 |
Peygamberimiz (sav) bundan yaklaşık 1400 sene önce, çeşitli alametlerle günümüze işaret ederek, insanların Kuran ahlakından uzaklaşacakları bir dönem olacağını; dünya çapında büyük bir bozulma, fitne, kargaşa ve dejenerasyon yaşanacağını haber vermiştir. Bunun ardından ise her şeyi benzersiz yaratan, kullarına karşı sonsuz merhamet sahibi olan Yüce Allah'ın "Mehdi" adında mübarek bir kulunu vesile ederek, tüm dünyada İslam ahlakını hakim kılacağını, Deccal önderliğinde yaşanan manevi yozlaşmanın yerini güzel ahlaka, barış, mutluluk ve refaha bırakacağını bildirmiştir. Dolayısıyla ahir zamanın bir devresinde yeryüzünde iki büyük güç merkezi oluşacaktır: Hz. Mehdi önderliğindeki İslam dünyası ve Mesih-i Deccal'in ruhani önderliğindeki din karşıtı cephe. Ancak Hz. Mehdi’nin yürüttüğü fikri mücadele ile manen mağlup edilen Deccaliyet sistemi ahir zamanın son önemli liderinin, Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne inmesiyle Allah’ın izniyle tamamen yeryüzünden silinecektir. Bu durum Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)’in bir hadisinde şöyle müjdelenmiştir:
“Dünya kurulduğundan beri her yüzün başında önemli bir olay olmuştur. Bir yüzün başlarında da Deccal çıkar ve Meryem oğlu İsa nüzul ederek (yeryüzüne inerek) onu yok eder.” (Suyuti, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 90)
Ahir Zamanda Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin Karşısındaki Negatif Güç: Deccal
Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanı anlatan pek çok hadisinde Deccal'in kıyametin en önemli alametlerinden biri olduğu bildirilmiştir. Hadislerde ayrıca Deccal'in, karmaşa ve huzursuzluğun yaygınlaşmasına neden olan, insanları ahlaksızlığa ve kötülüğe iten, kitleleri inkara ve isyana yönlendiren, terörün ve şiddetin kaynağı olacağına dair pek çok işaret yer almaktadır.
Tüm bu işaretlerin gösterdiğine göre, Deccal kıyametten önceki son dönemde, yani ahir zamanda ortaya çıkıp insanları din ahlakından uzaklaştıracak, yeryüzünde büyük kargaşa ve zulme neden olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav), Deccal'in fitnesinin büyüklüğüne dikkat çekerek tüm Müslümanları bu tehlikeye karşı uyarmıştır:
“Allah'ın Hz. Adem'i yaratmış olduğu günden bu yana, Deccal'in fitnesinden daha büyük bir fitne olmamıştır.” (Medineli Allame Muhammed B. Resul El-Hüseyni el Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayıncılık, Genişletilmiş 8. Baskı, İstanbul, s.225)
Bir başka hadiste ise “Allah’ın gönderdiği her peygamber ümmetini Deccal ile uyardı” (Sahih-i Buhari, Fiten 27) sözleriyle Deccal'in fitnesinin yalnızca Müslümanlar için değil, tüm insanlar için büyük bir tehlike olduğuna işaret edilmiştir.
Deccaliyet Sisteminin Hedefi Nedir?
Deccal'in en önemli özelliği, insanları din ahlakından uzaklaştırmak için faaliyet göstermesi; tüm dünyaya Kuran ahlakını hakim kılmakla görevli olan Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye karşı batıla dayalı bir mücadele verecek olmasıdır. Tarih boyunca dünya üzerinde anarşi ve kargaşanın yaşandığı dönemler olmuştur, ancak Deccal’in neden olacağı karmaşa ve kaos ortamı, tarihin hiçbir döneminde eşi görülmemiş büyüklükte olacaktır. Hadislerin işaretlerine göre Deccal, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye karşı yürüteceği bu büyük faaliyeti çok yönlü başlatacak, amacına ulaşabilmek için çok farklı yöntem ve taktikler kullanacaktır. İnsanları Allah'ı anmaktan, Kuran'da bildirilen ahlakı yaşamaktan, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye uymaktan alıkoyabilmek için her yola başvuracaktır.
