 |
Boş ve yararsız işlerle ömürlerini geçiren gaflet içindeki insanların ahiretteki pişmanlıkları Kuran'da bildirilmiştir:
O inkâr edenler Müslüman olmayı nice kereler dileyecekler. Onları bırak; yesinler, yararlansınlar ve onları (boş) emel oyalayadursun. İleride bileceklerdir. (Hicr Suresi, 2-3)
Allah Peygamberimiz (sav)'in üstün ahlakını ve Müslümanlara olan düşkünlüğünü bir Kuran ayetinde şöyle bildirmiştir:
Andolsun size, içinizden sıkıntıya düşmeniz O'nun gücüne giden, size pek düşkün, mü'minlere şefkatli ve esirgeyici olan bir elçi gelmiştir. (Tevbe Suresi, 128)
Allah'a karşı derin bir korku duyan kişi, insanların arasında bulunduğu zaman da, kimsenin görmediği ortamlarda da Allah'ın sınırlarını aynı titizlikle korur:
Günahın açıkta olanını da, gizlisini de terk edin. Çünkü günahı kazananlar, yüklenegeldikleri nedeniyle karşılık göreceklerdir. (Enam Suresi, 120)
Allah inananlara, kendi aleyhlerinde de olsa adaletli davranmalarını emretmiştir:
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)
İman eden ve Allah'tan korkup sakınanlar, ahirette cennetle müjdelendikleri gibi, bu dünyada da Allah'ın lütuf ve ikramından, nimetlerinden en güzel şekilde yararlandırılırlar:
Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz.(Nahl Suresi, 97)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 32. sayı (Şubat 2007) 53. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 858 kez incelendi.
|
 |
|