Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7815 tanesi Türkçe, toplam 9215 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Din Ahlakından Uzak Toplumlarda Yayılan Saldırgan Kültür
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (182)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6639)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 284 download
Kuran Mucizeleri 4 - Belgesel - 229 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 122 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 97 download
Makale : Din Ahlakından Uzak Toplumlarda Yayılan Saldırgan Kültür - TÜRKÇE
Ocak 2007
Din Ahlakından Uzak Toplumlarda Yayılan Saldırgan KültürBazı insanlar neden “haklılık iddiası” içinde, gergin, saldırgan ve öfkelidirler? Merhamet, şefkat, hoşgörü ve sabır gibi temel ahlaki değerlerden nasıl bu kadar uzaklaşmışlardır. İnsanları saldırganlığa yönelten nedir?

Saldırganlık, Kuran ahlakının yaşanmadığı toplumlarda insanların üstün olabilmek ve güçlü görünebilmek için geliştirdikleri kötü bir ahlak özelliğidir. Bu özellik, kaba kuvvete dayanan fiili bir saldırganlık olabileceği gibi karşıdaki kişiyi manen rahatsız eden sözlü bir saldırganlık da olabilir. En zengininden en fakirine, en görgülüsünden en eğitimlisine ya da en cahiline kadar, kadın erkek demeden, Allah'tan gereği gibi korkmayan her insanda ortaya çıkabilen “saldırgan ve kavgacı” ahlak, tüm iman sahipleri tarafından şiddetle kaçınılması gereken ve kişiler arasındaki tesanüdü bozmayı amaçlayan şeytanın bir oyunudur.

Saldırgan Karakterin Dayandığı Temel: Haklı Çıkma İddiası

Bu kültürü, her ne olursa olsun altta kalmayı kabul etmeyen, hep haklı çıkma iddiasında bulunan kimselerde yoğun olarak görmek mümkündür. Bu insanlar başka bir kimsenin kendilerini yönlendirmeye çalışmasına ve hatta sadece fikir vermesine dahi tahammül edemezler. Bulundukları ortamda her zaman için tek söz sahibi kişi olmak isterler. Bu sistemi kurabilmek için de, saldırgan ve kavgacı bir karakter geliştirirler. Böyle bir kimsenin etrafına verdiği görüntü, eğer üzerine gidilecek olursa her an kontrolden çıkabileceği ve akla gelebilecek her taşkınlığı yapabileceği şeklindedir. Bu nedenle bu mesajı alan çevresi de, böyle bir insandan çekinir. Başkalarına rahatlıkla söyleyebilecekleri bir sözü bu kişiye söyleyemez ya da hiç düşünmeden gösterebilecekleri bir tavrı, saldırgan olduğunu her an hissettiren bir insana kolay kolay yapamazlar. Öyle ki, küçük büyük demeden, en zenginine kadar herkes, bu kimsenin tepkilerinden ciddi anlamda çekinir. Nitekim bu kişinin oluşturmak istediği etki de zaten budur; insanların kendisinden çekinmesi ve bundan dolayı da hiçbir işine karışmaya kalkışmamaları. Elbette bu kişiye karşı duyulan çekingenlik gerçek anlamda bir saygıdan kaynaklanmaz. İnsanlar bu kişiye belli bir yere kadar saygı gösterseler de aslında kalplerinde samimi bir saygı hissetmezler.

‘‘Saldırgan’’ Kişilerin Özellikleri

  • Saldırgan ahlaka sahip bir kimse etrafına hiçbir şeyden, hiç kimseden korkmadığını, bu nedenle de hiçbir kural tanımayacağını, "aklına her eseni" yapabileceğini sürekli hissettirir. Tanımadığı bu kurallar arasında kişisel haklardan toplumsal kurallara ya da devletin kanunlarına kadar her türlü yaptırım yer alabilir.

