 |
Nefis Vicdanı Etkisiz Hale Getirmek İçin Bahaneler Öne Sürer
Nefis, insanlara şeytanın karakterini ve onun düşünce sistemini kabul ettirme amacındadır. Şeytanın ana felsefesi, öncelikle kendi tuzaklarını bozan, verdiği telkinlerle insanları durmaksızın iyiliğe ve doğruya çağıran vicdanı etkisiz hale getirmeye yöneliktir.
Müslümanlar Kuran'a göre düşündükleri için, şeytanın bu yöndeki telkinlerini hemen fark edebilir ve vicdanlarının sesine uyarlar. Kuran ahlakından uzak yaşayan insanlarsa, yaşamlarını nefislerini memnun etme amacı üzerine kurmuşlardır. Bu nedenle şeytanın ilham ettiği bahaneleri hemen kabullenirler. Vicdanlarının sesini bastırmak için bir yol aradıklarından şeytanın telkinlerine uyarlar. Bu şeytani sistem, her tavır bozukluğu ve her kötülük için ayrı bir mazeret, ayrı bir sapkın açıklama içerir. Bu yolla insanların vicdanlarına uymaları engellenmiş olur. Oysa Allah'ın "Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile." (Kıyamet Suresi, 14–15) ayetleriyle bildirdiği gibi, şeytan nasıl bir tuzak kurarsa kursun, vicdanın yol göstermesi sayesinde her insan doğruyu görebilecek bir basirete sahiptir. (www.kuranahlaki.com)
Kambriyen Devri YARATILIŞI İspatlar
Kambriyen devri günümüzden 520 milyon yıl önce başladığı ve 10 milyon yıl sürdüğü hesaplanan jeolojik dönemdir. Bu devirden önceki fosil kayıtlarında, tek hücreli canlılar ve çok basit birkaç çok hücreli olanlar dışında hiçbir canlının izine rastlanmaz. Kambriyen devri gibi son derece kısa bir dönemde (10 milyon yıl, jeolojik anlamda çok kısa bir zaman dilimidir) bütün hayvan filumları, tek bir eksik bile olmadan bir anda ortaya çıkmışlardır. Sonraki devirlerde de balıklar, böcekler, amfibiyenler, sürüngenler, kuşlar gibi temel canlı sınıflamaları ve bunların alt grupları hep aniden ve hiçbir ataları olmadan belirir. Bu durum, evrim teorisinin temel iddiası olan "uzun zaman içinde tesadüfler yoluyla kademe kademe gelişim" kavramını yıkmış durumdadır. Dahası bu durum, yaratılış gerçeği için kuşkusuz çok büyük bir delildir. Fosil bilimci Mark Czarnecki, bu gerçeği şöyle itiraf eder:
“Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki büyük bir engel, her zaman için fosil kayıtları olmuştur... Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin yaratıldığını savunan argümana destek sağlamıştır.” (Mark Czarnecki, "The Revival of the Creationist Crusade", MacLean's, January 19, 1981, s. 56)
Tohumlardaki Harika Yapılar
Allah bitki tohumlarında yarattığı üstün ve taklit edilemez sanatı ile mutlak güç sahibi olduğunu insanlara gösterir.
Tohumlar bir yaratılış harikası olarak karşımıza çıkarlar. Tohum kılıflarının şekillerinden renklerine, malzemelerindeki çeşitliliğe kadar herşey, bitkilerin yaşadığı ortama ve türüne göre değişiklik gösterir. Örneğin baklagiller meyveleri taneli olan son derece geniş bir türü içine alır. Bezelyenin taneleri çok düzgün bir şekilde arka arkaya dizilmişlerdir. Mükemmel bir düzen içinde sıraya dizilmiş olan bezelye tohumları, bitkinin içindeki özel keseciklerde saklanır. Kayısıda tek bir çekirdek yani bir tane tohum bulunur ve bu çekirdek katı kabuğunun içinde çok iyi korunur. Meyve bölümünün yenilmesi ile birlikte kayısının ortasında sert bir çekirdek şeklinde tohum ortaya çıkar. Tohum uygun bir yerde filizlenerek yeni bir ağaç olarak yetişme imkanı bulur. Colutea arborescens yani sinameke bitkisi ise içi hava ile şişmiş bir haldedir ve gürültülü bir şekilde çatlar. Bitkilerdeki dikkat çekici tohumlara başka bir örnek ise mimoza bitkisinin (Mimosa pigra) inanılmaz taneleridir. Bunlar, her biri bir tohum içerecek şekilde tüylü dikenlere benzer şekiller oluşturmuşlardır. (Françoise Brenckmann Grains de Vie, Le Monde Merveilleux Des Graines, s.32–33)
Peygamber Efendimizden (sav)'den Öğütler
"Oruç tutun, sıhhat bulun."
"Oruç sabrın yarısıdır."
"Oruç günahlara karşı bir perde, bir siperdir."
"Oruç bir perdedir, müminin sığınacağı kalelerden bir kaledir..."
"Oruç cehenneme karşı da bir perdedir."
"Oruç ateşe karşı bir perde, müstahkem bir kaledir."
"Oruç ateşe karşı (sağlam) bir perdedir, yeter ki yalanla, gıybetle kişi onu yırtmamış olsun." (İbrahim Canan, Kütübü Sitte Muhtasarı Tercüme Ve Şerhi, c.9, s.418, Akçağ Yayınları)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 40. sayı (Ekim 2007) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.393 kez incelendi.
|
 |
|