 |
Müslüman Nasıl Konuşmalıdır?
İnsanlara İyiliği Emredip, Kötülükten Men Ederek Konuşmalıdır
İman edenler konuşmalarıyla hem kendileri Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaya çalışır hem de başkalarını bu ahlakı yaşamaya teşvik ederler. Çünkü Kuran'da müminlerin insanları hayra çağırmak, onlara iyiliği anlatmak ve kötülükten sakındırmakla yükümlü oldukları bildirilmektedir:
“Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.” (Al-i İmran Suresi, 104)
Kuran'da müminlere 'sözün en güzel olanını' söylemeleri de emredilmektedir. (İsra Suresi, 53) Bu nedenle iman edenler, akıllarını ve vicdanlarını en güzel şekilde kullanarak konuşur, karşılarındaki insanlara en faydalı olacak sözü söylemeye çalışırlar. Bu kimselerin eksik ya da hatalı yönlerinin, Kuran ahlakından uzak kalmış olmalarından, bilgisizlik ya da cahilliklerinden kaynaklanabileceğini bilerek onlara şefkat ve merhamet dolu bir üslupla yaklaşırlar. Kendilerinin de Kuran ahlakını öğrenmeden önce hatalı bir tavır içerisinde olduklarını ve ancak Allah'ın rahmeti sayesinde güzel bir ahlaka erişebildiklerini unutmazlar.
Boş Şeylerden Yüz Çevirmek
Müminler boş ve amaçsız konuşmalara itibar etmedikleri gibi, ahiretleri için bir yarar sağlamayacak, hatta onlara zarar verecek boş işlerle de vakit kaybetmezler. Müminlerin bu vasfı bir ayette şöyle bildirilmiştir:
“Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir.” (Müminun Suresi, 3)
Allah'ın rızasına yönelik olmayan her iş, Kuran'da bildirilen bu boş şeylerin kapsamına girer. Mümin zamanını İslam ahlakının yayılmasına en faydalı olacağı, Allah'ın rızasını en fazla kazanacağını umduğu işlerle geçirmeli, bu işlerden en yüksek verimi alacak şekilde kendini geliştirmelidir.
Müminler Nelere Dua Ederler?
Nurlarını tamamlaması için:
“… O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar-parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin."” (Tahrim Suresi, 8)
”Hikmet” Ne Demektir?
İlim ve akılla gerçeği bulma, var olan her şeyin iç yüzünü tanıma, bilme. Kuran’da, Allah’ın peygamberlerine ve seçkin halis kullarına nasip ettiği derin anlayış kabiliyeti.
Kuran’daki Sevgi Anlayışı Nasıldır?
Kuran ahlakına göre yaşamayan toplumlarda insanlar, aynı kültürü paylaşmak, belli bir mevki sahibi olmak, güzel veya yakışıklı olmak gibi zahiri ölçülere göre sevgi ve saygı duyarlar. Oysa müminlerin asıl amacı yalnızca Allah'ın rızasını kazanmaktır.
Müminler Allah'a olan derin sevgilerinden dolayı Allah'ın yarattıklarına karşı da coşkulu bir sevgi ve muhabbet duyarlar. Dolayısıyla Allah'ın hoşnut olmadığı, güzel ahlaka sahip olmayan bir insana karşı kalplerinde bir sevgi veya yakınlık duyamazlar. Bu durum Kuran'da şöyle bildirilir:
“Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun…” (Mücadele Suresi, 22)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 29. sayı (Kasım 2006) 36. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 661 kez incelendi.
|
 |
|