  • Böyle bir insanın öfkelendiğinde öfkesini yenmek gibi bir çabası yoktur. Aksine, sinirlendiği zamanlarda bu ahlakını çok daha kapsamlı olarak yaşayabileceği için, genellikle herşey yolunda gitse, çok huzurlu ve neşeli ortamlar içerisinde de olsa, o hep sebepsiz bir öfke ve kin içerisindedir. Çevresine asıl korku salan da, onun bu sebepsiz öfkesi ve her zaman ters olan tavırlarıdır. Bazen yalnızca bakışlardan bile rahatlıkla anlaşılan bu ters tavırlar, karşı tarafın hemen toparlanmasına ve bu kimsenin öfkesine hedef olmamak için "gözüne girmeye" çalışmasına neden olur. Bu da, sürekli saldırgan ve kavgacı bir ahlak sergileyen kişinin hedeflediği sonuçlardan biridir. Söz konusu kişi ancak bu şekilde herkesten üstün ve güçlü olduğunu hissedebilir.

  • Kavgacı kişiler acımasızdırlar, her türlü şiddeti kendinlerince meşru görürler. Bu nedenle de en küçük bir olayda dahi öfkeleri saldırganlık şeklinde kendini gösterir.


Saldırgan Ahlak Her Türlü Zorbalığı Meşru Görür

Saldırgan ve kavgacı bir kimse çevresindeki insanlara en yakınları bile olsa, maddi ve manevi şiddet uygulamakta sakınca görmez. Kapıları çarpmak, tehditler savurmak, kin dolu bakışlarla bakmak, terslemek, taşkınlık dolu hareketler yaparak, çıkışmak, bağırıp çağırıp azarlamak, aşağılayıp hakaret etmek saldırgan ahlakın sadece sözlerde dışa vuran yansımasıdır. Bunun yanında korku salmak için kullandıkları en büyük silahları ise "fiziksel güç"tür. Bu ruh halindeki insanların şiddet konusunda da hiçbir sınırları yoktur. Çünkü onlar bunu amaçsızca, sadece başkalarını aşağılayarak kendi üstünlüklerini hissettirmek ve güç gösterisi yapmak için uygularlar. Üzerlerindeki bu pervasızlık, ağır yaralamayı hatta cinayet işlemeyi dahi normal karşılayacak niteliktedir. Bu ruhtaki insanların çoğu, herhangi bir sorunla karşılaştıklarında, karşılarındaki kişi, eşleri, çocukları bile olsa konuyu konuşarak halletmektense, direkt olarak saldırarak halletme yoluna giderler. Çoğu zaman bununla da tatmin olmayarak ciddi fiziki tahribatlar oluştururlar. Oysa Allah Kuran'da kesin bir adaleti emretmiş, her türlü zulüm ve zorbalığı da kınamış ve yasaklamıştır. Kuran ayetlerinde Rabbimiz şu şekilde buyurur:

“Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık, alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan), hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar, zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik...” (Kalem Suresi, 10-13)

Büyüklük Taslayanlar ile Müminlerin Farkı

Bu insanlar, Kuran'da bildirildiğine göre, "yeryüzünde haksız yere bir büyüklenme" içindedirler. (Araf Suresi, 146) Tüm gücün Allah'a ait olduğunu ve O'ndan bağımsız hareket edemeyeceklerini kavrayamazlar. O'na "muhtaç" olduklarını düşünmezler. Bu nedenle doğruyu yanlıştan ayırt edemezler. Yanlış seçimlerinden dolayı da dünyada adeta cehenneme benzer bir ortam oluştururlar. Bu ortamda yaşamlarını sürdürürken aslında kendi elleriyle kendilerine zulmetmektedirler. Ama bu gerçeği bir türlü göremezler.

Kuran ahlakını yaşayan insanlar ise bu kültürün karanlık ruhundan tamamen uzaktırlar. Herşeyden önce Allah'a karşı acizliklerini tam olarak bildikleri için, "büyüklük" iddiası içerisinde değillerdir. Sürekli itidalli ve dengeli bir tavır sergiler ve bu sayede her zaman yanlarında rahat edilen insanlar olurlar. Ayrıca üstünlüğün "kaba davranışlarla" ya da "şiddetle" değil, "takva" ve "güzel ahlak" ile elde edilebileceğini bilirler. Hiçbir zaman tek söz sahibi olma saplantısı içine girmezler. Ayette belirtildiği gibi her zaman "doğru olana" uyarlar. Çünkü Allah Kuran'da inananlara hoşgörüyü ve adaleti emretmiştir:

“Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte Kitabı ve mizanı indirdik...” (Hadid Suresi, 25)

Sadırganlığın Fikri Temeli: Sosyal Darwinizm

Şiddete dayalı kültürün temelinde insanı bir hayvan türü olarak gören Darwinizm ideolojisi vardır. “Güçlülerin zayıf olanları ezmesi”, “yaşam mücadelesi”, “türler arasında, insanlar arasında ve medeniyetler arasında çatışmaya yönlendiren ırkçı yaklaşım” bu fikrin dayanak noktalarıdır.

