Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7820 tanesi Türkçe, toplam 9221 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Ermeni Sorunu ve Gerçekler
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (182)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6642)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 284 download
Kuran Mucizeleri 4 - Belgesel - 229 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 122 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 97 download
Makale : Ermeni Sorunu ve Gerçekler - TÜRKÇE
Şubat 2002
Ermeni Sorunu ve GerçeklerErmeniler, yüzyıllar boyu Osmanlı'nın adil yönetimi altında huzur ve hoşgörü ortamında yaşadılar. Bugün Ermeni sorunu olarak ortaya konan suni problem 20. yüzyıl başında Osmanlı'yı tarihten silme planının bir parçasıdır. Günümüzde de Türkiye'nin siyasi gücünü zayıflatmak amacıyla gündeme getirilmektedir.

Osmanlılar tarafından "Millet-i Sıdıka" ünvanına layık görülen Ermeniler, Türklerle yüzyıllar boyunca dostluk içinde yaşamışlardır. Ermeniler, önce Selçuklu daha sonra da Osmanlı'nın adil yönetimi altında gördükleri barışçıl tutumu kendileri de ifade etmekteler.

Ermeniler Osmanlı'da Hoşgörüyü, Güvenliği ve Barışı Bulmuşlardır

Ermenilerin Osmanlı yönetiminden memnuniyetleri, 2 yıl önce, yani Osmanlı'nın 700. kuruluş yılında, İstanbul Ermeni Patrikhanesinin 538. doğum gününü kutlanırken çeşitli şekillerde ifade edilmiştir. Türkiye Ermenilerinin 84. Patriği II. Mesrob, bu törenler çerçevesinde 22 Mayıs 1999 tarihinde yapılan törende duygularını şu şekilde ifade etmişti:

"… Fatih Sultan Mehmet'in, İstanbul'u fethinden sekiz yıl sonra 1461'de, çıkardığı bir fermanla Batı Anadolu'daki Ermeni Episkoposluğu'nu İstanbul Patrikliği'ne dönüştürmesi, Fatih'in ve Osmanlı Sultanlarının gelecek vizyonu ve diğer dinlere gösterdiği hoşgörünün çok açık bir örneğidir. Tarihte bir dine mensup bir hükümdarın başka bir dinin üyeleri için ruhani riyaset makamı tesis etmesi, ne Fatih'ten önce, ne de sonra görüldü… Yeni bir bin yıla girerken dünyada yaşanan gerginlikleri, özellikle yakın çevremizdeki savaş ortamını gözönünde bulunduracak olursak, 538 yıl önce gerçekleşen bu olayın değerini, dinler ve kültürler arası hoşgörünün önemini, sanıyorum daha iyi kavrayabiliriz…"

Patrik II. Mesrob'un bu sözleri aslında Türk-Ermeni ilişkilerinin gerçek boyutunu da gözler önüne sermesi bakımından çok önemlidir.

Ermeni sorunu ve Rusya, İngiltere

Ermeni sorununun ilk ortaya çıkışı; 1877-1878 yıllarındaki Rus Harbi'ni Osmanlı'nın kaybetmesinin ardından, Trabzon'a kadar olan bölge Rusya'nın yönetimine geçmiştir. O döneme kadar Osmanlı tebaası olan ve huzur içinde hayatlarını devam ettiren Ermeniler, bağımsız bir devlet kurma vaatleriyle kandırılmış ve Rus askerleriyle işbirliğine girip, Türklere karşı savaşmışlardır.

Osmanlı Devleti'nin zayıflaması dışarıdan yapılan müdahaleleri de artırmıştır. Osmanlı topraklarını kendi aralarında paylaşma niyetinde olan ülkeler, provokatörler vasıtasıyla Ermenileri Türk toplumundan uzaklaştırmaya çabalamışlardır.

1. Dünya Savaşı'nda Rusya ve İngiltere'nin Doğu Anadolu'daki çıkarları, Ermeni toplumunun Türklere karşı kullanılması üzerine kuruluydu.

Bu gerçek şu ana kadar pek çok Batılı ve Ermeni tarihçi tarafından da dile getirilmiştir. Ancak Osmanlı yönetiminden hiçbir şikayeti olmayan ve barış içinde yaşayan halk üzerinde bu girişimler ilk başlarda etkili olmamış, kurulan teşkilatların büyük bölümü zaman içinde yok olup gitmiştir. Osmanlı toprakları içinde başarılı olamayınca, bu kez farklı ülkelerde Ermenistan hayalini gerçekleştirmek için teşkilatlar kurulmuştur. Bu komiteler dışarıdan aldıkları destekle halkın büyük bölümü üzerinde etkili olmayı başarmışlardır. Ermeni propagandasının bugünkü önde gelen kişilerinden Louise Nalbantyan, kurulan bu komitelerin amacını şöyle tanımlıyordu:

"Ermeni halkının duygularını harekete geçirmek için tahrik ve teröre ihtiyaç vardı. Halk düşmanlarına karşı kışkırtılacaktı� Komite, Osmanlı hükümetini terörize etmeyi amaçlıyordu" (Nalbantyan, Louise, University of California Press, 1963, s. 110-111)

Yani Anadolu'da isyanlar çıkartmak için yabancı devletler tarafından kışkırtılan Ermeniler kendilerine yöntem olarak "terörü" seçmişlerdi. Bu komitelerin kurulmasını takip eden yıllarda Anadolu'nun dört bir yanında isyanlar çıkartılmıştır. İsyanlarda pek çok masum insan hayatını kaybetmiş, bu isyanlar nedeniyle Anadolu topraklarında gerçek manada bir huzur sağlanamamıştır.

