 |
Sayın Harun Yahya (Adnan Oktar)’nın ‘Yaratılış Atlası’ isimli eseri dünya halklarının bilimsel ve sosyal anlamda gerçek aydınlanmayı yaşamalarını sağlamıştır. Bunun etkileri bu yazıda verilen örneklerde de görüleceği üzere, Fransa, Belçika, Almanya gibi dünyanın birçok ülkesinde görülmektedir.
Sarkozy: Dinler Tüm Uygarlıkların Kaynağıdır
Evrim teorisi inandırıcılığını tüm dünyada olduğu gibi Fransa’da da kaybetmiş durumdadır. Bugüne kadar materyalist bir zeminde eğitim sistemini şekillendiren ve bu yönde halk üzerinde yaptırımlar uygulamaktan çekinmeyen Fransız politikacılar, sonunda bu tutumlarını sorgulamak zorunda kalmışlardır. Bu zorunlu sorgulamada en önemli etken ise sahte delillerle ayakta kalmaya çalışan evrim teorisine, Yaratılış Gerçeği’ni anlatan eserlerle indirilen büyük darbe olmuştur.
Geçtiğimiz günlerde Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, “kamuya ait okullarda din derslerine yeniden başlanması gerektiğini” açıklamıştır. Yeni öğretim yılı nedeniyle ülkedeki tüm öğretmenlere bir mektup gönderen Sarkozy, “laik okul sistemini desteklediğini, ancak din olgusunun okul dışında bırakılmasına karşı olduğunu” dile getirmiştir. Sarkozy, “hak dinlerin temel fikirlerinin, okullarda sosyolojik, tarihi ve kültürel planda öğretilmesi gerektiğini” savunmaktadır. Bu gerekliliğin nedeni olarak da, “dinlerin tüm uygarlıkların kaynağı olmasını” göstermiştir. Bu uygulamanın gerçekleşmesi halinde “insanlar arasındaki diyaloğun çok daha kolay olacağına inandığını” belirtmiştir. (Sarkozy laik eğitimi sorguluyor)
Sarkozy, 2007 yılı içinde gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce de, İslam ahlakının hoşgörü ve barışa dayalı yapısının Fransa’da canlandırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu amaç doğrultusunda sadece camilere maddi destekte bulunmakla kalınmaması gerektiğini, Fransa’nın kendi imamlarını yetiştirmesi gerektiğini savunmuştur. (05 Nisan 2007 Vatan Gazetesi)
Fransa’da daha pek çok kişi tarafından Darwin’in köhne teorisine olan körü körüne inanç sorgulanmaya başlanmıştır. Fransız gazetelerinin deyimi ile Yaratılış Atlası’nın oluşturduğu ‘ideolojik depremin’ zincirleme etkisi artık iyice su yüzüne çıkmıştır. (www.yaratilisatlasi.com)
Birleşmiş Milletler: İslam Dinine Karşı Var Olan Önyargılı Bakış Açısı Değişmeli
Son 30 yıl içerisinde dünyada düşünce alanında çok önemli değişiklikler olmuştur. 19. yüzyılda özellikle Avrupa’ya hakim olmuş ateist felsefenin çürük temelleri yıkılmış, dört kıtadan milyonlarca insan büyük bir hızla din ahlakına yönelmeye başlamıştır. Tamamen dinsiz akımların yönlendirmeleriyle, dine karşı oluşmuş haksız önyargılar ortadan kalkmaya başlamıştır. Örneğin geçtiğimiz ay İslam dinine olan önyargılı bakış açısının değişmesi gerektiği Birleşmiş Milletler’in İnsan Hakları Yüksek Komiseri Louise Arbour tarafından açıklanmış ve Avrupa hükümetleri bu art niyetli tutumlara karşı önlem almaya teşvik edilmiştir. Arbour, söz konusu haksız önyargıları şöyle eleştirmiştir:
“Avrupalılar, diğerlerine karşı davranışlarında zaman zaman hala bağnazlık, önyargı ve basmakalıp düşüncelere sahip oldukları söylendiğinde, şaşırıp kalıyorlar.”
Dine karşı zihinlerde yer alan önyargıların kırılması, Allah’ın izni ile Kuran ahlakının insanlar arasında dalga dalga yayılacağının işaretlerindendir. Hak din olan İslamiyet’i, Alemlerin Rabbi, sonsuz güç ve ilim sahibi Allah insanlara bir rahmet olarak seçmiştir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:
… Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip-beğendim. (Maide Suresi, 3)
İnsanları ve zihinlerindeki fikirleri yaratan Allah’tır. Allah bir kader doğrultusunda tüm batıl sistemleri ve ideolojileri hak dininin gücü altında yok edecektir. Bu, Allah’ın Kuran’da bildirdiği vaaddir. (www.islaminyukselisi.com)
Berliner Zeitung: Almanlar Hızla Müslüman Oluyor
Darwinizm’in yıkılışının tüm dünyada duyulması, insanların yaratılış konusunda gerçekleri bulmalarına neden olmuştur. Çeşitli ülkelerde yapılan istatistikler insanların artık evrime inanmadıklarını göstermektedir. Alman gazetesi Berliner Zeitung’da verilen bilgiye göre geçtiğimiz yıl 4,000 Alman Müslüman olmuştur. Bu sayı 2005 yılı için 1,000 olarak belirtilmiştir. 11 Eylül’den sonra Almanya’da Müslüman olanların sayısında çok sayıda artış olduğu kaydedilmiştir. İslam dinine yönelenlerin %60’ının kadınlar olduğu ve kadınların kendi vicdani kanaatleri sonucunda Kuran’ın yoluna uydukları belirtilmiştir. (SIDEBAR: Germans watch rising conversion to Islam with concern)
Alman yazar Christoph Peter, ‘Ein Zimmer im Haus des Krieges’ (Savaşın Evinde Bir Oda) isimli kitabında, İslam’ı seçen Almanları, Avrupa’da insanların her geçen gün İslam’a daha fazla ilgi duyduklarını ve dinlerini değiştirdiklerini anlatmaktadır. Alman Welt Online gazetesi ile yaptığı röportajda Peter, gerçekte hak dinler arasında büyük bir bütünlük olduğuna inandığını şöyle bildirmektedir:
“İnanıyorum ki, şayet İncil kuşağından ABD'li koyu dindar bir baptistle koyu dindar bir Müslüman aynı masa etrafında otursalar onlar bütün ahlaki ve toplumsal sorunlar karşısında aynı düşüncede olduklarını görürlerdi.” (Konvertiten und die Faszination des Islam)
Almanya’da olduğu gibi, İslam ahlakının yaygın olarak benimsenmesi insanların yıllardır özledikleri huzur, adalet ve barış dolu hayata ulaşmalarına vesile olacaktır. Bir Kuran ayetinde Allah, kullarını İslam dinine yani barış ve güvenliğe şöyle çağırmaktadır:
Ey iman edenler, hepiniz topluca "barış ve güvenliğe (Silm'e, İslam'a) girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 208) (www.islaminyukselisi.com)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 41. sayı (Kasım 2007) 16. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 262 kez incelendi.
|
 |
|