Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7968 tanesi Türkçe, toplam 9385 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Mutluluğun Gerçek Anahtarı
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (184)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (164)
Makaleler (6775)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 356 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 167 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 159 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 113 download
İlmi Mercek Sayı 54 - Dergi - 73 download
Makale : Mutluluğun Gerçek Anahtarı - TÜRKÇE
Ekim 2006
Mutluluğun Gerçek AnahtarıPek çok insan, dünyanın birbirinden güzel nimetleri elinin altında olmasına rağmen bir türlü mutlu olamadığını fark eder. İnsanlar, yıllarca hayalini kurduğu şeylere kavuştuklarında bile mutlu olamadıklarına şahit olurlar. Hep bir yerlerde bir yanlışlık olduğunu düşünerek “şöyle olmasa mutlu olacaktım”, “keşke bunu yapmasaydım” gibi düşüncelerle kendilerini avutur, yeni çözüm yolları ararlar. Oysa mutluluk için gerekli olan çok büyük bir sırdan habersizdirler. Bu sırrı kavramadıkça, herşey yolunda gitse bile mutlu olmaları mümkün değildir...

Gerçek mutluluk kalbin tatminiyle mümkündür. Ne var ki bunun yolu, kişinin dünya nimetlerine kavuşması veya insanlardan sevgi görmek, takdir ve övgü almak gibi manevi karşılıklar bulması değildir. Mutluluğun sırrı Kuran’da bildirilmiştir. Bu sır Allah’ın zikretmek ve salih bir mümin olmaktır:

“…Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur. İman edip salih amellerde bulunanlar, ne mutlu onlara. Varılacak yerin güzel olanı (onlarındır).” (Ra’d Suresi, 28-29)

Allah dünyada sayısız güzellik yaratmıştır. Ancak bunlardan gerçek lezzetin alınması için, kişinin bu güzellikleri takdir edebilecek bir anlayışa sahip olması gerekir. Örneğin bir karanfilin yapraklarındaki kusursuz dizilimi, kokusunu, dokusundaki yumuşaklığı fark edebilmesi, daha da önemlisi bu benzersiz güzelliğin büyük bir nimet olarak var edildiğini anlaması gerekir. Bunun gerçek manasıyla anlaşılabilmesi ise ancak ve ancak imanın getirdiği net ve duru bakış açısıyla mümkündür.

Bazı insanlar mutsuzluğu hayatın bir gerçeği olarak kabullenmişlerdir. Oysa mutsuzluk, iman zayifiyetinin mutlak bir sonucundan başka bir şey değildir. İnsan Yaratıcısı’nı tanımaz, O’na yönelmez, O’nun elçileri vasıtasıyla bildirdiği güzel ahlakın dışında bir yol tutarsa mutsuz olması kaçınılmazdır. Kuran’ın pek çok ayetinde bu gerçek bildirilmiştir. Örneğin Taha Suresi’nin 124. ayetinde şöyle buyrulmuştur:

"Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır..."

İlk başta da de belirtiğimiz gibi, çevresindeki sayısız nimete rağmen dünya hayatını sıkıntı ve zorluk içinde yaşadığını düşünen bir insanın, hayatının bir aşamasında artık durup düşünmesi, ne yaptığını, hangi amaç doğrultusunda, nereye doğru sürüklendiğini sorgulaması gerekir. Bu kişi, "Böylesine güzelliklerle donatılmış, zevk verecek nimetlerle dolu bir dünyada yaşam, bu kadar zorlu, bu kadar mutsuzluk ve azap dolu olmamalı" diye düşünmeli, hayatındaki amaçsızlığın ve anlamsızlığın kaynağını araştırmalıdır. Daha fazla vakit kaybetmenin, mutsuzluğu artırmaktan başka bir işe yaramayacağını anlamalı ve ciddi bir arayış içinde olmalıdır. Hayatını dünyadan en yüksek faydayı sağlamak amacı üzerine kurduğu halde -düşündüğünün tam tersine- gerçek huzuru ve mutluluğu hemen hiç yaşayamamasındaki hikmeti düşünmelidir. Kendisine, henüz vakti varken ve henüz ölümle karşılaşmamışken, durup düşünmesi ve yanlış bir yol üzerinde olduğunu anlaması için fırsat verilmektedir. Ancak insanın, ölümün artık kendisine kesin olarak yaklaştığını anladığı anda değil, bir an önce gerçekleri idrak etmesi gerekir.

