Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7820 tanesi Türkçe, toplam 9221 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Bu ısıtma ve yalıtma özelliğine sera etkisi adı verilir. Güneş'ten gelen ışınlar, atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar.
Örneğin karbondioksit havada en çok ısı tutma özelliğine sahip olan gazdır. Son yıllarda atmosferdeki karbondioksit miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki bu artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olur. Bu duruma küresel ısınma denir.
Küresel ısınmanın dünyadaki iklim sisteminde değişikliklere neden olabilecek çok önemli sonuçları vardır. En yüksek zirvelerden okyanus derinliklerine, ekvatordan kutuplara kadar dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri hissedilebilir. Kutuplardaki buzullar erir, denizlerdeki su seviyesi yükselir ve kıyı kesimlerde toprak kayıpları artar.
1960’ların sonlarından bu yana Kuzey Yarımküre’de kar örtüsünde %10’luk bir azalma ve 20. yüzyıl boyunca da deniz seviyelerinde ise 10–25 cm arasında bir artış olduğu saptanmıştır.
Küresel ısınmaya bağlı olarak dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar olurken, bazı bölgelerde de şiddetli kuraklıklar ve çölleşme görülebilmektedir. Isınma arttıkça yaz-kış sıcaklıkları artar, ilkbahar erken gelir, sonbahar ise gecikir, yani başka bir deyişle iklimler değişir. Mevsimlerdeki bu değişiklikler nedeniyle hayvanların göç dönemleri de farklılaşır. Bu değişikliklere dayanamayan bitki ve hayvan türleri de ya azalır ya da tamamen yok olur.
Atmosferdeki karbondioksit gazı miktarının değişmesine bağlı olarak iklimlerde değişiklikler meydana gelebileceğini ilk kez 1896’da Nobel ödüllü İsveçli kimyager S. Arrhenius ortaya atmıştır. İlerleyen yıllarda ise konunun önemi Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO)’nün öncülüğünde düzenlenen Birinci Dünya İklim Konferansı’nda (1979) vurgulanmıştır.
Küresel ısınmanın en önemli sonuçlarından biri kuraklıktır. Kuraklık kısaca bir bölgedeki su azlığı olarak ifade edilebilir ve insan yaşamı için büyük bir tehdittir. Kuraklık görülen bölgelerde yağışlar azalır, yağış rejimleri düzensizleşir, dolayısıyla da su kaynakları kısıtlanarak yetersiz hale gelir.
Küresel ısınma nedeniyle bozulan dengenin insanlar üzerinde oldukça olumsuz etkileri vardır. Sıcaklıkların artmasıyla insanlarda kalp ve solunum yolu rahatsızlıkları ortaya çıkar ve bulaşıcı hastalıklar daha hızlı yayılır.
Hadislerde, ahir zamanda ortaya çıkacak en büyük negatif güç olan Deccal’in çıkış alametlerinden birinin kuraklık olduğuna dikkat çekilmektedir. Nitekim günümüzde yaşanan küresel ısınma tehdidinin neden olduğu kuraklık ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın pek çok bölgesini etkisi altına almıştır. Bu konuyla ilgili bir hadis şöyledir:
"Deccal'in çıkmasından önce gökyüzü üç sene yağmurunu tutar. Birinci senede normal yağmurun üçte birini tutup üçte ikisini yağdırır. Yeryüzü bitkisinin üçte birini bitirmez. İkinci yılda gökyüzü normal yağmurunun üçte ikisini yağdırmaz. Yeryüzü de bitkisinin üçte ikisini bitirmez. Üçüncü yılda ise gökyüzü yağmurunun tamamını keser, yeryüzü de bitkisinden hiçbirini bitirmez." (Ebu Davud, İbni Mace, Taberani; Geleceğin Tarihi 3, s.241)
Rabbimiz her şeyi belli bir ölçü ve denge ile yaratmıştır. Bu düzen içerisinde meydana gelen en ufak bir değişikliğin çok ciddi sonuçları olmaktadır. Atmosferin varlığı, sahip olduğu koruyucu özellikler, yeryüzüne her yıl belli miktarda yağan yağmurlar, hepsi bizlere verilen çok büyük nimetlerdir. Elbette şükredilmediği takdirde bu nimetleri bizden uzaklaştırmak da Allah için çok kolaydır. Kuran’da insanlara sahip oldukları suyun kendilerine özel olarak gönderildiği ve onu kendilerine verecek olanın da yalnızca Allah olduğu bildirilmiştir:
De ki: “ Haber verin; eğer suyunuz yerin dibine göçüverecek olsa, bu durumda kim size bir akar su kaynağı getirebilir? (Mülk Suresi, 30)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi41. sayı (Kasım 2007) 36. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 457 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;