Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7969 tanesi Türkçe, toplam 9386 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Sonsuz Hayat Başlamış Durumda
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (184)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (164)
Makaleler (6775)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 356 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 167 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 159 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 113 download
İlmi Mercek Sayı 54 - Dergi - 73 download
Makale : Sonsuz Hayat Başlamış Durumda - TÜRKÇE
Ekim 2002
Sonsuz Hayat Başlamış DurumdaZaman denen algı, yaşadığımız olaylar, gördüğümüz nesneler, yediğimiz yemekler, gerçekte insanın hafızasında saklı olan bilgilerden ibarettir. Bilim, 5 duyumuzla hissettiğimiz ve yaşadığımız dışındaki algıları hiçbir zaman algılayamayacağımızı göstermektedir.

Sonsuz zaman deyince genellikle insanların aklına yüz bin yıl, bir milyon yıl ya da bir milyar yıl gibi rakamlar gelir. Bu sürelerin çok uzun olduğu, asla tükenmeyeceği düşünülür. Sonsuz uzaklık deyince de yine genellikle akıllara yüz bin ışık yılı, bir milyon ışık yılı ya da bir milyar ışık yılı gibi uzaklıklar gelir.

Oysa bunlar son derece sınırlı düşünceler ve kavramlardır. Şöyle bir örnekle sonsuzluğun ne derece olağanüstü bir büyüklük olduğunu vurgulayabiliriz: Yüz katrilyon insan olsa, tüm hayatları boyunca gece gündüz hiç durmadan sayı saysalar, üstelik yüz katrilyon yıl ömürleri olsa ve ömürleri boyunca başka hiçbir iş yapmadan bu işle uğraşsalar, yine de sonsuzluğa ulaşamazlar. Çünkü sonsuzluk, hiç bitmeyecek, başı ve sonu olmayan bir büyüklüğü ifade eder.

Allah öyle büyük bir ilme sahiptir ki insana göre "sonsuz" olan ve bu yüzden asla hesaplamaya güç yetiremeyeceği bu kavram, Allah'ın katında sona ermiştir. Bizim için sonsuzluk asla ulaşılamayacak bir kavram gibi görünür ama aslında Allah katında sonsuzluk tek bir andır.

Zaman denen algı, yaşadığımız olaylar, gördüğümüz nesneler, yediğimiz yemekler gerçekte insanın hafızasında saklı olan bilgilerden ibarettir. Bilim çevremizdeki olayları, 5 duyumuzla hissettiğimizi ve yaşadığımızı dolayısıyla duyularımızın dışındaki algıları hiçbir zaman algılayamayacağımızı göstermektedir. Beynimiz 5 duyuyla bir varlığı tespit edemiyorsa, o varlık için yok oldu deriz. Buna bağlı olarak hafızamız hangi olayı ya da görüntüyü veya algıyı muhafaza ederse o bizim için vardır yani diridir, neyi de unutursa o bizim için yoktur.

Diğer bir deyişle hafızamızda olmayan varlıklar bizim için ölmüştür, geçmiştir, yok olmuştur. Fakat bu, yalnızca insanlar için geçerli bir durumdur; çünkü yalnızca insanların hafızası sınırlıdır. Allah'ın hafızası ise her şeyin üstündedir, sınırsız ve sonsuzdur. Allah, her şeyi yoktan var eden ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilendir.

Allah Kuran'da Kendisini bazı sıfatlarıyla tanıtmıştır. Bunlardan birisi de Hafız yani "yapılan bütün işleri ayrıntılarıyla tutan, koruyan" sıfatıdır ve bu kelimenin ardında çok önemli sırlar gizlidir.

"Levh-i Mahfuz"

Allah katında her şey yalnızca tek bir anda olup bitmiştir. İşte dünya var olduğundan beri gerçekleşen olaylar da bu tek bir ana sığmaktadır. Ve bu ana dair tüm bilgiler, Allah katında bir "Kitap"ta saklanmaktadır. Kuran'da, Levh-i Mahfuz olarak isimlendirilen "Ana Kitap"ta her şeyin bilgisinin bulunduğu şöyle belirtilmektedir:

“Şüphesiz o, Bizim katımızda olan Ana Kitap'tadır; çok yücedir, hüküm ve hikmet doludur.” (Zuhruf Suresi, 4)

“... Kitabın anası O'nun katındadır.” (Rad Suresi, 39)

“... Katımızda (bütün bunları) saklayıp-koruyan bir kitap vardır.” (Kaf Suresi, 4)

Allah başka ayetlerinde de dünyada insanların yaşadıkları tüm olayların, içlerinden geçen tüm düşüncelerin, başlarına gelen her şeyin bu kitapta olduğu gerçeğini bize şöyle haber verir:

“Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır.” (Hadid Suresi, 22)

Kainat yaratıldığından beri var olan canlı cansız her şeyi, gerçekleşen her olayı Allah yaratmaktadır ve dolayısıyla O'nun tarafından bilinmektedir; yani tüm bunlar "Allah'ın hafızası"ndadır. Levh-i Mahfuz da Allah'ın Hafız sıfatının bir tecellisidir.

