 |
Mescid-i Dırar
Medine'de münafıklar, İslâmiyet'in aleyhindeki faaliyetlerini açıkça yapamadıkları için gizli bir toplanma yerine ihtiyaç duyuyorlardı. Münafıklar, 630 senesinde Medine'de Kubâ Mescidi'ne yakın bir yerde sözde bir mescit inşa ettiler. Bundan sonra Hz. Peygamber (sav)'e kendi bölgelerinde namazı cemaatle kılabilmek üzere bir mescit inşa ettiklerini belirterek, mescitlerine gelip namaz kıldırmasını istediler. Bu sırada Hz. Peygamber (sav), yolculuğa çıkmak üzere idi. Bu sebeple kendisine müracaat edenlere, ancak döndükten sonra mescitlerine gelebileceğini belirtti.
Hz. Peygamber (sav), yolculuktan dönerken Tevbe Suresinin 107-110. ayetleri vahiy oldu. Bu ayetlerde söz konusu mescidin gerçekte ne gibi kötü amaçlarla yapıldığı, münafıkların bu amaçlarını gizlemek için yemin ettikleri, buna rağmen yalancı oldukları belirtilerek şöyle buyruluyordu:
“Zarar vermek, inkârı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir.
Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma. Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur. Onda, arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır. Allah arınanları sever.” (Tevbe Suresi, 107-108)
Hz. Peygamber (sav.), Medine'ye dönünce, Rabbimiz'in kendisini gerçek mahiyeti konusunda bilgilendirdiği Dırâr mescidini ortadan kaldırdı. (İslam Ansiklopedisi)
İslami Terimler Sözlüğü
“Gayb” Ne Demektir?
Duyuların ve insan bilgisinin uzanamadığı, gözden gizli olan her şey. Kuran'da Allah'ın var olduklarını bildirdiği, ama anlamlarını gerçek manada bilemediğimiz yerler ve varlıklar. Geçmişe ait bilgi ve haber. Görünmez alem. Vahy, ilahi haber. (Kuran-ı Kerim ve Türkçe Anlamı (Meal ve Sözlük), Ali Bulaç)
“Ashab” Ne Demektir?
Ashab, “Peygamber Efendimiz (sav)'e iman ederek O'nu gören ve Müslüman olarak ölen kimseler” anlamına gelmektedir.
Müslüman Bilim Adamları
Harizmi: 9. yüzyılda Hârizmi'de dünyaya geldiği için Hârizmi adıyla anılan ünlü bilim adamı. Matematik, astronomi ve coğrafya alanlarında araştırma yapmıştır. Aritmetik ve cebirle ilgili iki yapıtı, matematiğin gelişimini büyük ölçüde etkilemiştir. Bu eserlerin en dikkat çeken yönü, açıların trigonometrik fonksiyonlarla ifade edildiğini gösteren birtakım tablolar içermesidir.
Hârizmi, Batlamyus'un Coğrafya adlı yapıtını, Kitâbu Suretil-Ard (Yerin Biçimi Hakkında) adıyla Arapçaya çevirerek, matematiksel coğrafyaya ilişkin bilgilerin İslam dünyasına girmesinde önemli bir rol üstlenmiştir.
Hârizmi'nin hazırladığı astronomi tabloları asırlarca ilim dünyasında kaynak olarak kullanılmıştır. Astronomi için gerekli trigonometri bilgisi ve trigonometri cetvelleri de bulunmaktadır.
Müslüman Hükümdarlar
Yavuz Sultan Selim; (1470-1520) 9. Osmanlı Sultanıdır. Babası Sultan II. Bayezid'dir. Yavuz Sultan Selim'in en büyük amacı doğudaki bütün Türk-İslam devletlerini tek bir devlet çatısı altında birleştirmekti. Bu amaçla 1514 yılı baharında ordusuyla birlikte İran seferine çıktı. Çaldıran'da 23 Ağustos 1514'te yapılan savaşta Osmanlı kuvvetleri büyük bir zafer kazandılar. Zaferin ardından Anadolu'da birçok yer daha Osmanlı hakimiyetine girdi. Böylelikle Anadolu'da Türk birliği sağlanmış oldu.
Yavuz Sultan Selim 1517'de Kahire'ye girdi ve Abbasi halifeliğine son verdi. Mısır Seferi sonunda Suriye, Filistin ve Mısır, Osmanlı hakimiyetine girdi. Ayrıca Hicaz ve yöresi de Osmanlı topraklarına katıldı. Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçti. Emanet-i Mukaddese (Mukaddes Emanetler) denilen ve aralarında Hz. Muhammed (sav)'in hırkası, dişi, sancağı ve kılıcı da bulunan eşyaları, Hicaz'dan Yavuz Sultan Selim'e gönderildi. Böylelikle Hilafet Abbasi soyundan Osmanlı Soyuna geçti. Yavuz Sultan Selim, Ayasofya Camii'nde yapılan bir törenle, son Abbasi halifesi Üçüncü Mütevekkil'den Haremeyn-i Şerifeyn, yani Mekke ve Medine'nin hizmetkarı ünvanını devraldı ve böylece bütün Müslümanların dini ve siyasi lideri oldu. Hadislere ve İslam alimlerinin açıklamalarına göre, bir bölümü Hz. Mehdi tarafından açılması beklenen Kutsal Emanetler halen Topkapı Sarayı’nda muhafaza edilmektedir.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 27. sayı (Eylül 2006) 26. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 864 kez incelendi.
|
 |
|