 |
Allah’ın insanlara rehber olarak indirdiği Kuran'a uyan insanlar, dürüst, doğru ve vicdanlı bir hayat yaşarlar. Kuran ahlakına uymayan insanlar için ise yalan söylemek, neredeyse bir alışkanlık halini almıştır. Bu insanlar, günlük hayatlarında hiç çekinmeden sık sık yalan söyler; bir süre sonra söyledikleri yalanlara kendileri de inanır hale gelirler. Bu insanlar, ne arkadaşlıklarda, ne de dostluklarda hiç kimseye gerçek anlamda güvenemezler. Çünkü yalan söyleyen insanlar, diğer insanların da kendileri gibi sık sık yalan söylediklerini bilirler. Allah Kuran’da bu kötü ahlaka uyan insanların durumunu şöyle bildirmiştir:
"Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.'" (Enam Suresi, 116)
Yalan söyleyen insanlar, yaptıkları bu kötü davranışı güzel göstermek için “beyaz yalan”, “küçük yalan” gibi gerçek olmayan bahaneler bulurlar. Oysa yalanın iyisi, küçüğü olmaz. Her ne durumda olunursa olunsun doğruyu söylemek en doğrusudur.
Şeytanın insanlara zararsız olarak gösterdiği yalan söylemek; gerçekte hem dünyada hem de ahirette insanların azap çekmelerine sebep olur. Kuran ahlakını yaşamayan insanlar, ahireti inkar etmek, iman edenleri doğru yollarından çevirmek, insanların Allah'a iman etmelerine engel olmak, kendilerini doğru yolda göstermek için yalan söylerler. Kalplerindekinin tam tersini söyleyerek, insanları kandırdıklarını zannederler. Oysa Allah yaptıklarını ve kalplerinde gizlediklerini bilmektedir. Allah Kuran’da bu şekilde yalan söyleyenleri acı bir azabın beklediğini şöyle bildirmiştir:
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını artırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azab vardır." (Bakara Suresi,10)
İnsan yalan söylerken Allah kendisini görmekte, işitmekte, kalbinden geçeni bilmekte; melekler bu kişinin her sözünü kaydetmektedir. Hayatı boyunca tüm yapıp ettikleri ve söyledikleri, hesap gününde insanın karşısına eksiksizce çıkacaktır. Kendilerine dost bildikleri ve onları yalan söylemeye teşvik eden şeyler ise o gün onlardan uzaklaşacaktır. Allah bu gerçeği Kuran’da şöyle bildirmiştir:
"Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve düzmekte oldukları da kendilerinden kaybolup uzaklaştı." (En’am Suresi, 24)
İnsanın aklından bir an bile çıkarmaması gereken gerçek, en büyük yalancının şeytan olduğudur. Zaten o da, dünya hayatı sona erip, görevi bittiğinde insanlara yalan söylediğini itiraf edecektir. Allah Kuran’da bu gerçeği şöyle bildirmiştir:
"İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: "Doğrusu, Allah, size gerçek olan va'di va'detti, ben de size vaadde bulundum, fakat size yalan söyledim. Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın. Ben sizi kurtacak değilim, siz de beni kurtacak değilsiniz. Doğrusu daha önce beni ortak koşmanızı da tanımamıştım. Gerçek şu ki, zalimlere acı bir azab vardır." (İbrahim Suresi, 22)
Bu makale, Düşünen Çocuk Dergisi 08. sayı (Kasım 2002) 26. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 353 kez incelendi.
|
 |
|