Günümüzde Ermeniler

Günümüzde Ermeni vatandaşlarımız, Devletimizin koruyup kolladığı vatandaşlarımızdır. Toplum dokumuza uygun biçimde sosyal hayat içerisinde kendilerine bir yer edinmişlerdir. Kızları ile evlenilir; özel günlerinde toplantılarına, bayram tebriğine ve ev ziyaretlerine gidilir. Bu sosyal gerçek, Türk Devletinin ve Türk insanının Ermeni vatandaşlarımız konusundaki hassasiyetinin, hoşgörüsünün ve duyarlı yaklaşımının bir göstergesi mahiyetindedir.

Osmanlı Bakanlar Kurulu'nun 30 Mayıs 1915 tarihli kararıyla Ermeniler canlarının ve mallarının korunmasını, göçmen ödeneğinden yardım yapılmasını, ihtiyaçlarına göre mal ve toprak dağıtılmasını, evler yapılmasını, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarının sağlanmasını, sağlık durumlarının her gün doktorlar tarafından kontrol edilmesini, hastaların trenle gönderilmesini ve alınması gereken daha pek çok önlemi bildiren emirler yayınlamıştır. Ayrıca, tehcir sırasında Ermenilere karşı herhangi bir saldırıda bulunanların tevkif edilerek, Divan-ı Harp Mahkemesine sevk edilmesi ve en ağır şekilde cezalandırılmaları karara bağlanmıştır.

Türklerin 1000 yıldır süregelen hoşgörülü tutumları sözde soykırım iddialarını daha en baştan geçersiz hale getirmektedir. Bugün Ermenistan'ın yaptığı da gerçekleri saptırmaktan başka birşey değildir.

Sorun, Ermeni ve Türk halkları arasında yaşanan bir sorun değil, çeşitli ülkelerin ulusal çıkarları çevresinde dolaşan bir çıkmaz halini almıştır. Fransız Senatosu'nda çıkan karardan sonra da Türk Ermenileri tarafından yapılan açıklamalarda, konunun bazı ülkeler tarafından bir siyasi baskı aracı olarak kullanılmasından duyulan sıkıntı dile getirilmiştir.

Etkin Politikalar İzlemek

Bu noktadan sonra önemli olan, bu yasanın ve bundan sonra birer birer ortaya çıkan tasarıların bir siyasi ve ekonomik yaptırım aracı olarak kullanmasının engellenmesidir. Öte yandan, dünya çapında yapılacak kapsamlı bir kampanya, Osmanlı arşivleriyle desteklenen güçlü bir dosya, gerçekleri tarafsız bir şekilde ortaya koyan belgesel çalışmaları Türk hükümetinin bu güçlü tezini anlatırken en çok ihtiyaç duyacağı malzemelerdir.

Türk insanı, tarihin getirdiği yakınlık duygusu içerisinde Ermenileri kardeş olarak kabul eder. Ermeni halkları Türk Milleti'nin himayesinde yüzyıllar boyunca huzur ve güven içinde yaşamışlardır. Şayet Ermeniler Türkiye'ye yerleşmek istiyorlarsa, bu yöndeki meşru ve makul bir talebin, Türkiye tarafından reddedilmesi söz konusu olmaz. Ancak, toprak işgali, gizli kulis faaliyetleri, tazminat talepleri, gerçek dışı çarpıtmalara dayalı senaryolar ve benzeri art niyetli girişimler, asla kabul edilebilir değildir.

Unutmamak gerekir ki, Devlet-i Ali Osmaniye hakimiyetinde asırlar boyunca huzur içinde yaşayan kardeş Ermeni ve Türk halklarının tekrar aynı kardeşliği sağlamaması için hiçbir engel yoktur. Yeter ki, gerçekler tüm açıklığıyla dünyaya anlatılsın ve karşılıklı hoşgörü için ger

Bu makale, Araştırma Dergisi 04. sayı (Şubat 2002) 32. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 419 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Osmanlı Vizyonu ile Türk-İslam Dünyası'na Türkiye Öncülüğü - Kitap
Ermeni Soykırımı Masalı ve Türk Ermeni Dostluğu - Makale
Dünya Yeni Bir Osmanlı'ya Muhtaç - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3067 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2342 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1938 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1630 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1385 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.