Bu durumda karşımıza çok önemli bir gerçek çıkmaktadır: Allah'ın hafızası sonsuzdur, o halde var olan hiçbir şey yok olmaz. Diğer bir deyişle Allah'ın yarattığı hiçbir canlı ölüp kaybolmaz, hiçbir çiçek solup yok olmaz, hiçbir içecek bitmez, hiçbir süre geçmez, hiçbir yiyecek tükenmez... Allah her an yaratmaktadır ve her şey ezelde yaratılmış ve "sonsuzluğa kilitlenmiş"tir. Peki, "sonsuzluğa kilitlenmek" ne demektir?

Bunu şöyle de açıklayabiliriz: Her varlığın ve olayın yaratıldığı anda aslında onun için sonsuzluk da başlamıştır. Örneğin bir çiçek yaratıldığında aslında bir daha yok olmamak üzere yaratılmıştır. Bu varlığın ya da nesnenin insanın görüntüsünden çıkması, insanın hafızasından silinmesi onun yok olması, ölmesi anlamına gelmez. Önemli olan Allah'ın hafızasındaki, Allah'ın katındaki halidir. Ve Allah'ın hafızasında bu canlının varoluşu da, yaşamı boyunca geçirdiği anlar da, ölümü de mevcuttur.

Kısacası Allah, varlık verdiği her şeyi sonsuz olarak yaratmıştır ve var olan şeyler için artık sonsuz bir yaşam başlamıştır.

Tüm Olaylar "Şu An"da Gerçekleşmektedir!

Allah katında her olayın tek bir anda meydana geldiği gerçeğini şöyle bir örnekle de açıklayabiliriz: Karşınızda büyük bir şehrin tablosunun bulunduğunu düşünün. Tabloda şehrin caddeleri, sokakları, bu sokaklarda ilerleyen araçlar, sağa sola dizilmiş binalar ve insanlar çizilmiş olsun. Ve yine bu tabloda, şehrin bir ucundan diğer ucuna ulaşmaya çalışan bir adamın görüntüsünün de çizildiğini farz edin. Şimdi bu adam için şehrin bir ucundan diğerine kadar olan mesafe belirli bir uzaklıktadır ve bu uzaklığı aşabilmesi için de belirli bir zaman gerekmektedir. Adam ancak bu tam olarak bilemediği zaman sonunda istediği yere ulaşmış olacaktır. Aynı anda iki yerde birden olması mümkün değildir. Ama bu durum düz bir satıhtaki bu tabloya dışarıdan bakan bir kişi olarak sizin için geçerli değildir. Siz tabloya ilk bakışta şehrin bir ucundan diğerine kadar olan her şeyi tek bir anda görebilirsiniz, üstelik bunun için bir zamana da ihtiyacınız yoktur. İşte bu örnekte anlatılan durum belirli bir boyutta yaşayan biz insanlar için de geçerlidir.

Bilimsel Araştırmalar Sonsuzluğu Araştırmış Durumda

Allah katında zaman olmadığı için, bütün olaylar tek bir anda gerçekleşmektedir ve o şu andır. Şu anda bizim için geçmiş ve gelecek olan tüm olaylar Allah katında, bizim olayları gördüğümüz netlikten çok daha net ve canlı olarak yaşanmaktadır. Bebeklik halimiz, yaşlılık halimiz ve bu yazıyı okurkenki halimiz hepsi aynı anda yaşanmaktadır. Kuran ' da bize bildirilen bu gerçek 21. yüzyılda bilim adamları tarafından da bilimsel araştırmalarla ortaya çıkan kesin bir sonuçtur.

The End of Time (Zamanın Sonu) adlı kitabın yazarı ünlü fizikçi Julian Barbour, Discover dergisi tarafından yapılan bir röportajında bu konunun bilimsel bir gerçek olduğuna dikkat çekmektedir. Julian Barbour: yaşadığımız her an aslında sonsuz diyor ve bizim değişik versiyonlarımızı farklı farklı zamanlarda kendi içinde barındıran bir evrende yaşadığımızı, birçok statik (durağan) ve sonsuza kadar süren tabloda aynı anda bulunduğumuzu belirtiyor. Barbour bunların her birine olası durağan yaşam konfigürasyonları yani şimdi diyor ve her şimdinin eksiksiz, kendi kendini içeren değişik bir evren olduğunu izah ediyor.

