Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7820 tanesi Türkçe, toplam 9220 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  İki Mucizevi Bilimsel Keşif: Kara Madde ve Kara Enerji
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (182)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6639)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 284 download
Kuran Mucizeleri 4 - Belgesel - 229 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 122 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 97 download
Makale : İki Mucizevi Bilimsel Keşif: Kara Madde ve Kara Enerji - TÜRKÇE
Nisan 2002
İki Mucizevi Bilimsel Keşif: Kara Madde ve Kara EnerjiBilimin yüzyılımızın başındaki en önemli keşiflerinden olan "Kara Enerji" ve "Kara Madde", fizik kurallarına uymayan, doğaüstü özelliği bulunan, üstelik Allah'ın Kuran'ı Kerim'de bildirdiği iki önemli mucizedir.

Son günlerde bilim dünyasında hararetli bir şekilde tartışılan "Kara Enerji" ve "Kara Madde" kavramları, evrenin oluşumunda üstün bir gücün ve tasarımın var olduğunu ispatlayan delillerdendir. Kara enerji, evrenin genişleme hızının artması durumuna verilen isimdir. Normal fizik kurallarına göre azalması gereken genişleme hızının, yapılan gözlemler neticesinde arttığının keşfedilmesi bilim adamlarını bile hayrete düşürmektedir.

Kara enerjinin keşfinden sonra bilim adamlarını şaşırtan bir başka olağanüstü durum daha keşfedildi.

Galaksimiz çok büyük bir hızla kendi etrafında dönmektedir ve bu hız yıldızların kütle çekimine göre çok büyük olmasına rağmen, yıldızlar uzaya dağılmazlar. Bu, fizik kurallarının dışında bir gücün galaksileri bir arada tuttuğu anlamına gelir. İşte bu duruma da kara madde adı verilmiştir.

Bu mucizevî yapıları açıklamadan önce, büyük patlamanın gerçekleştiği "an"dan sonra oluşan olağanüstü denge durumundan bahsetmekte fayda vardır.

Patlamadaki Denge

Big Bang kavramını duymuş olan ancak konuyu fazla incelemeyen kimseler, evreni başlatan bu patlamanın ardında olağanüstü bir hesaplama olduğunu pek düşünmezler. Çünkü "patlama" kavramı, adı üstünde, insana düzen, hesap, plan gibi kavramları çağrıştırmaz. Oysa Big Bang'de akıllara durgunluk verecek kadar hassas bir düzenleme vardır. Fizik profesörü Paul Davies, büyük patlama ile ilgili olarak şunları söyler:

”Evrenin patlama hızı inanılmayacak kadar hassas bir kesinlikle belirlenmiştir. Bu nedenle Big Bang herhangi bir patlama değil, her yönüyle çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş bir oluşumdur.”

Bu düzenlemenin önemli bir boyutu, patlamanın hızıdır. Big Bang'le birlikte oluşmaya başlayan madde etrafa korkunç bir hızla yayılmaya başlamıştır. Ama burada bir noktaya dikkat etmek gerekir. Patlamanın bu ilk anında, ayrıca şiddetli bir çekim gücü vardır. Evrenin tümünü bir noktada toplayabilecek kadar büyük bir çekimdir bu.

Dolayısıyla Big Bang'in ilk anında birbirine zıt olan iki güçten söz etmek gerekir: Patlamanın gücü ve bu patlamaya direnen, maddeyi yeniden bir araya toplamaya çalışan çekim gücü. Bu iki güç arasında bir denge oluştuğu için evren ortaya çıkmıştır. Eğer ilk anda çekim gücü patlama gücüne baskın çıksa, o zaman evren genişleyemeden tekrar içine çökecekti. Eğer bunun tersi gerçekleşse, yani patlama gücü söz konusu dengeden biraz fazla olsa, bu kez de madde birbiriyle bir daha asla birleşmeyecek şekilde savrulacaktı.

Peki, bu denge ne kadar hassastır? İki güç arasında ne kadarlık bir oranda farklılığa izin verilebilir?

Avustralya'daki Adelaide Üniversitesi'nden ünlü matematiksel fizik profesörü Paul Davies, bu soruyu cevaplamak için uzun hesaplar yaptı ve inanılmaz bir sonuca ulaştı: Big Bang'in ardından gerçekleşen genişleme hızı eğer milyar kere milyarda bir oranda (10-18) bile farklı olsaydı, evren ortaya çıkamazdı. Davies bu sonucu şöyle anlatıyor:

