Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7815 tanesi Türkçe, toplam 9215 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır." (Casiye Suresi, 4)
Yavrularını ağzında taşıyan timsahlar, yuva yapmak için günlerce çalı çırpı toplayan ve sürüsünü tehlikeden korumak için çığlık atarak veya yaralı taklidi yaparak düşmanın dikkatini üzerine çeken kuşlar, kendilerini düşmanlarının arasına atarak ölümü göze alan zebralar, aylarca yumurtalarını ve yeni doğan yavrularını hiç kıpırdamadan, kar fırtınalarının altında, bir kez dahi yemek yemeden ayaklarının arasında taşıyan penguenler... Bu davranışların birçoğunda, insanın hayret ve şaşkınlıkla karşıladığı fedakarlık örnekleri vardır. Ancak hayvanlar akıl, vicdan, bilinç gibi özelliklerden yoksundur. Bu hayvanlar yaptıkları hareketleri Allah'ın ilhamı ile yaparlar. Bu bölümde gerek hayvanlarda gerekse de bitkilerde görülen bilinçli davranışlara bazı örnekler verilecektir.
"Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır..." (Enam Suresi, 95)
Hindistan cevizi palmiyesi tohumlarını suyla taşıyan bitkilerdendir. Bu bitkinin tohumları suya karşı çok dayanıklı olacak şekilde yaratılmışlardır. Bu tohumlar suda yaptıkları 80 günlük uzun yolculuktan sonra karaya ulaştıklarını "anladıklarında" çimlenmeye başlarlar. Bu, son derece özel bir durumdur.
Çünkü bilindiği gibi bitki tohumları suyla temas ettikleri anda çimlenmeye başlarlar. Hindistan cevizi palmiyesi bu konuda ayrıcalıklıdır. Palmiye tohumları da diğerleri gibi suyla temas eder etmez, hemen çimlenmeye başlasalardı soyları çoktan tükenmiş olurdu. Bu tohumların çimlenmelerindeki hassas ölçüler sebebiyle bitki asırlardır neslini devam ettirmiştir.
Tohumların, kabuklarındaki suya dayanıklı yapıları, içlerindeki besinlerin miktarı, karaya ulaşma vakitleri gibi özelliklerindeki hesaplamalar hiç kuşkusuz ki kendi zeka ve kabiliyetleriyle gerçekleşmiş değildir. Tüm bu hassas ölçüler, tohumları yaratan, onların ihtiyaçlarını bilen, sonsuz akıl ve ilim sahibi olan Allah'ın varlığının ve büyüklüğünün delillerindendir.
Bitkilerin Mineral Seçme Yetenekleri
Bir insanın önüne bir avuç mineral ve vitamin karışık olarak konulsa, bunların içinden işine yarayanları seçmesi istense ne kadar başarılı olabilir? Bu konuda eğitim almamış bir insan için böyle bir seçimi yapmak çok zor hatta imkansızdır. Ancak bir insanın başarılı olamadığı bu alanda, bitkiler mükemmel bir başarıya sahiptirler.
Toprağın içinde yüzlerce mineral bulunur. Bitkiler bu çok sayıdaki mineral içinden sadece ihtiyaçları olan 13 tanesini seçip alırlar. Bu seçim, bitkilerde basınç sisteminin tersine işleyen pompalar tarafından yapılır. Bu pompalar yalnızca mineralleri bitki içinde dağıtmakla kalmaz, aynı zamanda bitki için gerekli olan maddeleri de tespit eder ve topraktan çekerek bitki içinde dağıtırlar.
Peki, bu şuuru bitki hücrelerine veren kimdir?
Yeryüzündeki bütün canlılar için hayati önemli olan bitkileri ortaya çıkaran ve onlara sahip oldukları özellikleri veren Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.
Rabbimiz üstün güç sahibi olan ve kusursuzca yaratandır.
Balıklardaki Benzersiz Duyu Sistemi
Yüzlerce kişilik omuz omuza bir kalabalık içinde olduğunuzu düşünün. Herkesin sürekli olarak bir sağa bir sola rastgele hareket ettiği bir ortamda -üstelik de karanlıkta- hiç kimseye çarpmadan kalabalığa uymanız istense, bu ne derece mümkün olurdu? Şüphesiz olamazdı!
Bizim için imkansız olan bu hareket balıklar için çok kolaydır. Çünkü balıklar "yanal çizgi" olarak adlandırılan mükemmel bir duyu sistemi ile birlikte yaratılmışlardır. Bu sistem, vücudun her iki yanında boyuna uzanan noktalar veya kesik çizgiler halindedir. Sistemin duyu hücreleri, deri altında bir kanal içerisinde yer alır. Dış ortamda olabilecek en küçük bir basınç değişimi, su dalgalanması, akıntı şiddeti ve yönü bu organlarla saptanır.
