Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7820 tanesi Türkçe, toplam 9221 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Kelebeklerin, ilk doğduklarında o rengarenk kanatlarının olmadığını biliyor muydunuz? Evet, kelebekler kanatsız doğarlar. Sizin kırlarda, bahçelerde gördüğünüz biçimlerine ulaşmaları için dört aşama geçirmeleri gerekir. Bazıları 24 saat, bazıları 1-2 ay ömre sahip olan kelebekler yumurtadan bir kurtçuk olarak çıkarlar. Kurtçuk büyüdüğünde küçük sevimli bir tırtıl olur ve kelebeğin ikinci devresi başlar. Tırtılın vücudunda toplam 14-15 halka vardır. Başında küçük gözleri, ağız kısmında bizim dişlerimiz gibi çiğnemeye ve ezmeye yarayan çenesi bulunur. Gövdesinin ön kısmında, karnına kadar olan bölgede 8 bacağı vardır. Kelebek henüz tırtıl iken kanatları yoktur ve antenleri çok kısadır. Tükürük bezleri ise bir çeşit ipek salgılar.
Tırtıllar
Tırtılların diğer canlılar gibi büyüdükçe boyları uzamaz. Onlar büyüdükçe kendi derilerine sığamayacak kadar şişmanlarlar. Sonunda tırtıllar yavaş yavaş derilerini yırtarak ondan kurtulurlar. Yerine kendi şişmanlamış bedenlerine daha uygun olan yeni bir deri çıkarırlar. Tırtıl, böcek yiyen kuşlar için çok lezzetli bir canlıdır. Bu yüzden Rabbimiz tırtılların kendilerini korumaları için onlara çeşitli saklanma tekniklerini öğretmiştir. Bazıları dimdik ayakta durarak dal taklidi yapar, bir kısmı kendi rengindeki bir yaprağın üstünde durarak kendisini kamufle eder, bazıları ise ölü taklidi yapar. Bu saklanma teknikleri, tırtılın yaşamını sürdürüp ileride kelebek olabilmesi için çok önemlidir.
Tırtılın Kamuflajı
Tırtıl, bu kamuflaj tekniklerini, kelebek olduktan sonra da kullanır. Şöyle ki, kelebekler kendilerine uygun renkte olan bölgelerde yaşarlar. Böylece kolayca saklanabilirler. Peki, kelebek kendisini dışarıdan göremediğine göre, renginin çevreye uyup uymadığını nasıl kontrol edebilir? Güvende olduğundan nasıl emin olabilir? Elbette bunların hiçbirini kendisi bilemez, hesaplayamaz. Kelebeği, güvende olabileceği en uygun ortama yerleştiren, onu buraya yönelten, herşeyi yaratmış olan Rabbimiz Allah'tır.
Allah'ın "koruyan", "esirgeyen", "merhamet eden" sıfatlarını her yerde ve her şeyde görürüz. Allah yarattığı her canlıya, onları tehlikelerden koruyacak özellikleri de vermiştir. Yoksa, kelebeğin kendisini koruması gerektiğini düşünebilecek bir aklı yoktur, dolayısıyla kamuflaj yani saklanma gibi bir teknik geliştiremez. Tüm bu kolaylıkları ona sağlayan gökleri, yeri ve bunlar arasındaki herşeyi yaratan Rabbimiz’dir.
Allah'ın kendisine sağladığı üstün korunma sistemiyle gelişimine devam eden tırtıl nihayet üçüncü devreye girer. Tırtıl bu devreye geçeceği vakit karnını tıka basa yaprakla doldurur ve neredeyse çatlayacak hale gelir. Bu üçüncü devrede tırtıl kendisini bir torbanın içine hapseder ve burada değişime başlar.
Bu evrede tırtılın etrafında oluşan sert kabuğa "krizalit" denir. Bu kabuğun içinde iken hareketsizdir ve hiç yemek yemez. Yalnızca tırtıl iken yediği yaprakların enerjisini kullanır. Krizalit kabuklar bir yaprağın, kayanın veya bir dalın üzerine tutturulmuştur. Bunlardan birine rastlarsanız içine bakın. Çünkü bu krizalitlerin içindeki tırtıla baktığınız zaman kelebeğin üzerinde oluşacak olan hortumunun ve bacaklarının yerlerini görebilirsiniz.