”Hesaplamalar, evrenin genişleme hızının çok kritik bir noktada seyrettiğini göstermektedir. Eğer evren biraz bile daha yavaş genişlese çekim gücü nedeniyle içine çökecek, biraz daha hızlı genişlese kozmik materyal tamamen dağılıp gidecekti. Bu iki felaket arasındaki dengenin ne kadar "iyi hesaplanmış" olduğu sorusunun cevabı çok ilginçtir. Eğer patlama hızının belirli hale geldiği zamanda, bu hız gerçek hızından sadece 10-18kadar bile farklılaşsaydı, bu gerekli dengeyi yok etmeye yetecekti. Dolayısıyla evrenin patlama hızı inanılmayacak kadar hassas bir kesinlikle belirlenmiştir. Bu nedenle Big Bang herhangi bir patlama değil, her yönüyle çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş bir oluşumdur.” (NOVA, Runaway Universe, PBS documentaries)

Evrenin başlangıcındaki bu muhteşem denge, ünlü Science dergisindeki bir makalede ise şöyle ifade edilir:

”Eğer evren maddemizin yoğunluğu, bir parça daha fazla olsaydı, o zaman Einstein'ın genel görecelik kuramına göre evren, atomik parçacıkların birbirini çekme kuvvetleri dolayısıyla bir türlü genişleyemeyecek ve tekrar küçülerek bir noktacığa dönüşecekti. Eğer yoğunluk başlangıçta bir parça daha az olsaydı, o zaman evren son hızla genişleyecek, fakat bu takdirde atomik parçacıklar birbirini çekip yakalayamayacak ve yıldızlarla galaksiler hiçbir zaman oluşamayacaktı. Doğaldır ki biz de olmayacaktık! Yapılan hesaplara göre, evrenimizin başlangıçtaki gerçek yoğunluğu ile ötesinde oluşması imkanı bulunmayan kritik yoğunluğu arasındaki fark, yüzde birin bir kuvadrilyonundan azdır. Bu, bir kalemi sivri ucu üzerinde bir milyar yıl sonra da durabilecek biçimde yerleştirmeye benzer... Üstelik evren genişledikçe, bu denge daha da hassaslaşmaktadır.”

Stephen Hawking de, her ne kadar evrenin kökenini rastlantılarla açıklamaya çalışsa da, Zamanın Kısa Tarihi isimli eserinde evrenin genişleme hızındaki bu olağanüstü dengeyi şöyle kabul eder:

”Evrenin genişleme hızı o kadar kritik bir noktadadır ki, Big Bang'ten sonraki birinci saniyede bu oran eğer yüz bin milyon kere milyonda bir daha küçük olsaydı evren şimdiki durumuna gelmeden içine çökerdi.”

Peki, bu denli olağanüstü bir denge neyi göstermektedir? Elbette böyle hassas bir ayarlama tesadüfle açıklanamaz ve bilinçli bir tasarımı ispat eder. Paul Davies, materyalist dünya görüşünü benimsemesine rağmen, bu gerçeği şöyle itiraf etmektedir:

”Çok küçük sayısal değişikliklere hassas olan evrenin şu andaki yapısının, çok dikkatli bir bilinç tarafından ortaya çıkarıldığına karşı çıkmak çok zordur... Doğanın en temel dengelerindeki hassas sayısal dengeler, kozmik bir tasarımın varlığını kabul etmek için oldukça güçlü bir delildir."

Evrendeki tasarım harikası olan bu hassas dengeyi gördükten sonra, başta sözünü ettiğimiz son keşif olan kara madde ve kara enerji kavramlarını ele alalım.

İki Mucizevi Bilimsel Keşif: Kara Enerji Ve Kara Madde

Bilimin son keşiflerinden olan ve evrendeki genişleme hızının fizik kurallarına göre azalacağı yerde arttığını ifade eden kara enerjiyle ilgili olarak ünlü astronom Saul Pearlmutter, yaptıkları gözlemler sonucunda ortaya çıkan olağanüstü durumu şöyle ifade etmişti:

”Toplantılardaki ilk tepkimiz bunun doğru olamayacağı ve bir yerde hata yaptığımız yönündeydi. Daha işin başındayız ayrıntılı analizleri yaptıktan sonra bu hatayı düzeltiriz diye düşündük. Ancak birkaç ay süren ayrıntılı analizlerden sonra anladık ki sonuçlarda bir değişme olmuyor. Evet, evrenin genişlemesi hızlanmaktaydı.”

Bu, bütün bilim dünyası için bir şok oldu. Çünkü bu veriler şu ana kadar bilinen hiçbir fizik kuralı ile bağdaşmıyordu ve evren bilinmeyen bir kuvvet tarafından yönlendiriliyordu. Evrendeki bu olağanüstü olayın ilk farkına varan genç astronom Adam Riess ise bu mucize karşısındaki şaşkınlığını şöyle dile getirmişti:

”Önce bir hata yaptım diye korkmuştum. Yapılabilecek hatalar listesini en baştan gözden geçirdik ve hata yapmadığımızı gördük. Garip de olsa bu sonucu kabul etmek zorundayız.”

