 |
Ensar ve Muhacirler
İslam tarihinde, Mekke'den göç ederek Medine'ye gelen Müslümanlara "Muhacir"; Medine'nin yerli halkına da, muhacirlere yardım ettiklerinden dolayı ‘yardım eden, muhafaza eden’ anlamına gelen "Ensar" denilmektedir. Mallarını, mülklerini bırakarak gelen Muhacirlere, Medineliler her türlü yardımı yapmışlardır. Onları evlerinde barındırmış, her türlü ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bütün dünyaya örnek olan bu olay, İslam kardeşliğinin en güzel örneklerinden biridir. Peygamberimiz (sav), Muhacirlerden her birini, Ensar'dan biri ile kardeş yapmıştır. Bu kardeşlik, tüm Müslümanları sarsılmaz bir bağ ile birbirlerine bağlamıştır. Allah, müminler arasındaki bu güçlü bağı Kuran'da şu şekilde bildirir:
"Kendilerinden önce o yurdu (Medine'yi) hazırlayıp imanı (gönüllerine) yerleştirenler ise, hicret edenleri severler ve onlara verilen şeylerden dolayı içlerinde bir ihtiyaç (arzusu) duymazlar. Kendilerinde bir açıklık (ihtiyaç) olsa bile (kardeşlerini) öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin "cimri ve bencil tutkularından" korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Haşr Suresi, 9)
Peygamber Mektebi ve Ashab-ı Suffa
Hicretten sonra Medine'de inşa edilen Mescid-i Nebevi'nin bir tarafında üstü kapalı olarak yapılan yere "Suffa ", burada barınanlara da "Ashab-ı Suffa " denmektedir.
Burada, barınacak evi bulunmayan fakirler ve kimsesizler kalırdı. Bu kişiler iş buldukları zaman çalışır, geçimlerini sağlarlardı, iş bulamayınca da Peygamberimiz (sav) ve Ashabın zenginleri tarafından ihtiyaçları karşılanırdı.
Burada bulunanlar, günlerini ibadet ve ilim öğrenmekle geçirirlerdi. İslam'da ilk eğitim ve öğretim kurumu Suffa okulu, ders gören Ashabın öğretmeni de Hz. Peygamber (sav)'dir. Peygamberimiz (sav)'den en çok hadis rivayet eden Ebu Hureyre bu okuldan yetişmiştir. Suffa adını taşıyan bu yer, İslam tarihinde ilk defa kurulan okuldur.
Suffa okulundan yetişenler içinde; İslam dinini, Kuran-ı Kerim'i ve hadis-i şerifleri çok iyi kavrayan, açıklayan büyük alimler bulunmaktadır. Bu okuldan yetişenler İslamiyet'in yayılmasında ve din ahlakının öğretilmesinde önemli görevler yapmışlardır.
İslami Terimler Sözlüğü
İzzet-i Nefs; İnsanın şeref ve haysiyetini koruması: İzzet kelimesi kuvvet, üstünlük, şeref ve galibiyet anlamlarını dile getirdiği gibi, insanı zillete düşmekten alıkoyan iyi nitelikler anlamına da gelir. İzzet'in zıddı zillettir. İnsan, nefsinin izzetini korumakla yükümlüdür. Bu ise ancak Allah'a iman etmek, hayatını O'nun emir ve yasaklarına göre düzenlemekle mümkün olabilir. Küfür, şirk, nifak, isyan ise insanı zillete düşürür.
Müslüman Bilim Adamları
Mahmut Şirvani
Şirvani, 15. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Osmanlı tıbbının en önemli hekimlerinden biridir. Şirvanlı bir ailenin oğlu olarak Anadolu'da doğmuştur. Yaşadığı dönem boyunca 11 tane eser vermiş ve tüm eserlerini dönemin devlet büyüklerine ithaf etmiştir. Fatih Sultan Mehmet'e ithaf edilen son eseri ve eserleri arasında en önemlisi olan Mürşid, Osmanlı tıbbında göz hastalıklarına ait en hacimli eser olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yazdığı bir başka eser olan Tuhfe-i Muradi ise, içerdiği bilgiler nedeni ile Anadolu'da yazılan ilk tıp eserleri listesine alınmıştır. Konu, temelinde kıymetli taşlara dayansa da bu taşların tıpta kullanımının da anlatılmasından dolayı tarihçiler tarafından bir tıp kitabı olarak kabul edilmektedir.
Şirvani'nin eserlerinin 4'ü Arapça, 6'sı ise Türkçe olarak kaleme alınmıştır. İlk devir Osmanlı tıbbında bu kadar üretken ikinci bir tıp yazarı yoktur. Eserlerinin, döneminin ilmi zihniyetini en açık şekilde yansıtmasının yanında, şu an bile herkesin anlayabileceği sade bir Türkçe ile yazılmış olması da son derece önemlidir.
Müslüman Hükümdarlar
Hz. Osman
Yüksek ahlaki meziyetlere sahip olan Hz. Osman, İslamiyet'i ilk kabul eden örnek Müslümanlardan biridir. Hz. Ömer'den sonra halife seçildi. İslam toplumundaki onun bu göreve layık olduğu kanaati sebebiyle halifeliğine kimse itiraz etmedi, herkes ona biat etti. Halifeliğinden önce, Peygamber Efendimiz (sav)'in yakın çevresinde yer aldı. Vahiy katipliği yaptı. Üstün ahlakı, güzel konuşmasıyla dikkat çekti. Ayrıca çok güzel bir hitabete sahipti. Ezberi çok kuvvetli idi ve Kuran'ı ezberledi.
Hz. Osman'ın İslam dinine yaptığı en büyük hizmetlerden biri Kuran'ın çoğaltılmasıdır. Zamanında, şive farklılıklarından dolayı Kuran ayetlerinin farklı okunması üzerine bir kurul oluşturularak Kuran çoğaltılmıştır. Bir örneği Medine'de bırakılarak Mekke, Şam, Kufe, Basra, Mısır ve diğer eyaletlere gönderilmiş; böylece Kuran'ın günümüze kadar orijinalinin ulaşmasına vesile olunmuştur.
Hazreti Osman yaptığı çalışmalar sırasında, tayinlerde uygun kişilerin görevlendirilmesine özen gösterdi. İslam topraklarında yaşayan insanların refah seviyesinin yükseltilmesi için imar ve zirai gelişmelere önem verdi. Bağ ve bahçelerin geliştirilmesine çalıştı. Onun döneminde İslam topraklarında yaşayan çok sayıda insan İslam dinini kabul etti. Bu döneme ait dikkat çekici bir gelişme ise, Müslümanların zenginleşmeleri ve geçmişe kıyasla daha da refah içinde bir hayat sürdürmeleriydi.
Ayrıca Hz. Osman döneminde İran, Kafkasya ve Afrika'da fetihler devam etmiş ve ilk donanma oluşturularak, Akdeniz'de stratejik önemi büyük olan Kıbrıs Adası alınmıştır. Bizans İmparatorluğu'na karşı büyük zaferler kazanılmış, ele geçirilen topraklarda düzen ve adalet tesis edilmiştir.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 32. sayı (Şubat 2007) 46. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 873 kez incelendi.
|
 |
|