Samimi olarak bu noktaya geldiği zaman, Allah'ın izniyle vicdanı ona doğru yolu gösterecek, yapması gerekeni söyleyecektir. Tüm insanlara şah damarlarından daha yakın olan ve herşeyi bilen Rabbimiz, onun kalbindeki bu isteği ve arayışı bilir ve ona muhakkak doğru yolu, bu sıkıntılı hayattan kurtuluş yollarını gösterecektir.

Unutulmamalıdır ki, eğer insanların yaşantılarında olumlu bir değişiklik, ruhlarında güzele, iyiye doğru bir gelişme olmuyorsa, bu kesin olarak kişilerin kendilerinden kaynaklanmaktadır. Allah bu gerçeği Kuran'da insanlara şöyle bildirmektedir:

“Sana iyilikten her ne gelirse Allah’tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir...”(Nisa Suresi, 79)

Kişinin içinde bulunduğu bu durumun değişmesi için, o insanın ruhunda samimi bir değişiklik yapması gerekmektedir. Allah insanlara bunun sırrını şöyle açıklar:

“Nedeni şu: Bir kavim (toplum), kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, ona nimet olarak bağışladığını değiştirici değildir. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.” (Enfal Suresi, 53)

Bu değişikliği yaptığı, samimi bir sorgulamaya gittiği ve samimi bir niyet değişikliğine karar verdiği anda ise, Allah bunu bilir ve bu kişinin üzerindeki nimetini değiştirecektir.

Allah’ın İnsanlar Üzerindeki Merhameti Sonsuzdur

Allah sonsuz esirgeyen ve bağışlayan, rahmeti çok geniş olandır. Allah'ın istediği ahlak yaşandığı takdirde, Rabbimiz, her kim olursa olsun, geçmişte her ne tavır içinde olunursa olunsun bağışlayacağını; kişinin kötülüklerini iyiliklere çevireceğini, güzel ahlakına karşılık ahirette olduğu gibi dünya hayatında da iyilik ve güzellik yaratacağını bildirmektedir. Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirir:

Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah’a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 112)

Sonuç: Müminlerin Mutluluğu

Kendisi farkında olmadan verilen nimetlerin Allah'ın bir lütfu olduğunu bilen bir insan için, sabah kalktığında nefes almak dahi çok büyük bir nimet ve sevinç vesilesidir. Yürüyebilmek, konuşabilmek, düşünebilmek de bu kişi için büyük bir mutluluk kaynağıdır. Böyle bir insan, dilediği takdirde Allah'ın bu gücü, hareket kabiliyetini elinden alabileceğinin şuurundadır. Bu yüzden günlük hayatta normal gibi görünen bu davranışlar bu bakış açısına sahip iman eden bir insan için büyük bir şükür vesilesidir. Kalbi mutmain olan böyle bir kişinin ise mutlu olması için maddi bir araca ihtiyacı da olmayacaktır.

Bu akla sahip bir mümin dünya hayatının birkaç on yıllık bir imtihan dönemi olduğunu bilir ve asıl yaşamın sonsuz ahiret hayatı olduğunu da unutmaz. Kısa süren yaşamı boyunca gösterdiği güzel ahlakın, zorluk ve sıkıntılar karşısındaki sabır ve tevekkülünün kendisine cennet nimetleri olarak geri döneceğini umut eder. Bu nedenle de dünya hayatındaki her sıkıntı onun için bir ecir vesilesi haline gelir. İşte iman sahiplerinin dünya hayatındaki neşeli, huzurlu, güvenli, rahat tavırlarının nedenlerinden biri budur.

“…bir mü’min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız…” (Nahl Suresi, 97)

“…Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Ra’d Suresi, 28)

Sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah, iman edenlere olan sevgi ve merhametinin bir göstergesi olarak onları dünya hayatında çeşitli nimetlerle yararlandırmaktadır. Bu, iman eden bir insanın tüm hayatı için geçerlidir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Allah’ın verdiği nimetlerle ilgili olarak şöyle buyurmuşlardır:

“Size vermekte olduğu nimetlerinden ötürü Allah’ı sevin, beni de Allah beni sevdiği için seviniz.” (Tirmizi; Huccetü’l İslam İmam Gazali, İhya’u Ulum’id-din, 4. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s.594)

Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O’ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O’nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir. (Yunus Suresi, 107)

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 28. sayı (Ekim 2006) 44. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.095 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Çözüm Kuran Ahlakı - Belgesel
Güzellik ve Kolaylık İslam'dadır - Makale
Müslümanların Sevgisi ve Tevazusu - Makale
Tercih: Kabus mu? Mutluluk mu? - Belgesel
Ahlaki Çöküşün Çözümü: Kuran Ahlakı - Makale
Müminlerin Mutluluğu - Kitap
Kuran Ahlakı - Kitap
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3090 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2364 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1959 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1643 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1408 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.