Evren Big Bang ' in ardından yavaşlamak zorundaydı, fakat bunun tam tersine herşey büyük bir hızla genişliyordu. Evrenin oluşumunu sağlayan Büyük Patlama (Big Bang)yı bir bombaya benzetirsek, evrenin hiç durmayan bu genişleme hızını da yere hiç düşmeyen ve gittikçe uzağa doğru fırlayan şarapnel parçacıklarına benzetebiliriz. Bir bombanın parçacıklarının hiç yere düşmeden düzen içinde birbirlerinden uzaklaşmasını sağlayan güç ne kadar mucizevi ise evrenin dağılmadan gittikçe genişlemesini sağlayan bu güç de ondan çok daha büyük bir mucizedir.

Galaksileri birbirlerinden giderek daha fazla uzaklaştıran ve izine rastlanmayan gizem dolu bu gücü bulmak için geniş çaplı araştırmalar başlatıldı. Ancak bilim adamları insanoğlunun algı sınırları dışında kalan bu enerjiyi tanımlamanın imkansız olduğunu gördüler. İşte bilim adamlarının bu enerjiye kara enerji adını vermelerinin sebebi de budur.

Konunun ilginç yönü, bilimin kozmoloji alanındaki son keşiflerinden olan kara enerjinin Allah'ın bir mucizesi olarak Kuran ' ı Kerim ' de yer almasıdır. Evrenin genişlemesini sağlamak için Allah, özel olarak yaratmış olduğu bu gücü bundan 1400 sene önce bize kitabında şöyle bildirmiştir:

”Biz göğü büyük bir kudretle bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.” (Zariyat Suresi, 47)

Bütün bunlar, bizlere herşeyi yaratanın Allah olduğunu ve Kuran'ın bilime ışık tutan hak kitap olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.

Bilim adamları Allah'ın yarattığı bu gizemli gücün yanı sıra, bir de galaksileri etkileyen ikinci bir gizli gücü fark ettiler. Yaptıkları hesaplamalar sonucunda galaksimizin çok büyük bir hızla kendi etrafında döndüğünü ve bu hız yüzünden galaksinin içindeki yıldızların uzaya dağılmaları gerektiğini hesapladılar.

Galaksideki yıldızların toplam kütlesi, galaksiyi bir arada tutmak için gerekli çekim kuvvetini oluşturacak miktarda değildi. Bilim adamları buldukları bu gerçeğe kendileri de inanamadılar. Çünkü görünmeyen ve bilinmeyen bir güç galaksinin içindeki yıldızları ve bu yıldızlardan biri olan Güneşimizi bir arada tutuyordu ve uzaya dağılmalarını engelliyordu. Ancak bu gücün ne kendisini ne de kaynağını tespit etmek imkansızdı. Çünkü bu güç insanoğlunun dışındaki bir boyuttaydı...

Galaksimizin dışına çıkıldığında bu gizem daha da giderek derinleşmektedir. Galaksimiz, içinde 10 bin galaksi bulunan bir grupta yer alır. Bu galaksiler o kadar hızlı hareket etmektedirler ki onları bir arada tutan görünmez bir etki olmalıdır.

Bilim adamlarına göre aslında var olmayan gizemli bir maddenin (Kara Madde) uyguladığı çekim gücü, galaksileri ve galaksilerin içindeki yıldızları bir arada tutmaktadır. (Harun Yahya, Evrenin Yaratılışı)

Astronom Wendy Freedman fizik kurallarını alt üst eden, görünmeyen ve hissedilemeyen bu madde hakkında şunları söylemektedir:

”Hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir enerjiden sonra hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir madde ile karşı karşıyayız. Elimizdeki en tutarlı kuramlar bile bu maddenin aslında var olmaması gerektiğini gösteriyor.”

Bilimin ulaştığı bu gerçekler, evrenin mevcut dengesinin sağlanması için, Allah'ın bizim için doğaüstü sayılan dengeler yaratmış olduğunu göstermektedir. Yani Allah evreni, özel bir korumayla ayakta tutmaktadır.

Konunun en şaşırtıcı ve mucizevi yönü ise, kara enerji konusundaki gibi kara maddeyi de bilimin bu keşiflerinden yüzyıllarca sene önce Allah'ın Kuran ' da bildirmiş olmasıdır. Allah ilgili ayette şöyle buyurmaktadır:

”Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri zeval bulurlar diye (her an kudreti altında) tutuyor. Andolsun, eğer zeval bulacak olurlarsa, Kendi'sinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu O, Halim'dir, bağışlayandır." (Fatih Suresi, 41)

Bu makale, Mercek Dergisi 10. sayı (Nisan 2002) 2. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 792 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Kara Enerji Kara Madde - Makale
Kuran Mucizeleri - Belgesel
Kuran Mucizeleri - Kitap
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3067 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2342 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1938 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1630 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1385 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.