Julian Barbour ' un bu açıklamaları sonsuzluk konusunun bilimsel yönünü son derece iyi vurgulamaktadır. Gerçekten de geçmiş ve gelecek, Allah ' ın hafızasında her an hazır bulunmaktadır. Günümüzde fizik alanındaki gelişmelerle bilimsel olarak da ispatlanan bu gerçekler, Kuran ' da zamansızlık ve sonsuzluk hakkında bildirilen ayetlerle büyük bir uyum içindedir. Allah ' ın yaratışındaki bu büyük mucize, Allah ' ın sonsuz kudretini ve yüceliğini gösteren olağanüstü bir bilgi, üzerinde önemle düşünülmesi ve kavranılması gereken büyük bir hakikattir.

Ölüm İnsan İçin Yokoluş Değildir

Ölüm konusu da genelde halk arasında yanlış bilinir. Ölen bir kişiye adeta yok oldu gözüyle bakılır. Genelde insanların ahirete, sonsuz yaşama, cennet ve cehenneme ait bilgileri de yetersiz olduğundan ya ölümden sonra yeniden dirileceklerine hiç inanmazlar ya da buna ait inançları belirsizdir. Dolayısıyla bir yakınlarını kaybettiklerinde onun ebediyen yok olduğunu düşünenler çoktur. Oysa bu tamamen sapkın bir inançtır. Aslında insan doğduğu (Allah ' ın bu kişiyi varlık alemine getirdiği) andan itibaren sonsuz hayatına başlamıştır. Hayatındaki diğer kareler gibi ölüm de bir karedir ancak gerçekte o insan diridir. Ölümden önceki ve sonraki kareler ve o insana ait her şey aynen muhafaza edilmektedir. Örneğin ölen birinin ardından "çok genç bir insandı yazık oldu" derler. Oysa o genç insana ait her şey, tüm özellikler, yaşadığı tüm detaylar, çocukluğu, doğumu, ailesiyle olan anıları canlı bir şekilde aynen durmaktadır. Yok olmaz ya da kaybolmaz, yaşanılanlar olduğu gibi muhafaza edilir. Dünyadaki imtihanın bir gereği olarak insana gösterilmez, hafızasından ve görüntüsünden silinir fakat bu onların olmadığı anlamına gelmez.

Allah katında bir insanın doğumu da, yaşamı da, ölümü de aynı anda olup biter. Hatta bütün insanlar için aynı şey geçerlidir. Tüm insanlar şu an doğmuş ve şu an ölmüş durumdadırlar. Tekrar dirilmiş ve cennet ya da cehennemdeki yerlerini almışlardır. Bu nedenle hiçbir insan ölmez ya da yok olmaz, sonsuza kadar diridir. Sonsuzluğun içinde bir zaman yaşanmaktadır ve buna göre herkesin gideceği yer de (cennet ya da cehennem) bellidir. Şu an insanların bir kısmı cennette bir kısmı ise cehennemdedirler. Bu gerçek Kuran'da da yer almakta, cennet ve cehennemle ilgili pek çok ayette ahiret hayatından bahsederken geçmiş ya da şimdiki zaman kullanılarak bunların aslında tek bir an olduğuna dikkat çekilmektedir:

“Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.” (Yasin Suresi, 55–56)

“Suçlu-günahkarlar ateşi görmüşlerdir, artık içine kendilerinin gireceklerini de anlamışlardır; ancak ondan bir kaçış yolu bulamamışlardır.” (Kehf Suresi, 53)

Bunu şöyle bir örnekle de açıklayabiliriz. Allah Kuran'da uykunun da bir nevi ölüm olarak yaratıldığını haber vermiştir. Bu durumda insan her akşam zaten öldüğünü görür, aynı şekilde her sabah uyanırken dirilişi de görür. Çünkü Kuran ' da şöyle buyrulmaktadır:

“Allah ölecekleri zaman canlarını alır; ölmeyeni de uykusunda (bir tür ölüme sokar) Böylece kendisi hakkında ölüm kararı verilmiş olanın (ruhunu) tutar, öbürünü ise adı konulmuş bir ecele kadar salıverir. Şüphesiz bunda düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır.” (Zümer Suresi, 42)

Bu makale, Mercek Dergisi 16. sayı (Ekim 2002) 2. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 777 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Sonsuzluk Başlamış Durumda - Kitap
Sonsuzluğu Düşünmek İnsanı Allah'a Yakınlaştıran Vesilelerden Biridir - Makale
Sonsuz Cennet Nimetleri, Rabbimiz'in İman Edenlere Bir Lütfudur - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3092 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2365 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1961 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1646 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1409 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.