 |
Pişman Olmadan Önce
Dünyada iken din ahlakından uzak yaşayan insanlar, ahirette, dünyada iman etmeden geçirdikleri her dakikanın an an pişmanlığını duyacaklardır. Çünkü dünyada defalarca uyarılmış, doğru yola davet edilmişlerdir. Kendilerine verilen süre içerisinde düşünebilecekleri ve doğruyu bulabilecekleri çok fazla zamanları olmuştur. Ancak bu anları hep göz ardı etmiş, uyarıldıklarında dinlememiş ve dünya hayatının hiç son bulmayacağı gibi bir hisse kapılarak ahireti unutmuşlardır. Ne var ki, gördüklerinde "Keşke akıl etmiş olsaydık, keşke Rabbimiz’-in ayetlerini yalanlamamış olsaydık, keşke bizi uyaranların sözlerine uysaydık, keşke…" diyecekleri cehennem ile karşılaştıklarında artık geri dönüp telafi etme imkanı bulamayacaklardır.
Unutmayın ki, o gün hiç kimsenin pişmanlığı kimseye fayda vermeyecek ve kişiyi Allah'ın azabından kurtaramayacaktır. Bu pişmanlığı yaşamamanın tek yolu da henüz vakit varken Allah'a teslim olmak, O'nun emrettiği şekilde bir hayat sürmektir.
“Ateşin üstünde durdurulduklarında onları bir görsen; derler ki: "Keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık." Hayır, önceden saklı tuttukları kendilerine açıklandı. Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile, kendisinden sakındırıldıkları şeylere şüphesiz yine döneceklerdir… (En’am Suresi, 27-28)
Sakın Unutmayın
Müminler olaylar karşısında hüzne kapılmazlar, çünkü Allah'ın, yarattığı her olayla kendilerini denediğini bilirler. Yolunda gitmiyor gibi gözüken olaylar karşısında da tevekküllü davranır ve sabrederler. Allah'ın herşeyi bir hikmet üzerine yarattığını unutmazlar.
Müminlerin hüzne kapılmamalarının en önemli nedenlerinden biri, Allah'ın yarattığı her olayın kendileri için hayra dönüşeceğini bilmeleridir. Allah inanan insanlara dünyada güzel bir yaşam vaat etmiştir. Bu güzel yaşam içinde ömürlerini sürdüren müminler, Allah'ın kendilerini ahirette de, sonsuza kadar nimetlerin asla eksilmediği, dünyadakinden çok daha güzel, olağanüstü mükemmellikte bir mekana yerleştireceğini umarlar. Kuşkusuz bu, bir insan için olabilecek en büyük müjdelerden biridir, ayrıca en büyük neşe kaynağıdır. Bundan dolayı da müminler asla hüzne kapılmazlar. Allah müminleri şöyle müjdelemiştir:
"Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan cennetle sevinin." "Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz. Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey de sizindir." (Fussilet Suresi, 30-31)
Bunları Biliyor Musunuz?
Bir tür kertenkele olan gekoların ayaklarındaki mikroskobik tüycüklerin, tırmandığı yüzeyin 100 milyondan fazla noktasıyla aynı anda temas etmesini sağladığını ve bu sayede camın üzerinde dahi olsa bir gekoyu kımıldatmanın neredeyse imkansız olduğunu…
Bitkiden Lastik Yapıldığını Biliyor Muydunuz? Lastik Ağacı: Guayule
Dünya üzerinde tanınan bitkilerin yaklaşık 2000 türü lastik maddesi içermektedir. Fakat bunlardan yanlızca bazıları lastik üretimine kaynak olarak kullanılmaktadır. Bunlardan biri olan guayule (Parthenium argentatum) Kuzey Amerika’nın yarı kurak bölgelerinde bulunur ve lastik elde edilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Özelikle tekerlek lastiği yapımında kullanılan guayule; çalı görünümünde genellikle 60 cm yükseklikte, uzun yaşamlı ve dayanıklı bir bitkidir. Yıllık yağmur miktarı çok düşük olan çöllerde 30-40 yıl yaşar.
Bu bitkilerin 6 metreye kadar inebilen kökleri ve bunların üzerinde de yoğun lifsel görünümde yan kökleri vardır. Bu kökle de 3 metre kadar yana doğru yayılabilirler. Bu kök ağı guayulenin çok geniş hacimdeki çöl toprağından nem toplamasını sağlar ve böylece dönemsel kuraklıklarda yaşamlarını sürdürebilme olanağı elde ederler. Böyle kurak koşullar söz konusu olduğunda bitki bir diğer koruyucu mekanizmasını aktif hale geçirir ki, bu da uyku halidir. Meksika’nın bazı kısımlarında guayule, yıllarca yağmur almadığı durumlarda bile yaşamını bu yol ile sürdürmektedir. Guayulede lastik ince zarlı hücrelerde bulunur. Lastiğin üçte ikisi gövde ve dallardadır, geri kalanı köklerde bulunur.
Doğal guayule ortalama olarak kuru ağırlığının %10’u kadar lastik içerir. Eğer bitki bir baskı altında ise, büyüme yavaşlar ve fotosentez ürünleri lastik üretimine dönüştürülür. Böylece soğuk havada veya çok düşük nem koşullarında büyüme yavaşlayınca, lastik içeriği artmaya başlar. Ayrıca lastiğin bitki tarafından kullanılıp metabolize edilmediği ve en az on yıl bünyesinde sakladığı gözlemlenmiştir.
Kuşkusuz guayule bitkisini kusursuz özelliklerle, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları örneksiz yaratan Yüce Rabbimiz yaratmıştır ve O’nun sayısız yaratılış delillerinden yalnızca biridir.
Allah, her şeyin Yaratıcısı'dır. O, her şey üzerinde vekildir. (Zümer Suresi, 62)
Allah'ın Tavsiye Ettiği Ses Tonu
Bir insanın olumlu ve dengeli bir karakter yansıtmasında, ses tonu oldukça önemli bir yer tutar. Sesin olumlu ya da olumsuz yönde kullanılabilmesi tamamen kişinin sahip olduğu ahlakla doğru orantılı bir konudur. Allah'ın mümin kullarına bu konudaki tavsiyesi, Kuran'da Hz. Lokman'ın ağzından şöyle aktarılır:
"… Sesinden de (yüksek perdeleri) eksilt. Çünkü, seslerin en çirkin olanı gerçekten eşeklerin sesidir." (Lokman Suresi, 19)
Ayetteki örnekte bildirildiği gibi, bağırarak konuşan bir insanın karşı tarafta oluşturduğu etkinin olumlu olması beklenemez. Yüksek bir sesle, bağırarak konuşmak hem yorucu, hem de rahatsızlık verici bir tavırdır.
Ancak belirtmek gerekir ki; burada söz konusu olan sesin kullanılış şeklidir. Kulağa hoş gelebilecek bir ses bile, sinirli ve kibirli, kötü bir ahlak ile birleştiğinde son derece itici ve rahatsız edici olabilirken çok güzel olarak nitelendirilemeyecek bir ses, Kuran ahlakı ve ruhu ile çok olumlu bir şekil alabilir.
Güzel ahlaklı bir müminin herşeyden önce, her tavrı asil, nezaketli, alçak gönüllü, barışçı ve çözümcüdür. Hayata olan olumlu bakış açısı nedeniyle son derece canlı, neşeli ve hareketlidir. İşte ancak Kuran ahlakının yaşanmasıyla ortaya çıkabilecek olan bu mükemmel yapı, kişinin sesine de yansır.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 05. sayı (Kasım 2004) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 589 kez incelendi.
|
 |
|