 |
Sonsuz merhamet, şefkat ve güç sahibi olan Yüce Rabbimiz, Kuran'da insanlara çok yakın olduğunu, Kendisi'ne dua ederek bir şey istediklerinde onların dualarına icabet edeceğini bildirir. Bu konuyla ilgili bir ayette şu şekilde buyrulmaktadır:
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)
Kuran’da da bildirildiği gibi, Allah, insana çok yakındır, her insanın dileğini, içinden geçirdiklerini, düşündüklerini, bir dostuna söylediklerini, fısıldaşarak konuştuklarını, hatta bilinçaltında taşıdıklarına kadar her şeyi bilir. Dolayısıyla, Allah Kendisi'ne yönelip dua eden, Kendisi'nden istekte bulunan herkesi duyar ve bilir. Bu, insanlar için çok büyük bir nimettir.
İman edenler bu sırrı bildikleri için, Allah'tan her şeyi ister ve dualarının kabul edilmesini umarlar. Örneğin, çaresiz gibi görünen bir hastalığa yakalanan insan, elbette ki tüm tıbbi tedbirlere başvuracaktır. Ancak, şifayı verenin Allah olduğunu bilerek, Allah'a sağlığı için dua eder. İnsan sadece belli başlı konularda değil her konuda Allah'tan istekte bulunabilir. Örneğin; günahlarının af olması, hidayetinin artması, cennette salihlerle birlikte sonsuza dek ağırlanması, sağlığının ve huzurunun artması gibi.
Ancak, bu noktada belirtilmesi gereken ve Kuran'da bildirilen bir sır daha vardır. Allah'ın "İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir. İnsan, pek acelecidir." (İsra Suresi, 11) ayetinde de bildirdiği gibi, insanın muhakkak yerine gelmesini istediği duaların hepsi, sonuç açısından kendisi için iyi olmayabilir. Örneğin, iman eden bir insan çocuklarının geleceği için Allah'tan çok büyük bir mülk ve zenginlik ister. Ancak Allah onun bu isteğini gerçekleştirmeyebilir. Belki de zenginlik çocuklarının şımarmalarına neden olacaktır. Allah, bu insanın duasını duyar ve onun duasına en hayırlı şekilde karşılık verir. Olayların kişinin istediği gibi gelişmemesi bu sonucu değiştirmez. Allah her zaman dua edenin duasını işitir ve iman edenler için her zaman en hayırlı olanı yaratır. Bu, çok önemli bir sırdır.
Bu yüzden dua ederken istenen şeyin muhakkak istendiği şekilde yerine gelmesi değil, hayırlı olacaksa istenmesi önemlidir. Yüce Rabbimiz (Kaf Suresi, 16) ayetinde de belirtildiği gibi, insanın her duasını işitmektedir. İnsan da her duanın Allah tarafından bir ibadet olarak kabul edildiğini bilmeli ve duasının, en hayırlı zamanda ve en hayırlı şekilde karşılık göreceğine iman etmelidir.
Dua, her insan için çok kıymetli bir ibadet ve büyük bir nimettir. Çünkü Allah, insana dua aracılığı ile Kendisi'nin hayırlı ve güzel gördüğü her şeye erişme imkanı vermiştir. Allah, "De ki: Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?" (Furkan Suresi, 77) ayetiyle de duanın önemli bir ibadet olduğunu bildirmektedir.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 03. sayı (Eylül 2004) 45. sayfada yayınlanmıştır.
Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur; Bulgarca.
Bu eser 1.022 kez incelendi.
|
 |
|