Şiddeti, savaşçılığı yücelten, güzel ahlakı, sevgiyi, barış ve huzuru ise göz ardı eden bu düşünce yapısının yayılması için şimdiye dek çalışmış olan ideologların büyük çoğunluğunun din ahlakından uzak kimseler olması en dikkat çeken ortak yönleridir. Bugün de bütün dünyaya filmler, romanlar, resimli romanlar aracılığıyla söz konusu Darwinist düşünce yapısı telkin edilmeye çalışılmaktadır. Bu propaganda ile kan dökücü saldırgan karakter, "gözü pek, bileği ve yüreği güçlü" gibi sahte tanımlamalar altında kendine meşru bir zemin bulmaktadır.

Kuşkusuz bu tehlikeli bir düşünce yapısıdır. Bu tehlikenin farkında olmak, söz konusu teori ve bu teoriye dayalı ideolojilere karşı gerekli fikri önlemlerin alınması açısından son derece önemlidir. Unutmamak gerekir ki, Darwinizm ve Darwinizm'i temel alan tüm toplum modelleri insanlığı büyük felaketlere sürükleyecek modellerdir.

Çözüm: Din Ahlakının Yaygınlaşması

Mutlak barış ve huzur çağı ancak şiddete dayalı bu sistemin ortadan kaldırılmasıyla oluşabilir. Öncelikle bu saldırgan sistemin Darwinizm gibi temelleri fikren mücadele edilerek yok edilmeli, daha sonra bu fikrin hayat sahası olan konular ortadan kaldırılmalıdır. Dünya üzerindeki bu şebekenin çözülmesi, hem toplumlar arasında hem de insanlar arasında gerçek huzurun yaşanmasına vesile olacaktır. Şiddete, gurura, nefrete dayalı olan bu sisteme karşı beklenen karşı çözümün tamamen bu yapının dışında olması, sevgiye, adalete, fedakarlığa, alçakgönüllülüğe, merhamete dayalı olması şarttır. Allah'ın insanlara emrettiği ve Kuran'da bildirilen ahlak, toplumları her zaman için refaha, huzura ve barışa götürecek bir ahlaktır. Bunların dışında yapay çözümlere, geçici tedbirlere sarılmak sonuç vermeyecektir. Ahlaken güçlü, manevi değerlerine sahip çıkan, vicdan ve sağduyu sahibi, kişilikli insanların sayısının çoğalması bu kişilerin hayat sahalarının sona ermesi anlamına gelecektir. Bu ise ancak din ahlakının yaygınlaşması ile mümkün olur. İyilerin biraraya gelmeleri ve birlikte davranmaları ile kötülerin ittifakı dağılacak, kötülükleri eriyip yok olacaktır. Yüce Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle müjdeler:

“Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir...” (Enbiya Suresi, 18)

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 31. sayı (Ocak 2007) 48. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 728 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Şeytanın Enaniyeti - Kitap
Cahiliye Toplumunu Terketmek - Kitap
Dünya Hayatında Tüm Zevkleri Tüketenler - Kitap
İnsanın Apaçık Düşmanı Şeytan - Ses Kaseti
Adamlık Dini - Ses Kaseti
Dinsizliğin Dini İle Mücadele - Ses Kaseti
Şeytanın Enaniyeti - Ses Kaseti
Alay Denen Zulüm - Ses Kaseti
Kuran'ı Dinlemeyenler - Ses Kaseti
Cahiliye Toplumunda İnsan Karakterleri - Kitap
dinsizliginkabus... - Web Sitesi
Kuran'ı Dinlemeyenler - Kitap
Alay Denen Zulüm - Kitap
Adamlık Dini - Kitap
Şeytanın Karakteri Kibir - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3067 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2342 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1938 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1630 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1385 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.