Balıklar bu özel duyularının aracılığı ile titreşimleri yarı hissedebilir ve yarı duyabilirler. Yemlerinin yerini veya düşmanlarının konumunu belirleyebilirler. Bunların yanı sıra, en bulanık su akıntılarının içerisinde yönlerini bulabilirler. Ayrıca, sudaki en ufak ısı ve basınç değişimlerini de fark edebilirler. Yanal çizgi özellikle yakındaki düşük frekanslı titreşimlere duyarlıdır; örneğin kıyıdaki adımlara veya suyun yüzeyine düşen bir cisme... Kıyıda konuşabilir, şarkı söyleyebilir veya radyo dahi çalabilirsiniz, balıklar bunlardan ürkmeyeceklerdir. Ancak suyla bağlantısı olan bir şeyi hareket ettirirseniz, örneğin iskeleyi sarsarsanız, ya da suya taş atarsanız tüm balıklar ortadan kaybolacaklardır.
Balığın bu duyu organı oldukça kompleks bir yapıdadır. Evrim teorisinin iddia ettiği gibi balığın böyle bir mekanizmaya ihtiyaç duyup, kendi iradesiyle mükemmel bir yapı ortaya çıkarması imkansızdır. Böyle kusursuz bir duyu sisteminin rastgele tesadüflerle, zaman içinde aşama aşama oluşması ise mümkün değildir. Bu sistemin tek bir defada kusursuz bir biçimde ortaya çıktığı son derece açıktır. Bu mükemmel sistemlerin Yaratıcısı ise Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'tır.
"Dört Gözlü" Balığın Muhteşem Optik Tasarımı
Anableps adını taşıyan ve "dört gözlü" olarak tanınan bir balık türü, suyun hem içinde hem de dışında son derece iyi görebilir. Dört gözlü balığın gerçekte her birinde ikişer mercek bulunan iki gözü vardır. Balık hemen hemen su seviyesinde yol alırken, yüzeyin üzerinde kalan göz bebekleri ile havayı taramakta, yüzeyin altında kalan alt göz bebekleri ile de su altı dünyasını incelemektedir. Balığın her bir gözü, iki ayrı odaklama sistemine sahiptir. Her odaklama sistemine ait mercek de bulunduğu ortama özel bir kırılma açısına sahiptir.
Balığın, suyun ve havanın fiziksel özelliklerine göre bir optik sistem tasarlayıp, her ikisini tek bir göze monte etmesi mümkün değildir. Dört gözlü balığın özelliklerine ilişkin söylenebilecek tek şey vardır; o da, harikulade olan bu sistemi her türlü yaratmayı bilen Allah'ın kusursuzca yaratmış olduğudur.
Bir Kertenkele Atom Mühendisi Olabilir mi?
Geko bir kertenkele türüdür. Bu sürüngen, tek parmağı ile bir yüzeye asılı kalabilir veya camdan bir tavanda bile baş aşağı durarak düşmeden yürüyebilir.
Gekonun parmak uçları "setae" adı verilen kıl benzeri uzantılarla kaplıdır. Gekonun ayağındaki beş parmağın her birinde, bu uzantılardan yaklaşık 500.000 tane bulunur ve kalınlıkları insana ait bir saç telinin onda biri kadardır. Ve bu ince uzantıların uçları da yüzlerce mikroskobik uca ayrılmaktadır. Gekonun ayağındaki milyonlarca mikroskobik uç, değdikleri yüzeydeki atomların çekim kuvvetini kullanarak, o yüzeye bir tutkal gibi yapışırlar. Bu durum kuantum fiziğinde Van Der Waals kuvveti olarak adlandırılmaktadır.
Milyonlarca yıldır var olan bir sürüngenin ancak son yüzyılda keşfedilen atomu ve onun çekim gücünü bilmesi ve kendisini onu kullanabilecek sistemler ile donatması imkansızdır. Hiç şüphesiz atomu ve onun özelliklerini kullanan bu hayvanı kusursuz olarak yaratan Allah'tır. (Harun Yahya, Düşünen İnsanlar İçin)
Polyphemus Güvesinin Hayran Bırakan Özellikleri
Polyphemus güvesinin erkekleri geniş, tüylü duyargalara sahiptir. Bu duyargalar bir dişi güvenin kokusunu birkaç kilometre uzaktan fark edebilecek kadar hassastır. Hatta dişi, saatte yalnızca 1 gramın milyarda biri kadar koku salgılasa bile erkek güveler bunu fark etmekte zorlanmazlar. Güvenin koku alma duyusunun bu kadar etkili olmasının bir nedeni, her bir duyarganın yaklaşık 17.000 tüycüğe sahip olmasıdır. Her bir tüycük de, binlerce koku alma gözeneğine sahiptir. İşte bu özel tasarım güvelerin koku alma duyarlılığını inanılmaz derecede artırır.
