Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7777 tanesi Türkçe, toplam 9174 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Bunları Biliyor musunuz?: Düşünen Çocuk Sayı 07
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (180)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (156)
Makaleler (6605)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 237 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 123 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 118 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 82 download
İlmi Mercek Sayı 52 - Dergi - 72 download
Makale : Bunları Biliyor musunuz?: Düşünen Çocuk Sayı 07 - TÜRKÇE
Ekim 2002
Bunları Biliyor musunuz?: Düşünen Çocuk Sayı 07Nefes Alıp Verirken Gerçekleşen Mucizelerin Neler Olduğunu Biliyor Musunuz?

Yaşadığımız her an nefes alıp veririz. Hatta bu işlemi gerçekleştirdiğimizin farkında bile olmayız. Oysa bu sırada vücudumuz birçok mucizevi işlem gerçekleşmektedir. Burnumuzdan giren hava, burnun içindeki tüycükler sayesinde süzülür, temizlenir, nemlendirilir, ısıtılır ve bakterilerden arındırılır. Temizlenen havanın içindeki toz gibi zararlı maddeler nefes borumuzdaki mukus tabakasında tutularak akciğerlerimize gitmesi engellenmiş olur. Nefes borumuzdaki tüycükler, bu zararlı maddeleri boğazımıza doğru iter. Yutkunduğumuz anda zararlı maddelerin tümü midemize gider. Midemizde bulanan asitler bütün zararlı maddeleri parçalar. Böylece temizlenmiş hava ciğerlerimize gider. Havayla vücudumuza giren oksijen, kanla beraber ihtiyacı olan hücrelere taşınır. Burada kandaki oksijen hücrenin içine geçerken, hücredeki karbondioksit de kana geçer. Kanla akciğerlerimize taşınan karbondioksit nefes verdiğimizde havayla beraber dışarı atılır. Tüm bu olaylar bizim kontrolümüzde olsa bir nefes alıp vermeyi bile tamamlayadan boğulabilirdik. Oysa biz farkında olmadan hatta uyurken bile vücudumuzda mucizevi olaylar gerçekleşmektedir. Nefes alıp vermek için en küçük bir çaba bile sarf etmeyiz. Bu mucizevi olayların tümü bize Allah’ın yaratma gücünü göstermektedir. Rabbimiz herşeyi en güzel şekilde düzenlemiş ve tam ihtiyacımız olan şekilde yaratmıştır.

Vücudumuzda Sürekli Olarak Meydana Gelen Yanma Olayının Ne İşe Yaradığını Biliyor Musunuz?

Hareket edebilmeleri için tıpkı arabaların benzine ihtiyacı olduğu gibi vücudumuzun da enerjiye ihtiyacı vardır. Vücudumuzdaki kasları oluşturan hücrelerin burada bulunan karbon maddesini oksijenle “yakarak” enerji elde etmesi gerekir. Nefes aldığımızda vücudumuza oksijen girer. Hücrelerimiz havadaki oksijeni kullanarak besinlerdeki karbonu “yakar” ve bu yanma sonucunda vücudumuz için gerekli olan enerji ortaya çıkar. Örneğin görme işlemimiz, gözümüzün retina tabakasındaki milyonlarca hücrenin oksijenle beslenmesi sayesinde gerçekleşmektedir. Yaşamımızı sürdürebilmemiz ve rahatlıkla hareket edebilmemiz için gerekli olan tüm bu mükemmel sistemleri yaratan Yüce Allah’tır.

Aklımızdan Geçen Düşünceleri Nasıl Söyleyebildiğimizi Biliyor Musunuz?

Siz bir şey söylemek istediğinizde aslında sizin bilmediğiniz binlerce karmaşık olayın vücudunuzda gerçekleştiğini biliyor muydunuz? Beynimizin konuşma merkezi; ses tellerimize, dilimize, çene kaslarımıza ve konuşabilmemiz için gerekli olan tüm organlarımıza bir dizi emir gönderir. Hava önce burnumuzdan girer ve burun boşluğumuzdan, boğazımızdan, nefes borumuzdan bronş tüplerine geçerek akciğerlerimize ulaşır. Ciğerlerimizden geri dönen hava, boğazımızdan geçerken, ses telleri denilen iki doku kıvrımı arasından geçer. Biz konuşmadan önce ses tellerimiz açık haldedir. Konuşmamız sırasında ses tellerimiz bir araya gelir ve nefes verdiğimizde çıkan hava ile titreşir. Biz kelimeleri söylerken dilimiz damağımıza yaklaşıp uzaklaşır, dudaklarımızsa büzülüp yayılır. Bu işlemler sırasında birçok kasımız büyük bir hızla hareket eder. İşte Yüce Allah’ın konuşabilmemiz için yarattığı bu mükemmel sistem sayesinde aklımıza gelen düşünceleri söyleyebilmekteyiz. Allah Kuran'da insanı üstün özelliklerle yarattığını şöyle bildirmiştir:

" Ki O, yarattığı her şeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden (sülale'den), basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz? " (Secde Suresi, 7-9)

Bu makale, Düşünen Çocuk Dergisi 07. sayı (Ekim 2002) 30. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 277 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3058 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2328 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1936 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1622 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1380 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.