 |
Çok Sevdiğiniz Meyveler
Arkadaşlar, hiç düşündünüz mü? Yediğimiz meyvelerin hepsi topraktan çıkmaktadır ama hepsinin tadları, şekilleri, renkleri ve kokuları birbirinden çok farklıdır. Her biri bozulup çürümeyecek ve kirlenmeyecek şekilde ambalajlanmıştır. Hatta portakal, greyfurt gibi C vitamini deposu meyveler kolaylıkla yiyebileceğimiz şekilde dilimlenmiştir.
Bu meyveler kış aylarında yetişir. Yani hastalanmamak için tam da vücudumuzun C vitaminine ihtiyaç duyduğu zamanlarda...
Yaz aylarında ise, çok fazla su içme ihtiyacı duyarız. Bu zamanlarda da su miktarı fazla olan karpuz, kavun, şeftali, üzüm gibi meyveler yetişir.
Bu detaylar, Allah'ın meyveleri bizler için özel olarak yarattığının birer delilidir arkadaşlar.
Allah dileseydi, dünyada tek bir besin türü olurdu. Ama Allah şükretmemiz için birçok yiyecek ve içecek yaratmıştır.
Üstelik bunların her birinin lezzeti birbirinden farklıdır...
Bu, Allah'ın bizleri ne kadar çok sevdiğini gösterir. Allah, kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'de bize verdiği nimetleri “rızık” olarak tanımlamış ve şöyle buyurmuştur:
"...(Allah), size güzel-temiz şeylerden rızık verdi. İşte sizin Rabbiniz Allah budur. Alemlerin Rabbi Allah ne Yücedir." (Mümin Suresi, 64)
Bunları Biliyor Musunuz?
- Çita, en hızlı koşan kara canlısıdır.
- Ne kadar mı hızlı koşar? Saatte tam 125 km hızla…
Hz. Nuh’un Üstün Ahlakı
Müminler, Kuran ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için tüm imkanlarıyla, şevk ve heyecanla çaba gösterirler. Ancak bu da fedakarlık, sabır ve kararlılık gibi güzel ahlak özellikleri gerektiren bir durumdur.
Kuran'da, tarih boyunca yaşamış olan tüm peygamberlerin ve salih müminlerin din ahlakını hakim kılmak ve güzel ahlakı yaygınlaştırabilmek için ciddi bir çaba harcadıkları bildirilmiştir. Burada vurgulanması gereken en önemli nokta ise onların bu samimi çabalarını yalnızca Allah'ın rızasını ve yakınlığını kazanabilmek için göstermiş olmalarıdır.
Kuran'ın pek çok ayetinde peygamberlerin tüm insanlara örnek olan ihlaslı tavırları bildirilmiştir. Örneğin Hz. Nuh'un, hiçbir karşılık beklemeden, yalnızca Allah'ın rızasını gözeterek güzel ahlakı tebliğ ettiği Kuran'da şöyle yer almaktadır:
Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
"Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." (Şuara Suresi, 106–109)
Kavminin Hz. Nuh'a çıkardığı zorluklar, din ahlakını anlatırken onun değişik yöntemler izlemesini gerektirmiştir.
Hz. Nuh, inkarda direnen ve cahiliye ahlakını benimseyen kavmine doğru yolu gösterebilmek için birbirinden farklı yöntemler denemiştir. Ayetlerde bu kıymetli peygamberin, kavminin olumsuz tepkilerine karşılık onları terk etmediği ve vicdanlarını harekete geçirmek için değişik yöntemler kullandığı haber verilir:
"Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim. Bundan böyle" dedim. "Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır. (Nuh Suresi, 8–10)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 40. sayı (Ekim 2007) 40. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.492 kez incelendi.
|
 |
|