Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 10621 tanesi Türkçe, toplam 13202 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bedenimizin her detayı, belirli bir amaçla yaratılmıştır. Örneğin kemiklerimizin uzamasında tam bir uyum vardır. Beynimiz çocukluğumuzdan itibaren büyümeye başlar. Aynı anda kafamız da büyür. Eğer kafamızın ve beynimizin büyümesi orantılı olmasa ve kafamız küçük, beynimiz büyük olsa yaşayamazdık. Fakat böyle birşey olmaz. Kafamız beynimizle birlikte belirli bir yaşa kadar büyür ve beynimizi korur.
Peki, yaşımızla orantılı olarak gelişen kemiklerimiz belli bir büyüklüğe gelip neden dururlar?
Kemiklerimiz büyümeyi devam ettirselerdi neler olurdu?
Örneğin göğüs kafesimizi oluşturan kemikler belli bir yere kadar büyüyüp durmasalardı, bu kadar düzgün bir vücuda sahip olamazdık.
Ancak kemik hücrelerinin özenli çalışması sayesinde böyle bir durumla hiç karşılaşmayız.
Bir kemik hücresi tüm bu anlattıklarımızı yapabilecek bir bilgiye sahip olabilir mi?
Nerede, ne zaman durması veya ilerlemesi gerektiğini bilebilir mi?
Kuşkusuz bunların tesadüfler sonucunda oluştuklarını iddia etmek imkansızdır. Bizi meydana getiren hücrelerin böyle kararlar alabilmeleri mümkün değildir. Bunların her biri, biz insanları en güzel surette yaratan Allah'ın sanatıdır.
…Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara et giydiriyoruz?… (Bakara Suresi, 259)
Medeniyetler tarihinin en köklü uygarlıklarından biri, Eski Mısır'dır. Eski Mısır'ın hükümdarları yani "firavunlar", Allah'a inanmayan, kendilerini kutsal bir kişi gibi gören, çok kibirli insanlardı. Halkı kendilerine köle yapan acımasız firavunlar, onları çok ağır şartlarda çalıştırıyorlardı. Allah'a ibadet etmiyor, çeşitli putlara tapıyorlardı.
Allah Hz. Musa'yı, böyle bir topluma peygamber olarak gönderdi. Hz. Musa, hem Mısır'ı hak dine davet etmek hem de 'İsrailoğulları' adı verilen halkı kölelikten kurtararak doğru yola iletmekle görevlendirilmişti.
Hz. Musa ve kardeşi Hz. Harun, Allah'ı inkar eden çok zalim bir hükümdarın karşısına çıkıp onu, Allah'ı tanımaya ve O'na ibadet etmeye çağırdılar. Kendini beğenmiş ve kibirli bir insan olan bu Firavun, Hz. Musa'nın söylediklerini kabul etmedi. Bunun üzerine Allah, bu topluluğun üzerine çeşitli felaketler gönderdi. Hz. Musa kendisine inananlar ile birlikte Mısır'dan ayrılmak üzere yola koyulunca Firavun da ordusunu toplayarak İsrailoğulları'nı takip etmeye başladı.
İsrailoğulları ve Hz. Musa, önlerine çıkan denizle arkalarından gelen Firavun'un ordusu arasında kaldılar. Allah, bir mucize yaratarak inananların geçmesi için denizi ikiye ayırdı ve denizde bir yol açtı. İnananlar geçince deniz kapandı, onları takip eden Firavun ve ordusu ise suda boğuldular. Allah Kuran'da bu mucizevi olayı şöyle bildirir:
“Firavun ailesinin ve onlardan öncekilerin gidiş tarzı gibi. Onlar, Rablerinin ayetlerini yalanladılar; Biz de günahları dolayısıyla onları helak ettik. Firavun ordusunu suda boğduk. Onların tümü zulmeden kimselerdi.” (Enfal Suresi,54)
Bunları Biliyor musunuz?
Arkadaşlar termitler görünüş olarak karıncalara benzeyen küçük canlılardır. Ancak karınca değildirler. Peki termitlerin kör olduğunu biliyor muydunuz?
Buna rağmen termitler kendileri için yüksekliği 7 metreye kadar ulaşan yandakilere benzer dev yuvalar yapabiliyorlar.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi41. sayı (Kasım 2007) 34. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.459 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;