Kelebek Oluşuyor
Aşağı yukarı 10 gün kadar bir süre geçtikten sonra kelebek birkaç dakika içinde, krizalitin kabuğunu yırtarak çıkar.
O anda kelebeğin kanatları henüz normal boyutlarına ulaşmamıştır. Dördüncü evrede yeni kelebek kanatlarını germek için kanatlarının üzerindeki damarları vücut sıvısıyla şişirir. Kanatlarını kuruttuğu an ise hiç eğitim almadan anında uçar. Kanatlar aynı zamanda kelebeğin solunumuna da yardımcı olur.
Gördüğünüz gibi, minicik bir kelebek bile Rabbimiz'in bize gösterdiği inanılmaz bir mucizedir. Bilim adamları, "nasıl olur da bir tırtıl kelebeğe dönüşmeye karar verir diye?" hala araştırmaktadırlar. Bunun tek sebebi Rabbimiz'in böyle dilemesidir. Allah bize ne kadar çeşitli canlılar yaratabileceğini, hatta bir canlıyı nasıl değiştirebileceğini göstermektedir.
Diğer bir mucize de kelebeğin küçücük pulcuklarla kaplı olan kanatlarıdır. Kanatlar bu pulcukların üst üste dizilmesiyle meydana gelmiştir. Peki bu kanatlar nasıl oluşmuştur?
Pulcuklar tesadüfen kendi kendilerine birleşerek mükemmel yapıda bir kanat mı oluşturmuştur?
Kelebek pulcukları kendi kendine üst üste yapıştırıp bir kanat mı yapmıştır? Yaptığı kanadı sonra sırtına mı takmıştır?
Kelebek kendi sırtını göremez. Ancak hiç görmediği sırtının üzerinde simetri harikası desenler vardır. Pullar öylesine bir düzende dizilmişlerdir ki, iki kanat üzerindeki desenler birbirinin aynıdır. Desenlerin boyutlarını bir cetvel ile ölçmeye kalksanız hepsinin birbirine eşit olduğunu görürsünüz.
Tüm bunlar Rabbimiz'in üstün sanatını, sonsuz bilgisini ve sınırsız gücünü göstermektedir. Biz de bunları görüp üzerinde düşünerek Rabbimiz'i yüceltmeliyiz.
Üstün güç sahibi olan Allah kelebekleri ve tüm diğer yarattığı canlıları insanların düşünmesi için yaratmıştır. Düşünebilen akıllı insanlar Allah'ın yarattığı varlıkları düşünürler, bunlardaki üstünlükleri görürler ve bunların kendi kendilerine oluşamayacaklarını anlarlar. İşte böyle insanlar ancak müminlerdir. Müminler çevrelerindeki mükemmel yaratılış özelliklerine sahip canlıları gördükleri zaman hemen Allah'ı anarlar ve O'na şükrederler. Ve yine müminler bilirler ki, Allah nasıl dünyada çeşit çeşit güzelliklerde canlılar yarattıysa, ondan çok daha harikalarını ahirette yaratacaktır. Bu yüzden müminler ahirete büyük özlem duyarlar ve Allah'a gönülden inandıkları için Allah'ın onları cennetle ödüllendirmesini umarlar.
Bazı insanlar bu canlılara bakarak Allah'ı anmaz ve sanki bu canlılar tesadüfen oluşmuşlar gibi davranarak Allah'a nankörlük ederler. Müminler ise, Allah’ın yarattığı canlılarda kendileri için dersler olduğunu bilirler. Allah bunu bir ayette şöyle bildirmiştir:
"Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler (dersler) vardır..." (Nahl Suresi, 66)
Allah birçok ayetinde de hayvanları insanların hizmetine verdiğini ve onlarda insanlar için birçok faydalar olduğundan bahseder. Nahl Suresi’nde Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
"Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz. Akşamları getirir, sabahları götürürken onlarda sizin için bir güzellik vardır. Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir. Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkebleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?" (Nahl Suresi, 5-8)
Bu makale, Düşünen Çocuk Dergisi04. sayı (Temmuz 2002) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 542 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.