Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10336 tanesi Türkçe, toplam 12805 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Evrimcilerin İçgüdü Aldatmacası
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (273)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (213)
Belgeseller (290)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (399)
Makaleler (8006)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (541)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (73)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
Online Kuran-ı Kerim
harunyahya.net
hayvanlaralemi.net
hayvanlaralemi.net
Makale : Evrimcilerin İçgüdü Aldatmacası - TÜRKÇE
Kasım 2006
Evrimcilerin İçgüdü AldatmacasıDoğadaki canlılarda görülen birçok özellik evrim teorisi için çok büyük bir açmazdır. Arıların ve karıncaların büyük topluluklar halinde yaşayarak, sosyal yaşamın en güzel ve en disiplinli örneklerini göstermeleri, arıların mimarlık harikası petekleri inşa etmeleri, örümceklerin teknolojinin ancak taklitle erişebildiği kalitede ürettikleri ağlarla inşa ettikleri yapılar, en vahşi hayvanın dahi yavrusuna veya diğer canlılara gösterdiği fedakarlık örnekleri ve daha sayılamayacak kadar çok akıl, muhakeme, karar alma gibi ancak insana mahsus özellikleri göstermeleri evrimin öne sürdüğü hiçbir mekanizma tarafından açıklanamaz.

Evrimciler bu yaşam şekillerinin ya da canlılardaki davranışların, içlerinden gelen bir dürtüyle meydana geldiğini söylerler. Ancak bu dürtünün nasıl bir şey olduğunu kendileri de açıklayamazlar.

Darwinistler, canlıların davranışlarına büyük bir "gücün" etki ettiği gerçeğini kabul ederler. Bir başka deyişle, canlılar arasındaki fedakarlığın, iş bölümünün ve mükemmel organizasyonun kaynağını, bir gücün yönlendirmesine bağlarlar.

Ancak bu güce yalnızca "içgüdü" adını verip konuyu kapatırlar. İçgüdü dedikleri gücün gerçek sahibini de "tabiat ana" adını verdikleri klişeleşmiş bir kalıpla açıklarlar.

Oysa bugüne kadar hiçbir evrimci, içgüdü diye adlandırdığı şeyin canlıların bedenlerinde bulunduğu ana merkezi gösterebilmiş değildir. Öncelikle içgüdü adını verdikleri bu dürtü canlıların vücudunun neresindedir? Birkaç yüz gramlık et parçasından oluşan beyinde mi, yoksa vücudu oluşturan protein ve aminoasitlerin herhangi bir köşesinde mi?

Canlıların vücudunu açıp baktığımızda, bu bilgi kaynağının canlıların neresinde olduğunu bulamayız. Çünkü içgüdü, manayı ifade eden ve maddesel karşılığı bulunmayan bir histir. Bu da herşeyin maddeler yığınından oluştuğu görüşünü savunup "manayı reddeden" Darwinistler ve materyalistler açısından büyük bir çelişki oluşturmaktadır.

İçgüdülerin evrim teorisinin bütününü tehdit eden bir bilmece oluşturabileceğini ilk olarak ifade eden isim ise şaşırtıcıdır. Bu kişi teorinin kurucusu Charles Darwin'dir. Darwin bu konuda şunları yazmıştır:

İçgüdüler Doğal Seçmeyle kazanılabilir ve değişikliğe uğrayabilir mi? Arıyı büyük matematikçilerin buluşlarını çok önceden uyguladığı petek gözlerini yapmaya yönelten içgüdü için ne diyeceğiz? ( Charles Darwin, Türlerin Kökeni, Onur Yayınları , Beşinci Baskı , Ankara 1996, s.186)

İçgüdülerin birçoğu öylesine şaşırtıcıdır ki, onların gelişimi okura belki teorimi tümüyle yıkmaya yeter güçte görünecektir (Türlerin Kökeni , s.273)

Bir tek kuşakta alışkanlıkla birçok içgüdü edinildiğini ve sonra bunu izleyen kuşaklara soyaçekimle iletildiğini varsaymak ağır bir yanılgı olur. Bildiğimiz en şaşırtıcı içgüdüler, örneğin balarısının ve karıncaların birçoğunun içgüdüleri, alışkanlıkla kazanılmış olamaz(vurgular bize ait).( Türlerin Kökeni , s.275)

Evrim teorisinin açmazlarından biri olan içgüdü problemi Darwin’den bu yana aynen sürmektedir. Canlılardaki hayranlık uyandırıcı davranışları ‘içgüdü’ olarak niteleyip bu noktada duraksamakla hiçbirşey açıklanmış sayılmayacaktır. Yapılması gereken şey, içgüdünün kaynağını anlamaya çalışmaktır. Bu yapıldğında görülecektir ki, eğer bir canlıda içgüdü varsa, onu güden, ona neler yapması gerektiğini gösteren, ilham eden bir güç var demektir. Ve açıktır ki bu güç, evrenin tek sahibi ve hakimi olan Allah'tır. Bilim adamlarının içgüdü olarak algıladıkları davranışlar, Allah’ın canlılara ilhamından başka birşey değildir. Canlıların tesadüfen oluşamayacağını açıkça ortaya koyan sayısız örnekten bazıları şöyledir:
  • Hayvanlar arasında en vahşilerinden biri olarak bilinen timsahlar, 3 ay boyunca yumurtalarının başından bir an bile ayrılmadan onları korurlar.

  • Yine başka bir örnek olarak yağmur kuşu, yavrusunu koruyabilmek için yaralı taklidi yaparak düşmanını kendi üzerine çeker.

  • Göç eden kuşlardan olan albatroslar, her zaman kendi doğdukları yerde çiftleşirler. Bu nedenle üreme zamanlarında koloniler halinde biraraya gelerek toplanırlar. Dişiler gelmeden haftalar önce, erkekler gelip burada daha önceden bulunan yuvaları tamir ederek dişi ve yavrular için mükemmel bir konfor sağlarlar.

  • Erkek penguen kutup kışında kuluçkaya yatarken, dişi yiyecek aramaya çıkar. Isının -40oC'ye düştüğü kış boyunca buzullar gittikçe büyür ve besine ulaşmak zorlaşır. Tek bir yumurta bırakan dişi penguenler hemen denize dönerler. Erkek, kuluçkaya yattığı dört ay boyunca kutup fırtınalarına karşı koymak zorundadır. Hiçbir şey yemeden yumurtaların üstünde yatan erkek bu süre zarfında yarı yarıya kilo kaybeder. Ama asla yumurtayı terk etmez. Dört ay sonunda yumurtalar kırılmaya başladığında birden dişi belirir. Anne yüzlerce penguenin arasından eşini ve yavrusunu hiç güçlük çekmeden bulur. Kursağındakileri boşaltarak yavrunun bakım işini üstlenir. Her yerin buzlarla kaplı olduğu ortamda yuva yapma olanağı yoktur. Anne ile baba, yavruyu soğuktan korumak için ayaklarının üstüne koyup, karınlarıyla ısıtırlar.


Bu makale, Vakit gazetesinde 08 Kasım 2006 tarihinde yayınlanmıştır.

Bu eser 1.598 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Evrim Aldatmacası - CD
evrimbelgeseli.com - Web Sitesi
İçgüdünün Evrimi Yanılgıları - Makale
Evrim Aldatmacası - Kitap
evrimaldatmacasi.com - Web Sitesi
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.