Dolayısıyla bu sistemin ana hedefi, insanları imandan, güzel ahlaktan, sevgiden, şefkatten uzaklaştırıp, onları sevgisiz, saldırgan, vahşetten ve şiddetten zevk alan kişiler haline getirmek, medeniyetleri birbirine düşürmek ve bu şekilde dünyayı kanlı bir savaş alanına çevirebilmektir. Ancak bu planın hiçbir zaman gerçekleşmeyeceği asla unutulmamalıdır. Bu, Allah'ın iman edenlere bir vaadidir:
“De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur."” (İsra Suresi, 81)
Fitnelerin çoğaldığı, dinsizliğin yaşam sahası bulduğu bir ortamda zuhur edecek olan Hz. İsa ve Hz. Mehdi ebedi galibiyetin sahibi olan üstün ve şerefli Rabbimiz’in kullarına olan rahmeti ve şefkatinin birer tecellisi olacaktır. Allah’ın izniyle Deccaliyet sistemini yok ederek yeryüzünden tüm kötülüklerin, adaletsizliklerin ve acımasızlıkların silinmesine vesile olacak olan bu iki kutlu şahıs, güçlü imanları, nur yüzleri ve kararlı fikri mücadeleleri ile tüm Müslümanların sevgilerine nail olacak ve tüm dünyayı güneş gibi aydınlatacaklardır.
Hz. İsa’nın Zuhuru Öncesinde Hz. Mehdi’nin Deccaliyet'e Karşı Yürüttüğü Fikri Mücadele
Allah Katına yükseltilmiş olan Hz. İsa’nın yeryüzüne ikinci kez gelişinden önce Hz. Mehdi, Deccaliyet sistemine karşı kararlı, etkili ve caydırıcı bir fikri mücadele ve propaganda yürütecektir. Bu nedenle de bu şerefli mücadelesi boyunca İslam düşmanı olan Deccal'in taraftarları, yazılı ve sözlü yayın organlarıyla Hz. Mehdi’yi kötüleyecekler, halkın nazarında onun itibarını sarsmaya çalışacaklardır. Bu konuya bir hadiste şöyle işaret edilmektedir:
“Mümin şahıs (Mehdi) Deccalı görünce: Ey insanlar! Resulullahın zikrettiği Deccal işte budur der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: Onu alın da yaralayın! der. Artık o zatın sırtı ve karnı döve döve genişletilir. Bu sefer onu iki eli ve iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccalin onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır.” (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)
Hadiste Hz. Mehdi’nin sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Kitabın yazarı bu bölüm için Hz. Mehdi'nin ünü, durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için, bu propagandanın Hz. Mehdi’yi kötüleme şeklinde olacağı söylenebilir. (En doğrusunu Allah bilir.) Ancak, ilk bakışta olumsuz gibi görünse de, bunlar Hz. Mehdi’nin tanınmasına ve İslam ahlakının yayılmasına vesile olacaktır. Hadislerde işaret edildiği üzere, Hz. Mehdi tüm bu karalama ve iftiralara çok üstün bir sabır ve tevekkülle karşılık verecek, din ahlakını yaşamada ve tebliğ etmekteki kararlılığından, Deccal'in fitnesine karşı sürdürdüğü fikri mücadeleden asla taviz vermeyecektir.
Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin göstereceği bu üstün ahlakı hadislerinde şöyle belirtmiştir:
“İnsanlar, hakka dönünceye kadar mücadelesine devam edecektir.” (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)
Deccal taraftarlarının Hz. Mehdi ve din ahlakına karşı oluşturduğu bu karşıt mücadele ve etki ise ahir zamanın son önemli liderinin, Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ile değişecektir.
Peygamberimiz (sav) hadislerinde ahir zamanda, daha önce Allah Katına alınmış olan Hz. İsa'nın da ikinci kez yeryüzüne geleceğini ve Hz. Mehdi'yle birlikte Deccal'e ve onun fikir sistemine karşı mücadele vereceğini haber vermiştir. Allah'ın izniyle Deccaliyet, Hz. İsa ve Hz. Mehdi vesilesiyle manen son bulacak ve tuzun suda erimesi gibi yok olacaktır.
