bildirmiştir:
Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir Kitap'ta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. (Hadid Suresi, 22)
Yarış Atlarından Daha Hızlı Koşan Antiloplar
Güney Afrika antilopları görünüş olarak bufalolara benzer. Sürüler halinde yaşayan bu antilop türünün bazen 100, hatta daha fazla üyesi birarada bulunur. Son derece hızlı hareket edebilen bu antilop türü, düşmanları tarafından takip edildiğinde yarış atlarından daha hızlı koşabilir. Güney Afrika antiloplarının buzağıları da son derece hızlıdır. Öyle ki, sadece iki günlükken bile büyüklerinden geride kalmayacak şekilde hızlı koşabilirler. Zorlu koşullarda yaşayan bu canlılar, Allah'ın onlara verdiği bu özellikler sayesinde yaşamlarını rahat bir şekilde sürdürebilirler.
Enerji Üreten Bitkiler
Farklı farklı yollardan kendilerine ulaşsa da, tüm canlılar yaşamlarını sürdürmek için fotosentez yoluyla güneş ışığından elde edilen enerjiyi kullanırlar. Örneğin; karbonhidratlar, tüm canlıların doğrudan veya dolaylı olarak enerji gereksinimini sağlayan temel besin kaynaklarıdır. İnsan da, Güneş'ten fotosentezle bitkilere, bitkilerle beslenen hayvanlara, ardından da kendisine ulaşan bu enerjiyi alır ve vücudunda kullanır.
Sadece besinler değil, günlük yaşantımızda kullandığımız maddelerin büyük bir bölümü de en başta fotosentez yoluyla elde edilen enerjiyi bize aktarırlar. Örneğin, petrol, kömür, doğal gaz gibi yakıtlar fotosentez yoluyla güneş enerjisinin depolandığı enerji kaynaklarıdır.
İnsan için hayati önemi olan fotosentezi, insanlar taklit bile edecek sisteme sahip değilerdir. Buna rağmen, aklı ve şuuru olmayan bir yaprak için fotosentez çok kolay bir işlemdir. Akıl, eğitim ve ileri teknoloji sahibi insanlar bu sistemin taklidini dahi yapamazken, milyarlarca yıldır yüz trilyonlarca yaprağın tek tek fotosentez işlemini gerçekleştirebiliyor olması hayranlık vericidir. Bu kimyasal işlem, bitkiler tarafından ilk yaratıldıkları günden beri hiç aksamaya uğramadan gerçekleştirilmektedir. Yeşillik olan her yerde, güneş enerjisi kullanarak, karbondioksit ve sudan şeker oluşturan bir fabrika çalışıyor demektir. Yediğiniz ıspanak, salatanızdaki maydanoz, balkonunuzdaki sarmaşık, siz farkında olmadan, sizin için sürekli üretim yapmaktadırlar. Bu, üstün ilim sahibi Allah'ın insanlara olan şefkatinin tecellilerinden yalnızca bir tanesidir. Yüce Allah, bitkileri insanların ve tüm canlıların yararına hizmet edebilecekleri şekilde yaratmıştır. Kuran'ın bir ayetinde, insanların bir tek ağacı bile yoktan var etmesinin imkansız olduğu şu şekilde bildirilir:
(Onlar mı) Yoksa, gökleri ve yeri yaratan ve size gökten su indiren mi? Ki onunla (o suyla) gönül alıcı bahçeler bitirdik, sizin içinse bir ağacını bitirmek (bile) mümkün değildir… (Neml Suresi, 60)
Akciğerli Balıklar
Akciğerli balık, diğer balıkların aksine hava soluyan bir balıktır. Bu yüzden her 20 dakikada bir yüzeye çıkıp soluk alması gereklidir. Aksi takdirde sudaki oksijeni kullanamadığı için boğulacaktır. Kurak mevsimde Afrika'nın gölcükleri kuruduğunda, akciğerli balık diğer canlılardan çok farklı bir yöntem kullanarak bu dönemi geçirir. Balık, çamurda üzerini örter ve bu şekilde yağmurların yağmasını bekler. Bu bekleyiş bazen yıllarca sürer ve tekrar yağmur mevsimi geldiğinde akciğerli balık sudaki yaşantısına kaldığı yerden geri döner. Diğer balıklardan farklı özelliklere sahip olan akciğerli balık, Yüce Allah'ın yaratışındaki çeşitliliğin örneklerinden sadece bir tanesidir.
Gerçekten, gece ile gündüzün art arda gelişinde ve Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde korkup-sakınan bir topluluk için elbette ayetler vardır. (Yunus Suresi, 6)
Zehir Oku Fırlatan Kurbağa
Güney Amerika'da yaşayan zehir oku fırlatan kurbağa, saldırıya uğradığında, çok küçük zerresi bile bir insanı öldürmeye yeterli olan oldukça güçlü bir zehir yaymaya başlar. Bunun yanı sıra diğer pek çok canlıda olduğu gibi, bu canlının gözalıcı parlaklıktaki renkleri de düşmanları uyarma özelliğini taşır. Kurbağa bu şekilde kendini savunur. Bu canlının vücudunda bu mükemmel sistemleri yaratan, tüm alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.
O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O'nun "ol" dediği gün (herşey) oluverir, O'nun sözü haktır. Sur'a üfürüldüğü gün, mülk O'nundur. O, gaybı ve müşahede edilebileni bilendir. O, hüküm ve hikmet sahibi olandır, haberdar olandır. (Enam Suresi, 73)
Balarılarında Savunma Stratejisi
Avrupa'dan getirilen balarıları için, Japonya'daki eşek arıları büyük bir tehlikedir. Yağma için bir kovana saldıran 30 eşek arısı, üç saat içinde tam 30.000 balarısını öldürebilir. Ancak yerli balarıları, yaban arılarına karşı mükemmel bir savunma mekanizmasına sahip olarak yaratılmışlardır.
Bir eşek arısı, yeni bir arı kolonisi keşfettiğinde, bunu hemcinslerine duyurmak için özel bir koku salgılar. Balarıları da kokuyu algılar ve kovanı savunmak üzere hemen girişe toplanmaya başlarlar. Bir eşek arısı yaklaştığında, 500 balarısı havalanıp hemen eşek arısının etrafını sarar ve bedenlerini hızla titreştirmeye başlarlar. Bu hareket, arıların vücut ısılarının artmasına neden olur. Bu esnada eşek arısı adeta bir fırında pişiriliyormuşcasına ısınır ve sonunda kavrularak ölür.
Bu türden bir saldırının ısıya duyarlı filmle çekilmiş fotoğrafında görünen beyaz bölgelerdeki sıcaklık 50oC'ye kadar çıkmaktadır. Balarılarının dayanabildiği bu sıcaklık eşek arıları için ölüm demektir.
Balarılarının bu davranışları, yeryüzündeki bütün canlılar için birbirinden farklı sayısız savunma taktikleri yaratan Yüce Rabbimiz’in sınırsız ilminin delillerinden yalnızca biridir.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 07. sayı (Şubat 2005) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 542 kez incelendi.
|
 |
|