 |
Ahirette Pişmalık Yaşamamak İçin…
İnsan kusurlarla ve acizliklerle yaratılmıştır. Kendisine verilen ömür süresince unutur, yanılır ve sayısız hata yapar. Ama aynı zamanda sonsuz merhamet sahibi olan Rabbimiz Allah'ın vermiş olduğu tevbe gibi büyük bir nimetle, bunları düzeltme imkanına da sahiptir. İnsan dünyada iken, yaptığı hatalardan dolayı büyük bir pişmanlık duyabilir ama bunun ardından tevbe edip, Allah'ın kendisini bağışlayacağını ve esirgeyeceğini umabilir. Kuran'da Allah, samimi olarak yapılan tevbeleri bağışlayacağını müjdeler:
"Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir. Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (Kendisi'ne) yönelip dönenleri bağışlayıcıdır" (İsra Suresi, 25)
Unutulmamalıdır ki her insan bir anda ölümle karşılaşabilir ve her ne kadar pişman olsa da bir daha geri dönüp yaptıklarını düzeltme imkanı bulamayabilir. Bu nedenle Rabbimiz'in kendisini esirgemesini, O'nun sevdiği bir kul olmayı ve cennetine kavuşmayı isteyen biri, bir an önce Rabbimiz'den bağışlanma dilemeli ve hayatını Kuran ahlakına ve Peygamber Efendimiz (sav)'in sünnetine uyarak yaşamalıdır.
Aslanların Yavrularına Olan Duyarlılığı
Aslan doğadaki en güçlü canlılardan biridir. Düşmanlarına karşı son derece yırtıcı olabilen aslanlar yavrularına gelince çok hassas davranmaktadırlar. Aslan yavruları doğduklarında çok küçüktür. Üç aylıkken et yemeye başlamalarına rağmen anne ve gruptaki diğer aslanlar altı aylık olana kadar yavruları emzirmeye devam ederler.
Aslan ve leoparlar gibi kedigiller yavrularını boyunlarının arkasından ısırarak taşırlar ve yavrular da taşınırlarken tamamen hareketsiz kalırlar. Yavruların hareketsizliği annelerinin onları güvenli bir şekilde taşımalarına yardımcı olur.
Evrime Meydan Okuyan 30 Milyon Yıllık Kaplumbağa Fosili
Yapılan araştırmalarda kaplumbağaların ortalama 300 milyon yıllık fosilleri bulunmuştur. Resimdeki kaplumbağa fosili ise yaklaşık 30 milyon yaşındadır. Aradan geçen bunca zamana rağmen hiçbir değişim göstermeyen, aynı yapıyı koruyan kaplumbağalar reddedilemez bir gerçeği ifade etmektedirler: Canlılar evrim geçirmemiş, kudret sahibi Yüce Allah tarafından yaratılmışlardır.
Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi
Yaş: 37 - 23 milyon yıl
Bölge: Nebraska, ABD
Bitkiler Nasıl Hareket Eder?
Kökleriyle toprağa bağlı olan bitkiler belki bir yere gidemezler ama o kadar da hareketsiz değillerdir. Bitkinin içinde henüz tam olarak anlaşılamayan mekanizmalar, bitkinin ihtiyaçlarına göre tepkiler vermesini sağlar. Bitkiler, sanki gözü olmadan gören, eli olmadan dokunan bir canlı gibi ışığa, suya, besine ulaşmak için ilginç hareketler sergiler. Bitkilerin hareketlerini sağlayan en önemli etkenlerden biri ışığa olan duyarlılıklarıdır. Bitki filizlerindeki ışığa duyarlılık ya da fototropizm olarak bilinen yardım sistemi, genelde insan gözünün görünür ışığa olan duyarlılığı gibidir. İlk meydana gelen olay ışığın algılanmasıdır. Bu ışığın algılanabilmesi için tek yol, ışığın pigment adı verilen kimyasal materyaller tarafından emilmesidir. Emilim sürecinde elde edilen enerji, sonrasında diğer sistemleri çalıştırmak için kullanılacak olan kimyasal enerjiye dönüştürülür.
Bitki filizi içindeki ışığa duyarlı yardım sistemi iki aşamadan meydana gelir: İlk aşamada devreye giren mekanizmalar ışık uyarıcısını alır; onu elektriksel ve kimyasal sinyallere dönüştürür. İkinci, yani cevap mekanizması adı verilen aşamada ise dalın büyümesi için gerekli sistemler devreye sokulur, böylece bitki ışığa doğru yönelir.
Hadis
Ebu Hureyre'den haber verdi ki, Peygamber (SAV) şöyle buyurmuştur:
"Sizleri zandan sakındırırım. Çünkü zanla söylenen sözler yalanı daha çok olandır. Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayınız, hususi ve mahrem hayatınızı da araştırmayınız. Birbirinize hased etmeyiniz, birbirinize arkanızı çevirip küsmeyiniz, birbirinize buğz ve düşmanlık da etmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, birbirinizle kardeşler (mesabesinde) olunuz!". (Sahih-i Buhari ve Tercemesi, Mütercim: Mehmed Sofuoğlu, Ötüken Yayınları, İstanbul 1987, Cilt 13 syf.6009)
Kuşlar ve Dinozorlar Birbirinden Çok Farklı Anatomic Özelliklere Sahiptir
Theropod dinozorlarda "hepatik (karaciğerle ilgili) piston diyaframı" olarak adlandırılan yapının bulunması, onların kuşlardaki gibi akciğerler yoluyla nefes aldıkları iddiasını ortadan kaldırır. Araştırmalar theropod dinozorların ve timsahların, kaslara bağlı ve havanın, körük benzeri akciğerlere girmesine yardımcı olan farklı bir kalça yapısına sahip olduklarını da göstermektedir. Kuş tipi akciğerlerin dinozorlarda bulunmaması kuşların dinozorlardan evrimleştikleri iddialarının geçersizliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 36. sayı (Haziran 2007) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 717 kez incelendi.
|
 |
|