Hz. İsa’nın Zuhuru ile Güç Savaşında Meydana Gelecek Değişiklikler
- Peygamber Efendimiz (sav), başta Mesih Deccal'in fitnesi olmak üzere, tüm ahir zaman fitnelerinin Hz. İsa vesilesiyle yok edileceğini müjdelemiştir.
- Hz. İsa, Hz. Mehdi ile birleşecek ve onunla birlikte Mesih-i Deccal'in liderliğindeki din karşıtı cepheye karşı mücadeleye girişecektir.
- Yine hadislerde bildirildiği üzere, Hıristiyanların önemli bir bölümü, Hz. İsa'nın ortaya çıkışından bir süre sonra, gerçek Mesih'in o olduğunu anlayarak Mesih-i Deccal'i terk edip, İslam'ı kabul edecektir. Bilindiği üzere, Hıristiyanlar, Hz. İsa'nın ardından peygamberlerini ilahlaştırma sapkınlığına düşmüşler (Allah’ı tenzih ederiz) ve dinlerini tahrif etmişlerdir. Hıristiyan dünyasının söz konusu tüm sapkın inanışlardan arınarak gerçek din ahlakına ve son hak din olan İslam'a yönelmeleri için Hz. İsa'nın gelmesi bu nedenle büyük önem taşımaktadır.
- Son olarak da Hz. İsa, Beytü'l Makdis'te Deccal'le karşılaşacak ve Deccal, Hz. İsa'yı görünce "tuzun suda erimesi gibi" yok olacaktır. Hz. İsa'nın "nefesi dahi" Deccal'in fitnesinin yok edilmesine yetecektir. Böylece Hz. Mehdi’nin büyük bir şerefle başlayıp, sürdürdüğü vazifeyi Hz. İsa bitirmiş olacaktır. Hadislerde bu kutlu ve müjde dolu sonuç şöyle haber verilmiştir:
"... Deccal ortalığa fitne saçarken Cenabı Hak, Mesih Meryem oğlu İsa'yı gönderir... Nefesini İdrak eden her kafir mutlaka yok olur. İsa (a.s) Deccal ile Lüdd kapısında (Beytül Makdis'e (Mescid-i Aksa) yakın bir belde) karşılaşır ve onu yok eder." (Sahih-i Müslim; Büyük Fitne Mesih-i Deccal, Saim Güngör, s. 104)
- Değerli İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi ise Deccal'in hile ve aldatmacalarının, insanları etkisi altına alan yalanlarının, Hz. İsa vesilesiyle nasıl ortadan kaldırılacağını şöyle açıklamaktadır:
"Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidraci (yalancı mucize) harikalarıyla kendini muhafaza eden (koruyan) ve herkesi teshir eden (büyüleyip etkisi altına alan) o dehşetli Deccal'i yok edebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak harika ve mucizatlı ve umumun makbulü (kabul ettiği) bir zat olabilir ki, o zat, en ziyade alakadar ve ekser (tüm) insanların peygamberi olan Hz. İsa Aleyhisselam'dır." (Şualar, s. 592)
Bediüzzaman'ın da belirttiği gibi, Deccal birtakım yalan mucizelerle insanları kandırdığı, şeytanların desteğiyle hareket ettiği ve bazı olağanüstü işler yaptığı için, Deccal'in yenilmesi ancak Rabbimiz'in çeşitli mucizeler bahşettiği kutlu peygamberi Hz. İsa vesilesiyle olacaktır. (Hz. İsa Allah’ın bir rahmeti olarak, beşikteyken konuşmak, ölüleri diriltmek, hastaları iyileştirmek, çamurdan bir kuş yapıp üfleyerek can vermek gibi mucizeler göstermiştir.) Hz. İsa'nın Deccal'in fitnesini yok etmesi, Allah'ın izniyle, çok hızlı ve kolay olacaktır.
- İsa vesilesiyle, Mesih Deccal'in ve tüm ahir zaman fitnelerinin tam anlamıyla ortadan kaldırılmasıyla yeryüzü barış, adalet, huzur ve güvenle dolacaktır. Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne gelmeyeceği yanılgısına kapılmış olanlar da hiç şüphesiz bu durum karşısında büyük bir mahcubiyet yaşayacaklardır. Bu kimseler, Hz. İsa'nın gelişinin ne kadar hikmetli olduğunu ve kilitlenmiş konuların bu vesileyle ne kadar kolay çözüldüğünü görerek hem sevinecek hem de geçmişte söyledikleri nedeniyle pişmanlık duyacaklardır.
“Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.” (Mücadele Suresi, 21)
Dünya Deccaliyeti Darwinizm’in Ebedi Çöküş Haberleri Akın Akın Gelmeye Başladı
Günümüzde yaşanan bazı önemli gelişmeler, Hz. İsa ve Hz. Mehdi’nin yazı boyunca vurguladığımız kutlu zuhurunun birer müjdesi niteliğindedir. Dinsizliği temsil eden ve tüm çürük temellerine rağmen 150 yıldır yalnızca Allah'ın varlığını inkar edebilmek için (Allah'ı tenzih ederiz) ayakta tutulmaya çalışılan Dünya Deccaliyet'i olan Darwinizm, Yaratılış Delilleri karşısında artık ayakta duramayacak hale gelmiş ve çökmüştür. Bu durum, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışının çok yakın olduğunu göstermektedir.
Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin geliş alametleri hakkında verdiği haberlerin çok büyük çoğunluğu gerçekleşmiştir. Deccaliyet'in fikir sistemini temsil eden Darwinizm'in çöküşünün de bu dönemde gerçekleşmesi çok önemli bir gelişme ve büyük bir müjdedir. Allah'ın izniyle, içerisinde bulunduğumuz bu dönem, Deccaliyet'in mağlubiyetinin, inananların ve İslam ahlakının galibiyetinin dünya çapında ortaya çıkacağı müjdeli bir dönem olacaktır.
Tüm Müslümanlara Düşen Önemli Sorumluluk
Deccal’in ortaya çıktığı ortam, vicdan ve iman sahibi tüm insanların var güçleriyle karşı koymaları ve çok güçlü bir fikri mücadele yürütmeleri gereken bir ortam olacaktır. Bu durumda, iman edenlerin ve Deccal’in fitnesinden korunmak isteyenlerin birlik ve beraberlik içinde olmaları, Hz. İsa ve Hz. Mehdi’ye tüm güçleriyle destek olmaları son derece önemlidir. Bunun için, müminler tüm Müslümanların kardeş olduğu bilinciyle hareket ederek, Deccal’in fitnelerini ve aldatmacalarını deşifre etmeli ve Deccaliyet'in ideolojik zeminini oluşturan unsurlarla fikri mücadele içinde olmalıdırlar. Ayetlerde haber verilen bilgiler ve hadislerde anlatılan gelişmeler, dünya tarihinin en önemli dönemlerinden birinin iyice yaklaştığını işaret etmektedir. Böylesine tarihi bir dönemde yaşama şerefine erişecek olanların, bundan dolayı büyük bir heyecan duymaları aynı zamanda sorumluluklarının da büyük olduğunun şuurunda olmaları son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki bu dünyada salih olan, iyilik yapan insanlar, kısacık bir ömürde yaptıkları iyiliklere karşı ahirette sonsuz bir güzellikle karşılık göreceklerdir. Mülkün ebedi sahibi, şanı büyük olan Yüce Rabbimiz, bu vaadini bir ayetinde şöyle bildirmiştir:
“Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir. Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.” (Yunus Suresi, 25-26)
Hz. İsa’nın Yardımcısı Olmak Her Müslüman İçin Şereftir
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Hz. İsa yeniden yeryüzüne geldiğinde, Müslümanların bu değerli insanın yardımcıları olma şerefine erişeceklerini haber vermiştir. Peygamberimiz (sav)'in hadis-i şerifinde şöyle buyrulmaktadır:
“... Beni hak peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, elbette Meryem oğlu İsa (kıyamete yakın indirildiği zaman) benim ümmetimde, kendi (peygamberliği dönemindeki sahabeleri olan) havarilerine halef (onların yerini tutacak kimseler) bulacaktır.” ( Hakim-i Tırmızi, Nevadirü'l Usul, 2/92)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 37. sayı (Temmuz 2007) 36. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 977 kez incelendi.
|
 |
|