Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7086 tanesi Türkçe, toplam 8304 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
İslam Tarihi'nden: İlmi Araştırma Sayı 29 - TÜRKÇE
Kasım 2006
Akabe Biatları
Hz. Muhammed (sav)'in Medine'den gelip ilk Müslüman olanlarla 621-622 yıllarında Mekke'nin Akabe adı verilen mevkiinde yaptığı iki anlaşma ve ahidleşme.
Peygamberliğinin onbirinci yılı Hac mevsiminde Hz. Muhammed (sav) Mekke dışına çıktı. Medine'den gelen altı kişilik bir toplulukla karşılaştı. Onlara Peygamber olduğunu söyledi, Kur'an okudu, Allah'ın emirlerini anlattı ve onları Müslüman olmaya davet etti. Medineliler, Peygamberimiz (sav)'in söylediklerinin doğruluğuna inanarak Müslüman oldular. Medine'ye dönünce orada İslam'ın yayılmasına çalıştılar.
I. Akabe Biatı: (Peygamberliğin 12. yılı)
Ertesi yıl Mekke'ye gelen Medinelilerden 12 kişilik bir grup, Mekke yakınında Akabe denilen yerde Peygamberimiz (sav)'le görüştü. Reisleri Esad b. Zürare idi. Aralarında bir yıl önce Müslüman olmuş beş kişi de vardı. Bunlar, "Allah'a şirk koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, yalan ve iftiradan sakınmak, Peygambere karşı gelmemek" hususunda Peygamberimiz (sav)'e biat ettiler, söz verdiler.
Medineliler kendilerine İslamiyet'i öğretecek bir kimse istediler. Peygamberimiz (sav) de bu görevi yürütmek üzere Mus'ab'ı gönderdi. Mu'sab, Medine'de İslam'ın öğretilmesi ve yayılmasında büyük hizmetler gördü.
II. Akabe Biatı: (Peygamberliğin 13. yılı)
Bu yıl Medine'deki Müslümanlardan 75 kişilik bir grup Mekke'ye geldi. Bunların ikisi kadındı. Akabe'de Peygamberimiz (sav)'le görüştükten sonra ikinci Akabe Biati gerçekleşti. Buna göre, Medineliler; Peygamberimiz (sav)'i koruyacaklarına söz verdiler. Hepsi de Hz. Peygamber (sav)'e: "Darlık ve genişlik zamanında, her hal ve durumda itaate, sözün daima doğrusunu söylemeye ve Allah yolunda herhangi bir şeyden korkmamaya" dair biat ettiler. Akabe biatları İslam'ın yayılmasında önemli bir dönüm noktası oldu.
İslami Terimler Sözlüğü
Ashabu'l-Meymene; "Sağ yanın adamları" anlamında kullanılan Kuran'da yer alan bir terimdir. Ashabu'l-Meymene, Allah'ın hoşnutluğuna uygun olan hayat tarzları dolayısıyla hesap gününde kitapları, bir başka deyişle amel defterleri sağ ellerine veya sağ taraflarından verilecek olanlardır.
Ashabu'l-Meş'eme; Sol yanın adamları. Kuran'da Ashabu'l-Meş'eme terimi, hayırsız ve imansız kimseler için kullanılmıştır. Beled Suresi'nde bu kimselerden şu şekilde söz edilmektedir:
Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır (Ashab-ı Meş'eme). Kapıları kilitlenmiş" bir ateş onların üzerinedir. (Beled Suresi, 19-20)
Müslüman Bilim Adamları
Akşemseddin
Asıl adı Şemseddin Muhammed b. Hamza'dır. Ancak sakal ve bıyığının ak olması ve beyaz elbiseler giymesinden dolayı Akşemseddin olarak anılmaktadır. Şam'da doğmuş ve küçük yaşta Anadolu'ya gelerek Amasya'nın bir kazasına yerleşmiştir. Genç yaşta çeşitli ilimler konusunda başarılar elde etmiş ve iyi bir tıp tahsili yapmıştır.
Tıp alanında derin araştırmalar yapmış olan Akşemseddin, "Hastalıkların insanlarda birer birer ortaya çıktığını sanmak yanlıştır. Hastalıklar insandan insana bulaşmak suretiyle geçer. Bu bulaşma gözle görülmeyecek kadar küçük fakat canlı tohumlar vasıtasıyla olur." diyerek bundan beş yüz sene önce mikrobun tarifini yapmıştır. Onun bu açıklamaları yaptığı dönem, mikropları ilk olarak tanıtan İtalyan hekim Fracastor'dan yaklaşık 100 sene öncesidir. Böyle bir ilke imza atan Akşemseddin, tıp tarihinde önemli bir yere sahiptir.
Akşemseddin'in pek çok dini eserinin yanı sıra son derece büyük önemi olan iki tane tıbbi eseri bulunmaktadır. Eserleri halen tıp literatüründe önemlerini korumaktadır.
Müslüman Hükümdarlar
Fatih Sultan Mehmet (1432-1481)
21 yaşında Osmanlı İmparatorluğu'na padişah olan Fatih Sultan Mehmet, daha ilk günlerde devleti ve ordusunu daha büyük hamleler yapacak bir güce ulaştırdı. Şehzadeliğinden beri İstanbul'u fethetmek istiyordu. Bu amaçla İstanbul'u kuşattı ve 29 Mayıs 1453'te şehir, Fatih ve ordusu tarafından fethedildi.
Fatih Sultan Mehmet, bundan sonra, Osmanlı Devleti'ni bir Cihan İmparatorluğu haline getirme ve İslamiyet'i bütün dünyaya yayma mücadelesine başladı. Nitekim kısa zamanda, Anadolu'da ve Balkanlar'da yapılan fetihlerle Tuna'dan Fırat'a kadar genişleyen Osmanlı toprakları üzerinde İslam ahlakı hızla yayıldı. Anadolu'da milli birlik tesis edildi.
Öte yandan Fatih, Molla Gürani, Ali Kuşçu ve Akşemseddin gibi büyük ilim, din, kültür ve sanat adamlarını etrafında toplayarak İslam medeniyetinin de gelişimine büyük katkıda bulundu. İstanbul'u İslam medeniyetinin en ihtişamlı merkezi haline getirdi. Devrinde başta İstanbul olmak üzere, İmparatorluğun bütün şehirleri cami, mescit ve medreselerle donatılmıştır.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi29. sayı (Kasım 2006) 22. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 864 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;