 |
Nimetlerden Gereği Gibi Zevk Alabilmenin Tek Yolu İmandır
Kainatın eşsiz hakimi olan Yüce Allah, sahip olunan tüm nimetlerin tek ve mutlak Yaratıcısıdır. Tüm insanlar Rabbimiz'in lütfuyla bu güzelliklere sahip olabilir ve yine O'nun rahmetiyle bunlardan zevk alıp, hoşlanabilirler.
Bu nedenledir ki gerçek mutluluğu elde edebilmenin tek yolu Allah'a iman etmektir. Bu gerçek Kuran'da, "... Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28) ayetiyle haber verilmektedir. Yaşanılan mutsuzluktan ve bıkkınlıktan, ancak, Allah'ın rahmeti ve kulları üzerindeki lütfu iyi kavrandığı ve iman ahlakı yaşandığı takdirde kurtulunabilir. Dünya hayatından ancak bu şekilde gerçek anlamda zevk alınabilir, ancak bu şekilde güzelliklerin değeri tam olarak anlaşılabilir. Örneğin karanfilin yapraklarındaki kusursuz dizilimi ve kokuyu fark etmek, bu benzersiz güzelliğin büyük bir nimet olarak var edildiğini anlamak için bunları takdir edebilecek bir anlayışa sahip olmak gerekir. Bunu gerçek manasıyla anlayabilecek olan kişiler de sadece iman sahipleridir. Çünkü Allah'a iman eden kimseler, dünyadaki her detayın Rabbimizin büyük bir lütfu olduğunun bilincindedirler.
İnsanı veya Herhangi Bir Canlıyı Kopyalamak Onu Yaratmak Değildir
Her olay, her konuşma ve her gelişme, Allah Katında çok önceden bellidir. Buna teknolojinin ilerlemesi, bilimsel gelişmeler ve bu gelişmelerin insan hayatına getireceği yenilikler de dahildir. Büyük küçük her olayın, Allah'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği Kuran'da bildirilmektedir:
Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, Biz sizin üzerinizde şahitler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın. (Yunus Suresi, 61)
Bazı yayın organlarında, genetik biliminin ilerlemesi ile sözde insanın kopyalanabileceği ve insan yaratılabileceği ileri sürülmüştür. Bu son derece çarpık ve gerçeklerden uzak bir aldatmacadır. Çünkü yaratmak, bir şeyi yoktan var etmektir ve bu fiil sadece Allah'a mahsustur. Unutulmamalıdır ki genetik bilginin kopyalanması, bir canlının yaratılması manasına gelmez. Çünkü, insan veya başka bir canlı kopyalanırken, o canlının hücreleri alınıp kopyalanmaktadır. Hiçbir zaman, yoktan bir tek canlı hücresi bile oluşturulamamaktadır.
Vücut Isısı 35 Dereceye Düştüğünde Neler Olur?
Allah insanı Kendisi'ne muhtaç olarak yaratmıştır. Akılcı bir gözle bakan her kişi, üstündeki bu muhtaçlığı ve acizliği açık bir şekilde görecektir. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilir:
insanlar, siz Allah'a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır. (Fatır Suresi, 15)
İnsan, bedeninin acizliğini gün içinde sıklıkla hisseder. Sırf soğuk havanın etkisi bile bunu görmesi için yeterlidir. Soğuk hava insanın fizyolojik savunmasını yavaş yavaş yıkar ve vücudun sürekli ayar yaparak koruduğu 37oC'lik sıcaklığı düşürmeye başlar. Başlangıçta kalp ritmi hızlanır, damarlar büzülür ve atardamar basıncı yükselir. Vücut ısınmak için titremeye başlar. Vücut sıcaklığı 35 dereceye düştüğündeyse kalp ritmi yavaşlamaya başlar, kol ve bacaklarda, özellikle parmaklarda damarlar büzülmeye başlar. Bilinç bulanıklığı, yönelim bozukluğu, uyku eğilimi ve dikkat dağınıklığı görülür. 1.5 derecelik küçük bir ısı azalmasıyla bile bu ciddi sonuçların ortaya çıkması insanın yaşamak için Allah'a ne kadar muhtaç olduğunun görülmesi açısından son derece önemlidir.
Hadis
"Resulullah insanların eli en açık, gönlü en geniş ve şivesi en düzgün olanı, yüklendiği işi en iyi şekilde ifa edeni, en yumuşak huyluları ve sohbeti en güzel olanıydı. Onu tanıyıp sohbetinde bulunanlar ona severek sokulurdu. Onu niteleyen: 'Ondan önce de ondan sonra da onun gibisini görmedim' derdi. Ne zaman kendisinden bir şey istense onu mutlaka verirdi." (Tirmizi; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 814)
Orta Amerika’nın Gösterişli Kuşları ‘Quetzallar’
Quetzallar Orta Amerika'nın yağmur ormanlarının en gösterişli kuşlarıdır. Bu kuşu bu kadar gösterişli kılan şüphesiz yaklaşık 1 m'yi bulan parlak yeşil renkli kuyruğudur. Bilindiği gibi sesler çoğunlukla bir hayvanın düşmanları tarafından fark edilmesine sebep olur. Ancak Quetzalların çok ilginç ve yerinin tespit edilmesi çok zor olan metalik ıslık gibi bir ötüşleri vardır. Bu da onların seslerinin nereden geldiğini bulmayı zorlaştırır. Bu sayede Quetzallar ormanda birbirlerine güvenle bağırıp dururlar.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 37. sayı (Temmuz 2007) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 526 kez incelendi.
|
 |
|