Güveler bu kusursuz algılama yeteneğini nasıl kazanmışlardır?
Küçücük bir güvenin bedeninde 17.000 tüycük ve her bir tüycükte binlerce gözenek olan bu yapı nasıl ortaya çıkmıştır?
Tesadüflerin bir böcekte böylesine gelişmiş koku algılayıcı bir sistem var etmesi imkansızdır. Düşünebilen ve akıl sahibi her insan böyle bir iddianın mantıksızlığını hemen anlayacaktır. Allah, güveleri olağanüstü özellikleriyle birlikte yaratmıştır.
Sonar Sistemi İle Gören Yunuslar
Bir insan kendisinden 100 metre ilerideki herhangi bir nesneyi görmekte zorlanırken, yunuslar 3 km ötede duran bir cismi görmekte hiç zorlanmazlar. Hem de, bu görme işlemini gözleriyle değil, kafataslarının alt kısmında bulunan sonar sistemi vasıtasıyla yerine getirirler. Bu sonar o kadar kuvvetli ses dalgaları yayar ki, yunuslar, etraflarında bulunan küçük büyük herşeyi bu sistem sayesinde algılayabilirler.
Sonarın gönderdiği sinyaller, karşılaştıkları cisimlere çarptıktan sonra, tekrar geri dönerek yunusun alt çenesine ulaşır ve buradan da "lipit" adı verilen bir çeşit yağ vasıtasıyla iç kulağa taşınır. Tam kıvamında ve uygun miktarda salgılanan bu yağ sayesinde iç kulağa ulaşan bilgiler beyne aktarılır ve algılama tamamlanmış olur.
Herşeyi benzersiz, kusursuz ve eksiksiz yaratan Allah, yunusları da en güzel şekilde yaratmış ve üstün bir teknolojiyle donatarak Kendi sanatının yüceliğini ve kudretinin sınırsızlığını gözler önüne sermiştir.
Doğadaki Simetri Ve Uyum, Allah'ın Varlığının Delillerindendir
Simetri, mimariden dekorasyona, giysiden araba tasarımına kadar birçok alanda kullanılan ve insana estetik açıdan çok hoş gelen bir yöntemdir. Örneğin, duvarda asılı olan aynanın, sadece bir tarafına çiçek koyduğunuzda bu gözünüze güzel görünmeyecektir. Ancak iki tarafına aynı çiçekten yerleştirdiğinizde, oluşan simetri hoşunuza gider. Bu nedenle, birçok alanda simetri bilinçli olarak kullanılmaktadır. Ve siz bir yerde simetri gördüğünüzde, bunun estetik anlayışı olan, bilinçli biri tarafından tasarlandığını hemen anlarsınız. Sözgelimi, bir bahçeye girdiğinizde, bahçenin sol ve sağ tarafında, eşit sayılarda karşılıklı dizilmiş iki sıra ağaç olduğunu görürseniz, bu ağaçların, bir bahçıvan tarafından bilinçli bir şekilde simetrik olarak dizildiğini anlarsınız. Çünkü kusursuz bir simetrinin tesadüfen var olması kesinlikle mümkün değildir. Kısacası, simetri, bir tasarım olduğunun ve aynı zamanda bir tasarımcının varlığının bir ispatıdır.
Doğada var olan sayısız simetri örneği de, doğada bir tasarım olduğunun ve aynı zamanda doğayı tasarlayan bir Yaratıcı olduğunun göstergelerindendir. Kelebek kanatları, kar kristalleri, denizyıldızları, kuş kanatları, insan yüzü ve vücudu, deniz kabukları ve doğadaki yüzlerce varlığın dış görünüşünde simetrik bir yapı bulunmaktadır.
Doğada gördüğümüz güzelliklerin hiçbiri tesadüflerin eseri olamaz. Her güzellik, her simetri, Alemlerin Rabbi olan Allah'ın örneksiz yaratışının eseridir.
Bu makale, Mercek Dergisi05. sayı (Kasım 2001) 4. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 734 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;